Vişnap

Merhabalar.
Güneş şu an gözüme vuruyor perdeyi kapatmak istemiyorum.Varsın gözüme girsin güneşin parlak ışığı.Çok arayacağız güneşi günlüğü vs aramayacağım tek şey güneşin aşırı sıcaklığı.Ondan dolayı kış mevsimine giriş yapmak üzereyiz ya çok seviniyorum.

Az önce Poyraz köyünden geldim limanda balıklara baktık.Hepsi pırıl pırıl taptaze palamutlar ve benim için yeterli büyüklükteler.Yine onlardan lakerda yapmak istiyorum.Aslında biraz daha büyümelerini beklesem iyi olur da geçen sezon gibi birden yok olursa palamutlar diye biraz aceleci davranıyorum.

Geldim eve ve hemen dün semt pazarından aldığım taze fasulyeleri haşladım kavurdum.Bu tür bol sarımsaklı hafif acılı benim en çok sevdiğim lezzet.
Malzemeleri:
Yarım kg taze fasulye
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet küçük boy havuç
3:4 Çay bardağı fındık yağı
1 Kahve kaşığı tuz
4/5 Diş sarımsak
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı karabiber
Tarifi:
Taze fasulyelerin uçlarını koparıp bol suyla yıkayalım.Minik olarak doğrayalım.Tencereye yeterli miktarda su koyup kaynamaya başladığında içine doğradığımız taze fasulyeleri atalım.Fazla yumuşatmadan çatalla kontrol ettiğimizde ortadan rahat bir şekilde bölünene kadar pişirelim.

Diğer tarafta ince yemeklik doğradığımız kuru soğanları ve iri rendelediğimiz havucu fındıkyağ ilave ettiğimiz kuşanede iyice soğanlar karamelize olana kadar kavuralım.Tuzunu ve kırmızı pul biberini katalım harmanlayalım.
Süzdürdüğümüz taze fasulyeleri ilave edip soğanlarla beraber kavurmaya devam edelim.İnmesine yakın rendelediğimiz sarımsakları ve karabiberini ilave edip harmanlayıp bir iki dakika daha kavurmaya devam edip sıcak veya tercihe göre soğuk olarak servise sunalım.
Sevgilerimle..









Merhabalar.
Bugün fazlasıyla çok yoruldum kendim kendimi yordum.Elimde önümde yapmam gereken işler vardı hepsini aynı gün içinde bitirmek istediğimden yoruldum.Günler içine yaysam bu kadar bunalmazdım.İşlerimin içeriği mutfak işleri biraz kış hazırlığı diyeyim.

Aşağıda tarifini yazdığım kekim çok güzel oldu nasıl kabardı tül tül efil efil üflesem zerre zerre havaya uçacak gibi duruyordu.Güzelliği ile yüzümü gülümsettiği için sevdim"KEK"imi çokça sevdim.

Kesip dilimlerken çok sıcak olduğundan düzgün kesebilmek için biraz zorlandım.Soğumasını bekleyemedim çünkü beni cafeden bekliyorlardı oraya acilen gitmem gerekti ve kekimi de aldım gittim.

Bu nefis kekimi arife gününden gelen benim canım Elet'im de yedi çok beğendi.Arkadaşımla dolu dolu bir kaç gün geçirdik neşe ile sohbet ile geçti bayramda günlerimiz.Her gelişin bir gidişi olduğundan cumartesi günü istemeye üzüle üzüle hüzün içinde yolcu ettim canımı.Yine en yakın zaman da gelmen için dualarımdasın dost yarenim..
Malzemeleri:
3 Adet yumurta
1 Su bardağı toz şeker
Yarım su bardağı fındık yağı
1 Su bardağı şeftali kompostosu
4 Yemek kaşığı yoğurt
1 Su bardağı fındık unu
Aldığı kadar un "1,5/2 su bardağı"
1 Paket kabartma tozu
1 Yemek kaşığı yumuşak margarin kalıbı yağlamak için
Tarifi:
Kek malzemelerini yarım saat öncesinden dışarı çıkarıp oda ısısında olmasını sağlayalım.
Karıştırma kabına yumurtaları kırıp üzerine toz şekeri ilave edip toz şeker eriyene kadar iyice çırpalım.Fındık yağı,rondodan geçirdiğimiz bir su bardağı şeftali kompostosunu ve yoğurdu ilave edip çırpmaya devam edelim.Fındık ununu,kabartma tozu ve diğer normal unu eleyerek kontrollü olarak ilave edip bir yandan çırpmaya devam edelim.Kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak.

Bir yemek kaşığı yumuşak margarinle kek kalıbının her yerini yağlayalım.Üzerine unu eleyerek serpelim.Fazla gelen unu kalıbı ters çevirerek silkeleyelim.
Hazırladığımız kek harcını kalıba dökelim.Harcın içinde ki hava kabarcıklarının çıkması ve kekin düzgün kabarması için bir kaç kez kalıbı hafifçe tezgaha vuralım.

160 derece ısıya ayarlanmış soğuk fırına atalım.İlk 30 dakika asla fırını açmayalım.Kek kabarıp kalıbın kenarlarından ayrılmaya başladığında kürdan testi yapalım kuru çıktığında fırından alıp dışarıda nihale üzerinde ilk sıcağının çıkmasını bekleyelim.Çay kahve meyve suyu eşliğinde veya sıcak sütte olabilir servise sunalım.
Not: Fındık unu için elimde ki kavrulmuş fındıkları robotta un haline gelene kadar çektim.Çok hoş bir aroma katıyor.Şeftali kompostosu ise bir gün öncesinden yapmıştım o da ayrı bir lezzet kattı.
Her zaman söylerim kekler her malzemeyi harcına kabul edip kişiyi hiç üzmeyen değişik tatlara açıklar.Ondan kek yapmaları çok sever oldum.
Sevgilerimle..


Merhabalar.
Bugün tarifim arşivden yaz başları yapmıştım ve az önce gördüm yayınlamaya karar verdim.İnanın başlangıç yazımı değiştireyim diye düşündüm bir an zor geldi Oysa hiç uymuyor günüme yaz başlangıçını konu almışım.Bak nasıl günler çabuk geçmiş yaz bitmek üzere artık.
Hiç halim yok yatıyordum hastayım yine böbrek taşlarımla başım dertte.Dünden beri çok kötü bulantı çekiyorum.Doktora gitmeyi hiç sevmediğim halde kendimi hazır hissettiğim ilk an gitmeye karar verdim. "doktora gitmek istemeyişimin kavgasını ayrıca yaptım bu beni ayrıca çok üzdü anlamak istemiyorlar korkularımı endişelerimi" Ne kadar çok korksam da böbrek şakaya gelmiyor çok sinsi ilerliyor tedbirini almam lazım şu taş denen beladan kurtulmam adına.
İsterseniz aşağıda ki giriş yazımı okumayın boş verin es geçin yokmuş gibi davranın ricamdır sizlerden sizi yormasın istiyorum vaktinizi almayım.
&&&
Haziran ayının ortalarına geldik gelmesine de nedense bir türlü yaz gelmedi ve ben ki sıcağı hiç sevmeyen biri olarak hala üşüyor ve sıcakların gelmesini istiyorum artık. Gece oldu mu illa ki gündüz ince olan giysiler ister istemez yerini daha kalınlara bırakıyor.İnce yazlıklar şöyle bir çıkıp arzendam edemediler üzerlerimizde oysa nasılda çok özledim yazlık ince giysilerimi.

Mevsimler değişti tıpkı bazı insanların değişmesi gibi.Bu değişen mevsimler değişen sevimsiz iki yüzlü insanların olsun.!

Bize yeni yerde yeni  tutarlı şeker gibi mevsimler gerekli.Beni yaz sıcaklarına hazırlayacak ilk baharları özledim.Sıcaktan soğuğa yumuşak geçişler yapacak son baharlar olsun.Yaz yaz gibi baharlar bahar gibi.Kış nasılsa gözü kara ona bir şekilde alışır kabullenir bu bünyem.

Ve bu kadar yazılardan sonra baharatlı tavuklu tava böreğinden bahsedeyim birazda.

Bir gün öncesi kasaptan 2 parça büyükçe  göğüs eti alıp ne zamandır aklımda olan tarifi yapmak için onu geceden sosa yatırdım "süt,fındık yağı,bal,baharatlar vs vs" sözüm ona terbiye olsun lezzetli olsun istedim.Ertesi günü döküm ızgara tavada mühürleyerek  tereyağlayarak pişirdim.Ve şu kanıya vardım kesin ve net olarak tavuğun göğüs etini ya şinitzel olarak ya da verdiğim linkte ki " alafranga-tavuk-sote. " gibi pişireceksin ki lezzetli olsun aksi halde ne terbiye ne başka bir yöntem  ne de pişirme şekli asla fayda etmiyor yavan kuru kalıyor göğüs eti.


Bir parçası yendi diğer bütün parça olduğu gibi kaldı kimse yüzüne dahi bakmadı.Ben de mutfakta ekmek yemek vs atmak müsriflik yapmak bana göre olmadığı için  kalan bütün parçayı incecik doğrayıp domates soğanlı biberli sos içinde biraz daha pişirdim ve yufkaların arasına serip tavada sahura pişirdim.Lezzetinden pek ümidim olmadığı için fırın açmaya dahi üşenmiştim.


Hemen çay suyunu ocağa tavaya yufkaları döşeyip alt üst ederek diğer yanda da onu pişirdim.Olursa olur olmazsa sokağımızın güzel kedilerine bayram olur bu gece diye geçti düşünceler aklımdan.


Sonuç tek kelime ile lezzeti harika oldu ve bizler yemelere doyamadık.Bunda içine kattığım baharatların da çok büyük katkısı var bence.

Tarçın,yeni bahar tavuğa çok yakışıyor benden söylemesi.az da zerdeçal sağlığımız açısından tamamdır baharat işi..
 Malzemeleri:
1 Adet göğüs eti "kemiksiz,derisiz bütün halde 300/350 gr "
1/2 Çay bardağı fındık yağı
1/2 Çay bardağı süt
1 Çay kaşığı kekik
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
Börek Malzemeleri:
 3 Adet yufka
Marine edip ızgara yaptığımız tavuk göğüs eti
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Adet küçük boy kuru soğan
1 Dal taze soğan
1 Adet ufak kırmızı kapya biber
2 Adet yeşil sivri biber
1 Adet orta boy domates
1 Çay kaşığı tarçın
1 Çay kaşığı yeni bahar
1 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı tuz
Ara Sos Malzemeleri:
1 Çay bardağı süt
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Yemek kaşığı buğday unu
Tarifi:
Bütün halde tavuk göğüs etini yıkayıp bir kasede çırptığımız marine malzemeleri  "süt,fındık yağı,kekik,kırmızı pul biber" ile alt üst edip harmanlayarak yarım gün kadar bekletelim.Vaktimiz kısıtlıysa 2 saat evveli de yeterlidir.

Pişireceğimiz zaman önceden döküm ızgarayı iyice ısıtalım.Sostan aldığımız bütün halde ki tavuk göğüs etini ızgaraya alalım yüksek ateşte pişmeye bırakalım.Önce et tavaya yapışsa da piştikçe kendini bırakacak endişe etmeyin bu aşamada.
Ateşin altını kısalım ve usul usul pişmesini sağlayalım.

Diğer yanda bir başka tencereye tereyağı ve fındık yağını alıp eritelim.İçine ince yemeklik doğradığımız kuru soğanları,yeşil ve kırmızı biberleri katıp soteleyelim.İnce kıydığımız taze soğanı katalım.Domatesi yemeklik ince olarak doğrayıp ilave edelim.

Izgara yaptığımız tavuk göğüs etini çok ince olarak kesip domatesli harca katalım.Baharatları "karabiber,tarçın,yeni bahar,zerdeçal,tuz" ilave edip 1 çay bardağı sıcak su ilavesi ile malzemeler birbirleri ile özleşene kadar pişirelim.

Tavayı tereyağ ile hafif yağlayalım,üzerine ilk yufkayı kenarlardan dışarıda bırakarak yayalım.Ara sos "süt,fındık yağı,un"malzemelerini kasede iyice çırpalım.İlk yufkanın her yerine kaşıkla veya fırça ile sos sürelim.İkinci yufkayı elimizle rast gele parçalayarak arada ara sos malzemesinden sürerek tavaya döşeyelim.Yarıya geldiğimizde baharatlı tavuklu iç malzemeyi her yere eşit olarak dağıtıp yayalım.
Kenarlarda kalan diğer yufkaları da üzerine kapatalım sos malzemesini sürmeye devam edelim.Döşeme işi bittikten sonra böreği dibe inmeden 4 eşit parçaya keselim.Kalan ara sos malzemesini üzerine döküp yarım saat bir saat arası bekletelim.Pişireceğimiz zaman büyük ocağın altını yakıp orta ayarda önce altını pişirip kızartalım.Kapak veya düz tabak vasıtasıyla alt üst ederek her tarafına hafif tereyağ sürerek böreğin diğer pişmeyen yüzünü de kızartıp pişirelim.

İlk sıcağı çıktıktan sonra soğutmadan çay eşliğinde servise sunalım.Yapacak olanlara afiyetler olsun..

Ben bu böreği iftardan sonra hazırlayıp sahura yaptım.Yukarıda da dediğim gibi lezzeti konusunda hiç ümidim yoktu ama "baharatlı tavuklu tava böreği"m fena halde utandırdı beni o muhteşem lezzeti ile.

Bloğuma tarifini dahi yazmayacaktım nasıl ki tadı lezzeti beni şaşırttı kalan börekleri tabağa koyup ertesi günü görsellerini çektim çok şükür fotoğraf çekimlerinde de beni hiç yormadı üzmediler her bir dilim böreğim.

Ve bir de şu acımasız bencil  insanlar da bizleri üzüp kırmasalar hayat her iki taraf için çok güzel olsa diyor sevgilerimi bırakıyorum hepinize.












Merhabalar..
Akşamdan arkadaşımla konuşup bugün için Üsküdar'a gideriz diye kararlaştırdık yine de kesin değildi.Sabah uyanıp ruh durumumuza göre gidip gitmemeye karar veririz dedik.Ve ikimizin de ruh durumu bugün gezmelere gitmek için uygun olmadığından vazgeçtik gitmekten.

Ben de can sıkıntımdan ne yapsam diye dolanırken buzdolabında günlerdir tek başına duran büyük güzel şeftaliyi gördüm ve hemen onunla güzel bir kek yapmaya karar verdim.
Aslında dışarı çıkmam lazım acil terzi işlerim var bari çıkıp onları halletsem ama dediğim gibi bugün hiç evden dışarı adım dahi atasım yok.

Toz şekerini karamelize etmek için kısık ateşe koydum.
Yok bir türlü karamelize olacağı yok onu beklerken canım sıkıldı pc yi açtım bari tarifini yazayım boşa zaman geçmesin istedim.Bir aklımda ateşte ki şekerde..
Malzemeleri:
2 Adet iri yumurta
1 Su bardağı toz şeker "200 gr"
2 Yemek kaşığı bal
1 Su bardağı süt "200 ml"
1 Su bardağı fındık yağı "200 ml"
1 Adet büyük şeftali
3/4 Damla Dr Oetker rom aroma
Aldığı kadar un "koyu boza kıvamı"
1 Paket kabartma tozu
Çay kaşığı ucu ile karbonat
Karamel için 2 yemek kaşığı toz şeker+1 yemek kaşığı su
Tarifi:
Karamel için ufak bir sahana 2 yemek kaşığı toz şeker ve bir yemek kaşığı suyu alıp toz şeker eriyene kadar kısık ateşte karamelize edelim.Daha sonra üzeri için ince dilimlediğimiz şeftalileri bu karamelize şekere bulayacağız.

Baton kek kalıbını yumuşak margarinle yağlayıp her tarafını unlayalım.Fazla unlarını kalıbı ters yüz ederek silkeleyelim.

Diğer yanda yumurtaları,toz şekeri,balı karıştırma kabına alıp şeker eriyene kadar çırpalım.Sütü,fındık yağını ilave edip çırpmaya devam edelim.Şeftalinin yarısını rondodan geçirip püre olarak ilave edelim karışıma.Diğer yarım şeftaliyi de kekin üzeri için ince dilimler halinde keselim.

Bir kaç damla rom aromasını katıp çırpalım.Kontrollü olarak ve eleyerek ununu,kabartma tozunu ve karbonatını ve üzerine bir kaç damla limon suyu katalım çırpmaya devam edelim.

Kek karışımını kalıba boşaltalım bir kaç kere tezgaha hafifçe vurup hava kabarcıklarının çıkmasını temin edelim.

Üzeri için ince şeftali dilimlerini karamelize ettiğimiz şekere önlü arkalı bulayıp kek harçının üzerine tek sıra olarak dizelim.

165 derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım.İlk 20/25 dakika kesinlikle fırın kapağını açmayalım.Kek kabarmaya başladığında fırın ısısını gerekirse 170 dereceye çıkaralım.Ortasına batırdığımız kürdan temiz çıktığında keki dışarı alıp ilk sıcağının çıkmasını bekleyip servise sunalım.Yapacak olanlara afiyet olsun..
Not:Benim üzerine dizdiğim bütün şeftali dilimlerin hepsi pişerken kek harçının içine çöktü.Dolayısı ile pişen kekimde görüntü olarak şeftaliden eser yoktu.Sakladı gizlediler kendilerini.
Bir daha yaptığımda şeftali dilimlerini una bulayıp dizeceğim üzerine sizin de aklınızda olsun.Tabii o karamelize şeker uğraşım da boşa gitti,olsun olur böyle durumlar mutfaklarda değil mi:)

Lezzet olarak süper güzel oldu tavsiye ederim sizlere de yapmanız için.
SEVGİLERİMLE..






Merhabalar.
Hayat bu acısı tatlısı,mutluluğu mutsuzluğu,umutsuzluğu ve de sevdiklerini ani kaybedişler ile gelip gidiyor geçiyor.Bizler acılarımızla olgunlaşarak sona yaklaşıyoruz ömür denen yolda.Her kayıplarımız da ahhh diyoruz gerçeğin karşısında o an sadece o an acının en taze olduğu an.Ve bir süre sonra arkamızı dönüyoruz gerçeklere yine yalan dünyanın cazibesine kapılıp gidiyoruz en çok sevdiklerimizi dahi gözümüz görmeden kıra döke ömrümüzden günleri acımasızca eksiltiyoruz.

Üzgünüm çok üzgün ve de düşüncelerim farklı davranışlarım farklı uyumsuzluklar içindeyim.
Bu da gelir bu da geçer deyip yine yaşamak adına hayata kaldığı yerden arsızca tutunup yapıştım ya buna çok şaşkınım.!

"Zeytinyağlı Patlıcan" geçenler de yapıp fotoğraflarını çekmiştim ve tarifini yazayım istiyorum artık.Birikmesin arşivimde tarifler ne olur ne olmaz bugün varız yarını bilmiyoruz yarın belirsiz.!
Malzemeleri:
5 Adet orta boy patlıcan
3 /4 Çay bardağı sızma zeytinyağ
3 Adet orta boy kuru soğan
7/8 diş sarımsak
2 Adet kırmızı kapya biber
2 Adet çarliston biber
2 Adet yeşil köy biberi
2 Adet orta boy domates
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı tuz
Fındık yağı "kızartmak için"
Tarifi:
Patlıcanları yıkayıp çizgili yol yol kabuklarını soyalım.Yarım kibrit kutusu büyüklüğünde parçalara halinde keselim.Üzerlerine yeterince tuz serpip süzgeçte yarım saat kadar bekletelim.

Kuşaneye zeytinyağını alıp hafif kızdıralım içine kalın kaba piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve irice doğradığımız biberleri katıp orta ısılı ateşte hafif karamelize olana kadar kavuralım.Kabuklarını ayıkladığımız diş sarımsakları bütün olarak katalım.Tuzunu ve kırmızı pul biberini katalım.Domatesleri iri küpler halinde doğrayıp soğanlı harçın içine ilave edelim.Domatesler saldığı suyu çekip yumuşayana kadar sotelemeye devam edelim.

Diğer tarafta kızartma tavasına bol fındık yağı veya herhangi bir sıvıyağ koyup iyice kızdıralım.Süzgeçte ki patlıcan dilimlerini bol suyla yıkayıp kurulayarak kızartma tavasına alıp hafif pembe olana kadar kızartalım.Kızaranları kağıt havlu üzerine çıkartıp fazla yağından arındıralım.

Soğanlı harcı kuşanenin içinde hafif kenara çekip kuşanenin tabanına bir sıra kızarmış patlıcan ve üzerine kenarda ki soğanlı harçtan yayıp patlıcan ve soğanlı biberli harç bitene kadar kat kat döşeyelim.Üzerine gerekirse yarım çay bardağı kadar ılık su ilave edelim.Orta ısılı ateşte tencereyi arada sallayarak 10/15 dakika kadar pişirelim.Kendi tenceresinde soğutup borcama alıp servise sunalım.

Bu tür zeytinyağlı yemekler aradan bir gün geçip dinlenince daha bir lezzetli ve güzel oluyorlar.
Yapacak olanlara şimdiden afiyetler olsun sevgilerimle..








visnap.blogspot.com.
Merhabalar.
Bir kaç gündür sol tarafımda ki kaburga kemiklerim acıyıp batarak varlığını hissettiriyor.Bugün de sol tarafımda ki kürek kemiğim tutuldu,ters hareket ettikçe acıyor.Böyle tutula tutula elbet çıkıp gidecek bu tutulmalar ama çok can sıkıcı ve insanın hareketini bayağı engelliyor.
Geçen havalar ani soğudu ve ben tahmin ediyorum o gün tutuldum rüzgar nasıl güzel esiyordu.Verdim kendimi denizden doğru gelen esintili rüzgarın kucağına al şimdi çek acısını.

Geçen yapmıştım bu nefis kuru yufka böreklerimi şu an yayına vermek için zaman buldum.
Malzemeleri:
6/7 Adet kuru yufka
2/3 Su bardağı et suyu
3 Yemek kaşığı tereyağ
1 Su bardağı kıkırdak
250/300 Gr kolot peynir
1 Adet orta boy domates
1 Adet yeşil biber
1 Su bardağı kavrulmuş fındık kırıkları
Tarifi:
Fırın tepsisini "ben yuvarlak kek kalıbına döşedim"margarinle yağlayalım.Diğer kenarı biraz yüksek tepsiye 2 kaşık tereyağını alıp eritelim,et suyunu ilave edelim.Et suyu hafif el yakacak sıcaklığa gelince ateşten alalım.Et suyunun tuzu olduğu için kontrol ederek gerekirse az miktar yaklaşık yarım çay kaşığı tuz ilave edelim.

Daha önceden elde ettiğimiz kıkırdakları rondoda bir iki tur çevirip az ufaltalım.

Yufkaları ister ortadan kırarak ya da bütün olarak yufkaların durumuna göre bölelim.Tereyağlı et suyuna yufka parçalarını önlü arkalı batırıp ıslatarak tepsiye üst üste döşeyelim.
Yufkaların yarısına geldiğimiz de ufaladığımız kıkırdakları ve bir kısmını üzeri için ayırıp kalan diğer kolot peynirini ufak olarak kesip her yerine eşit gelecek şekilde yayalım.Domatesi mini küpler halinde biberleri de ince olarak kesip kolot peynirlerinin üzerine eşit olarak koyup yayalım.Kavrulmuş fındık kırıklarının da bir kısmını böreğin en üstü için ayırıp kalan fındık kırıklarını kolotlu kıkırdaklı domateslerin üzerine serpelim.

Kalan diğer yufkaları da aynı şekilde tek tek önlü arkalı et suyu ile ıslatalım üst üste döşeyelim bitene kadar.Bu arada et suyumuz soğursa tekrardan yeterli ısıya gelene kadar ısıtalım.

Böreğimizin üzerine yumurta sarısı sürüp üzeri için ayırdığımız kolot peynirini ve 1 kaşık tereyağını ufak ufak keserek eşit olarak her yanına döşeyelim.Kalan fındık kırıklarını da serpiştirelim ve 180/190 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp altı üstü nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Dışarı alıp ilk sıcağı çıktıktan sonra çay eşliğinde servise sunalım.
Sevgilerimle..






Merhabalar..
Bugün mutfağımda bezelye döndermesi yaptım.Ben biraz taneli sevdiğimden ayrıca bir avuç kadar araka bezelye de kattım aralarına,şart değil.

Bu lezzetli yöresel tarif illa ki tereyağ istiyor hatta bence şart bile,ondan tereyağı tırnak içine alıp önemini belirttim.Yok ben sevmem tereyağlı değil illa da sağlıklı olmalı ondan dolayı sıvı yağlı yapacağım dersen aynı lezzeti yakalayamazsın benden demesi karar senin cancaazımmm.

Bir de bugünler de sevdiğim takip ettiğim bloglara uğrayamaz oldum bunun için huzursuz ve de üzgünüm.En kısa zamanda telafi etmek istiyorum.Bunda inanır mısınız şu kavurucu sıcakların etkisi çok çok fazla.Bloğuma tarifi yazıp dar çıkıyorum bilgisayarın başından.Ne içeriler ne dışarılar yok bir tek kare yer rahat nefes almaya.Klima olayını da pek sevmiyorum zira beni çarpıyor tutuluyorum.
Artık tarifime geçeyim bugün hava biraz serin nasıl güzel nasıl şeker gibi, bunaltmıyor çok şükür...
Malzemeleri:
Yarım kg yaprak bezelye "sultani"
1 Çay bardağı araka "taneli"bezelye "opsiyonel"
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Su bardağı fırın mısır unu
1 Adet yumurta "opsiyonel"
Tuz
Tarifi:
Sultani bezelyelerin uç kısımlarını keselim yıkayalım ve süzgeçe alalım.Tencereye su koyup kaynatalım.İçine bezelyeleri atıp yumuşayana kadar haşlayalım süzüp soğuk suya tutalım ve süzgeçe alalım süzülsünler.

Bir tepsiye mısır ununu alalım tuzunu ilave edip harmanlayalım.Süzülen bezelyeleri mısır unu ile iyice unlayalım.Fazla unlarını süzgeçle silkeleyip tereyağ koyup kızdırdığımız dönderme tavasına alalım.Her tarafa eşit olarak yaydıralım bezelyeleri.Tavanın kapağını kapatarak önce altını pişirip düz kapak vasıtası ile alt üst edip diğer yanının da pişmesini temin edelim.Bu aşamada isteğe bağlı olarak yumurtasını orta kısmına kıralım kapağı açık olarak kızarıp pişsin.
Ve soğutmadan sıcak olarak servise sunalım..
 "Dönderme tavası Karadeniz'e özgü düz kapağı içine girip kapanan bir güzel tava" Gördüğünüz her hangi bir yerden almanızı tavsiye ederim.Benim mutfakta adeta elim ayağım gibi çok işime yarıyor.
SEVGİLERİMLE..







Merhabalar..
Ben ne zamandır fırında yoğurt mayalanıp taş gibi yoğurtlar yapıldığını okumuş duymuştum ama nedense hiç içimden gelip yapayım istememiştim.Biraz bana olmaz o iş gibi geliyor pek güvenmiyordum.

Bildiğim annem usulü sütü ısıt sar sarmala koy bir kuytu köşeye oldu mu olmadı mı diye gir streslere bekle 3/4 saati sonrası aç örtülerini bak tuttu mu maya tutmadı mı.Ne stresli iş geliyordu bana artık bundan sonra böylesi sıkıntıları rafa kaldırdım ve fırında yoğurt mayalamadan büyük keyif aldım.

İlk denemelik 1 kilo sütten yaptım tuttu taş gibi oldu yoğurdum.Benim yüzümde tebessümler gözlerimde ışıltılar bir süre seyrettim yoğurdumu yetmedi elime alıp sağa sola eğdim yan yatırdım ters yüz ettim hiç kıpırdamıyordu bile yoğurdum daha da çok sevdim sevdim.Ama içimde hala bir şüphe acaba şansa mı tuttu diye.Ancak bir kaç yapmadan sonra sonuçtan kesin emin olacaktım..

Ertesi günü kalan sütü bir kaç kavanoza bölüp mayalayıp aynı anda attım fırına sonuç mükemmel oldu.Bu arada ev de biraz mandıraya döndü buzdolabının her rafında yoğurtlar dizi dizi:)Bir kavanozunu arkadaşıma verdim görünce taş gibi yoğurdu gözleri kalp kalp oldu ışıldadı ve hevese gelip ben de evde bu şekil yapayım yoğurtlarımı diye süt siparişini verdi bile.

Benim bugünler de her gün yoğurt yapasım var bıkana kadar hep hep yoğurt beyaz  lezzetli yoğurtlar.
Malzemeleri:
5 Kg süt
2 / 2,5 yemek kaşığı ev yoğurdu
3/4 Yemek kaşığı süt
İlk yoğurt mayalanacaksa maya için prebiyotik yoğurt olsun
Tabii bir de fırın
Yapılışı:
Süt köy sütüyse tencereye alıp kaynatalım.Kaynadıktan sonra 3/5 dakika kısık ateşte arada kaşıkla karıştırarak kaynatmaya devam edelim fazla suyunu yok etmek için.
Kenara alıp ılınması için bekletelim.Bu arada kaymak tutmaması içinde sık sık karıştıralım sütü.Arada serçe parmağımızla ısısını kontrol edelim parmağımız sütün içinde iken içimizden yirmiye kadar sayalım şayet minik parmağımız yanmadan ısıya dayanıyorsa mayalamak için tam 45 derecelik ısının kıvamıdır.

Sütün ısısı 45 dereceden az olursa katı yoğurt olmaz adeta krema kıvamında olur.Yok bu ısıdan yukarı daha sıcak olursa bu seferde yoğurdumuz maya tutmaz tutsa da çabuk ekşir.

Velhasıl bu ısı kıvamını tutturmak yoğurdun püf noktası,çok önemli ya da bir sıvı termometresi almak en kesin çözüm bence.Fakat ne olursa olsun yapa yapa insan ustalaşıyor bir süre sonra.

Bir kaseye 5 kg süt için  2 veya 2,5 yemek kaşığı yoğurdun en katı tarafından alalım üzerine 3/4 yemek kaşığı sütü ilave edip el çırpıcısı ile hiç pütür kalmayacak şekilde çırpalım ve sütümüzün olduğu tencereye kenarından yavaşça akıtalım.Kaşıkla bir iki tur çevirerek karıştıralım sütü.

İstersek olduğu gibi fırına atıp yoğurt yapalım ya da bir kaç kavanoza bölüp yapalım yoğurtlarımızı ki en güzeli bence bir kaç kavanoza bölmek.Biri bitince diğerini açar yeriz boşuna da sulanmış olmaz yoğurdumuz.

Fırını 145/150 derece arası ısıya ayarlayıp 8 dakika çalıştırıp ısıtalım.Kapatalım fırının ısısını ve mayaladığımız yoğurt kaplarını üzerini kapatmadan etraflarını örtmeden olduğu gibi içine atalım.Ve 5/6 saat bekletelim bu süre içinde kesinlikle fırın kapağını açmayalım.Süre sonunda açalım kapağı ve hemen ağızları açık olarak buz dolabına kaldıralım.

Buzdolabında da yaklaşık mümkünse bir gün hiç kaşık vurmadan dinlendirelim.Ondan sonra yoğurtlar sizindir istediğiniz gibi değerlendirin ister pudra şekeri serpip yiyin meyve doğrayın üzerine kaşıklayın ya da bal reçel ayran tercih sizlerin.

Ve inanın bu şekil kolay yoğurt yaptıktan sonra sizde benim gibi her an yoğurt yapmak isteyeceksiniz o kadar keyifli oluyor ki anlatamam.Tabii bu benim gibi daha öncesi hiç bu şekil yoğurt mayalamayanlar için.Yapanlar zaten bilirler güzelliğini rahatlığını.

Bir daha sefere yoğurt mayalayacağım zaman bir de fırını ısıtmadan direk fırına atacağım.Arkadaşım soğuk fırında yaptığını söyledi.Ben yine ne olur olmaz diye ilk 1 kg süt ile denemek istiyorum.Yaptığımda ve sonuçtan memnun kaldığımda ayrıca yine yazarım burada..

"Yok eğer köy sütü bulamazsanız pastörize kutu sütse  45 derece ısıya gelecek kadar ısıtmak yeterlidir kaynatmaya gerek yok."

Ben ekseri gelen sütü ısıtıp soğuttuktan sonra buz dolabına kaldırıp bir iki gün hiç elimi sürmüyorum.Bu zaman içinde üzerinde yarım kiloya yakın kaymak oluyor.Ben onu süzerek alıp ister kahvaltıda börek poğaçada  vs vs şekilde değerlendiriyorum.
Zira kaymaklı yoğurdu hiç sevmiyorum sevmediğim içinde kaymağı ile mayalamıyorum.
Var işte herkesin bir huysuz tarafı bu da benim huysuzluklarımdan biri daha bunun gibi huysuzluklar ben de çok var çok:)

Bir minik not daha: Şayet 1 kg sütten yoğurt yapacaksanız maya için yoğurt yarım tatlı kaşığı yeterli olacaktır onu da açmak için bir yemek kaşığı süt kafidir.Buna göre katmanları yükselterek istediğiniz miktar yapabilirsiniz yoğurtlarınızı.
                                                        Sevgi ile kalın...



Merhabalar.
Hoşkıranın kavurmasından sonra sıra da böreği var.Geçen kavurmasını yaptığımda haşladığım hoşkıranların yarısını börek için ayırıp dondurucuya atmıştım.Bugün yapayım istedim ama nedense içimden gelmedi.Sadece malzeme listesini yazıp yapımını yarına bıraktım.

Zira bugün günü kendime ayırmak istiyorum,gecede çok sevdiğim arkadaşımın kına gecesi var mutlaka oraya gideceğiz çocukluk arkadaşımla.Orada diğer arkadaşlarımızla da karşılacağız ondan ben de biraz heyecan var.Seviyorum onları ve uzun zaman oldu görüşmeyeli.

Ve yattık uyuduk uyandık bugün oldu ve deli sıcak havaya rağmen böreğimi yaptım fotoğraflarını çektim.Şimdi de oturdum tarifini yazıyorum,bitince hemen yayına vereceğim."Bu arada aynı anda nefis bir kekte yaptım" belki onunda tarifini yazarım sıcağa dayanıp bunalmazsam. ^-^
Malzemeleri:
4 Adet yufka
1  Küçük borcam dolusu haşlanmış hoşkıran
Yarım çay bardağı fındıkyağı
2 Orta boy kuru soğan
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı karabiber
1 Kahve kaşığı tuz
200/250 Gr kaşar peynir
1 Adet yumurta sarısı
Susam veya çörek otu
Ara Sos Malzemeleri:
 1 Ufak su bardağı fındık yağı "150 ml"
1 Ufak su bardağı su
1 Yemek kaşığı un
Tarifi:
Hoşkıran otların saplarını koparıp atalım yapraklı kısımlarını doğrayıp bol su ile duru suyu çıkana kadar bir kaç su yıkayalım.Kaynar suya atıp yarı diri kıvamda haşlayıp çıkarıp soğuk su ile şoklayıp süzgeçe alalım.

Tencereye fındık yağını alıp kızdıralım.İçine yemeklik doğradığımız kuru soğanları atıp karamelize olana kadar kavuralım.Üzerine süzgeçte ki hoşkıranların fazla suyunu elimizle sıkarak ilave edelim.Baharatlarını ve tuzunu ilave edip bir kaç tur karıştırıp kavuralım.Ateşin altını kapatalım ılınması için kenara alalım.

Yufkanın ilkini tezgaha tam daire şeklinde açıp her tarafını karıştırıp çırptığımız ara sosu ile soslayalım.Üzerine ikinci yufkayı serip yine her tarafını soslayalım.

Üzerine hoşkıran kavurmasını her yerine eşit gelecek şekilde serip yayalım.Rendelediğimiz  kaşar peynirlerini de her tarafına serpelim.Yufkanın aşağı yukarı sağ ve sol kenarlarından ikişer  parmak içeri doğru kıvıralım.Ve aşağıdan başlayarak yukarı doğru 4 parmak eninde rulo yaparak gevşek olarak saralım.Geniş üçgenler olacak şekilde rulo böreğimizi keselim.Diğer kalan 2 adet yufkaya da aynı işlemi uygulayalım.

Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine alıp üçgen böreklerimizin üzerine yumurta sarısı sürüp bol susam serpelim.190/200 derece ön ısıtma yaptığımız fırında nar gibi olana dek kızartalım.Sıcak olarak çay,ayran,meyve suyu vs eşliğinde servise sunalım.
Nasıl bekliyorum soğuk kış mevsimini büyük büyük özlemlerle bir an önce zaman geçse de gelse diye yollarını gözlüyor adeta günleri sayıyorum.Ben bahar aylarının insanıyım baharın olmadığı zamanlar soğuk kış günlerin de talibiyim.
SEVGİLERİMLE..