Vişnap

Merhabalar..
Giresun Görele'den sevgiler selamlar.
Buralara hiç gelme durumlarım yokken ani gelişen olayların akışı ile çok özlediğim Görele'ye çok şükür geldim.
Seviyorum buraları köylerini doğasını suyunu her bir güzelliğini.

Geçen gün Zıva Vadisine çıktık çıkarken de yolumuz üzerinde ki köylere uğradık misafir olduk akrabalara,eş dosta.

Kırıklı köyünde bize yöresel lezzetler ve taflan reçeli ikram ettiler.Hepsi çok güzeldi daha öncesi yediğim bildiğim ve de kendimin de yaptığı lezzetler.
Ama taflan reçelini ilk duydum gördüm ve tattım.
Lezzeti ahh olamaz böyle bir güzellik ki ben vişne reçelini çok çok severim onu dahi sollar geçer tat olarak.

Aşağı inip salı günü köylerden gelen taze organik ürünler ile kurulan meşhur salı pazarı gününü sabırsızca bekledim.
Taflan da onlardan biri.
Yok yoksa marketlerde manavlarda her zaman var taflan mevsimi süresince.
Lezzetli olması için yaptığımız işin hakkını verip ilk olarak malzeme seçimi ile işe başlamak şart.

Ve alıp taflanları eve geldim hemen çekirdekleri sapları ayıklayıp yıkayıp süzdürüp toz şekerine yatırdım bir kaç saat öncesinden.

Süre sonunda ateşin altını yakıp taflan reçelimi pişirdim tadına baktıktan sonra ilk sözüm keşke daha fazla yapsaydım..
Sağlık olsun seneye nasibimiz de varsa yine yeniden yaparız bu nefis güzelliği.


Taflanın faydaları:
Sinirleri yatıştırır.
Bronşitte şikayetleri giderir.
Öksürüğü keser.
Spazm giderir.
Regl gecikmesinde faydalıdır.
Prostat problemlerini önler.
Antioksidan içerdiği ve kanser tedavisinde etkili olduğu belirlenmiştir.
Demir eksikliğini giderir.
Zengin antioksidan bileşenleri sayesinde bir çok hastalığın oluşumu ve gelişmesini önlemede faydalıdır.
Şeker hastalığı için faydalıdır..


Malzemeler:
Net 1 kg taflan
1 Kg toz şeker
1 Ufak su bardağı su
Yarım adet limon suyu
Tarif:
Taflanın çekirdeklerini saplarını ayıklayıp kalan aşağı yukarı net bir kg civarında ki taflanı bol su ile yıkayıp süzelim.

Derin tencereye alıp üzerine bir kg toz şekeri ve bir ufak su bardağı su ilave edelim.Kapağını kapatıp bir kaç saat bekletelim.

Süre sonunda ateşin altını yakıp orta ısılı ateşte kaynatalım.Kıvamı hafif koyulaşmaya başlayınca yarım limon suyunu ilave edip beş on dakika daha kaynatıp ufak bir tabağa az miktar koyup dondurucuda soğutup kıvamını kontrol edelim.

Akışkanlığı hafif koyu ise reçelin ateşini kapatalım.Ya hemen o an çok sıcak iken veya iyice soğuduktan sonra ertesi günü temiz ve kuru kavanozlara boşaltıp ağızlarını sıkıca kapatalım.

İster hemen yiyelim istersek bir miktar da kış mevsimi için saklayalım.
AFİYETLE..
Unutmadan tereyağın yanı sıra beyaz peynirle de yemesi çok güzel uyumlu oluyor taflan reçelinin tıpkı vişne reçeli gibi.
Çok faydalı bir meyve olan taflanın sanırım mevsimi geçti geçmek üzere nerede görürseniz ister ağaçta ister pazar da manavda ilk rast geldiğiniz yerde alıp reçelini marmelatını mutlaka pişirin diye ısrarla tavsiye ederim.
Hem sağlığımıza olan sayısız faydaları ve üstüne üstlük muazzam harika güzel lezzeti için.
Sağlıkla güzellikler ve de mutluluklar ile geçsin günleriniz.
SEVGİLERİMLE..




Merhabalar..
Bugün bütün günüm full iş güçle geçti,bir an dahi boş vaktim olmadan hiç mola vermeden çay dahi içmeden geçti gün,yorgunluk ise diz boyu.
Bu tatlı telaşlarım yolculuk öncesinin güzel koşturmaları.Yarın artık yolda giderken dinlenirim:)

Birazdan çay demleyip akşam yemeği yerine kahvaltı yapmayı düşünüyorum.Önce bugün yaptığım nefis et sote tarifini yazayım bu esnada çay da demini alır.
Malzemeler:
600 Gr dana kuş başı et
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağ
1 Adet orta boy kuru soğan
3/4 Adet yeşil biber
1 Adet orta boy domates
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Su bardağı sıcak su
İsteğe göre kekik,karabiber
Tarif:
Tencereye tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.Yağlar kızınca dana etlerini atalım ve yüksek ateşte arada karıştırarak mühürleyelim.Bir kaç dakika yüksek ateşte kavuralım.

Daha sonra ateşin altını kısıp tencerenin kapağını kapatalım.Etler saldığı suyu çekip hafif yumuşayana kadar ateşte tutalım.

Yemeklik doğradığımız kuru soğanları ve ince doğradığımız biberleri ilave edip soğanlar pembeleşene kadar pişmeye bırakalım.Kırmızı pul biberini ilave edip karıştıralım.

Bir su bardağı sıcak suyunu verelim kısık ateşte etler yumuşayana kadar pişirmeye devam edelim.
Eğer et sotenin biraz daha sulu olmasını tercih edersek az biraz daha sıcak su ilave edelim.Ekmek banması gerçekten çok güzel oluyor bu tür yemeklerde ve ben de hafif sulu tercih ediyorum.

Ateşin altını kapatmaya yakın yemeklik doğradığımız domatesi ve tuzunu ilave edelim.Domatesler yumuşadığında ve etler de iyice yumuşayıp piştiğinde ateşin altını kapatalım.

Sıcak olarak yanında pilav eşliğinde servise sunalım.Bugün pilav olarak sebzeli bulgur pilavını tercih ettim.Yapacak olanlara afiyetler olsun..
Tekrardan görüşmek üzere hoşça kalın SEVGİLERİMLE..






Merhabalar..
Neden Karadeniz poğaça mı? Bilemedim o an içimden öyle geldi öyle yazdım ismini.
İçin de hakiki fırın mısır unu var,Görele'de "imansız" dedikleri uzayan taze peynir var ve en önemlisi hakiki Görele'nin köyünde yapılmış katkısız doğal ev yapımı tereyağ var eee varsın bu poğaçaların ismi Karadeniz poğaça olsun değil mi.?

Kendimi poğaçaları yaparken bir an Görele'de olduğumu hayal ederek hissettim orada ki mutfağım da pişirmiş olaydım yaa şu poğaçaları diye iç geçirdim.

"ÖZLEDİM" öyle böyle değil özlemin tarifini anlatıp yazmaya kelimelerim yetersiz.! Sadece tek kelime ile "ÖZLEDİM":(
Vuslat ne zamana nasip kısmet diyelim.!

Bugün aşağıda ki nefis poğaçaları yaparken biraz klasik çizgiden dışarı çıkmak istedim ve çıktım da sonuç nefis oldu Karadeniz poğaçalarımın her biri.
Malzemeler:
200 Gr tereyağ
Yarım çay bardağı fındıkyağ
2 Adet yumurta "1 adet yumurtanın sarısı üzerine"
Yarım su bardağı soğuk su
1 Tatlı kaşığı tuz
 2 Yemek kaşığı "silme"sebzeli çeşni vegeta
1 Çay kaşığı toz şeker
2 Yemek kaşığı sirke
 1 Su bardağı ince kıyılmış fındık
1 Adet orta boy havuç
Yarım demet dereotu
350/400 Gr imansız peynir
2 Su bardağı fırın mısır unu
1-1,5 Su bardağı buğday unu
 1 Paket kabartma tozu
1 Çay kaşığı karbonat
Tarif:
Derin karıştırma kabına buğday ve mısır unun bir kısmını eleyerek koyalım.Üzerine tereyağ,fındık yağı,soğuk su,bir bütün yumurta ve bir yumurta akını ilave edelim.

Tuz,toz şeker,sirke,sebzeli çeşni "vegeta" kabartma tozu ve karbonatı ilave edip yoğurmaya başlayalım.
Poğaça hamurunun kıvamı ele yapışmayacak yumuşaklığa gelinceye kadar kalan diğer mısır unu ve buğday ununu kontrollü olarak ve eleyerek ilave edelim.
Poğaça hamurunun kıvamı istediğimiz yumuşaklığa geldiğinde kenara alalım.

İmansız peynirini robottan iyice kum gibi oluncaya kadar geçirelim."Bu peynirin bir kısmını poğaçaların üzerine serpmek için ayıralım."
Havucun kabuklarını soyup rendeleyelim veya rondodan geçirelim.
Dereotlarını yıkayıp süzdürüp incecik kıyalım.

Dinlenen poğaça hamuruna son olarak imansız peynirini,havucu ve dereotlarını ve ince fındık kırığını ilave edip hamurun hepsini beraber tekrar yoğuralım.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Poğaçalarımızın oldukça küçük tek lokmalık olması için hamurdan ceviz kadar parçalar alıp yuvarlayalım avuç içimizle bastırıp yayalım ikiye katlayıp D şekli almasını sağlayalım.

Fırın tepsisine alıp üzerlerine yumurta sarısı sürüp birer tutam imansız peyniri ve fındık kırığı serpelim.
Ön ısıtma yaptığımız 185/190 derece ısılı sıcak fırına atalım.Alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.Ve sonrası AFİYETLE..
Kış mevsimi geldiğinde hani kış sebzeleri çıktığında aklımda daha da başka başka Karadeniz'i anımsatacak eş değerli poğaçalar yapmak var.Bu ısırgan pırasa melolcan vs olabilir.Hatta hamsi de olur neden olmasın ki.?
SEVGİLERİMLE:)









Merhabalar..
Biraz ara verdim blog paylaşımlarıma ramazandı bayramdı tatil vs derken günler geçti gitti.Kaldığım yerden start verdim bugün.

İnanamadım döndüğüm de hangi yazı karakterini kullanıyordum unutmuşum:)
O' mu yok bu yok yok bu da değildi derken karar verdim birin de çünkü zaman kaybetmek istemiyorum şu sıralar.

Kekin hikayesine gelecek olursam;incir reçellerim geçen sezondan Görele'de yapmıştım horasan incirlerinden nasıl güzel olmuştu.Oldu madem neden tüketmediniz diyen olursa yok canım biz de öyle uzun uzun kahvaltılar pek olmuyor "benden kaynaklı kahvaltıyı sevmediğim için"
İzmir Dikili tatil sonrası eve dönüşün ikinci günü "2 gün ben de bir tembellik bir relax konumları bir türlü çıkamadım tatil modundan:)
Bana kalsa ömrümün sonuna kadar kalırım o harika modda:)

Bugün mutfağa girdim ev yemek ister 2 gündür dışarıdan hazır nereye kadar.
Yarından sonra başlayacağım uzun uzun derin evin işlerin de vereceğim kısa molalar için kek kurabiye isterim çayımın yanına.
Haticem'de yok ki yanımda bana yardım etsin,ah Rize ah.!

Mutfakta ne varsa kavanoz diplerin de az kalmış çok kalmış onları kullandım kekimi yaparken.Tahin,fıstık ezmesi,incir reçelim,bal,fındık kırıkları vs vs.

Ve sonuç harika güzel bir kek oldu güzel de kabardı ah bir de o kalıbına yapışmasaydı dört dörtlük olacaktı.Olsun biraz beklettim keki ve parçalamadan yine de bütün olarak aldım kalıptan bence keklerin bu aşaması stresli.
Malzemeleri:
2 Adet yumurta
1 Ufak çay bardağı toz şeker
1 Ufak çay bardağı bal
1 Ufak su bardağı ayran
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Ufak su bardağı taneli incir reçeli
1 Çay bardağı tahin
Yarım kavanoz fıstık ezmesi
1 Çay bardağı fındık kırığı
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "koyu boza akışkanlığı"
Tarifi:
Karıştırma kabına yumurtaları kırıp çırpalım.Toz şekeri,bal,incir reçeli suyunu,tahini ve ayranı katıp karışım eriyip bütünleşene kadar çırpalım.Fındık yağını,kırık fındıkları ve fıstık ezmesini ilave edip çırpmaya devam edelim.

Kontrollü olarak ve eleyerek unu ilave edelim bir yandan da çırpmaya devam edelim.Kek harcının kıvamı koyu boza akışkanlığında olunca un ilave etmeyi bırakalım.

İncir reçelinin incirlerini bıçakla kesip ufaltalım.Karışıma ilave edip kaşıkla alt üst ederek eşit dağılmasını temin edelim.Kabartma tozunu da ilave edip karıştırıp bütünleştirelim.

Kek kalıbını yağlayıp unlayım kek harcını içine dökelim.Tezgaha bir iki yavaşça vurup hava kabarcıklarının çıkmasını temin edelim.165 derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım.Kek kabarıp kalıbın kenarlarından ayrılana kadar fırın kapağını hiç açmadan pişirelim.Kalıbında ilk sıcağı çıktıktan sonra servis tabağına alıp servise sunalım.AFİYETLE..
Ve az sonra önce bir Beykoz'a gidip gelinecek akabin de hemen yoğun işlere başlanacak nasılsa kekte pişti mola araları için.
Kalın sevgi ile en önemlisi VEFA ile.






Merhabalar.
Dün buzdolabından sütü çıkarttım yoğurt yapmak için.Üzerinde ki kaymağı alayım dedim ki kalın bir tabaka halinde Allah Allah bu süt böyle kaymak tutmazdı dememe kalmadı altı yoğurt gibiydi.!
Şaşırdım olamaz dedim ama olmuştu işte süt kesilmiş.
Oysa bir gün öncesi süt gelir gelmez kaynatıp soğuyunca buz dolabına almıştım.O an sütte kesilme filan yoktu olmamıştı.!!

Tek olasılık var sütçü bayat süt vermiş olabilir.

Lor yapmak için tekrardan kaynatıp süzdüm ve bu loru da bugün poğaça olarak değerlendirdim.
Lorun kalan yarısını da sanırım aklımda olan lor salatası için değerlendirmeyi düşünüyorum bol nar ekşili.
Malzemeler:
Bir adet bütün yumurta içine + Bir adet yumurta sarısı üzerine
1 Ufak su bardağı yoğurt
125 Gr yumuşak margarin
1 Ufak su bardağı zeytinyağ
1 Ufak su bardağı peynir altı suyu veya "sade su"
2 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Paket kabartma tozu
1 Çay kaşığı karbonat
1 Su bardağı iri kıyılmış ceviz içi
1 Su bardağı "250/300 gr" lor
Aldığı kadar elenmiş un
Tarif:
Karıştırma kabına unun bir kısmını eleyerek alalım.Üzerine bir bütün yumurtayı,yoğurdu,yumuşak margarin,zeytinyağını,peynir altı suyu,tuzunu toz şekerini ve karbonat ve kabartma tozunu alıp elimizle yoğurmaya başlayalım.

Kalan unu kontrollü yavaş yavaş ve eleyerek alıp bir yandan yoğurmaya devam edelim.Poğaça hamurunun kıvamı hafif ele yapışacak yumuşaklıkta olacak.

Bu aşamada lor peynirini ve iri kıydığımız ceviz içlerini hamura katıp yoğurarak hamura yedirelim.Üzerini örtüp 10/15 dakika dinlenmesini sağlayalım.
Bu esna da fırın tepsisine yağlı kağıt serelim,fırının ısısını 185/190 dereceye getirip ön ısınma yapalım.

Dinlenen hamurdan mandalinadan az büyük parçalar koparıp oval şekil verelim.Fırın tepsisine dizelim.

Üzerlerine bir çay kaşığı sıvıyağ ile incelttiğimiz yumurta sarısı sürüp bol susam serpelim.Ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.AFİYETLE...
SEVGİLERİMLE..








Merhabalar..
Durduk yerde bunca iş arasında kendine iş arıyor denir benim gibisine.
Taze naneli çikolatalı kurabiye yaptım hazır unlar tezgahta haydi vişnap hazır kremada var madem öyle yap kremalı pofuduk sandviç ekmekler deyip başımı işe sardım ama değdi nasıl güzel nasıl yumuş yumuş oldular her biri şahaneydi.Haa bu arada diğer işlerimi de hallettim şükür.Yarına yeni işler beni bekler.
Malzemeleri:
4  Su bardağı elenmiş un
2 Yemek kaşığı toz şeker
2 Tatlı kaşığı tuz
1 Paket insant "kuru" maya
1 Su bardağı süt "200 ml"
1 Paket krema "200 ml"
Tarifi:
Hamur yoğurma kabına unun yarıdan fazlasını alalım üzerine tuz,toz şeker ve insant mayayı ilave edip kaşıkla karıştırıp harmanlayalım.Ortasını hafif havuz şekline getirelim.
Diğer yanda ufak sos tenceresine kremayı boşaltıp üzerine bir bardak sütü ilave edelim.Kaynamasına izin vermeden devamlı karıştırarak ılınmasını sağlayalım.

Kremalı süt karışımını unun orta çukur kısmına döküp kenarlarından un alarak bir yandan elimizle yoğuralım.Ele yapışmayacak kulak memesinden hafif yumuşak olacak kıvama gelene kadar kalan unu kontrollü olarak ilave edelim.Unun incelik kalınlığına göre un miktarı eksi artı olarak değişiklik gösterebilir.Gerektikçe azar azar un ilave edelim.

Hamuru kabından alıp tezgah üzerinde iyice yoğuralım ne zaman ki elimize yapışmayıp yumuşak kıvam alıyor o noktada yuvarlayıp kabına alıp üzerini iyice örtelim.Evin en sıcak bölgesine götürüp mayalanması için bekleyelim.Yaklaşık hamur kendi ebatının iki katı olunca alalım.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.Hamurdan ufak portakal büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayalım tepsiye aralıklı olarak dizelim.Ve tepsi mayası için bir 15 dakika daha bekletelim.
Daha sonrası üzerine yumurta sarısı sürüp bol susam serpelim.Ön ısıtma yaptığımız 180 derece ısılı sıcak fırına atalım.Alt üst kızarana kadar pişirelim.İlk sıcağı çıktıktan sonra servise sunalım.
Boş olarak yaptığımız sandviç ekmekleri neli yemek istersek arasını kesip malzemeleri koyup çay eşliğinde yiyelim.
Ben domates peynir biber ile tercih ettim.Çocukluğumun en güzel lezzeti ekmek arası domates peynirdi o günler geldi aklıma sandviçi her ısırışım da.
Ah o çocukluk günlerim ne güzel günlerdi.!
SEVGİLERİMLE..












Merhabalar..
Bu balık tarifim ramazandan kalma.İskorpit balığını yapıp yazıp arşive atmıştım.O günler içinde günlerim çok yoğun geçtiği için yayına vermeye vakit dahi bulamamıştım.
Haydi okuyalım mı aşağıda ki tarifi.?Belli mi olur günlerden bir gün yine iskorpit balığı düşer nasibimize.Ki ben bu defa mutlaka çorbasını yapacağım.

Balık yokluğunda kısmetimize bugün de bir adı çarpan olan "iskorpit balığı" düştü.Bir balık sever olarak çok şükür bin şükür deyip geçtim mutfağa.

Aslında normal günler içinde olaydık ilk yapacağım nefis bir iskorpit çorbası olurdu da ramazan günü doğrusu bana balık çorbası pek cazip gelmedi.

Nesini nasılını yapsam derken fırında güveç düştü o an aklıma ve saate baktım iftara bir saat vardı ancak dedim ve başladım ön hazırlıklara.Son an fırına atma işlemi kalana dek hazırladım beklemeye aldım güveç kabını.

O boşlukta masayı kurmaya başladım.İftara son dakikalar kala kurarım her zaman iftar soframı.Bu defa bayağı erken bir saat öncesinden kurdum sayılır.!
Malzemeleri:
2 Yemek kaşığı tereyağ
Yarım kg iskorpit fileto
1 Ufak kuru soğan
1 Adet yeşil biber
1/2 Yarım adet kırmızı kapya biber
1 Ufak domates
1 Sap taze sarımsak
3/5 Dal maydanoz
1 Çay kaşığı garam masala
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
Yarım çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı kekik
Tuz
Yarım çay bardağı sıcak su
Tarifi:
Fileto haline getirilmiş iskorpit balıklarını yıkayıp süzgeçe alalım.Biberlerin sap ve tohumlarını temizleyip ince olarak keselim.Domatesi minik küpler halinde doğrayalım.Kuru soğanı ince küpler halinde doğrayalım.Taze sarımsağı ince ince keselim.

Kuşaneye tereyağını alıp eritip kızdıralım,kurusoğanları ve biberleri atıp bir iki çevirip soteleyelim.

İskorpit filetoları katıp nazikçe alt üst edip karıştırarak sotelemeye devam edelim.Balıkların rengi hafif beyaza dönerken domatesini ve taze sarımsağı katıp soteleyelim.Malzemelerimiz yarı diri kıvamda iken güveç kabına alalım baharatlarını ve tuzunu ilave edelim.Hafif suyu olacak şekilde yeteri kadar sıcak su ilave edelim.

Fırını 190/200  derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yapalım.Güveçte iskorpitleri sıcak fırına atalım.Lokum kıvamında pişene kadar fırınlayalım.
Sıcak olarak ister güveç kabında istersek servis tabağına alıp servise sunalım.
Bir daha sefere bakalım denizden nasibimize ne çıkacak ve sofralarımıza gelip damaklarımıza ve midelerimize balık ziyafeti çekeceğiz.?
Bu istavritte olabilir mezgitte olabilir hatta geçen günkü gibi biraz daha büyüse lüfere erişecek harika büyük sarı  kanatlarda olabilir şansımıza artık.Ahhhh bir de hamsi olsa desem de hamsi büyük hayal şimdilik.!!

Ve diyorum ki balık yasağına karşın iyi ki olta balıkçıları var ve az da olsa arada bir hasret gideriyoruz balıklarla.
Bol balıklı günler dileği ile SEVGİLER SEVGİLER...





Semt pazarında ki tezgahta sıralı sıralı arzı endam eden malta eriklerinin üzerlerine tepeden doğru brandaların aralıklarından güneş ışıkları vurup pırıl pırıl göründüğün de nasıl çekici nasıl albenili görünmüştü bana.
Hemen aldım 1 kutu sanırım kilogram olarak 1 kg kadar var yok.Aslında kırk yıl yemesem aklıma gelmez hiç bir zaman da canımın çekmeyeceği bir meyve.!

İçinden sadece iki tanesi "tekini de ben yemiştim" yendi her kurulan sofraya geldi gitti ben dahil bir Allah'ın kulu yüzüne bakmıyordu.Geldiği gibi tabakta hiç eksilmeden buz dolabına gide gele görmekten içime daral gelmişti.Atmaya da insan kıyamıyor dolapta yer kaplıyor.

Ve bugün yok bu böyle olmaz en güzeli bunlarla bir komposto kaynatayım olursa olur olmazsa olmaz nasıl olsa öyle de böylede malta eriklerinin akıbeti belli.
Belki güzel bir komposto olup değerlenir neden olmasın denemekte fayda var deyip bir komposto kaynattım.
Ben çok sevdim beğendim tadını,bu kadarını hiç tahmin etmemiştim.Gayet lezzetli buz gibi soğuk soğuk pilavın yanında pek bir rağbet gördü sofrada:)
Malzemeleri:
1 Kg yeni dünya "malta eriği"
1-1,5 Su bardağı toz şeker "isteğe göre eksiltip arttırılabilinir"
2-3 Adet karanfil
Yeteri kadar su "6 veya 7 su bardağı"
Tarifi:
Yeni dünyaları yıkayıp dış kabuklarını soyalım.Çekirdeklerini ayıklayıp atalım.İstediğimiz şekil ve ebatta doğrayıp tencereye alalım.Üzerine karanfil tanelerini ve toz şekeri ilave edip içme suyunu katalım.Orta ısılı ateşte yeni dünya meyveleri yumuşayana kadar pişirelim.

Kendi tenceresinde soğutup isteğe göre içinde ki karanfil tanelerini çıkarıp atalım.Buzdolabına alıp iyice soğumasını temin edelim.Pilav makarna börek vs eşliğinde buz gibi soğuk olarak servise sunalım.
SEVGİLERİMLE...





Merhabalar..
Bugünkü tarif çok eskilerden bir tarif "SAHİNE" bir kaç sene öncesi internet ortamında görüp okumuştum.

Hz. Muhammed (s.a.s) dönemi İslam mutfağında yer alan ve bugün dahi ismi çok az bilinen sahine tatlısını yüce peygamberimiz çok çok severmiş.

Kolaylığı bana hemen o an yapma isteği verse de olmadı yapmadım kısmet değilmiş o zamanlar.!

Dün yine tekrardan net ortamında önüme gelince tarif hemen o an gittim mutfağa ve yaptım.
Sonucu lezzeti hakkında bir fikir sahibi olmak için iftar saatini beklemek durumundaydım.Ve suyumu içtikten sonra sofrada ilk tadına baktığım sahine oldu.

Sevdim mi evet sevdim zaten ben tahini genelde sevdiğim için bana güzel geldi.Arada çoğu evde tahin pekmezle karıştırılıp yapılır.Bense pekmezle değil şekerli su ile şerbet yapıp tahini karıştırıp yemesini çok sevdiğimden burada da şeker yerine bal konması bana benim damak tadıma yatkın geldi ve sonuç güzel oldu.
İftar ve sahur sofraları için güzel bir seçenek diye düşünüyorum.
Malzemeleri:
3 Yemek kaşığı tereyağ "oda ısısında"
3 Yemek kaşığı tahin
3 Yemek kaşığı bal
2 Yemek kaşığı kavrulmuş susam
2 Yemek kaşığı ceviz içi
Tarifi:
Derince bir kase veya cam kavanoza oda ısısında ki 3 yemek kaşığı tereyağını alıp hafif çırpalım.Tahinin yağı üzerine çıkmışsa öncesi çatalla o yağı karıştırarak tahinle bütünleştirip akıcı kıvam almasını temin edelim tahinin.

Yok şayet tahin zaten sulu kıvamdaysa gerek yok direk içinden 3 yemek kaşığı tahini tereyağın üzerine ilave edİp beraberce karıştıralım.

3 yemek kaşığı balıda katıp çatalla macun kıvamına gelip özleşene kadar çırpalım.İçine daha öncesi yağsız teflon tavada kavurup soğuttuğumuz 2 yemek kaşığı susamı da katıp karıştıralım.

İftar ve sahur sofralarında sıcak pide eşliğinde üzerlerine ceviz içi serperek servise sunalım.
Bence yapın ve bu değişik lezzeti sizlerde tadın isterim.Yok şayet tadı size hitap etmezse bu aşamada malzemenin ziyan olması diye bir durum söz konusu değil.

Olmadı yapacağınız keklere veya kurabiye hamurlarına sahineden bir kaç kaşık katarsınız ve böylece değerlenmiş olur.Ben bu düşünce ile yola çıkıp yaptım iyi ki yapmışım hoş güzel değişik bir lezzet oldu.
SEVGİLERİMLE..

Kaynak için değerli şefimiz Yunus Emre Akkor ve Ömür Akkor'a çok teşekkürler ederim ve meşakketli çalışmaların da Rabb'im yollarını açık etsin.











Merhabalar.
Bugün İslam alemine ramazanın yedinci iftarını yapmak nasip oldu çok şükür.
Rabb'im cümlemizi tamamına erdirmeyi nasip eder inşaAllah.

Bugünkü tarifim Ramazanın ilk gününden.İlk iftara diğer evlerde olduğu gibi ben de oldukça önem veririm.
İlk sahur ve ilk iftar menüsünü diğer günlere nazaran bir tık üst tutarım.Günler öncesinde menü belirlemiştim aklımda söylemedim sadece süpriz deyip geçiştirdim.

İkindi sonrası iftara iki saat kala geçtim mutfağa son bir saat kala geçsem olur da et uzun süre kısık ateşte pişeceği için biraz erken girdim mutfağa.


Oysa nasıl uykum vardı işler bıraksa beni sanırım iftara kadar uyurdum.Bilmem neden bu sıralar uykumla bayağı bir sorunlarım var bıraksam kendimi adeta gece gündüz hep uyuyacağım.Uykudan uyanıyorum hala uykum hep uykum var.!

Hem sebze hem et olarak sağlıklı tarifim aşağıda.

ç
Malzemeleri:
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Adet dana pirzola "600/700 gr"
2 Adet yeşil biber
1 Adet kırmızı kapya biber
1 Adet ufak havuç
1 Adet orta boy domates
2 Sap taze soğan
7/8 Adet kıska soğan "arpacık"
1 Diş sarımsak
6/7 Adet ufak baby patates
1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı kekik
Tuz
Tarifi:
Sebzeleri ayıklayıp yıkayalım.Biberlerin sap ve tohumlarını çıkarıp orta incelikte keselim.Taze soğanları orta irilikte keselim.Havucu ince dilelim.Domatesin kabuğunu soymadan minik küpler halinde keselim.Arpacık soğanların kabuğunu soyup bütün halde bırakalım.Baby patateslerin kabuklarını soyup bütün halde bırakalım.Sarımsağın kabuğunu soyup ikiye bölelim.Hazırladığımız bütün sebzeleri bir kase içinde harmanlayalım.

Kuşaneye tereyağını alıp eritelim kızdığında dana pirzolanın her iki yüzünü yüksek ateşte kızartarak mühürleyelim.Alt üst ederken çatal eti deleceği için kullanmayıp yerine spatula veya servis kaşığı kullanalım ki eti delip suyunun dışarı akmasına fırsat vermeyelim.

Mühürleme işleminden sonra kuşaneyi kahve ocağı gözüne alıp ateşi en kısığa getirelim.Kapağını kapatıp mümkün mertebe kapağını açmadan eti kendi saldığı suyu ve buharı ile pişmeye bırakalım.

Et pişmeye yakınken kasede ki sebze karışımlarını eşit olarak etin üzerine ve yanlarını serpiştirelim.Tuzunu,baharatlarını ve az sıcak su ile açtığımız salçasını ilave edelim.Tekrardan kısık ateşte dana pirzolayı pişmeye bırakalım.Gerekirse bir çay bardağı sıcak su ilave edelim.Ben bir buçuk çay bardağı sıcak su ilave ettim zira o an hayalim iftarda o nefis suyuna sıcacık pidemi banmaktı aklımda olan.

Önden olmazsa olmazımız illa ki çorba ve ardından sıcak olarak yanında pirinç pilavı ile servise sunalım sebzeli dana pirzolamızı.Yapacak olanlara afiyetler olsun.
SEVGİLERİMLE...