Vişnap

Sütlü tatlılar. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sütlü tatlılar. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Merhaba..
Bugün hiç havamda değilim iki kare fotoğraf çekimi dahi öyle bir zor geldi ki..!
Anlatsam yazsam duyguları  bak o dahi zor geliyor şu an.

Oysa doğal ışıkta öyle çok uygundu ki fotoğraf çekimi için.
İşte olmadı mı olmuyor zorla güzellik.
Olan çektiğim 4-5 kare fotoğraf bunlar ve içinden çekip aldığım 3 kare fotoğraf.

Magnolialarımın lezzeti ise muhteşem ve de çok çok güzel oldu.
Tarif ise sevgili çok sevdiğim canım Hülya'mdan
misketlimonu.

Bizler çok beğendik sizlere de tavsiye ederim.
Süt reçeli apayrı bir lezzet katıyor benden demesi..

Süt Reçeli İçin Malzemeler:
1 Litre süt
1 Su bardağı toz şeker
1 Silme çay kaşığı karbonat
1 Paket vanilya "opsiyonel"

Magnolia Malzemeleri:
1 Litre süt 
4 Çorba kaşığı buğday nişastası
1 Yemek kaşığı un
4 Çorba kaşığı toz şeker
1 Kutu krema "200 ml"
Yarım su bardağı süt reçeli
1 Paket tam buğday unlu bisküvi veya "bebe bisküvisi"
2 Adet yerli muz
Yeteri kadar çilek

Tarif:
Magnolia yapımı için şayet hazırda süt reçelimiz yoksa işe önce süt reçelini pişirerek başlayalım.
Bunun için sütü derin tencereye alalım.
Orta ısılı ateşte kaynamaya başlayınca toz şekerini ilave edelim.
Şeker eriyince sütü ateşten alıp karbonatı ilave edelim.
Bu aşamada süt çok kabardığı için çok dikkatli olalım.
Kabarıp taşmaması için çırpıcı ile hızlı hızlı karıştıralım.
Kabarması durunca tekrar ateşe alıp ateşin ısısını en kısığa getirelim.

Bu şekilde uzun süre "2 saat civarı"kaynatmamız gerekiyor.
Arada sık sık karıştırarak kaynatalım.
Sütün kıvamı koyulaşıp rengi koyulaşmaya başladığında dibinin tutmaması için daha sık karıştıralım.
Çok katılaşmasına izin vermeden "soğudukça kıvamı koyulaşacak"isteğe göre vanilya ekleyerek bir iki taşım kaynatıp ateşin altını kapatalım.
Kavanoza alalım.
 Buzdolabında bir hafta kalabilir..
Şayet bu süre içinde kullanılmaz ise uygun kaba alınıp derin dondurucu da daha çok uzun süre muhafaza edebiliriz süt reçelimizi..

Ve muhallebi tarifine gelince
Diğer bir tencereye sütü,toz şekeri,nişasta ve unu alalım.
Devamlı karıştırarak muhallebiyi pişirelim.
Kenara alıp ılınmasını bekleyelim.
Bu aşamada ara sıra karıştırarak ılınmasını bekleyelim.

Süre sonunda bir paket kremayı ve yarım su bardağı süt reçelini muhallebiye katıp mikser ile iyice özleşene kadar yaklaşık on dakika civarı karıştıralım.
Uygun cupları veya düz kare dikdörtgen bir borcamı hazır edelim.
Ben porsiyonluk olduğu için cup tercih ettim.

Her bir cupun tabanına robottan çekip un haline getirdiğimiz bisküviden yeteri kadar yaklaşık birer tatlı kaşığı koyalım.
Cupun kenarlarına ince dilimlediğimiz çilekleri aralıklı olarak koyalım.
Bisküvi kırıntılarının üzerine cupun yarısına gelecek miktarda muhallebisini dökelim.

Üzerine tekrardan birer tatlı kaşığı miktarı kırıntı bisküvi ile kaplayalım.
İnce dilim muzları ve çilekleri de bisküvilerin üzerine sıralayalım.

Kalan muhallebiyi  dökelim cupların bitimine kadar gelsin muhallebi.
Üzerlerine tekrardan kırıntılı bisküvileri serpelim muz ve çilek dilimleri ile süsleyelim.

Soğuması için buzdolabına kaldırıp soğuduktan sonra servise sunalım.Afiyetle.

Sevgilerimle..







Merhabalar..
Geçenler de burada köye gittiğimde akrabamızdan almıştık köy sütünü.
Sütün sahibi de üstelik sarı kocaman bir inekti ahırda sağılırken yanındaydım.
Diyeceğim o ki inekten kovaya kovadan bana tencereye miss gibi katkısız hilesiz süt.
Dolayısı ile böyle süt ile de ne yaparsan yap lezzet muhteşem oluyor tıpkı benim pişirdiğim sütlaçlar gibi.
Fırın sütlaçta yumurtayı tercih etmediğimden kullanmıyorum.

Bardak ölçüm 200 ml klasik su bardağı..
Malzemeler:
2,5 Litre süt "hakiki köy sütü"
2 Su bardağı toz şeker "isteğe göre eksiltip arttırılır"
1 Su bardağı pirinç 
İri kıyılmış fındık "opsiyonel"
Tarif:
Köy sütü olunca mutlaka önceden kaynatıp soğumuş olmalı.
Yok şayet market sütüyse önden kaynatmaya gerek yok.

Pirinçi ayıklayıp bol su ile iyice yıkayalım.
Yıkarken pirinç tanelerini elimizle çok sıkı ovalayarak yıkarsak pirinçler hafif kırılır ve bu da sütlaça kıvam ve yoğunluk verir.

Derin tencereye sütü alalım.
Üzerine süzgeçte ki pirinçleri alalım ve toz şekerini ilave edelim.

Kaşıkla alt üst ederek sık sık karıştırarak harlı ateşte ilk taşım kaynayana kadar pişirmeye başlayalım.

Kaynadıktan sonra ateşi kahve gözünün en kısığına getirip arada karıştırarak uzun süreli "1,5-2 saat civarı" pişmeye bırakalım.

"Ben sütlaçta nişasta,pirinç unu veya un ilave etmeyi tercih etmediğimden kıvam alması biraz uzun süreli oluyor."
Arada kontrol etmeyi unutmayalım.
Pirinçler uzayıp yumuşadığında ve üzeri kaymak tutmaya başladığında kıvamı olmuştur.
Fırınlayacağımız için kıvamı ne çok sulu ne de çok koyu olmamasına dikkat edelim.
Çünkü fırınlanırken de sütlaçlarımız kıvam alıp yoğunlaşacak.

Pişen sütlaçları toprak güveçlere veya fırına dayanıklı kaselere alalım.
Tepsiye sıralayalım ve tepsinin kenarından bir bardak kadar su katalım.

Fırının ızgara özelliği varsa ızgara özelliğini açalım.
Şayet yoksa fırın düğmesinin alt üst konumunu üst konuma alıp ısıyı üstten vererek sütlaçların üzerlerinin kızarmasını sağlayalım.

Gözümüz devamlı üzerinde olsun ki yakmadan kızarmalarını temin edelim.

Fırınlanan sütlaçları dinlenip soğuduktan sonra isteğe göre üzerlerine kırık fındık serperek servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle.. 





                              visnap.blogspot.com/
Çok sevdiğim çok özlediğim can annem Allah'ımın rahmeti senin babamın bu dünyadan ahirete göç eden bütün kaybettiklerimizin üzerine olsun.Geçen dolabı yerleştirirken mavi üzerine beyaz çiçekli elbisen geldi elime.Kıyamadıydım vermelere kokunu hiç olmazsa koklarda bir nebze hasretimi gideririm diye düşünmüştüm.Eh yerini asla tutmasa da avunuyorum be annem:( 

Yemek tarifleri defterin mutfakta hep aynı yerde solda alttan üçüncü çekmece de duruyor bıraktığın gibi.Yine yeri hep orası.Bak çekmeceden kurabiye kalıplarını çıkartayım derken tarif defterin geldi elime.Su muhallebisin tarifini okurken su muhallebisini son yaptığın o gün güneş nasılda parlaktı geçmiş aklıma geldi işte yine.

Ya Rabbim bizlere nasıl sabır vemiş ki nasıl da sabır ediyoruz yokluğuna,yokluklarınıza.Neyse hemen kafamdaki düşünçeleri kovalamak için kendimi mutfağa atayım .Her zaman büyük terapi oluyor bana.
Malzemeleri:
İki su bardağı süt
Dört veya dört buçuk su bardağı su
Bir su bardağı toz şekeri
İki ufak çay bardağı nişasta
Pudra şekeri
Gül suyu
Ya da tercihe kalmış herhangi bir meyve sosu
Tarifi:
Bütün malzemelerimizin hepsi birden tencereye alınır .Devamlı karıştırılarak pişirilir.Muhallebi kıvamına geldi mi iki üç taşım daha kaynatılıp ateşten alınır.Suyla ıslattığımız düz borcama dökülür.Soğuyunca buz dolabında iki üç saat dinlenmesi sağlandıktan sonra servise hazırdır.Servis yaparken arzuya göre  üzerine gül suyu döküp üzerine bol pudra şekeri dökebiliriz .Ya da herhangi bir  meyve ile sos hazırlayıp meyve sosuyla da ikram edebiliriz.Tercih tamamen size kalmış.
Su muhallebisi eski bir İstanbul tatlısı.Şimdiler de yeni nesil arasın da pek bilinmese de eskiden bizlerin büyükleri yaparlardı ve afiyetle yerlerdi.Asıl tarifinde süt hiç bulunmayıp sırf su ve nişasta ile yapılır diye biliyorum.Ben niye süt ilave ettim derseniz annemin tarif defterin de ne yazıyorsa harfi harfine uydum.Sanırım su ile nişastanın tadına daha bir lezzet katmak için biraz süt ilavesi yapılıyor.
Afiyetler olsun,sevgilerimle...
Şanslı kullardanız diye bir yandan mutluyum bir yandan da her hafta köyden gelen tek bir ineğe ait olan miss gibi 5 kilo sütü nasıl değerlendirsem derim.Öyle toplama süt değildir bizim sarı kız adlı ineğin sütüdür evimize gelen.Bir hafta yoğurt  bir hafta sütlü tatlılar yaparım.

Kimi de eşim bol bol süt içer.Ben de arada ona uyarım bir iki bardak içeyim derim,eskiden beri çocukluğumdan da bilirim ki hiç sevmemişimdir süt içmeyi.Ayran iç daha güzel.Ha birde bazen bilhassa sütü kestiririm ki lor peynir elde edeyim diye.Ya  o sütün kaymağına ne demeli ne etmeli yarım kiloya yakın kaymak yesen bitmez atsan kıyılmaz yazık denir.

Bazen böreğe kurabiyelere konur.Bu yüzden biz de o kadar  çok sütlaç pişirilir ki,hep gelen süt yüzünden.Aman bozulmasın,aman atılmasın derim.Aşağı yukarı her hafta pişirsem hiç kalmaz hepsi biter.Ben  artık bıkarım sütlaç pişirmeye ev halkı yemelere bıkmaz:)Bir keresin de muhallebi yaptım sürüklendi de sürüklendi aman Allah'ım sütlaca devam deyip bir iki hafta da bir  pişiriyorum.


 Bu sefer bol fındık kırığı koydum içinde de  var zaten.Laf aramızda hep hep sütlac yapmaktan bıktım böyle bir gün tarcınlı bir gün fındıklı,fıstıklı pişiriyorum değişiklik olsun diye:)Hele de keyfim yerindeyse ve de üşenmezsem onları mini güveç kaplarına koyup fırınlıyorum.Sütlacın en nefis,en lezzetli hali fırın sütlaç olduğuna dair hepimiz hem fikir oluruz Oluruz değil mi? Der  ve tarifimize başlayalım derim.
Malzemeleri:
Üç kilo süt
400 gram toz şeker (2 su bardağı )
25O gram pirinç (1su bardağı )
Yarım su bardağı kırık fındık
İki çorba kaşığı  pirinç unu
İsteğe bağlı bir paket vanilya
Tarifi:
Pirinci yıkayıp sütlacı yapacağımız tencereye alalım .Üzerine  üç kilo sütümüzü de ilave edelim.Toz şekerini ve pirinç ununu da koyalım içine.( Nişastanın tadını pek sevmediğimden yerine pirinç ununu tercih ediyorum.) 

Karar sizin.İlk baş karıştıralım ki dibini tutturmayalım .Bir de  pirinç unumuzda eriyip karışsın sütümüze.Bir taşım kaynatalım.Sonrasında ocağın altını en kısığa getirip arada sırada karıştırarak pirinçlerin pişip helmelenmesini bekleyelim.

İnmesine (pişmesine) yakın hem vanilyasını hem de fındık kırığını da ilave edip bir iki taşım kaynadımı altını kapatalım.Yaklaşık birbuçuk saat sonrası sütlacımız pişmiş oluyor.Kaselere kepçeyi yüksekten tutaraktan boşaltalım.Soğuyunca da üzerlerine bol fındık kırığı koyalım.Soğuyunca servise hazırdır.
Afiyet olsun,sevgi ile kalın.


Ramazan'ın gülü Güllaç.Hem hafifliği ile hem de yapılışında ki kolaylığı ile her zaman favori tatlılarımızdandır bizim evde.Nedense Ramazan ayı ile gelip Ramazan ayı ile de gider.Bu sefer fazladan bir paket aldım daha sonrası da hazırlayıp yeriz diye.İyi ki de almış bulundurmuşum pek güzel oldu Güllaçımız,haydi mutfağa gidelim..
Malzemeleri:
Yarım paket  güllaç
1 buçuk kilo süt
Yarım kilo toz şeker
İri çekilmiş ceviz içi

Tarifi:
Süt kaynatılıp toz şeker de ilave edildikten sonra Büyük bir borcam tepsiye  güllaç yapraklarının parlak kısmı üste gelecek şekilde borcama dizelim ve üzerlerine kepçe ile şekerli sıcak sütten dökelim.Böyle kat kat döşeyelim aralarına da ceviz koyalım.Bitti mi güllaç yapraklarımız üzerlerine kalan sütümüzü dökelim böyle yüzsünler sütün içinde  hepsini çekecektir güllaç yaprakları .Az koyarsak kuruya kalır ve güzel olmaz o zaman da.Sonrasında bir yarım saat bekletelim ve iyicene çeksin sütlerini ve üzerlerine bol iri dövülmüş cevizlerimizi serpelim.Sütlü tatlı olduğundan  narindir bozulmasın hemen diye ağzını kapatıp streçç film ile buz dolabında muhafaza edelim.
 Afiyetler olsun.


Kaymakçina tatlısı ile ilk tanışmam Arnavut arkadaşım sayesinde olmuştu ve çok beğenmiştim tadını,Rumelilerin tatlarını,mutfaklarını her zaman sevmişimdir.Oralı olmamın da etkisi vardır  belki de kan,toprak çekiyor işte:)

Ha ne anlatıyordum ben ? yine daldan dala atladım.Canım arkadaşım buradan anıyorum adını ve kulakların çınlasın.Her ne kadar  görüşemezsek te kalbim hep seninledir.Bunu bil kuzum işte arada uzun uzun yollar  var bizleri ayrı düşüren  canım.

Bu tatlının yapılışı da bir o kadar kolaydır.Tatlıdır Kaymakçina adı gibi tadı da tatlıdır.Dün yapmak geldi aklıma birden,baktım ev de malzemelerin hepsi var.Haydi vişnapcım iş başı deyip attım kendimi mutfağa,iyi de yaptım.

Haydi tatlımızın tarifine geçelim yeter bu kadar  sohbet.Zaten bugünler de benim çenem  bir düştü ki yerler de arar oldum artık.Varın düşünün halimi ve beni dinlemekte olanların hallerini :)
Malzemeleri:
1 Kilo süt
6 / 7 Yumurta 
1 Paket vanilya
1 Çorba kaşığı dolusu un
 (bir buçuk su bardağı) toz şeker
Tarifi:
Yumurtaları kıralım iyicene  çırpıp toz şekerini ilave edelim çırpmaya devam,sütünü ,vanilyasını ve ununu da ilave edip çırpalım  köpük köpük olsun malzemelerimiz iki misline kadar kabarsınlar hacimlensinler.

Tepsinin dibine toz şeker serpiştirip ocakta hafifce yakalım ve karışımımızı tepsiye döküp 185 derecelik fırında ilk yarım saat  pişirelim.Sonrasında fırının  ısısını 150 dereceye  düşürüp ekstradan  bir saat daha fırında tutalım koyulaşıp kıvamlanınca tamamdır pişmiştir  tatlımız. Dinlendirelim hak etti bunu bence.Soğuyunca dilimleyip servis edelim.
                                                                Afiyetler olsun.