Vişnap

Merhabalar..
Başımıza ne gelirse yüce Rabb'imden geldiğine inanırım her zaman.

Bugünler de dünyayı ve güzel ülkemi kasıp kavuran corana virüsünden Rabb'im esirgeyip korusun bizleri ve tüm dünya insanlarını.

Bildiğimiz herkeslerin yazdığı çizdiği oluşumları düşünceleri yazmamın gereği yok şu an.
Ama bildiğim tek bir şey varsa herkes her bir birey dönüp kendine sormalı kendi ile hesaplaşmalı kendini sorgulamalı ben nerede neyi nasıl yanlış yaptım diye.
Yüce Rabb'imden bir uyarıdır biz insanlara ve umarım ki bu uyarıdan hepimiz dersimizi alırız alalım alalım alalım lütfen dersimizi..
A'dan Z'ye kadar enine boyuna düşünülecek geçmişte kalan yaşantıların her bir anı her bir saniyesi..!

Ve geleyim bugünün nefis tarifine.
Her şey bir ufak kavanoz pizzalık dilim doğranmış siyah zeytin ile başladı.
Almıştım geçenler de açtım nasıl tadına bir bakayım nasıl olsa pizza filan yapacağım yok,bari salatalara kullanırım diye.
Ben bu kadar tatsız lezzetsiz bir zeytin yemedim ömrüm boyunca.
Bu salata da filan da seçilir kenara itilir ve de yenmez biliyorum ben bunu.

Eeee ne yapayım tutup çöpe atacak halim de yok hahh tamam en güzeli bir poğaça yapmak dedim ve yaptım da.
Yaptım yapmasına ama tam 4 veya 5 gün sonra o da gecenin 9'undan sonra ancak vakit bulabildim.
Nasıl günlerim yoğun geçiyor nasıl akşam oluyor hiç anlamıyorum.
Yürüyüş yapıyordum her gün bu olaylardan sonra yürüyüşlerime de ara verdim.
Tüm gün evin içindeyim ve gün bana çok bereketsiz..!

Haydi tarife geçelim artık..
Tarif için pelinchef. çok teşekkürler..
Malzemeler:
125 Gr soğuk tereyağ
1/2 Çay bardağı fındık yağı
1 Adet yumurta "akı içine sarısı üzerine"
1/2 Çay bardağı soğuk su
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Yemek kaşığı sirke
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar elenmiş un "yaklaşık 2,5-3 su bardağı"

İç Malzemeler:
1 Küçük kavanoz dilimli siyah zeytin
1 Kahve kaşığı kekik
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Yemek kaşığı kavrulmuş susam
Tarif:
Karıştırma kabına kuru malzemeleri "2 su bardağı unu,kabartma tozu,toz şekeri ve tuzu" katıp karıştıralım.
Üzerine ufak parçalara böldüğümüz soğuk tereyağı parmak uçlarımız ile unlu karışıma yedirelim.
Harç ekmek kırıntısı halini aldığında üzerine sıvı malzemeler olarak "yumurta akı,fındık yağı ve sirkeyi ilave ederek elimizle yoğurmaya başlayalım.

Yumuşak olursa azar azar kalan diğer unu,katı olursa azar azar soğuk suyu ilave ederek yoğurmaya devam edelim.
Yarım çay bardağı soğuk su bitene kadar kontrollü olarak buna devam edelim.
Ele yapışmayan oldukça yumuşak bir hamur olduğunda kenara alıp 10-15 dakika dinlendirelim.

Ben bu aşamada dilim zeytinlerini blendırdan geçirip iyice ufalayıp ezdirdim.
Ezilmiş zeytinlerin içine birer kahve kaşığı kekik,kırmızı pul biber ve bir yemek kaşığı kavrulmuş susam ilave edip karıştırdım.


Sizler neli isterseniz iç malzeme olarak kullanabilirsiniz.
Ben dediğim gibi zeytinli yaptım hamurun kıvamı çok sevdiğim bir tat olunca çok yakında da peynirlisini de pişirmeyi düşünüyorum..

Dinlenen hamurdan cevizden az daha büyük parçalar koparıp elimizle yuvarlayalım.

Orta kısmına yeteri kadar zeytinli iç malzemeden koyalım ve kenarları ortada birleştirerek kapatalım.

Ekli kısmı alta gelecek şekilde yağlı kağıt serili fırın kağıdı serdiğimiz tepsiye sıralayalım.

Üzerlerine yumurta sarısı sürüp susam serperek ön ısıtma yaptığımız 180-185 derece ısılı sıcak fırına atalım.
Alt üst nar gibi olana kızartıp pişirelim.AFİYETLE..
Güzel sağlıklı huzur dolu günleri görmemiz dileği ile sevgiler




Merhabalar.
Güzel geçen bir kaç gün sonrası güneş tepede diye sevinir iken.
Ahh olamaz bak nasıl da yağmura döndü güneşli hava.
İşte bunlar da değişen havanın huyu suyu.

Ne zamandır aklımda olup yapmak için bir türlü sırası gelmeyen beyaz lahana sarmalarını nihayet dün yaptım.
Beyaz sarmalık lahana alırken zaten tezgahlarda sarmalık kapuskalık diye ayırıp satıyorlar ama  siz yine de güvenmeyin bazı satıcılara ki onlar ellerinde kapuskalık lahanayı yoksa sarmalık sarmalık bunlar diye satarlar size bize.!
Bayağı yumuşak olacak sarmalıklar bir de az biraz büyük olsun lahanalar..

Bir de ben dolmalar da sarmalar da pirinç miktarını ne  çok ne de az severim.
Az olunca harç sert oluyor,çok pirinç olunca da o iç harç lapa gibi yumuşak olunca hiç keyif alamıyorum yerken onları..
Bu kadın budu köftede de aynı..!

Oysa bu hafta pazardan almak istediklerim ıspanak,pırasa,yer elması vs hop onları haftaya erteleyip önceliği verdim beyaz lahanaya.
Tam iki adet büyük boy beyaz lahana ile döndüm eve.
Diğeri şu an terasta zeytinyağlı olmak için sırasını bekliyor:)

Pazardan dönmezden önce "seyyar satıcılardan tükrük köftesi" tövbe yapmasak yemesek iyi de işte arkadaşla biz bunu arada sırada hijyeni aklımızdan uzaklaştırıp lezzete odaklanarak veriyoruz siparişleri:)

Nasılda güzel nasılda lezzetli,ev de yapıyorsun aynısı olmuyor.
Yedik yarım ekmek arası köfteleri:)
Soğuk ortamda nasıl rüzgar savuruyordu masaların üzerinde ki kağıt peçeteleri dahi tutmak ne mümkün üzerine koysam da plastik kenarları kirli pis tuzlukları:)
Bizim eller parmaklar uyuşmuştu soğuktan ondan su dahi içmedik köftelerin yanında:)
Çay gördük bir ara karton bardakla satıyorlardı karton olduğu için asla tercihimizi olmaz çay dediğin ince bardakla içilir ki lezzetine varılsın.
İçimiz ısınsa da olur ısınmasa da olurdu o an :)

Sonrası başka da hiç bir şeye bakmadım baksam aklım kalıyor alsam bir hafta içinde tüketmek imkansız bozulması ise asla buna izin vermem veremem ülkem de bu kadar ekonomik krizler yaşanırken atılan bir dilim ekmeğin dahi sorgusu suali olur..!
Malzemeler:
Bir adet büyük boy sarmalık beyaz lahana
2 Adet orta boy kuru soğan
2-3 Diş sarımsak
500-600 Gr dolmalık orta yağlı kıyma
1 Ufak su bardağı pirinç
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
Yarım çay bardağı fındık yağı
 1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
1 Tatlı kaşığı domates salçası
1 Kahve kaşığı kuru nane
 1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı tuz
Yarım çay bardağı kadar soğuk su
2 Yemek kaşığı eritilmiş kuyruk yağı

Sosu İçin:
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı biber salçası 
Sıcak su "yeteri kadar"
Tarif:
Derin karıştırma kabına malzemeleri çiğden olarak sarımsakları ve kuru soğanı rendeleyelim.
Üzerine orta yağlı kıymayı ilave edelim.
Pirinçi ayıklayıp yıkayıp süzerek ilave edelim.
Baharatlarını ve tuzunu katalım.
Yarım çay bardağı fındık yağını ve yarım çay bardağı soğuk suyu da ilave edelim.

Büyük tencereye su ilave edip bir yemek kaşığı tuz ilave edip kaynaması için orta ısılı ateşe alalım tencereyi.
Lahananın dip kısmında ki koçanı keskin bıçakla oyarak kesip çıkartalım.
Yapraklarını dikkatlice zedelemeden ayırıp yıkayıp kaynar suya atalım.
Hafif diri kalacak kıvamda haşlayıp süzerek alalım tencereden.
Yapraklar fazla haşlanmışsa gerekirse üzerlerine soğuk su gezdirip pişmesini durduralım ki erimeye dönmesin yapraklar.

Haşlanan yaprakları istenen boylarda keserek içlerine kıymalı iç harçından yeteri kadar koyup saralım.
Eğer varsa elimizde kaburga kemikleri ile tencerenin dibini döşeyelim.
Yok yoksa  damarlı olup kesip çıkarttığımız lahana sapları ile kaplayalım tencerenin zeminini.
Sıralı olarak sardıklarımız ile kaplanan tencereye sıcak su ile açıp hazırladığımız salçalı sosu dökerek ilave edelim.
Suyun miktari sarmaların yarısını pek geçmesin.

Bir yemek kaşığı tereyağ ve daha önceden alıp erittiğim kuyruk yağından iki yemek kaşığı ilave ettim ki bu tür yemeklere kuyruk yağı inanılmaz lezzet katıyor sizlere de tavsiye ederim.

Üzerlerini kaplayacak büyüklükte düz tabak ile kapatalım ki pişerken açılmasın sarmalar.
Pirinçler yumuşayana kadar pişirelim ve sıcak olarak yanında yoğurt,ayran vs eşliğinde servise sunalım.AFİYETLE..

Benim kendimin tercihi ise sarmaların dolmaların yanında illa ki sarımsaklı koyu bir cacık ki onlara göre cacık sarmaların dolmaların yanına yakışmaz gitmezmiş...!!
Ben onlara inat koyu cacık ile yedim nefis sarmalarımı..
Sevgilerimle..




Merhabalar..
Her geçen gün blogların durumu çok olumsuzluğa doğru gidiyor.
Bunun tek sebebi bana göre kesin olarak instagram.
Bloglara açıldığı günden beri asla getirisi olmayıp hep aldı götürdü bloglardan.
Ve buna karşılık bunca bedele rağmen bari iyi has bir sosyal medya mecrası olaydı.O'da yok..!!
Kesinlikle bana göre facebooktan dahi kötü bir sosyal alan.
İnstagram demek=bol reklam,ali cengiz oyunlarının döndüğü bir arena..!
Dersen bana peki bunca olumsuzluğuna rağmen neden devam ediyorsun instagramda fotoğraf paylaşmaya?
İşte onun ikilemleri ile mücadele ediyorum,bir an geliyor hesabımı kapatayım diyorum bir an da aman boşver paylaş gitsin fotoğraflarını diyor ve artık asla bloğum için de beklenti içine girmiyorum.

İnşaAllah ilerleyen günler de instagram komple kapanır biter gider tıpkı google plus gibi ki google plus bana göre gayet iyi bir sosyal paylaşım mecrasıydı.
Bir de orayı beğenmiyorduk,gidince kıymetini anladık...

Ve gelelim bugünün tarifine,geçen mantar çanağında tavuk sote yapmıştım bir önce ki postta tarifini paylaştım.
Bir kase kadar mantarlı tavuk sote artınca yarım paket kuskus makarna ile değerlendirdim.
Sonuç enfes bir lezzet çıktı ortaya ki bizde makarna asla öyle rağbet görmez iken anında sofrada yendi bitti yanında da buz gibi ev yapımı vişne suyu ile..
Malzemeler:
Yarım paket kuskus makarna
1 Yemek kaşığı tereyağ+1 yemek kaşığı fındık yağı
1 Orta boy kuru soğan
1 Çay kaşığı toz şeker
1 Çay kaşığı tuz
1 Çorba kase dolusu mantarlı tavuk sote "pişmiş"
Tarif:
Hazır pişmiş olan mantarlı tavuk soteye ilave olarak bir adet orta boy kuru soğanı kuskus makarnayı pişirip beraber tavuklu harç ile birleştireceğimiz tencereye alalım ki işlem sonrası fazla bulaşık işi çıkmasın bize:)
Kuru soğanı piyazlık doğrayıp tencereye alıp erittiğimiz yağlara ilave edip birer çay kaşığı toz şeker ve tuz ile beraber kısık ateşte karamelize olana kadar soteleyelim.
Arada alt üst edip karıştırmayı unutmayalım.

Bir başka tencerede suyu kaynatıp kaynar suya tuz ve bir yemek kaşığı sıvı yağ ilave edelim.

İçine kuskus makarnaları aman aman sakın ha azami dikkat ile usulca atalım.
Ben birden attım ve anında makarnaların suyu ocağa taştı.
Temizledim tekrardan ateşin altını biraz kısmayı unuttum yeniden taştı.
Bir daha sildim ocağı ve bu defa akıllandım ki bir daha taşırmadan pişirmeyi başardım:)

Kuskus makarnalar pişene kadar arada karıştırarak haşlamaya devam edelim.

Aldente "yarı diri" kıvama geldiğinde süzgülü kepçe ile hafif sulu kalacak şekilde tavuklu sotenin olduğu tencereye aktaralım kuskus makarnaları.
Gerekirse kalan makarna suyundan bir iki servis kaşığı kadar suyunu çektikçe ilave ederek berabere pişirmeye devam edelim.

İstediğimiz yumuşaklıkta ki kıvamı yakaladığımızda ocağın altını kapatalım.
Yanın da soğuk ayran vişne suyu, vs diğer meyve suları eşliğinde sıcak olarak servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..






Merhabalar..
Uzun zamandır sosyal medyayı ıskaladım bundan bloğumda az biraz nasibini aldı.
Bir önce ki paylaşıma baktım aradan nasıl da uzun zaman geçmiş bu zaman kavramı tabii bana göre uzun.!
Oysa arşivim yayınlanıp gün ışığına çıkmayı sizler ile buluşmayı bekleyen tarifler ile dopdolu.

Umarım bundan sonra yine yeniden eski heyecanımla kaldığım yerden devam ederim bloğumda tarif paylaşımlarıma.

Bu arada ara verdiğim instagrama da belki dönüş yaparım.
Her ne kadar sahtekar sayfa sahipleri ve onların çevirdikleri dolaplardan dolayı oraları sevmeyip soğusam da.!

Yine de bu kadar yozluğun içinde var olan ve benim onları takip etmekten keyif aldığım dürüst haysiyetli kaliteli sayfaların hatırına dönmeliyim sanırım..

Oysa bloğa hiç bir getirisi olmayan bir sosyal medya platformu instagram.
Üç kağıtçılığın kendi içinde bünyesinde prim yaptığı suni oluşumların malum kişilerden"hani al gülüm ver gülüm politikaları" ile rağbet gördüğü sevimsiz itici bir yer..!
Neden bu kadar tutuldu anladık anlamasına da hadi işin o derin mevzulu kısımları bize kalsın..! 
Oysa açıklaması çok kolay da,o açıklaması da bende kalsın.

Söyleyeceğim tek bir cümle bir başkalarına iki fazladan beğeni almak için türlü entrikalar çevirip gelene ağam gidene paşam demeler aşar bizi gülüm hem de fazlası ile aşar.
Bizler anamızdan bizler babamızdan dürüstlük ilkeleri alarak büyüdük yol aldık şu ömür denen hayat denen çetrefilli yolda çok şükür bin şükür..

Biz biz olalım az olalım ama hep olalım tertemiz olalım.


Malzemeler:
500 Gr sardalya
Taze soğanla kavrulmuş ıspanak "yeterince"
1 Adet yumurta
1 Kase panko veya "galeta unu"
1 Kase buğday unu
Tuz
 Kızartma yağı


Tarif:
Sardalyaların kafalarını ve kuyruklarını keskin bıçakla kesip atalım.
İç organlarını ayıklayıp yıkayalım ve süzgeçe alalım.
Orta kılçıklarını balıkları zedelemeden çıkartalım.

Balık çok taze olursa o orta kılçıklar çıkmamakta inat eder tıpkı benim sardalyaların inadı gibi:)
Balığa zarar vermemek adına zorlamayalım.
Balıklı menümüzü yapmayı ertesi güne bırakalım.

Göreceğiz ki ertesi günü o inatlarından eser dahi kalmayıp daha kolay çıkıyor orta kılçıklar:)
Niye bunları yazdım çünkü bayağı bir inat yapmıştım o an o dün o kılçıklara karşı ama yenilen ben oldum.
Ondan dolayıdır yazışlarım:)

Ve nihayet bir nevi sardalya kuşu da diyeceğimiz kolay tarif geldi geliyor aşağıda:)

Temizlenip ayıklanan fileto sardalyaları hafif tuzlayıp kenara alalım.
Ispanakları bildiğimiz klasik usulde ayıklayıp doğrayıp ince doğranmış taze soğanla yarı diri kıvamda soteleyelim.
Tuzunu ve karabiberini katıp harmanlayalım.
Ilınması için kenara alalım.

Bir kaseye yumurta kırıp çırpalım diğer bir kaseye panko veya galeta unu koyup hazırlayalım.
Bir üçüncü kaseye de buğday unu koyalım.

Elimize aldığımız tek bir fileto sardalyayı kelebek şekli açalım,üzerine kavrulmuş ıspanağı yeterince koyup yayalım.
Diğer ikinci fileto sardalyayı yeşilliğin üzerine kelebek şekli ile kapatıp hafif elimizle bastıralım.
Bütün sardalyalar bitene kadar bu işlemi yapalım.

Sardalya kuşlarını teker teker önce buğday ununa sonra çırpılmış yumurtaya ve son olarak panko kırıntılarına bulayıp tepsiye sıralayalım hepsini.
Bol kızgın derin yağda nar gibi olana kadar kızartalım ve kızaran sardalya kuşlarını  kağıt havlu üzerine alalım.
Bol yeşil salata eşliğinde sıcak olarak servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..



















Merhabalar..
Yağmurlu fırtınalı Görele'den sevgiler sevgiler..
Burada Görele'de günler yukarı köy aşağı merkez çarşı gidiş gelişleri ile çok huzurlu,çok güzel geçiyor.

Ahh o köylerin yemyeşil doğası yok mu işte buraların her bir yanı ömre bedel çok güzel günler bu günler.
Bol balıklı çok salatalı kış mevsiminin bonusları her biri.

Çarşıda balıkçı tezgahları gümüş parıltısında balık yığınları ile nasıl da ışıl ışıl parlıyorlar.
Rekor hamside bol miktarda her yerde her tavada ve her sofrada.
Herkeslerin elinde balık poşetleri dolayısıyla evlerden dışarılara sızan misler gibi pişen balık kokuları.

Gel de alma hamsiyi kilosu beş lira olunca tuzlaması yapılmaz mı yapılır tabii ki ve yaptım da.
Ertesi günü kilosu 8 liraya çıktı bugün yine 5 lira hamsi piyasası döviz piyasası gibi.

Dün de tanıdıklar ile çarşıdan balıkları alıp fındık evine gittik.
Aralık ayında bahçe de hamsi ızgara ve bol salata eşliğinde taş fırın ekmeği ve çok çok bir sürü fotoğraf çekimleri ile harika geçen günlerden bir gün oldu.
Sanırım İstanbul dönüşü çektiğim fotoğrafları instagramda paylaşırım..

Aslında bir yandan da düşünülesi bir durum ki bu mevsim de dışarıda üstelik kazak ile oturmak ve hiç üşümemek nasıl da doğanın kurallarına aykırı.
Oysa bizlerin üzülmesi gerekirken nasıl da hoşumuza gidiyor mevsim dışı anormal hava koşulları.

Sözün kısası seviyorum böylesi sakin huzurlu adeta inzivaya çekilmiş gibi sade hayatı.
İmkanımız olsa asla İstanbul'da yaşamam benim mekanım buralar yahu.
Bol uzun yürüyüşler sahil boyunca her gün aksatmadan yapılıyor. Yoruluncaya değin yürümek lazım..!
Aşağıda ki tarifim yine arşivden.
Malzemeler:
3 Kg kırmızı kapya biber
1 Kg domates
Tuz
Tarif:
Önceden kavanozları ve kapakları kaynar su ile kısa süre kaynatıp steril edelim.
Ardından temiz mutfak havlusu ile kurulayalım.

Domates ve kapya biberleri yıkayıp süzdürelim.
Domatesin kabuklarını "vitamin açısından"soymadan sadece baş kısımda ki o sert kısımları kesip çıkartıp atalım.
Kapya biberleri yıkayıp saplarını kesip tohumlarını çıkartıp atalım.

Hepsini karışık olarak hafif irice doğrayıp derin ve büyük tencereye alalım.
Orta ısılı ateşte malzemeler yumuşayana kadar pişirelim ve sonrası kabuklarının çıkması için ilistirden geçirelim.
Tekrardan orta ısılı ateşe alıp dibinin tutmaması için sık sık tahta kaşıkla karıştırarak pişmeye bırakalım.

Tuzunu kontrol ederek damak tadımıza göre tuzunu katalım.
Malzemeler yarıya inip kıvam alıp koyulaşıncaya kadar pişirmeye devam edelim.
Karışık salçayı sıcak kaynar halde iken daha önceden kaynatıp steril ettiğimiz kavanozlara iki parmak aşağıda kalacak şekilde dökelim.

Kapaklarını üç kere sağa son bir kere sola çevirerek iyice vakumlanmasını sağlayıp sıkıca kapatalım.

Düz bir yere mutfak havlusu serip kavanozları ters yüz ederek sıralayarak koyalım.
Kapaklar dışa bombelenmeyip dışına da sızdırma yapmadığından emin olalım.
Üzerlerini kalın havlu ile örtüp çok sıkı vakumlanmasını temin edelim.
24 saat beklemeden sonra ışık görmeyen dolap içine kaldıralım.

Tuz miktarı fazla olursa uzun süre dayanıklı olur salçamız.
Pişerken etrafa çok fazla sıçramalar olduğu için mutlaka tahta kaşık kullanmaya özen gösterelim ki bu sıçramalar en aza insin.Afiyetle..
İçine ceviz içi ve baharatlar katarak kızarmış ekmek üzeri yemesi ayrıca müthiş lezzetli oluyor.
Benden duymuş olmayın ama ahh ahh fazlaca çok ekmekte yediriyor bu arada..
Sevgilerimle..




Merhabalar..
Benden sizlere yine yeniden Görele'den sevgi selamlar olsun.
Şimdilik hala buralardayım doyasıya sessizliğin huzuru sakinliği ile güzel geçiyor günler..!

Buralarda iki günde bir balık hatta bazen neredeyse her gün sofrada balık oluyor.
Bir kaç değişik hamsi tarifi yaptım yapmasına ama fotoğraf makinemi yanıma almadığım için fotoğraf olayım olmadı.
Diyeceksin ki telefon ile çeksene,yok ben fotoğraf makinesi tercih ediyorum.
Nasıl olduysa ilk defa almadım yanıma fotoğraf makinemi ve çok pişman oldum.
Bir daha mı asla.

Bugünün tarifi ise yine arşivden. Badalan fasulye barbunya fasulye gibi tam kurumadan tarladan toplanan taze barbunyanın düz beyaz halir.
Islatmadan haşlamadan direk pişiriliyor.
Mevsimin de (eylül ekim) gördüğünüz de mutlaka almanızı tavsiye ederim.
Ben çok sevdiğimden tadını lezzetini kolaylığını ondan dolayı biraz fazla alıp dondurucuya da atıyorum.
Kış mevsimince çıkart pişir ye yedir en sevdiklerine..
İster etli ister zeytinyağlı piyaz ve de pilaki olarak her pişirme reçetesi ile sonuç mükemmel..

Bu defa domatessiz,kırmızı pul bibersiz ve de salçasız sade rengi beyaz olarak baharatların rayihası ile pişirmek istedim,
İlk denedim tarçın ve yeni baharı ben ve sevdiklerim çok beğendik.
Malzemeler:
 700 Gr badalan fasulye (ayıklanmış gramajı)
1 Ufak su bardağı sızma zeytinyağ
2 Adet sivri biber
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Ufak boy havuç
5-6 Diş sarımsak
1 Kahve kaşığı yeni bahar
1 Kahve kaşığı tarçın
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
Tarif:
Kuşaneye sızma zeytinyağını alalım.
Piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve incecik kıydığımız sivri biberleri ilave edelim.
Kabuklarını soyup tavla zarı boyunda doğradığımız havuçları katalım.
Ve kuru soğanlar hafif karamelize olana kadar hepsini beraber soteleyelim.

Üzerlerine badalan fasulyeleri ve sarımsakları ilave edip bir iki karıştırarak soteleyelim.

Baharatlarını,tuzunu ve toz şekerini katıp üzerlerini az geçecek kadar sıcak suyunu verelim.
Bir iki taşım kaynadıktan sonra ateşin altını kısığa getirip ağır ağır pişirmeye devam edelim.
Gerekirse fasulyelerin pişme durumuna göre kontrollü olarak sıcak su ilavesi yapalım.

Pişen badalan fasulyemiz suyunu çekip yağına kaldığında kendi tenceresinde soğuyup dinlendikten sonra isteğe göre kıyılmış maydanoz ile soğuk olarak servise sunalım.
Afiyetle..
Sevgilerimle..




Merhabalar..
Görele'den sevgiler selamlar olsun özü sözü bir olan güzel yüreklere.

Yürek demişken bir de nefis tereyağlı bir yürek kavurması tarifi gelsin arşivimden.
Yapılışı hem kolay hem de fiyat olarak çok çok uygun bir lezzet.
Tabii benim gibi öncesi tavuk ve tavuğun ciğerini,yüreğini sevmek şart:)

Ah İstanbul ah ah ah ki ne ah iki yakan bir araya gelmesin İstanbul..
Ciğer tavuk yürek derken bu İstanbul'a isyan nereden çıktı dersen aklımdan hiç çıkmıyor ki İstanbul'a olan gönül koyuşlarım.
Bu sitemim isyanım buralar da daha da şahlanıyor coşuyor coşuyor.
Yoruyor beni oralar,Görele ise huzurun derya denizi..
Ondandır arada buralara kaçışlarım inzivalara çekilişlerim..


Malzemeler:
Yarım kg tavuk yürek
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Kahve fincanı dolusu irice doğranmış karışık biber "kırmızı kapya,yeşil,sarı"
Taze soğan
Bir çay kaşığı garam masala
Yarım çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı kekik
1 Kahve kaşığı tuz
Tarif:
Tavuk yüreklerin fazlalıklarını kesip atalım ve tam ayırmadan ortadan ikiye keselim.
Bir kaç su yıkayıp son suyunda yarım saat kadar bekletelim ki kan pıhtıları rahat temizlensin.
Tekrardan sudan geçirip süzgeçe alalım süzülsünler.

Tavaya tereyağı ve fındık yağını alıp eritelim.
İçine irice doğradığımız karışık biberleri katıp hafif pörsüyene kadar söteleyelim.

Üzerlerine süzgeçte ki yürekleri katıp arada karıştırarak orta kısık ateşte sotelemeye devam edelim.
Pişmesine yakın irice doğradığımız taze soğanları katıp baharatlarını ve tuzunu ilave edelim.
Yürek kavurma saldığı suyu çekip yağına kaldığında ateşin altını kapatalım.
Üzerlerine maydanoz doğrayıp sıcak olarak servise sunalım.
Servisi için:Pilav veya patates kızartması eşliğinde lavaş üzerinde yanında piyazlık doğranmış kuru soğanla sevenleri için harika bir lezzet olur.Afiyetle..




Merhabalar..
Bugünün tarifi çabuk poğaça
Pratik kolay bekleme yok hemen yoğur hamuru istediğin şekli ver at fırına çay suyunu koy ocağa.

Her ikisi de başabaş hazır olacak.
Çay demini alırken sen servis tabaklarını hazırlamaya başla cancazımmm.<3

Yanına salata söğüş domates veya zeytin vs de koy sofraya ki şenlik tam olsun değil mi?<3
Bak bak bugün kalpler kalpler her satır başına birer kalp bırakasım var;nedeni sanırım serinleyen havalar.<3

Ahhaa kapı zili alacaklı gibi çalıyor sanırım arkadaşım geldi iki üç poğaça alacağı var ki ondan böyle ısrarlı zili çaldırması.

Haydi ben gittim kapıyı açmaya  giderken de tarifimi ve de sevgilerimi bıraktım her birinize benim gönlü güzellerim.
Malzemeler:
125 Gr tereyağ "oda ısısında"
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Su bardağı hafif sulu yoğurt
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Yemek kaşığı sirke
 2 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "3,5-4 su bardağı"

İç Malzemeler:
Beyaz peynir
Maydanoz

Üzeri İçin:
2 Yemek kaşığı pekmez
1 Çay bardağı su
Susam
Tarif:
Hamur yoğurma kabına tereyağını,fındık yağını ve yoğurdu alıp kaşık ile karıştıralım.

Tuzu, toz şekeri ve sirkeyi ilave edelim.
Kontrollü olarak ve eleyerek unu ilave edip kabartma tozlarını da eleyerek katıp yoğurmaya başlayalım.
Hamurun kıvamı oldukça yumuşak olup ele yapışmayacak kıvama geldiğin de un ilave etmeyi keselim.
Ve poğaça hamurunu bekletmeden hemen yuvarlayıp şekil vermeye başlayalım.

İç malzeme için peyniri ezelim az maydanoz kıyıp harmanlayalım ve kenara alalım.

Diğer bir kaseye pekmezi ilave edip bir çay bardağı  su ile açalım.
Bir başka tabağa bol susam koyalım.

Yuvarlak şekil verdiğimiz poğaçaları elimizle açıp ortalarına peynirli iç malzeme koyup yuvarlayıp kenara alalım.
Hamur bitene kadar bu işleme devam edelim.
Her bir poğaçayı sulandırıp açtığımız pekmeze bulayıp susama bulayalım her bir tarafını ve yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine alalım.

Fırını 195-200 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yapalım.
Poğaçaları sıcak fırına atalım,üzerleri hafif kızarmaya başladığında fırın ısısını 170-180 dereceye düşürelim.
Alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.
Dediğim gibi poğaçalar fırında iken çayı demlemeyi ve en sevdiğimiz arkadaşımızı çağırmayı unutmayalım.Afiyetle..<3
Sevgilerimle..