Vişnap

Merhabalar..
Aklımda ne zamandır börekitaş tarifini yapmak olsa da asla bugünler de börekitaş filan yapmak yoktu.
Sen istediğin kadar planlar yap hayat kendi doğrultusunda gidiyor sen hayata uyum sağlıyorsun hayat sana değil..!
Olay nasıl gelişti yazayım.

Benim asıl yapmayı düşündüğüm İtalyan usulü patlıcan tarifiydi.
Buna dayanarak geçen marketten 4 adet uzun kemer patlıcan almıştım.
Baktım ev yemek dolu gerek meze türü,zeytinyağlı sıcak yemek vs yapsam İtalyan usulü patlıcanı hiç sırası değil olan yemekler bayatlar sürüklenir atılır diye vazgeçtim hevesimden.

Patlıcanlar da durmaz bozulur kaldı mı başıma of ki ne of ne yapmalı nasıl değerlendirmeli derken onları közledim bir an da.

Ardından aklıma birden börekitaş düştü ve giriştim yapmaya yaptım da.
Nasıl güzel nasıl enfes bir lezzet anlatamam yapın diye çok çok ısrar ederim sadece.

Tarifi aldığım kaynak malzeme listesin de dört beş adet patlıcan yazmış.!
Bu miktar çok çok fazla bana göre tek bir adet büyükçe ya da orta boy iki adet patlıcan yeter de artar bile.

Börekitaş sonrası bir sürü köz patlıcanlı peynirli iç malzemem artınca aman Allah'ım bunları değerlendirmek lazım diye bir başka poğaça yaptım ardı sıra.

N'oldu bitti mi patlıcanlı peynirli iç malzeme vallahi bitmedi.
Gece rüyamda patlıcanları göreceğim bu gidişle.

Kalan iç malzemeyi borcama alıp buz dolabına kaldırdım.
Artık yarın öbür gün ondan da sanırım yufkalı börek yaparım ve patlıcan olayına da noktayı koyarım.
Haydi börekitaş tarifine geçelim artık.
Kaynak: lezzet.borekitas
Malzemeler:
500 Gr un
125 Gr tereyağ
1 Çay bardağı zeytinyağ "fındık yağı kullandım"
Yarım su bardağı soğuk su
1,5 Tatlı kaşığı sirke
1 Adet iri yumurta "akı içine sarısı üzerine"
1 Ufak çay bardağı ezine beyaz peynir
1 Ufak çay bardağı eski kaşar peyniri
1 Tatlı kaşığı tuz

İç Harç Malzemeleri:
125 Gr ezine beyaz peynir
125 Gr eski kaşar peynir
1 Silme tatlı kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı dolu dolu tuz
2 Adet büyük kemer patlıcan
Tarif:
Patlıcanları yıkayıp kurulayıp ocak üzeri közmatik tepsisinde veya şartlar neye elveriyorsa odun ateşi vs közleyelim.
Ama ne olursa olsun fırın içinde közlemeyelim zira çok lezzet kaybına uğruyor benden demesi karar sizlerin yine de.

Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup ince olarak keskin bıçakla kıyalım.
Tel süzgeç üzerine alıp bekleterek hiç suyu kalmayıncaya değin iyice sularının süzülmesini sağlayalım.
Derin bir kaseye alıp içine kaşar peyniri ve ezine beyaz peyniri rendeleyelim.
Kontrollü olarak tuzunu ilave edelim.
Karabiberini serpip kaşıkla karıştırıp harmanlayalım.
Kenara alıp hamur dinlenene kadar beklemeye bırakalım.

Yoğurma kabına 500 gr unu eleyerek alalım.
Soğuk tereyağını içine ilave edelim.
Parmak uçlarımız ile tereyağı ile unu birbirine iyice yedirelim.
Yumurta sarısını üzeri için ayırıp kenara alalım.
Akını bir fiske tuz ile çırpıp hamura ilave edelim.
Sirkeyi ve tuzu ilave edip parmak uçlarımız ile yedirelim.

Sırası ile soğuk suyu,fındık yağını ve peynirleri rendeleyip ilave edip hamura yedirelim.
Hamurun kıvamı oldukça bayağı yumuşak olup ele yapışmayacak kıvamda olunca üzerini örtüp buz dolabında yarım saat civarı dinlendirelim.

Dinlenen hamuru buz dolabından alıp temiz kuru tezgah üzerinde merdane ile 3 cm kalınlığında açalım.
Ufak su bardağı ağzı ile yuvarlaklar kesip daireler elde edelim.

İçlerine köz patlıcanlı peynirli harçtan koyup ikiye katlayarak yarımşar daire elde edelim.
Kenarlarına çatal ile bastırarak kapatıp şekil verelim.

Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dizelim.Yumurta sarısı sürüp üzerlerine kaşar peynir rendesi serpelim.

180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Sonrası mı.? Söylemeye gerek yok tabii ki de yanına en yakışanı demli güzel bir çay.AFİYETLE..
Sizin de şayet patlıcanlı iç malzemeniz artarsa ki bence artacaktır mutlaka.
Onlardan çok güzel bir başka poğaça yapabilirsiniz.
Ben harika poğaça yaptım tarif arşivimde börekitaş tarifiminden sonra sıra o nefis patlıcanlı poğaçalarımda olacak.
Sevgilerimle.











Merhabalar..
Patatesli Candarlı Çöreği uzun zamandır yapmak için kendime not aldığım bir tarifti.
Bilmem kaç yıl oldu ha bugün ha yarın derken nasip bugüneymiş ve nihayet yaptım.
Pişipte tadına baktığımda ilk aklımdan geçen neden niçin bu kadar zaman ihmal edip yapmadım ben bu harika lezzetli çöreği diye hayıflandım.
Sizlere tavsiyem daha öncesi yapmadıysanız mutlaka hemen yapmanızı isterim.
Boşu boşuna beklemeyin benim gibi:)

Tarif  elcininmutfagi. ndan 2006 yılında yapmış ve bizler ile paylaşmış bu harika tarifi kendisine çok teşekkür ederim.
Umarım blog hayatına bir an önce kaldığı yerden devam eder.
Güzel tarifleri var ben bir kaç tarifini daha yapmak için notlarımı aldım bile.
Ve tarif:
Malzemeler:
1 Su bardağı ılık su
1 Su bardağı fındık yağ veya "sıvıyağ"
1 Tatlı kaşığı sirke
1 Tatlı kaşığı toz şeker
Yarım tatlı kaşığı tuz
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "3,5-4 su bardağı"

İç Malzemeler:
3-4 Adet orta boy haşlanmış patates
2 Adet orta boy kuru soğan
Tuz,karabiber

Üzeri İçin:
1 Adet bütün yumurta
Panko veya "galeta unu"
Tarif:
Kuru soğanları yemeklik doğrayıp tuz ilave ederek 2 yemek kaşığı fındık yağ ile karamelize olana kadar kavuralım.
Ateşin altını kapatıp içine haşlayıp rendelediğimiz patatesleri ilave edip karabiberini serpelim ve harmanlayıp karıştıralım.
Kenara alıp soğumasını bekleyelim.

Diğer tarafta hamuru için hamur yoğurma kabına fındık yağı,sirke ve ılık suyu alalım.
Üzerine toz şeker ve tuzu ilave edip çırpalım.
Kabartma tozunu ilave edip çırpmaya devam edelim.
Üzerine eleyerek ve 3 bardaktan sonra ki unu kontrollü olarak ilave edip yoğurmaya başlayalım.

Kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayacak yumuşaklığa gelinceye kadar yoğurmaya devam edelim.
İstediğimiz kıvama geldiğin de  un ilave etmeyi bırakalım.

Hava sıcak olduğundan ben buz dolabında 15 dakika civarı dinlenmeye bıraktım hamuru.

Süre sonunda fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan cevizden az büyük parçalar koparıp çay tabağı büyüklüğün de açalım.
Ortasına birer yemek kaşığı dolusu patatesli iç harçtan koyup uçlarını ortada toplayarak birleştirip kapatıp yuvarlayalım.
Sonra ters çevirerek üzerini hafifçe bastırarak yassılaştıralım.

Bir adet bütün yumurtayı iyice çırpalım,diğer bir tabağa pankolarımızı veya "galeta unu"muzu koyalım.
Yassılaştırdığımız çörekleri teker teker önce yumurtaya sonra pankoya bulayarak tepsiye aralıklı olarak dizelim.

175-180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına çöreklerimizi atıp kızarıncaya kadar pişirelim.AFİYETLE..
Sevgilerimle..













Merhabalar..
Uzun zamandır aşağı yukarı bir kaç senedir hep aklımda olan ermeni pilakisini yapmak nihayet dün nasip oldu.
Sonuç olarak lezzetine bizler bayıldık çok sevdik.

Ne zamandır internet ortamında doğru sağlıklı olan bir tarif arayışı içindeydim.
Öylesine çok tarifler var ki çoğu da alakasız yanlış ermeni pilakisi ile uzaktan yakından alakası olmayan tariflerdi.

Tam o esnada arayışlar içinde iken sağlıklı doğru bir tarife denk geldim.gulhankaya 
Mutlaka bu güzel değişik ve düzgün sağlıklı tariflerin olduğu siteyi ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Kendisine buradan çok teşekkür ediyorum.

Hemen uygulayıp ön hazırlık olarak bir gün önceden bombay fasulyelerimi soğuk su ile ıslattım ve dün de pişirdim.
Sonuç olarak harika bir lezzet sizlere de kesinlikle tavsiye ederim.
Malzemeler:
300/350 Gr bombay fasulye
4 Adet orta boy kuru soğan
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı toz kırmızı biber
1 Tatlı kaşığı yeni bahar
1 Tatlı kaşığı toz tarçın
1 Tatlı kaşığı kuru nane
1 Çay kaşığı karabiber
Bir buçuk ufak su bardağı sızma zeytinyağ
Tuz
Yarım demet maydanoz
Tarif:
Bombay fasulyeleri mutlaka bir gün önceden bol soğuk su ile ıslatalım.

Ertesi bir gün sonrası bombay fasulyelerin suyunu değiştirip üzerini iki üç parmak geçecek kadar soğuk su ilave edip orta ısılı ateşte bombaylar yarı diri kıvamda olana kadar haşlayalım.
İlk kaynamaya başladığında üzerinde biriken köpüğü kaşıkla alıp atalım.

Diğer yanda kuru soğanları kabaca piyazlık doğrayalım.
Sızma zeytinyağının bir ufak su bardağını kuşaneye alıp içine piyaz soğanları ilave edelim.
Toz şekerini katıp soğanlar yumuşayıp hafif karamelize olana kadar kısık ateşte kavuralım.
Toz kırmızı biberini bu aşamada katıp bir iki karıştıralım.

Yarı diri kıvamda haşlanmış bombay fasulyeleri de üzerlerine ilave edip bir kaç dakika soteleyelim.

Üzerlerine bir su bardağı sıcak su ve kalan yarım ufak su bardağı sızma zeytinyağını döküp orta ateşte kapağı kapalı olarak iyice pişmeye bırakalım.
Bombay fasulyelerin pişme durumuna göre su gerekirse sıcak olarak azar azar ilave edelim.

Pişip inmesine yakın içine tuzunu ve baharatlarını "karabiber,yeni bahar,kuru nane,tarçın"ilave edelim.

Kendi tenceresinde iyice soğutup dinlendikten sonra kapaklı borcama alalım.
Üzerine yarım demet ince kıyılmış maydanozu ilave edip soğuk olarak servise sunalım.AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..










Merhabalar..
Sıcak geçen hatta kavurucu yakıcı rahatsız edici geçen şu yaz günlerinin sanırım artık sonuna geldik gelmek üzereyiz.

Eskilerin deyişi ile ağustosun yarısı yaz yarısı kış diye diye ağustosun yarısını geçip devirelim diye içimde inanılmaz istek vardı.

Ve çok şükür geldik o günlere yarısı kış denilen günlere.
Bir kaç gecedir hava bayağı bir serin geçiyor bu da beni fazlasıyla mutlu ediyor çok şükür bin şükür.
Kış mevsimi gibi güzel mevsim var mı?
Üşürsen bir kat daha fazla giyinirsin çoraplarını ikilersin velhasıl üşümeyi gidermenin çarelerini bulursun.

Yaz sıcağı öyle mi nereye kadar soyun dökün ince giyin ne fayda yanan havaya gir çık duşa soğuk suya.
Ve geçenler de duydum ya da bir yerler de okudum yaz sıcakların da zatürre vakaların da artış oluyormuş.
Olur vallahi o terli vücut soğuk sular buz gibi dondurmalar ne olacak sonuç ortada..!

Ve bugün mutfağımda pişen lezzet tereyağlı salçalı biftek tarifi aşağıda.
Malzemeler:
3 Yemek kaşığı tereyağ
Yarım kg biftek
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Diş sarımsak
1 Adet yeşil sivri biber
1 Tatlı kaşığı biber salçası
1 Tatlı kaşığı domates salçası
Üç beş adet kiraz domates
1 Yemek kaşığı un
Bir iki defne yaprağı
Tane karabiber
Tuz,karabiber
1 Su bardağı sıcak su
Tarif:
Kuşaneye tereyağını alıp eritelim.
İçine biftekleri alıp yüksek ateşte önlü arkalı çevirerek kızartıp mühürleyelim.
Yarı pişmiş kıvamda iken bir başka tabağa alalım.

Biftekleri mühürlediğimiz aynı tereyağ içine piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve ince kestiğimiz biberleri alalım.

Üzerlerine ortadan ikiye kestiğimiz bir diş sarımsağı ilave edelim.
Kiraz domatesleri de bütün olarak katalım.
Arada karıştırarak kuru soğanlar karamelize olana kadar kavuralım.

Bir silme yemek kaşığı unu katıp kokusu çıkana kadar kavurmaya devam edelim.
Salçaları da ilave edip kokusu çıkana kadar kavuralım.
Mühürleyip tabağa aldığımız etleri de soğanlara katalım.
Üzerlerini hafif kapayacak kadar yaklaşık bir su bardağı kadar sıcak su ilave edelim.

Defne yapraklarını katalım.
Kısık ateşte kapağı kapalı olarak biftekler yumuşayana kadar pişirmeye devam edelim.
Pişip inmesine yakın baharatlarını ve tuzunu katalım.
Bir kaç dakika daha berabere pişirip ateşin altını kapatalım.
Sıcak olarak yanında patates püresi veya pirinç pilavı vs ile servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgiler Sevgiler..


Merhabalar..
Evde Bayat ekmekleri değerlendirmenin bir güzel diğer yönü de onlardan panko yapmak.

Hem et köfte balık tavuk gibi ürünlerde pane olarak kullanacağımız gibi köfte harçına katabiliriz,salatalara serpiştirebiliriz.

Velhasıl kullanım alanı bizim yaratıcılığımıza kalmış.
Ben mesela galeta unu yerine her zaman pankoyu tercih ediyorum. 
Börek sosları ve kaplamaların da vs güzel lezzet veriyor.

Bu tarifimden sonra güzel bir tarif vereceğim o tarifte "candarlı çörek"dış kaplama malzemesi olarak galeta unu yerine "panko" kullandım.
Çok memnun kaldım verdiği lezzet bakımından görünüm olarak çok güzel oldular.

Panko "ekmek kırıntısı" yapmak için illa beyaz ekmek olması şart değil.
İsteğe göre tam tahıllı,kepek,çavdar,tam buğday ekmeği de olabilir.

Tek yapmamız gereken ekmeğin sadece içini kullanacağız.
Dış kabuklarını da isteğe göre ufak ufak kesip çıtır olana kadar fırınlayıp soğuduktan sonra hava almayacak şekil de kavanoza koyalım.
İlerleyen günler içinde çorba pişirdiğimiz de kruton olarak kullanabiliriz.

Ve panko yapılışı:
Malzemeler:
Yeteri kadar bayat ekmek
Tarif:
Yeteri kadar beyaz ekmek
"benim tercihim her zaman beyaz ekmekten yana"
veya dilediğiniz her hangi bir çeşit ekmeğin kabuklarını çıkaralım.

İçini ufalayıp tepsiye yayalım arada ufalayarak oda ısısında hafif kurumasını temin edelim.
Mutfak robotuna alıp un ufak olana değin çekelim.
Fırın tepsisine fazla olmamak şartı ile
"rahatca fırınlanıp kuruması bakımından"
yayalım.

Fırını 160/17o derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yapalım.

Ekmek kırıntılarını sıcak fırına atıp beş on dakika arası fırınlayalım.
Arada tepsiyi dışarı alıp spatula ile alt üst edip harmanlayalım.
Tekrardan fırına sürelim.

Her taraflarını fazla kızartmadan hafif pembemsi kalacak şekilde fırınlayalım.

Kendi tepsisinde iyice soğuttuktan sonra kavanoza alıp ağzını sıkıca kapakla kapatalım.

Dilediğimiz zaman gerektiği yerlerde kullanmak üzere saklayalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle..






Bir önce ki tarifim kara lahana "pancar "sarmalarını yaparken kara lahanaların saplarını atmayıp böylesi ferah serin bir meze yaptım.
Bizler çok seviyoruz serin lezzetleri hele de bu kavurucu yaz sıcakların da ilaç gibi geliyor.

Bu arada bakliyat yemeklerini de çok özlediğimden bir an evvel kış gelse diye gün sayar  oldum.
Malzemeler:
2 Bağ pancarın"karalahana"sapları
Bir çay bardağı fındık yağı
2 Adet büyük boy kuru soğan
Bir tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı tuz
Yarım Çay kaşığı toz şeker
Bir tatlı kaşığı karabiber
Bir kase koyu kıvamlı yoğurt
3/4 Diş sarımsak
Tarif:
Kara lahanaların saplarını ayıklayıp birer cm lik boylarda doğrayıp bol su ile yıkayalım.
Sapları derin tencerede kaynayan suya atalım.
Yumuşayana kadar haşlayalım.
Haşlanan sapları soğuk buzlu suya atıp şoklayalım ki güzel yeşil renklerini korusunlar.
Süzgeçe alalım süzülsünler.

Diğer yanda kuru soğanları kabaca yemeklik doğrayalım.
Kuşaneye fındık yağını alıp kızdıralım.
İçine kuru soğanları,tuzu ve toz şekerini atıp karamelize olana kadar kavuralım.
Kırmızı pul biberini ilave edip karıştıralım.
Süzülmüş olan kara lahana saplarını da ilave edip kavurmaya devam edelim.
Kavrulan sapları kenara alıp soğumasını bekleyelim.

Diğer yanda bir kase koyu yoğurda rendelediğimiz sarımsakları ilave edip harmanlayalım.

Soğuyan kara lahana sapları ile sarımsaklı yoğurdu buluşturup harmanlayalım.
Servis tabağına alıp servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle..











Merhabalar..
Kara lahana bir diğer yöresel "Giresun"adı ile "Pancar"larım bundan yaklaşık 2 ay önce Giresun'unun şifa dolu yaylasından geldi.

Ben de onların bir kısmı ile etli sarma yapmak üzere hemen ayıklayıp yıkayıp haşladım ve pişirdim afiyetle yediydik.
Saplarını ise atmaya kıyamadım onları da ufak boylarda doğrayıp haşladım ve soğutup doğru dondurucuya gittilerdi.

Haşladığım yaprakların da bir kısmını fazla olduğundan dondurucuya kaldırmıştım.

Şu sıcak yaz günlerin de mutfağım da soğuk zeytinyağlı yemekler ve meze salata türü yiyecekleri tercih ettiğimden aklıma geldiler.
Bir iki saat öncesinden çıkarttım.
Ben sarmaların içini yapıp pişirene kadar onlar da buzlarından çözüldüler.

Ve hava öyle sıcak ki salona geçtim klimayı "genelde klimayı pek sevmem"açtım serin serin sardım sarmaladım karalahana sarmalarımı.

Kısmet bugüneymiş dün aldım dondurucudan hazırlayıp pişirip dinlendirip bugün yedik afiyetle.

Ve tarif.
Malzemeler:
2 Bağ kara lahana "pancar"
1 Bardak baldo pirinç "300 gr"
2 Yemek kaşığı fındıkyağ
Yarım su bardağı sızma zeytinyağ
5-6 Adet orta boy kuru soğan
2 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Ufak çay bardağı kuş üzümü "ılık suda bekletilmiş"
1 Kahve kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı tarçın
1,5 Tatlı kaşığı yeni bahar
2-3 Yemek kaşığı ince kıyılmış taze nane
Tarif:
Kara lahanaların saplarını kesip kenara alalım"atmıyoruz onlardan da güzel bir borani yaptım."
Tarifini de bu tariften sonra yayına vereceğim şu an arşivimde hazır beklemede..

Yaprakların ön ve arka kısımlarını güzelce yıkayalım.
Kaynayan suya yeterli miktarda atıp hafif diri kalacak kıvamda haşlayalım.
Süzüp direk buzlu suya atalım haşlanan yaprakları.
Sonrası süzgeçe alalım süzülsünler.
Yaprakların haşlama işlemi bitince damarlı kısımlarını kesip atalım.

Ve iç malzemeyi de bir yandan hazırlamaya başlayalım.
Pirinçi ayıklayıp soğuk su ile yıkayıp iyice süzdürelim.,

Kuru soğanları yemeklik doğrayıp tuzunu ve toz şekerini ilave edip iki yemek kaşığı fındık yağ veya sıvıyağ ile karamelize olana kadar kavuralım.
Süzülmüş pirinçleri ilave edip pirinçleri kırmadan hafif alt üst edip karıştırarak şeffaflaşana değin kavuralım.

Üzerine bir bardak soğuk su ve yarım su bardağı sızma zeytinyağını ilave edip baharatlarını,kuş üzümlerini "tarçın,yenibahar,karabiber" katarak kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirelim.

Ateşin altını kapatınca ince kıydığımız taze naneleri ilave edip harmanlayalım.
Kenara alıp ılınmasını bekleyelim.

Karalahana yapraklarını uzun uzun serip içine iç malzemeden yeteri kadar koyup yanlardan içe doğru kapatıp yukarı doğru rulo yaparak saralım.

Tencerenin dibine yeteri kadar saplardan ve sarma yapmaya uygun olmayan yapraklardan döşeyip üzerine sardığımız sarmaları sıralayalım.

Yarım limonun kabuklarını soyup gelişi güzel doğrayarak sarmaların üzerine koyalım.
Üzerlerini düz bir tabak ile kapatalım.
Sarmaların yarısını az geçecek miktarda suyunu verelim.
Tencerenin kapağını kapatıp kaynayana kadar harlı ateşte tutalım.
Kaynadıktan sonra ateşi en kısığa getirip kısık ateşte usul usul pişmesini temin edelim.

Kendi tenceresinde iyice soğuduktan sonra kapaklı borcama alıp  bir gün süre ile buzdolabın da dinlendirelim sonrası servise hazırdır.AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..


















































Merhabalar..
Bir kedi gelir seni yerinden eder.
Bunlar bir değil iki değil sanırsın evin kedileri hangi camı açık görseler içeri damlıyorlar.
Davetsizliğin arsızlığın bu kadarına da pes dedim ve sonunda o camlara tel takıldı.
Takıldı sineklikler ama orası benim mutfak ile alakalı bütün fotoğraflarımı çektiğim alandı.
Artık eskisi gibi rahat çalışamaz oldum ışık açısından beni bayağı zorluyor.
O kediler ise yine damda tepede turluyorlar içeri girmek için.
Ev de olmadığım zamanlar mutlaka camları kapatıp gidiyorum gideceğim yerlere..!
Yok yoksa eve döndüğüm de talan olmuş bir mutfak ile karşılaşmam mutlaka ve mutlaka kaçınılmaz son olur.

Bu sıcakta tuttum yine poğaça yaptım akşam üzeri çayı ile yensin diye.
Güneşin ısısı fırının ısısı sanırsın mutfak alev aldı yanıyor:))
Malzemeler:
2 Yemek kaşığı tereyağ"tepeleme"
Yarım su bardağı sızma zeytinyağ
1 Adet yumurta"akı içine sarısı dışına"
2 Yemek kaşığı sirke
Yarım su bardağı yoğurt
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı  toz şeker
1 Paket kabartma tozu
Yarım çay kaşığı karbonat
3 Yemek kaşığı ince kıyılmış taze nane
3 Yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
3 Adet büyük boy havuç +2 yemek kaşığı sıvıyağ
Aldığı kadar un
1 Kase beyaz peynir
Çörek otu
Tarif:
Havuçları yıkayıp kabuklarını soyup rendenin iri tarafı ile rendeleyelim.
Sahana 2 yemek kaşığı sıvıyağı alıp havuçları ilave edelim.
Yarı diri kalacak kıvamda arada karıştırarak soteleyelim.
Kenara alıp iyice soğumasını bekleyelim.

İç malzemesi için beyaz peyniri çatal ile iyice ezelim ve ince kıydığımız  maydanoz ve dereotundan birer yemek kaşığı ilave edip harmanlayalım.

Diğer yanda hamur yoğurma kabına oda ısısında ki tereyağı,sızma zeytinyağı,sirke,yoğurt,yumurta akını alalım.
Tuzunu ve toz şekerini ilave edelim.
Kabartma tozunu,karbonatı ve eleyerek ununu kontrollü bir şekilde ilave ederek bir yandan elimizle yoğuralım.

Poğaça hamurunun kıvamı yumuşak hafif ele yapışacak kıvama gelip kendini topladığında ince kıydığımız maydanoz ve taze naneden ikişer yemek kaşığı ilave edelim.
Sotelenip soğuyan havucu da ilave edip hepsini birden tekrardan yoğuralım.

Hamurun kıvamına göre gerekirse az az kontrollü olarak yine un ilave edelim.
Hamur elimizi bıraktığında un ilave etmeyi bırakalım.

Yoğurduğumuz poğaça hamurun üzerini örtüp hava sıcak olduğundan buz dolabında yarım saat civarı dinlendirelim.
"Unu fazla ilave etmemeye dikkat edelim yoksa tıkız sert poğaçalar olur."

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim buzdolabından poğaça hamurunu alalım.
Mandalinadan az büyük parçalar koparıp avuç içimizle bastırarak yuvarlayalım.
Orta kısmına peynirli harçtan yeteri kadar koyup klasik poğaça olan yarım ay şeklin de kapatalım.
Kenarlarını çatal ile bastırarak iyice kapanmasını sağlayalım.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp orta kısmına çörek otu serpelim.Tüm hamur bitene kadar bu işleme devam edelim.

180/190 Derece ısıya ayarladığımız sıcak fırına atıp alt üst konumda nar gibi kızarana kadar pişirelim.

İlk sıcağı çıktıktan sonra yanında istediğimiz içecek ile servise sunalım..AFİYETLE.. 
SEVGİLERİMLE..