Vişnap

Merhabalar..
Herkeslerin tatil anlayışı çok değişik.
Benim ise tatilden anladığım sadece dinlenmek tembellik yapmak kendimi yormamak,bir nevi koala gibi günlerimi geçirmek..!
Ondan dolayı da denize dahi girip yüzmek istemiyorum eskidendi o denizi gördüğüm de içlerimin gitmesi hemen kendimi mavi sulara bırakmak.
Yok artık öyle isteklerim çok şükür ama saatlerce oturur yürürüm deniz kenarlarında sahillerde o ayrı bir mevzu:)

Aşağıda ki böreklere gelince haşhaşın yer aldığı her lezzete tarife oldum olası bayılır çok severim.
Yeter ki haşhaşın tohumu ezmesi olsun.
Ceviz içini de kattın mı yemelere doyulmuyor.
Kilo sorunu mu?
Boşver tatlım kilo dediğin ne ki ara verir biraz yürüyüş yaparsın geldiği gibi gider o fazla kilolar.
Üç günlük dünya da yeter ki sağlık olsun huzur olsun.
Malzemeler:
4 Yaprak yufka
1 Su bardağı haşhaş ezmesi
1 Su bardağı sıvıyağ
1 Su bardağı ince kıyım ceviz içi
1 Adet yumurta sarısı ve susam "üzeri için"
Tarif:
Derin bir kasede haşhaş ezmesini inceltmek için sıvıyağ ile buluşturup iyice çırpalım.
Yufkanın tekini tezgaha alıp tam daire şeklinde açalım.
Her tarafına sıvıyağlı haşhaş ezmesi sürüp fırça ile yaydıralım.
Üzerine bol ince kıyım ceviz içi serpelim.

Diğer ikinci yufkayı üzerine tam daire şeklinde serelim ve üzerine tekrardan sıvıyağlı haşhaş ezmesi sürüp yaydırıp ceviz içi serpelim.

İki katlı döşediğimiz yufkaları sağ sol kenarlardan hafif içe kıvıralım.
Her iki alt üst kısımdan rulo yaparak orta kısmına doğru gelelim.
İki adet rulo şekli alan böreğimizi ortadan kesmeden bütün olarak bırakalım.

Kalan diğer iki adet yufkaya da aynı işlemleri uygulayarak hazırlayalım.

Uzunlamasına olarak istediğimiz boyda kesip yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dizelim börekleri.

Üzerlerine bir yemek kaşığı sıvıyağ ile incelttiğimiz ve bir yemek kaşığı  haşhaş ezmesi kattığımız yumurta sarısını sürüp bol susam serpelim.

200 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst konumda nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Ve sıcak olarak çay eşliğinde servise sunalım AFİYETLE...
SEVGİLERİMLE..






Merhabalar..
Sıcak yaz günlerin de bir salata  sebzeli herhangi bir pilav varsa bir de zeytinyağlı yemek en güzel en nefis menü seçeneği bence.

Bugün mutfakta menü biz de çoban salata,zeytinyağlı barbunya ve aşağıda ki enfes arpa şehriye pilavı vardı.
Ben içecek olarak şalgam suyu tercih ettim"niye tercih ettiysem"laf aramız da genelde pek sevmem.
Malzemeler:
1 Su bardağı arpa şehriye "250 gr"
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Su bardağı et suyu
3 Yemek kaşığı kurutulmuş karışık sebze
1 Kahve kaşığı tuz
Tarif:
Tereyağını pilav tenceresine alıp eritelim.
İçine arpa şehriyelerini ilave edip rengi açık kahve rengi olana değin sık sık alt üst edip karıştırarak kavuralım.

Kavrulan arpa şehriyelerin üzerine sıcak et suyunu verelim.
Karışık sebze kurularını ve tuzunu ilave edelim.
Önce bir taşım kaynatıp sonrası ateşi en kısığa getirip kısık ateşte pilav suyunu iyice çekene kadar pişirelim.

Tenceresin de 10/15 dakika demlendirelim.
Sıcak olarak yanında meyve suyu,ayran vs eşliğinde servise sunalım...AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..





Merhabalar..
Her geçen gün sevginin saygının ayaklar altına alındığı yalanların yalancıların rağbet gördüğü doğruların dışlandığı şu yalan dünyanın gidişatından memnun değilim ama yapacak bir şey de yok.

Şu seçimlerin bir an önce bitmesi ise en büyük dileğim.
Bir çarşı pazar gezme için evden çıkıyorsun o sesleri o son volüm ses yükseltmeleri sözüm ona karşı tarafın sesini bastıracaklar ama olmuyor işte olmuyor o sesler birbirine karışıp çoğalıyor olan da biz sade vatandaşlara oluyor.

Dünyayı dar etmeyin yazıktır bizlere yahu.
Ne hakkınız var kafamızı şişirmeye çarşı pazarı bize dar etmeye.!!

Güzel ülkem Türkiye'mde maalesef seçme biz vatandaşların seçilme hakkı ise parası olanların hakkı.
Kabiliyet yetenekmiş vatandaş sevgisi vs bunların hepsi laf.
Herkes pastadan pay kapma derdin de güzel ülkemi beni seni vatandaşı düşünen yok.
Seçim şikayetlerim şöyle dursun istesem de bitmez seçim gününe kadar bu zorbalıkları..!

Gelelim bugünüme sabah yataktan kalkmak istemedi hiç canım gece uykum kaçınca sanırım alamadım uykumu.
Zoraki kalktım kalkmasına ama gözüm yatak yastıkta bir iki kanapeye uzandım yok olmayacak böylesi bir tembellik çay demli bir çay az bir kahvaltı ve kendime geldim nihayet:)

Önce çamaşırlar toplandı tekrar diğer çamaşırlar makineye.

Ütü masasını açtım o an aklıma mayalı poğaça vurdu.

Ben ütüyü yaparken o  mayalanır.

Dediğim gibi nefis hafif ele yapışan bir hamur tuttum ve kapadım üstünü mayalanması için geçtim ütülerin başına ütüle ütüle bitmiyor neden bitmiyor çünkü hayatta en sevmediğim ev işi ütü.

Gerçi ben hiç bir ev işini severek isteyerek yapmıyorum.
Bir tek yemek mutfak işleri dışında diğer kalanların hepsi birer büyük angarya.

Buna karşın evin her zaman temiz düzgün toplu olmasını isterim huzurlu olmam açısından.
Ya da işleri sevmediğimden de olabilir bu huyum:)

Aşağıda ki puuf poğaçaları mutlaka yapmanızı tavsiye ederim lezzet süper ötesi güzel oluyor.
Ben yarı ölçü yaptım 9 adet çıktı yeterlidir.
Siz isterseniz kalabalıksanız iki ölçü yapmanızı tavsiye ederim.
"Çay bardağı ölçüm 125 ml"
Malzemeler:
1 Yumurta akı "sarısı üzeri için"
Yarım çay bardağı ılık su
Yarım çay bardağı ılık süt
Yarım çay bardağı sıvıyağ
Yarım paket toz maya "insant"
1,5 Tatlı kaşığı toz şeker
Yarım tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kekik
1 Yemek kaşığı yoğurt "oda ısısında"
50 Gr tereyağ veya "yumuşak margarin"
4 Veya 5 çay bardağı elenmiş un "un kontrollü azar azar ilave edilecek"

İç Malzeme:
Ezine beyaz peynir

Üzeri İçin:
Yumurta sarısı
Çörek otu veya susam
Tarif:
Hamur yoğurma kabına ılık su,ılık süt ve sıvıyağı alalım.
Üzerine toz şekeri bir çay bardağı kadar elenmiş unu ve insant mayayı ilave edip maya eriyene kadar karıştıralım.
Mayanın kabarıp köpüklenmesi için beş on dakika bekleyelim.

Ön mayası gelen harçımıza yumurta akını,tuzu,yoğurdu,tereyağını ve kalan diğer unu azar azar katıp bir yandan da elimizle yoğurmaya devam edelim.

Hamurun kıvamı çok yumuşak hafif ele yapışacak yapışmayacak kıvamda olacak.

Yoğurduğumuz poğaça hamurunun üzerini streç film ile kapatıp mutfak havlusu ile örtüp mayalanması için sıcak ortam da beklemeye alalım.

Hava bugün çok sıcak olduğu için yarım saat 45 dakika yeterli geldi beklemesi.

Hamuru alıp ufak portakal büyüklüğünde bezeler koparıp yuvarlayalım.
Yuvarladığımız bezeleri tezgah üzerinde elimizle yaydırarak açıp içine çatal ile ezdiğimiz beyaz peynirden yeterince koyup kapatalım.

Tekrardan elimizle yuvarlayıp yapıştırıp kapadığımız kısım alta gelecek şekilde yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine aralıklı olarak dizelim.

Tepsi mayası için tekrardan üzerini örtüp 20 dakika daha bekletelim.
Süre sonunda üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpelim.
200 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar yaklaşık 35/40 dakika pişirelim.

Sonrası çay eşliğinde sıcak olarak servise sunalım.AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..













Merhabalar..

Bayramınız Kutlu Olsun Sevgili Arkadaşlarım.

Bu bayram benim bayramım arifeden gelen canımın içi Elet'im ile bayramın ilk günü çocukluğumun bayramlık elbisesi güzelliğinde geçti ömrü canı varolsun bir tanemin.

Öğleden sonra tavuklu fette yaptım beraber afiyet ile yedik.
Ve tarif aşağıda.
Malzemeler:
300 Gr nohut
3 Adet "arap ekmeği"lavaş
Fındık yağı
2 Yemek kaşığı tereyağ
Yarım kg tavuk but "ızgaralık derisiz kemiksiz"
300 Gr süzme yoğurt
4/5 Yemek kaşığı tahin
Yarım limonun suyu
4 Diş sarımsak
2 Çay kaşığı kimyon
2 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Tatlı kaşığı kırmızı toz biber
1 Kahve kaşığı tuz
Tarif:
Nohutları geceden soğuk su ile ıslatalım.
Ertesi günü suyunu süzüp üzerini geçecek miktarda su koyup iyice yumuşayana kadar haşlayalım.
Haşladığımız nohutu suyu ile beraber kenara alıp sıcak tutalım.

Arap ekmeklerini üçgen olacak şekilde orta büyüklükte kesip derin tencereye aldığımız kızgın fındık yağında devamlı alt üst ederek hafif renk değiştirene kadar kızartalım süzerek kenara alalım.

Diğer yanda tereyağını eritip içine kuş başından az küçük doğradığımız tavuk etlerini ilave edip kısık ateşte kavuralım.
İçine 1 çay kaşığı kimyon ve tuz katıp harmanlayarak kenara alalım.

Derin bir kaseye süzme yoğurdu,kalan diğer 1 çay kaşığı kimyonu,rendelediğimiz sarımsakları,tahini ve limon suyunu ilave edip çırpıcı ile tahinli sos incelene kadar çırpalım.
İçine bir yandan da kenara ayırdığımız nohut suyunu azar azar ilave edelim.
Tahinli yoğurtlu sosumuz istediğimiz incelikte kıvama gelince kenara alalım.

Servis tabağının altına kızarttığımız arap ekmeklerini bolca yayarak koyalım.
Üzerine bolca ılık nohutları sererek yayalım.
Kavurduğumuz kuşbaşı tavuk etlerini de nohutların üzerine ilave edelim.

Hepsinin üzerine çırpıp hazırladığımız tahinli yoğurtlu sosumuzu bolca döküp her tarafına yaydıralım.
Bir ufak sos tenceresinde fındık yağında kızdırdığımız toz kırmızı biberli yağımızı yoğurtlu sosun üzerine döküp hemen servis yapalım.AFİYETLE..
Suriye mutfağına ait bu nefis lezzetli fette salatasını her zaman yiyeceğimiz zaman hazırlayıp servis edelim.
Önceden yapıp bekletirsek lavaşlar da yumuşama oluyor.SEVGİLERİMLE..








Merhabalar..
Bir kaç gündür mutfakta duran meyveler bana ben meyvelere bakıp bakışıp duruyorduk.
Her zaman diyorum ve bu huyumu da pek sevmiyorum pazara gittiğim de sebzeleri meyveleri görünce kendimi kaybedip bir sürü alıyorum.
Ve sonra onları bozmadan ziyan etmeden değerlendirmek için çaba gösteriyorum.
Tıpkı şu an dolapta duran meyveler de olduğu gibi.
Önce hepsini birden kokteyl şeklinde komposto yapmak geçti aklımdan.
Anında vazgeçtim bu düşünceden zira önümüz ramazan ayı komposto içilmez kalır bu defa yine ziyanlık olacağından marmelat yapmaya karar verdim.


Ben de olan meyveler aşağıda malzeme listesinde yazdıklarımdı.

Sizler ev de hangi meyveler varsa toplamından yapabilirsiniz.

Geceden meyveleri rondodan geçirip toz şekerine yatırıp gece boyunca beklettim.
Ertesi sabah marmelatımı ocakta pişmeye bıraktım.
Malzemeler:
Karışık meyve "1 kg ev de olanlar"

2 Adet elma
8/10 Adet kayısı
1 Adet deveci armut
1 Adet portakal
3 Adet muz
1 Kg toz şeker
1 Kahve kaşığı tereyağ
Yarım limon suyu
Tarif:
Meyveleri yıkayıp kabuklarını soyup çekirdek yataklarını temizleyelim.
Bir kaç parçaya kesip püre kıvamına gelene kadar rondodan geçirelim.

Üzerine toz şekeri döküp geceden bu işlemi yaparsak sabaha kadar bekletelim.
Yok gündüz yaparsanız en az bir kaç saat toz şekerle beraber bekletin.

Tencereyi ocağa alıp reçel köpüklenmeye başladığında içine tereyağını ilave ederek "tereyağ köpüklenmeyi önlüyor"orta ısılı ateşte kaynayana kadar pişirmeye başlayalım.

Ateşi orta kısığa getirelim ve pişirmeye devam edelim.
Arada kıvamını kontrol etmek için buz dolabında soğuttuğumuz çay tabağına biraz alıp buzdolabına koyup iyice soğumasını bekleyelim.
Miktar çay kaşığı dolusu olduğu için hemen soğuyup belli ediyor kıvamını.

Döktüğümüz reçel tabakta akmadan donup kalıyorsa kıvamı tamamdır.
İçine taze sıktığımız limon suyunu ilave edip bir iki dakika daha kaynatıp ocağın altını kapatalım."limon suyu reçel ve marmelatların kristalleşip şekerlenmesini önlüyor"

Reçel ve marmelatları ya çok soğuk veya sıcak olarak kuru temiz cam kavanozlara alıp gerektiği zaman ikindi ve sabah kahvaltılarında tüketelim.AFİYETLE..
Çok Misafirli İftar Sofralarımız Olması Dileği İle Hayırlı Ramazanlar Temenni Edip Hepinize Sevgilerimi Yolluyorum...








Merhabalar..
Ne zamandır hep aklımda olup yapmak istediğim şirin kurabiye bunlar.

Ahh o minicik minicik şirin hallerini yuvarlayıp yapmak var ya inanın o kısmı bana hiç şirin gelmiyordu ve hep erteliyordum yapmayı.

Taa ki geçenler de minik kavrulmuş susamlı kurabiyeleri yapana dek.
Baktım hiç öyle içim sıkılmadı hatta öyle çok kolay geldi ki minicik minicik yuvarlayıp tepsiye dizmek.
Ondan cesaret alıp geçtim bu nefis kıyır çörekotlu kurabiyeleri yapmak için unların başına.

Bir sıkıntı mutlaka o üstlerine yumurta sarısı sürerken çok sıkılıp bunalacağım buna adım gibi eminim.
Bana göre değil bu tür sabır işleri:)
Malzemeleri:
150 Gr yumuşak margarin veya tereyağ
1 Küçük su bardağı fındık yağ veya sıvı yağ
2 Çorba kaşığı sirke
2 Çorba kaşığı toz şeker 
1 Tatlı kaşığı tuz
2 Tatlı kaşığı mahlep
1 Kahve kaşığı toz kırmızı biber
Yarım ufak çay bardağı çörekotu
1 Yumurta "akı içine sarısı üzerine"
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "hamurun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında"
Tarifi:
Karıştırma kabına yumuşak margarini,fındık yağını,sirke,toz şeker,tuz mahlep,toz kırmızı biber,yumurta akını alıp elimizle karıştıralım.

Kontrollü olarak ununu ve kabartma tozunu eleyerek koyalım bir yandan yoğuralım.
Çörek otunu ilave edelim,hepsini özleşip karışana kadar yoğuralım.
Hamurun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında olacak.

Kurabiye hamurunun üzerini örtüp yarım saat dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan kabuklu fındık büyüklüğün de parçalar kopartıp avuç içimiz de yuvarlayıp tepsiye dizelim.
Üzerlerine bir tatlı kaşığı sıvı yağ ile açtığımız yumurta sarısını sürelim.

180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız fırında alt üst konumunda üzerleri kızarıncaya kadar pişirelim.
Tepsisinde soğutup servis tabağına alıp sevdiklerimize çay eşliğinde ikram edelim.
Bu kurabiyelerin internet ortamında ismi "Bit Kurabiye" bit ne demek yahu bana o kadar itici geliyor ki bu saçma isim.

Ondan dolayı ben adını değiştirip kendileri gibi şirin "Mini Mini Birler Çalışkan İkiler" ismini verdim.

Adına itirazı olan varsa ya şimdi konuşup yazsın ya da sonsuza kadar susup kabul etsin koyduğum ismi:)

"Mini Mini Birler Çalışkan İkiler"Burada mini birler nefis şirin kurabiyeler oluyor,çalışkan ikiler de ben oluyorum:)
SEVGİLERİMLE..



O GELSİN ÜSTÜMÜ ÖRTSÜN..

Eski bir magirus bulsam girip içine ağlarım.
Ne yana dönsem karanlık.
Bu ne biçim cumartesi.!
İçimde bir gölge
Bilmiyorum neyin lekesi.
Soğuk
Ve yorgunum
Gitmeliyim.
Ama yorgunum
Susmalıyım artık
Ki dinleyen de kalmadı.!
Çok yorgunum.
Boş bir vagon bulsam girip içine ağlarım.
Tersiz ve telaşlıyım.
Yolun sonuna doğru
Kopup dört yana dağılan
Tesbih parçaları gibiyim.
Ama işte
Umut bu
Bitsin deyince
Bitmiyor.
Ömür gibi.!
Bitsin demek 
Günah gibi.!
Kırık bir sandal bulsam girip içine ağlarım.
Bütün unutulmuşluklarımı
Tek bir gecede unutup
Kabul eder mi beni
Tahta.?
Su
Ve karanlık
Uygunsuzum
Ve uykusuz.
Kesilsin artık sesim.
O gelsin
Üstümü örtsün..!
Ali LİDAR..





















Merhabalar.
Geçenler de Üsküdar'a gittik arkadaşımla ve gittiğim de ilk uğradığımız yer her zaman balık pazarı oluyor.
Sonrası da Üsküdar'ın altı üstüne getiriliyor tarafımızdan.

Bu sefer fazla mı gezdik ki sanmıyorum neden bilmem dönüşte hasta oldum.
Anide ben de bir kulak uğultusu çınlaması konuştuğumda kendi sesim kendi kulağımda eko yaparak yankılanıyor delirecek gibi oluyor insan.
Cafeye vardım direk oradan hastaneye gidelim dedim gittik nöbetçi kulak burun doktoru yoktu.
Civarda diğer özel hastaneleri de araştırdık nöbetçi kulak burun doktoru hiç birinde yoktu.
Pratisyen doktor muayene etti ve büyük ihtimal yorgunluktan deyip eve gidip yatıp dinlenmemi tavsiye etti.
Bana göre bir ihtimal kulaklıkla çok yüksek sesle müzik dinliyorum ve bunu her zaman yapıyorum acaba kulağıma zarar mı verdim de böyle oldu diye düşünceler de geçti aklımdan.

Ertesi günü çağırdı doktor kapsamlı muayene için ama sabah uyandığımda hiç bir şeyim yoktu geçmiş gitmiş bitmişti o beni çıldırtmaya ramak kalan uğultular.
O yüzden daha da gitmedim doktora zaten oldum olası hiç sevmem doktordu hastaneydi ve dolayısı ile de çok ihmal ederim sağlığımı:)
Şayet tekrar ederse uğultu o zaman mutlaka giderim doktora.

O gün balık pazarından aldığım iskorpitleri bugün çorbasını yapmak üzere geçtim mutfağa.

Allah'tan ayıklama işini balıkçı yapmıştı kafasını,kuyruğunu üzerinde bırakmasını çorba yapacağımı belirtince usulüne uygun temizleyip hazırladılar.
Çünkü iskorpit balığını ayıklamak zordur tecrübe ister dikenleri vardır zehirlidir değdiği yeri yakar acıtır vs.
Malzemeler:
1 Kg iskorpit balığı
1 Adet orta boy havuç
1 Adet küçük patates
 2 Adet orta boy kuru soğan
2 Sap taze soğan
1 Ufak yeşil biber
1 Ufak kırmızı kapya biber
Çeyrek demet maydanoz
Çeyrek demet dereotu
5-6 Adet defne yaprağı
1 Tatlı kaşığı tane karabiber
1 Kahve kaşığı tane kişniş
1 Tatlı kaşığı tuz
3 Yemek kaşığı tereyağ

Terbiyesi İçin Malzemeler:

1 Adet yumurta sarısı
2 Yemek kaşığı un
1 Adet limonun suyu
&
Tarif:
Balıkçıya çorba yapacağımızı belirterek iskorpit balıklarının kafaları ve kuyrukları bütün olarak  kalacak şekilde temizlemelerini rica edelim.

Temizlenen balıkları bol su ile yıkayıp derin tencereye alalım.
Üzerine iri iri doğradığımız sebzeleri ve sapları ile beraber maydanozları ve dereotlarını ilave edelim.

Tane karabiberleri ve kişniş tohumlarını tuzunu katalım.
Defne yapraklarını da ilave edelim.
Üzerlerini dört beş parmak geçecek seviyeye kadar soğuk su ilave edelim.

Orta ateşte bir iki taşım kaynadıktan sonra kısık ateşte balıkların gözleri beyazlaşana kadar pişirmeye devam edelim.
Üzerinde oluşan kefleri bir kaşık yardımı ile alıp atalım.

Pişen balıkların altını kapatıp delikli kepçe ile içinden balıkları alıp ılıyınca etlerini kılçıklarından çok dikkatli ayıklayıp en son aşama da çorbaya katmak üzere bekletelim.

Balık suyunu bir başka tencereye ince süzgeç yardımı ile süzelim.
İri halde olan patates ve havuçları da tencereye alalım hepsini birden blenderlayalım.

Bir başka tencerede tereyağını eritelim içine unu ilave edip kokusu çıkana kadar kavuralım.
Üzerine süzdüğümüz balık suyunu ilave edip ateşin altını açalım.

Diğer tarafta derin bir kase içinde bir adet yumurta sarısı ile bir adet taze sıktığımız limon suyunu çırpıçı ile iyice çırpalım.
Çorbanın suyundan azar azar ilave ederek sosumuzun çorba sıcaklığına gelmesini temin edelim.
Ve usul usul bir yandan karıştırarak çorbamıza ilave edelim.

Bir iki karıştırıp içine ayıkladığımız balık etlerinin tamamını katalım
.
Beş on dakika daha beraber kaynattıktan sonra sıcak olarak bol limon suyu maydanoz karabiber veya sirke sarımsaklı sos eşliğinde servise sunalım.AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..