Vişnap


Merhabalar..
Tamamı vitamin full şifa deposu bir nefis çorba.
Üstelik yapımı da su gibi kolay.
Haydi kış sebzeleri bitmeden hazır çarşıda pazarda varken hemen yapalım sevdiklerimize içsinler şifa dolsunlar.
Malzemeler:
1 Adet havuç
1 Adet kereviz
1 Adet patates
3/4 Adet yer elması
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Kaşık buğday unu
1 Çay kaşığı tuz
 1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı toz kırmızı biber
Et veya tavuk suyu
Maydanoz "üzeri için"
Tarif:
Kök sebzelerin hepsini ayıklayıp kabuklarını soyalım ve irice doğrayıp kararmamaları için su dolu tencereye alalım.

Diğer tarafta çorbayı pişireceğimiz tencereye tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.
İki kaşık unu ilave edip unun kokusu çıkana kadar kavuralım.
Doğradığımız kök sebzeleri sudan süzüp tencereye alalım bir iki çevirip kavuralım.
Üzerine tamamı et suyu veya yarı et suyu  yarı sade su koyup arada karıştırmak sureti ile pişmeye bırakalım.

Tuzunu ilave edip blenderdan geçirelim ve isteğe göre üzerine yaktığımız kırmızı pul biberli toz kırmızı biberli tereyağ ile sıcak olarak servise sunalım.Maydanoz yaprakları da isteğe bağlı olarak ilave edelim.AFİYETLE.. 

SEVGİLERİMLE..


Merhabalar..
Geçenler de yazmıştım önümde yaşayacağım zor günler var diye.
Ben o zor günlere başlangıç yapıp yolun sonuna geldim gelmek üzereyim.
Umarım çok zor geçecek olan son günleri de atlatacağım yüce Rabb'imin izni ile.
Zorluklar ve de kolaylıklar biz insanlar içindir tesellisine sığınıp  bugünün tarifine güzel bir geçiş yapalım.

Bugün kıymalı bulgur pilavı yaptım içine de son an bir kaç kaşık sebze kurusu ilave edip lezzete lezzet kattım.

Sebze kurusunu hazır alıyorum marka olarak "ARİFOĞLU" her zaman tercihim oluyor sizlere de tavsiye ederim.
Malum İstanbul'un havası rutubetli nemli olduğundan sebze meyve kurutmak uzun vade saklama acısından pek başarılı olmuyor.
Malzemeler:
1 Yemek kaşığı fındık yağ
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Adet orta boy kuru soğan
2 Adet yeşil köy biberi
2 Adet yeşil sivri biber "acı"
1 Adet kırmızı kapya biber
150 Gr kıyma
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı karabiber
1 Su bardağı pilavlık bulgur "300 gr"
1+3/4 Su bardağı et suyu
3 Yemek kaşığı kurutulmuş sebze "ARİFOĞLU"
Tarif:
Tencereye fındık yağı ve tereyağını alıp eritelim.
İçine yemeklik doğradığımız kuru soğanları katıp karamelize olana kadar kavuralım.

İnce doğradığımız biberleri ilave edip kavurmaya devam edelim.
Kıymasını ilave edip kaşığın tersi ile ezerek kavurmaya devam edelim.
Tuzunu ve baharatlarını katalım.

Ayıklayıp yıkayıp süzdüğümüz bulguru da katıp bulgur şeffaşlaşana kadar kavuralım.
Sıcak olarak et suyunu verip bu aşama da kurutulmuş sebzelerin de ilavesi ile öncesi bir iki taşım harlı ateşte kaynatalım.
Sonrası tencereyi ocağın en küçük bölümüne alıp kısık ateşte suyunu çekene kadar hiç kaşık vurmadan pişmeye bırakalım.

10/15 dakika demlendirip dinlendirelim ve sonrası sıcak olarak yanında ayran,komposto,yoğurt vs eşliğinde ister ana yemek sonrası istersek salt kendisini ana yemek yerine koyup yemek için servise sunalım.

Her türlü her şartta yenecek harika bir lezzet kimi turşu eşliğinde de lezzeti katlanıyor.AFİYETLE..
Sevgilerimle..









Merhabalar..
Kırmızı pancarları pazardan alalı bir haftayı geçti geçecek bir türlü aklımda olan aşağıda ki tarifi pişirmeye fırsat bulamadım.
Her gün bir başka işler güçler çıktı karşıma.
Kaldı da kaldı ve dün akşam üzeri onları kuşbaşı doğrayıp kısık ateşte soteleyip pişirdim bugüne ön hazırlık olarak.
Bugün de az önce piyaz doğradığım kuru soğanlar ve bir sap pırasa ile buluşturup soteledim.
Lezzet olarak ben çok sevdim.
Renk zaten muhteşem her gördüğün de iştah tavan yapıyor.
Malzemeler:
4 veya 5 Adet küçük boy kırmızı pancar
2 veya 3 Adet orta boy kuru soğan
1 Sap pırasa
1 Kahve kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı toz şeker
Yarım çay kaşığı karabiber
3/4 Çay bardağı sızma zeytinyağ
Bir çorba kase dolusu koyu yoğurt
4/5 Diş sarımsak
1 Yemek kaşığı sirke
2/3 Yemek kaşığı iri kıyım ceviz içi
Tarif:
Kuru soğanları kabaca piyazlık doğrayalım.
Pırasayı kabaca halka dilimleyelim.
Derin tavaya sızma zeytinyağını alıp içine doğradığımız kuru soğanları ve pırasayı ilave edip tuzunu ve toz şekerini ilave edelim.
Karamelize olana kadar kısık ateşte soteleyelim.
İstediğimiz kıvama geldiğinde tavadan alalım.

Aynı tava içine kabuklarını soyup yıkayıp kuşbaşı doğradığımız kırmızı pancarlarımızı alıp sotelemeye devam edelim.
Kırmızı pancar geç piştiğinden gerekli oldukça içine azar azar sıcak su ilave edip tavanın ağzı kapalı halde ve kısık ateşte pancarları pişirmeye devam edelim.

İstenirse pancarlar daha önceden suyla da haşlanıp sotelenir.
Benim tercihim zaman alsa da bu şekil haşlamadan pişirmekten yana oldu."

Çatal ile bölünecek yumuşaklığa geldiğin de suyunun olmayıp sadece yağına kalmış olmasına dikkat edelim.
Bu kıvamda iken içine daha öncesi karamelize ettiğimiz kuru soğanları ve pırasayı ilave edip berabere bir iki dakika daha kavurup sotelemeye devam edelim.
Tuzunu,karabiberini ve sirkesini ilave edip soğuması için kenara alalım.

Öbür yanda sarımsakları rendeleyip koyuca kıvamlı yoğurtla harmanlayalım.
Soğuyan kırmızı pancar sotemizi servis tabağına alıp üzerine sarımsaklı yoğurt dökelim.
1 Yemek kaşığı sızma zeytinyağı ile 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biberi yakıp bu biberli sosu da yoğurt sosun üzerine dökelim.
İri kıyılmış ceviz içi parçaları ile süsleyip servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle..







Merhabalar..
Kuru iç bakla çorbasını ilk defa pişirdim ve lezzetini beğendik.
Bana göre tadı az mantar çorbasını andırıyordu.
Hiç hiç aklım da yoktu kuru iç bakladan çorba pişirmek.
Nedenini ise aşağıda yazdım:)

İki gün önce kuru baklalı zeytinyağlı biber dolması yapmak için geceden kuru iç baklaları soğuk suya ıslattım.
Onlar kabarınca bir sürü oldular.
Bir çorba kasesi kadar olanı ayırdım kalanı ile nefis zeytinyağlı biber dolmalarımı pişirdim.
Fotoğraflarını çektim tarifini yazdım ve her zaman yaptığım gibi arşive attım.
İlerleyen günler de yayına veririm.

Ertesi gün bugün de kalan kuru iç baklaları değerlendirmek adına çorba pişirmek için mutfağa geçtim.
Aldım buz dolabından ıslatılmış kuru iç baklaları ve çok kolay ve lezzetli tarifin tamamı ise aşağıda.
Malzemeler:
2 Yemek kaşığı un
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Çorba kasesi kuru iç bakla"akşamdan ıslatılmış"
Çeyrek demet dereotu
4 veya 5 Su bardağı et suyu + gerekirse 1 su bardağı sıcak sade su
Tarif:
Akşamdan bir çorba kase dolusu kuru iç baklayı soğuk su ile ıslatalım.

Ertesi günü çorba tenceresine tereyağı alıp eritelim ve içine 2 yemek kaşığı un ilave edip unun kokusu çıkana kadar kavuralım.

Kavrulmuş una kuru iç baklaları süzüp atalım ve et suyunu da ilave edip kuru iç baklalar yumuşayana kadar pişirmeye bırakalım.

Baklaların pişme durumuna göre gerekirse bir bardak sıcak su daha ilave edelim.
Pişmesine yakın içine bir yemek kaşığı ince kıyılmış dereotunu ve tuzunu ilave edip pişirmeye devam edelim.

Kuru iç baklalar iyice yumuşayıp erime durumuna geldiğinde çorbamızı blenderdan geçirip ateşin altını kapatalım.

Kaselere alıp üzerlerine isteğe göre karabiber ve ince kıyılmış dereotu serpip sıcak olarak servise sunalım.AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..











Merhabalar.
Ne zamandır aklımdaydı zeytinyağlı patlıcan dolma yapmak.
Görsel ve sunum olarak biraz değişiklik istediğimden devamlı bu isteğimi erteliyordum.

Ve dün nihayet yaptım dolma içimi.
Bugün de uzun dilim patlıcanlarını kızartıp içine koyup onları sardım sarmaladım ve sonuçtan çok memnun kaldım.
Sofrada o güzel o takdir eden bakışları görünce içimden yaptığıma değdi diye mutlu oldum.
Davet sofralarına da yakışan çok şık bir sunum olur..
Malzemeler:
3 Adet kemer patlıcan
1 Su bardağı fındık yağı veya "sıvı yağ kızartma için"
1 Tatlı kaşığı tuz "patlıcan dilimleri için"

1 Su bardağı baldo pirinç "250 gr"
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
3 Adet orta boy kuru soğan
2 Yemek kaşığı dolmalık fıstık
1 Kahve fincanı kuş üzümü
1,5 Tatlı kaşığı tarçın
1,5 Tatlı kaşığı yeni bahar
1 Tatlı kaşığı karabiber
2 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
2 Yemek kaşığı ince kıyılmış taze nane
1,5 Su bardağı sıcak su
Tarif:
Patlıcanları yıkayıp uzunlamasına ince olarak dilimleyelim.
Üzerlerine tuz serpip kenara alıp yarım saat civarı bekletelim.

Pirinçleri ayıklayıp sıcağa yakın ılık tuzlu su içinde yarım saat civarı dinlenmeye alalım.
Kuş üzümlerini yıkayıp ılık su içinde bekletelim.

Kuru soğanları ince yemeklik doğrayalım.
Kuşaneye bir yemek kaşığı fındık yağını alalım.
İçine soğanları ve dolmalık fıstıkları atıp kısık ateşte kavuralım.Pirinçleri yıkayıp süzdürerek ilave edip şeffaflaşana kadar kavurmaya devam edelim.Baharatları,tuzu,toz şekeri ve kuş üzümlerini ilave edelim.

Üzerine bir buçuk su bardağı sıcak suyu ve bir çay bardağı sızma zeytinyağını ilave edip kuşanenin kapağını kapatalım.
Kaynayana kadar orta yükseklikte ateşte tutup kaynadıktan sonra ateşi en kısığa getirip suyunu çekene kadar pişirelim.
Dinlenmesi için kenara alalım.

Tuzlu su içinde ki patlıcan dilimlerini bir kaç su yıkayıp kağıt havlu ile kurutalım.

Tavaya fındık yağı veya sıvıyağ alıp kızdıralım.İçine patlıcan dilimlerini alıp alt üst kızartalım.Kağıt havlu üzerine alıp fazla yağlarını arındıralım.

Soğuyan patlıcan dilimlerini streç film üzerin de hafif birbirlerinin üzerine gelecek şekilde bitişik olarak dizelim.

Patlıcan dilimlerinin üzerlerine her yana eşit gelecek şekil de iç pilavı yerleştirelim.
Streç film yardımı ile patlıcanlı iç pilavı rulo haline getirip yan taraflarından da sıkıştırarak yuvarlayıp saralım.
Kenarlarını da sıkıştırıp dinlenmesi için bir saat civarı buzdolabına koyalım.
Servis zamanı çıkartıp bir bir buçuk parmak genişliğin de kesip dimleyip servise sunalım.AFİYETLE...
Alt fotoğrafta iç pilavın patlıcan dilimlerine sarılıp rulo halini de yayınladım fikir olması bakımından.
Yok yoksa genel de her tarifim de üç tane fotoğraf kullanmayı tercih ediyorum ki bu sayıyı da sanırım artık bundan böyle ikiye indireceğim çok yakında..!
SEVGİLERİMLE..




Merhabalar..
Bu sezon balıklar umduğumuz kadar bol olmadı olanlar da az ve dolayısı ile fiyatları oldukça uçuk oldu.
En çok hasretini duyduğum balık ise Karadeniz hamsisi oldu.

İstavrit arada sardalya ile sofralar balıklandı buna da çok şükür.

Yakında av yasağı başlar ve bizler bu balıklara da hasret kalırız.

Oysa hayallerim vardı balıklar bollaşacak ben onlardan lakerda,konserve vs ler yapacak yaz sıcaklarında akşam sofralarında keyifle balık yiyecektim.
Kaldık mı yazın yine az da olsa lezzetsiz kültür balıklarına.

Bu mevsim de balıkçı da sardalya gördüm tereddüt etmeden aldım.Bol tereyağ ile buğulamasını pişirdim hafif ve lezzetli oldu.
Oysa sardalyanın mevsimi haziran sonu ile ağustos arası diye biliyorum.

Dünde kıraçalar vardı balıkçı da vallahi kaçırmadım aldım oysa ev de yemeklerim de vardı.
Yemeklar ertesi güne dursun balıklar pişip sofraya gelsin yaptım yanında bol salata miss.
Malzemeler:
500 Gr sardalya
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet orta boy kırmızı soğan
2 Sap taze soğan
2/3 Adet baby patates "opsiyonel"
3 Yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
1 Çay kaşığı tuz
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı karabiber
Bir kaç adet tane karabiber
Yarım limon
2 Yemek kaşığı tereyağ
Yarım su bardağı su
Tarif:
Sardalayaların kafalarını kuyruklarını kesip atalım.
İç organlarını ve orta kılçıklarını da çıkartıp temizleyelim ve bol su ile yıkayıp süzdürelim.

Orta boy sığ tencereye kalın halkalar şeklin de  doğradığımız kuru soğanların yarısını döşeyelim.
Üzerlerine her iki sardalyayı derileri dışa bakacak şekilde yapıştırıp soğan halkalarının üzerine döşeyelim.
Kalan soğan halkalarını ve irice kestiğimiz taze soğanları,ince kıyım maydanozları ve baby patatesleri üzerine döşeyip baharatlarını ve tuzunu ilave edelim.
Limonun dış kabuğunu ve iç beyaz kısmını soyup çıkaralım ince dilimleyerek ilave edelim balıklara.

Tereyağını,tane karabiberini ve  suyunu ilave edip orta ısılı ateşte kapağı açık olarak pişmeye alalım.
Pişmesine yakın kapağını kapatıp bir kaç dakika daha pişirip ateşin altını kapatalım.Sıcak olarak yanın da varsa mısır ekmeği ile servise sunalım.AFİYETLE..
Bol balıklı günler dilesem de gelen sezon balık avı yasağının başlamasına az kaldı bu saatten sonra ne kadar olur ki balık.?



Merhabalar.
Güzel lezzetli tel tel kıyırlı bir poğaça hem damağa hem göze hitap ediyor.
Yaparken ise ayrı keyifli oldu şekli itibarı ile yaptıkça yapası geliyor insanın.
Ah o hamurunun yumuşaklığı ele avuca gelip verilmek istenen şekli hemen alması ile aşık olunası bir uysal hamur oldu.
Haliyle böylesi hamurları işlemesi de çok kolay oluyor.
Sizler de yapsanıza hafta sonu için diyor ve hemen tarifi aşağıya bırakıyorum.


Malzemeler:
1 Büyük çay bardağı süt
1 Büyük çay bardağı yoğurt
1 Büyük çay bardağı fındık yağı veya "ayçicek yağı"
1 Yemek kaşığı sirke
1 Adet büyükçe yumurta
1 paket kabartma tozu
2 Yemek kaşığı nişasta
2-3 Su bardağı elenmiş un 
1 Tatlı kaşığı tuz
Nişasta "bezeleri açmak için"

İç Malzemeleri:
2 Yemek kaşığı fındık yağ
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet yeşil biber
200/250 Gr kıyma
1 Kahve kaşığı tuz
1 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber

Üzeri İçin:
Eritilmiş tereyağ "100 gr civarı"
Tarif:
Hamur yoğurma kabına nişasta ve un dışında hamur için olan bütün sıvı malzemeleri katalım.
Tuzu ve kabartma tozunu ilave edelim.
Unu eleyerek ve kontrollü olarak azar azar ilave ederken bir yandan da elimizle yoğurmaya başlayalım.
Hamurun kıvamı kulak memesinden az yumuşak olduğu an un ilave etmeyi bırakıp hamuru top haline getirelim.
Üzerini örterek yarım bir saat arası dinlenmesini sağlayalım.

İç malzemesi için tavaya fındık yağını alıp içine ince yemeklik doğradığımız kuru soğan ve ince kıydığımız biberleri katıp soteleyelim.
Kıyma bıraktığı suyu çekip renk değiştirene kadar kavurmaya devam edelim.
Tuzunu ve baharatlarını ilave edip ateşin altını kapatalım.
Ilınması için serin ortamda bekletelim.

Bu arada dinlenen hamuru tezgaha alıp uzun rulo haline getirelim.
Eşit olarak 14/15 bezeye ayırıp keselim.

Her bir bezeyi teker teker üzerlerine azar azar nişasta serperek yemek tabağı boyunda açalım.
Aralarına yine az az nişasta serperek üst üste koyalım açtığımız bezeleri.

Bütün bezeler açılıp üst üste konduktan sonra hepsini merdane veya oklava yardımı ile açabildiğimiz kadar en ince şekil de yuvarlak olarak açalım ve sıkı bir şekilde rulo yaparak saralım.
Rulo hamurdan birer parmak enliğinde parçalar keselim.
Her bir hamuru çay tabağı boyunda açalım.
Orta kısmına kıymalı iç malzemeden yeteri kadar koyup ortada birleştirerek fazla bastırmadan kapatalım.
Kapattığımız ekli kısmı alta gelecek şekilde yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dizelim midye poğaçalarımızı.
Üzerlerine erittiğimiz tereyağını bol miktarda fırça yardımı ile ikişer tur dönerek sürelim.
Her bir midye poğaça da fırçayı erimiş tereyağına batıralım sürelim.
190 Derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Sıcak olarak çay eşliğinde veya dilediğimiz bir başka içecek ile servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle..









Merhabalar..
Bugünün lezzetleri olarak mutfağım da pırasa ve pırasalı tariflere yer verdim.
Semt pazarından aldığım bir kg pırasanın 3 sapından aşağıda ki harika lezzetli rokalı pırasa piyazı yaptım.

Kalan pırasalar da şu an zeytinyağlı olarak ocakta pişiyor.
Haftaya yine pırasa alıp aklımda olan kıymalı pırasayı yapmak istiyorum.
Kısaca kış sebzelerine sofralarım da bol bol yer vermek istiyorum..

Malzemeler:
3 Adet orta kalınlıkta pırasa 
Çeyrek demet roka
2 Yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
1 Adet küçük kırmızı soğan
5/6 Adet siyah zeytin
Yarım çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Tatlı kaşığı vegeta "sebzeli çeşni"
1 Yemek kaşığı sirke
1 Yemek kaşığı nar ekşisi
Tarif:
Pırasaların üst katmanlarından birer yaprak soyup atalım.
Dörde beşe bölüp yıkayalım.
Sirkeli su da beş on dakika bekletip durulayıp süzüp kurulayalım.
İncecik halka halka keselim pırasaları.

Maydanozların rokaların saplarını kesip atalım.
Kalan yapraklarını yıkayıp kurulayıp incecik keselim.
Kırmızı soğanı ince olarak kesip piyazlık doğrayalım.
Zeytinlerin çekirdeklerini çıkartıp ince olarak keselim.

İnce kesip kıydığımız bütün malzemeleri "pırasa,maydanoz,roka,kırmızı soğan ve zeytin"derin bir kasede birleştirelim.

Ayrı bir küçük sos kasesine "sızma zeytinyağ,sirke,nar ekşisi ve sebzeli çeşni vegetayı"Koyup iyice çırpalım.
Vegeta tuzlu olduğu için ekstrada tuz kullanmıyoruz..

Sos malzemelerini rokalı pırasalı karışımın üzerine döküp harmanlayıp karıştıralım.
Sosu içine çekmesi için yarım saat civarı bekletip daha sonrası servis tabağına alıp servise  sunalım.AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..






Merhabalar..
Değilmi ki ben aceminin  acemisi halimle aşağıda gördüğünüz meşhur "Arnavut Böreği"ni yaptım vallahi herkesler yapar.

Korkmayın çekinmeyin yok ben yapamam demeyin benim gibi.

Ben de yıllar geçmişten bugüne değin zaman boşa geçmiş.
Sizler boşa geçirmeyin zamanı olur mu?

Ne zamandır hep yapmak istiyor ama bir türlü cesaretim olmuyordu.!

Bir gün öncesinden kesin kararımı verdim ve iç malzemesi olarak kıymayı"pişirip hazır ettim.
Ispanakta kavurmuştum hazır elimde vardı her iki iç malzemeyi de yarı yarı döşeyip pişirdim.

İç malzemesi  size kalmış neli isterseniz olur.

Beyaz peynirli patatesli soğanlı vs vs seçenek çok yeter ki el açması "Arnavut Böreği" olsun pişirdiğimiz.

Netten araştırma yaptım ve bana börek hakkında yazdıkları ile inanılmaz cesaret veren sevgili Sibel arkadaşımın lezzetdansi tarifi ile ertesi günü börek yolculuğuna çıktım.

Bu öyle güzel bir yolculuk oldu ki hiç yorulmadım hiç usanmadım öff nereden giriştim bu işe demeden bir çırpıda yaptım böreğimi.

Vallahi o an kendimi öpüp kutlayasım bile geldi rüya gibiydi.

Ben ve karşımda duran pişmeye hazır bir tepsi böreğim.

Böreğin hamuru nasıl güzel nasıl uysal nasıl elimde yola gelen bir hamurdu ki aşık oldum resmen hamur işi yapmalara o an.


Keşke her hamur böyle munis pamuk gibi yumuşacık olsa.

Börekçi dükkanı bile açılır.
Sonuç mu? İnanılmaz güzel tel tel kat kat bir börek oldu.

Ve ben inanıyorum ki her yapışımda acemiliğimi üzerimden atıp ustalaşacağım.


Not:

Hamur tutarken unun ve ılık suyun hepsini birden boca etmeden kontrollü olarak ve bir yandan yoğurarak ilave edin.

Tarifte denilen 2,5 su bardağı su ben de 2 bardak su yeterli geldi.

Un miktarı aşağı yukarı 5 bardak +2/3 yemek kaşığı civarı ilave ederek ele hafifçe yapışıp el de kalmayan yumuşak hamurumu elde ettim.

Üzerini kapatıp 1 saat civarı dinlendirdim ki dinlendirmek ve hamuru çok iyi yoğurmak böreğin kolay açılması için en önemli nokta lütfen bu kısımları es geçmeyin.
Malzemeler:
 5 Su bardağı un
2,5 Su bardağı ılık su
1 Tatlı kaşığı tuz
2 Yemek kaşığı sirke
Bezelerin aralarına sürmek için:
125 Gr tereyağ veya "margarin
Yarım su bardağı fındık yağı veya "ayçicek yağı"

İç Malzemeleri:
1 Yemek kaşığı tereyağ
2 Adet orta boy kuru soğan
2 Adet yeşil biber
250/300 Gr orta yağlı kıyma
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı karabiber
 Tarif:
İlk olarak iç malzemeyi hazırlamak için tencereye tere yağını ilave edip eritelim.
İnce yemeklik doğradığımız kuru soğan ve ince kıydığımız biberleri sotelemeye başlayalım.
Kıymasını ilave edip kıyma renk değiştirip saldığı suyu çekene kadar kavuralım.
Baharatlarını ve tuzunu ilave edip kenara alalım.

Hamur yoğurma kabına unun yaklaşık 4 su bardağı kadarını alalım tuzunu ilave edip harmanlayalım.
Ortasını havuz şekline getirip buraya sirkeyi ve ılık suyunu kontrollü olarak ilave edip bir yandan yoğurmaya başlayalım.

"ne kadar çok yoğurursak sonuçta çok iyi açılan bezelerimiz oluyor"

Yoğrulan hamuru eşit iki parçaya bölüp böldüğümüz her hamur yumağını da eşit on'ar parçaya bölelim.
Toplam da alt ve üste sermek için 20 eşit beze olacak.

Üzerlerini örtüp yaklaşık bir saat dinlendirelim.
Sos tenceresine tereyağ veya "margarini" alıp eritelim içine fındık yağı veya "ayçiçek yağını" ilave edip kaşıkla karıştıralım.

Fırın tepsisini yağlayalım.
Bezelerin ilk on tanesini ve diğer on adet bezeyi yemek tabağı boyunda açıp üstlerini bolca yağlayalım.
İlk parti aralarını bolca yağladığımız on adet bezeyi böreğin alt tabanını oluşturmak için fırın tepsisine koyalım.
Hamuru elimizle çekiştirerek tepsi boyutunda açalım.
Hazırladığımız kıymalı iç malzemeyi her tarafına eşit gelecek şekilde yayalım.

Diğer on adet araları yağlı bezeleri de elimizle çekiştirerek tepsi boyunda açıp tepsiye yerleştirelim.
Kenar kısımları alttan ve üstten çekiştirerek kapatalım ki iç malzemeleri içinden çıkmasın.

Kalan yağı üzerine her tarafına eşit olarak sürüp dilim olarak istediğimiz şekil keselim.
Ön ısıtma yaptığımız 190/200 derece sıcak fırına atıp alt üst konumda nar gibi kızarana kadar pişirelim.Afiyetle..

Hepsi bu ve böylesi kolay bir börek olduğu için çok sevindim ve bana cesaretler fazlası ile geldi.
Şimdi sırada "Boşnak Böreği" var onu da yaparsam ne mutlu bana diyeceğim.
SEVGİLERİMLE..