Vişnap

Merhabalar..
Dün canım çorba istedi,uzun zamandır yaz geldi gidiyor hiç çorba yapmadığımdan özlemişim.

Yaz sıcakların da tercihim her zaman sebzeler,salatalar,mezeler,zeytinyağlılar olunca haliyle yaz sezonu sonuna doğru çorbalar özleniyor.
Hatta soğuklar biraz başlasın özlediğim bakliyatlara da artık bir merhaba diyeyim istiyorum.

Ekseri difrizde et suyum oluyor boş zamanımda hazırlayıp atıyorum difrize,lazım olduğunda büyük kolaylık.
Malzemeler:
1 Ufak su bardağı kırık pirinç
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Ufak kuru soğan
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Ufak domates
Et suyu
2 Yemek kaşığı karışık sebze kurusu "arifoğlu"
Tuz
Tarif:
Tereyağı ve fındık yağını tencereye alıp eritelim.
İçine ince yemeklik doğradığımız kuru soğanları atıp karamelize olana kadar soteleyelim.Kırmızı pul biberi ve tuzu ilave edelim.Domatesi rendeleyip ilave edelim karışıma.
Domates yumuşayıp pişince et suyunu ilave edelim.Et suyu kaynamaya başlayınca yıkayıp süzdüğümüz kırık pirinçleri ve kurutulmuş sebze karışımını ilave edelim.

Pirinçler yumuşayıp uzayana kadar tencerenin kapağını yarı aralık bırakarak orta ısılı ateşte pişirelim.İstersek kruton eşliğinde sıcak olarak servise sunalım..
Çorbalarda tercihim her zaman kırık pirinçten yana.Şayet o an kırık pirinç yoksa pilavlık baldo pirinci yıkarken avuç içimle ovalayarak yıkayıp hafif kırılmasını sağlarım. Zira kırık pirinç çorbalara daha güzel yoğun bir kıvam veriyor.

Bir de unutmadan "arifoğlunun kurutulmuş sebze kurusunu her nerede görürseniz mutlaka almanızı çok çok tavsiye ederim.Yok böyle bir lezzet her nerede lazım olursa sebze kurusu hemen alın kavanozdan kullanın pişirdiğim yemeklere kattığı lezzet mükemmel.
Malum İstanbul'un nemli havasından dolayı buralarda asla sebze meyve kurutma olayımız olmuyor.
SEVGİLERİMLE..







Merhabalar..
Balıkçı tezgahlarında balıkları gördükçe hep alıp pişirmek pişirip yemek geliyor içimden.

Akşama ne yapsak dediklerin de balık desem dur daha şimdiden bıktıracaksın bizleri,az bir ara ver demelere başlarlar yakında bu benim düşüncem:)

Bu defa ateşte pişirmeden direk taze sıkılmış limon suyunda pişirdim.

Neden limon suyunda balığı pişirmek istedim çünkü marine edeceksek hangi balık olursa olsun illa çok taze taptaze olması şart.!

Benim sardalyalarım da çok çok tazeydiler ve ben bu fırsatı kaçırmak istemedim.

O an gördüm ya taptaze ve oldukça iri sardalyaları hemen dayanamayıp 1 kg aldım geldim cafeye.
Yok içimden bir ses git 1 kg daha al böylesi taze balığı zor bulursun vs vs aklımdan bir sürü düşünceler geçerken çocuğu yolladım koş git al 1 kg daha dememle aldı geldi.

Oldu mu ev de 2 kg balık olsun vallahi balığın çoğu hiç olur mu çeşit çeşit pişirilir yenir.

Hatta sardalyaların mevsimi geçmeden bir iki kilo daha alıp kapanışı öyle yapayım istiyorum.
Malzemeler:
500 Gr sardalya
2 veya 3 Adet limon suyu
İki üç diş sarımsak
Taze çekim karabiber
Sızma zeytinyağ
Tuz
İsteğe göre yeşillik "dereotu,maydanoz,taze veya kırmızı soğan"
Tarif:
Sardalyaların kafalarını kuyruklarını kesip atalım.Bol su ile hırpalamadan pullarını da iyice temizleyerek bir kaç su yıkayalım.Süzgece alıp süzülmelerini temin edelim.

Bu aşama da orta kılçıklarını ve sırtta ki çıkıntılı kılçığı da temizleyelim.Son bir kere daha sudan geçirip iyice süzdürüp hafif tuzlayalım.

Kapaklı dikdörtgen borcama taze sıktığımız limon suyunu dökelim.Balıkları açarak gerekirse iki balığı derileri dışa gelecek şekilde yapıştırarak limon suyuna yatıralım.
Eğer üzerlerine limon suyu yeterli gelmezse ilave edelim.Limon suyu balıkların üzerini tamamen kapatacak.

Borcamın kapağını kapatıp buz dolabına kaldırarak limonun asidesi ile balıklar renk değiştirip beyaz olana kadar limon suyu içinde pişmesini bekleyelim.

Bu süre 2/ 3 saat sonra tamam olsa da ben 24 saat bekletip sonra hazırlayıp servise sunuyorum bu biraz benim huysuzluğum diyelim:)

Hiç aklınız da endişe olmasın nasıl ki tuzda pişiyorsa balık limonun asidesi ile de çok güzel pişiyor hiç bir yeri çiğ kalmıyor.
Üstelik bu yöntem ile gayet hafif gayet lezzetli oluyor.İster meze olarak ister ara soğuk olarak olmadı salatalarınıza ilave ederek tüketebilirsiniz.

Balık sevenlere bol balıklı günler sevmeyenlere de lütfen balığı sevmelerini ve tüketmelerini diliyor sevgilerimi yolluyorum..







Merhabalar..
Bugünün menüsü balık.!
Biraz çizgi dışına çıkıp klasik balık pişirme yerine balık sote yapmak istedim.Yaptım da ve sonuç harika oldu..
Suyunu tereyağını hafif fazla tuttum ki ekmek banmak işte benim yemeklerin en sevdiğim hafif sulu hali..

Küçük balıklarla da gayet güzel olacağını düşünüyorum.
Sote olarak değil ama "hamsi" ile daha değişik tarifler yaptım ve arşivdeler umarım en yakın zamanda yayınlarım onları da.
Ahhh bir de sardalyalar var ki yemesi lezzeti ömre bedel.Onlar da çok yakında bloğumda tarifleri ile yerlerini alacaklar.
Malzemeler:
1 Adet palamut balığı
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Adet orta boy kuru soğan
2 Sap taze soğan
2/3 Adet yeşil sivri biber
1 Adet kırmızı kapya biber
1 Adet ufak domates
1 Adet ufak havuç
1 Avuç haşlanmış bezelye
1 Çay kaşığı kepse
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
 1 Çay kaşığı karabiber
1 Kahve kaşığı tuz
Bir iki dal taze biberiye
Tarif:
Palamut balığının kafasını kuyruğunu kesip atalım.Kalan kısmını fileto olarak keselim kılçıklarını temizleyelim ve kuş başı olarak doğrayalım.

Veya balıkçıdan alırken rica edelim onlar bizim yerimize yaparlar,çünkü onların bıçakları çok çok keskin olunca hiç bir zorluk olmuyor balığı fileto haline getirmeleri.

Eğer bu kısmı zor gelirse kalınca dilimleyelim palamut balığımızı.Ben dilimleyerek yaptım.Bol suyla yıkayıp bir süre suda bekletelim ki kanı aksın gitsin.Süzelim ve hafif tuzlayalım.

Teflon tavaya tereyağın bir kısmını ve fındık yağını alıp kızdıralım.İçine balık dilimlerini alıp yüksek ateşte alt üst ederek mühürleyelim.Ve yarı diri kıvamda iken tavadan alalım.Hafif soğuyunca derilerini kılçıklarını çıkartıp iri kuşbaşı halinde etlerini ayıklayalım.

Diğer yanda kuşaneye tereyağının kalan kısmını ve kalan 1 yemek kaşığı fındık yağını alalım.İnce küpler halinde doğradığımız sebzeleri biber domates,havuç,taze soğan,haşlanmış bezelye ve piyazlık doğradığımız kuru soğanı 1 diş sarımsağı" ikiye bölüp soteleyelim.

Yaklaşık bir çay bardağı kadar sıcak su ilave edip bir iki taşım kaynatalım.Yarı diri kıvamda ki kuş başı palamut balıklarını da katalım sotelediğimiz harca. Baharatlarını,taze biberiyeleri ve tuzunu ilave edelim.Bir iki taşım kaynatıp toprak güveç kabına alalım yemeğimizi.

Üzerine rendelenmiş kaşar peynirini ilave edip isteğe göre bir iki çay kaşığı daha tereyağ ilavesi yapalım.

200 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp balıklar tam olarak yumuşayıp pişene ve üzerinde ki kaşar peynirler eriyene kadar fırınlayalım.

Sıcak olarak servise sunalım.Yerken kilo olayını unutup suyuna yağına bol bol ekmek banmayı unutmayalım.

İstersek balıkları mühürlemeden çiğden de ilave edebiliriz ama dağılma riski olmaması adına hafif mühürlemeyi tercih edelim derim ben kendi adıma,yine de karar sizlerin.
SEVGİLERİMLE..









Merhabalar..
Bir kurban bayramını daha geride bıraktık çok şükür.Rabb'im tekrarlarını görmeyi nasip etsin inşaAllah.

Her zaman ki gibi yoğun ve yorgun olarak geçti bayram gelişler gidişler ziyaretler arasında bu bayram annem ve babamı ziyarete kabristana dahi bayramın 3.ncü günü zaman bulup gidebildim.

Her kurban bayramında sakatatlar her zaman öncelik kazanır ve ilk onlar pişirilip yenilir.
Biz de böyle oluyor genellikle.
Ciğer ile arnavut ciğeri yapmak istedim genel istek yahnisi üzerine olunca ciğerini yüreğini ve de az böbreği vardı kattım hepsini çok güzel bir yahni yaptım genelde pek sevmesem de bu tür yahniyi yine de bir iki çatal alır yerim.
Suyuna ekmek banmasına ise asla lafım yok bayılırım ondan biraz sulu yaptım.
Yiyenler ikinciye uzattılar tabaklarını bu da demek oluyor ki çok güzel oldu tabii sevenleri için.
Malzemeler:
1 Yemek kaşığı fındık yağ
2 Adet büyük kuru soğan
2 Adet yeşil biber
1 Adet kırmızı kapya biber
2 Adet yeşil köy biberi
 1/2 Yarım dana yüreği
1/2 Yarım dana böbreği
300 Gr dana ciğer
1 Adet orta boy domates
2 Yemek kaşığı kuyruk yağı "veya tereyağ"
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı kekik
1 Tatlı kaşığı tuz
Tarif:
Ciğerin zarını temizleyip ufak kuşbaşı olarak doğrayalım.Yüreğin sinir kalın yağ ve kas kısımlarını temizleyip ufak kuş başı doğrayalım.Böbreğin orta kısmını kesip atalım kalan kısmı ufak kuşbaşı doğrayalım.

Kuşaneye fındık yağını alalım kalın piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve saplarını, tohumlarını ayıklayıp irice doğradığımız biberleri orta ateşte arada karıştırarak soğanlar karamelize olana kadar soteleyelim.

Kırmızı pul biberini ilave edelim.Sakatatları "ciğer,yürek,böbrek" ilave edip orta ateşte arada karıştırarak sotelemeye devam edelim.Üzerlerine 2 yemek kaşığı kuyruk yağı veya tereyağ ilave edelim.

"Ben daha öncesi yağları eritip süzerek dondurdum ve bazı yemeklere ilave ediyorum"

Sakatatlar saldığı suyu hafif çekip yumuşayana kadar kısık ateşte pişirmeye devam edelim.Şayet yahninin biraz sulu olmasını tercih edersek bu aşamada duruma göre bir iki çay bardağı kadar sıcak su ilave edelim.

Mini kuş başı yemeklik doğradığımız domatesleri de ilave edip beraber pişmesini temin edelim.

"Son aşamada domatesini koymak lezzet açısından yemekler daha güzel olduğundan her zaman bu yöntem tercih edilmeli."

İnmesine yakın karabiberini tuzunu ve kekiğini ilave edip yanında ister patates kızartması veya herhangi bir pilav "pirinç,bulgur" ile sıcak olarak servise sunalım.
Yapacak olanlara afiyetler olsun şimdiden.
Sevgilerimle...








Merhabalar..
Çok şükürler olsun güzel bir Görele tatili geçirdim oysa hiç gitme durumlarım yoktu.
Nasip olunca oluyor.!

Tek aksi giden güneş ışınlarına olan alerji durumlarım canımı çok sıktı.Öyle böyle değil balkonda otururken ne ara yaktı kollarımı bacaklarımı sırtımı ve de bağrımı o hain güneş ışınları anlamadım hiç:)
Akşam üzeri kabarıp kızardım bir güzel acaba kaçıncı derece yanmıştım:)
Durum vahim acı vermeye başlayınca eczaneye gidip ilaç alayım dedim günlerden cumartesi ve bütün eczaneler kapalı tek nöbetçi eczane merkez dışında hastane yanındaydı vallahi üşendim gitmedim.

Gece olunca bu sefer kendime kızdım neden sağlığımı bu derece ihmal etmiştim ki.!

Pazar günü doğru çarşı içinde ki nöbetçi eczaneye verdiği ilaç o an iyi gibi gelse de yok hiç bir faydası olmadı.
Pazartesi bu sefer doğru sağlık ocağına sağolsun çok iyi bir doktora denk geldim hem içten hem dıştan alerji durumlarını tedavi etmek için ilaçlar jeller verdi ve ben nihayet rahatladım.

Daha önce de diğer doktorlar söylemişti güneşe dışarı çıkarken mutlaka yüksek faktörlü güneşten koruyucu krem kullanmam gerektiğini.Ben de hiç sevmiyorum aşırı terletiyor o tür kremler.
Bundan böyle mecbur süreceğim terlersem de terleyim napimm.Yok yapacak bir durum.
Beyaz tenli olmak ki o kadar da beyaz sayılmam ama nazeninlik var demek:)

Tatil dönüşü bugün nihayet kek yaptım.Kaç gün geçti aradan geldim geleli ha bugün haa yarın haa şu işleri de bitireyim kalmasın hiç bir iş diye diye baktım işlerin biteceği yok ve alel acele bir kek çırptım.

Bir yandan da aklımda Nil Karaibrahimgil'in kek çırptım şarkısı.!
Malzemeler:
3 Adet orta boy yumurta
1 Su bardağı toz şeker
1 Su bardağı süt
Yarım çay bardağı fındık yağ
100 Gr yumuşak tereyağ
1 Yemek kaşığı kakao
1 Paket bitter çikolata "80 gr"
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "2 su bardağı civarı"
4/5 Yemek kaşığı kuru meyve kuru yemiş çikolata kırığı "opsiyonel"
Tarif:
Baton kek kalıbına yağlı kağıt serip hazır edelim.Çikolatayı benmari usulü eritelim.

Karıştırma kabına yumurtaları kırıp üzerine toz şekeri ilave edip şeker eriyene kadar çırpalım.Karışıma fındık yağı,süt ve tereyağını ilave edip çırpmaya devam edelim.

Kakaoyu,kabartma tozunu ve unu eleyerek kontrollü olarak karışıma katıp homojen olana kadar çırpalım.Erittiğimiz çikolatayı da katıp karıştırıp çırpalım kek karışımını.
Kek harcının kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak.

Bu aşamada ben daha önceden hazırlayıp buz dolabında muhafaza ettiğim kuru meyveler incir,hurma vs ve fındık fıstık badem ceviz kırıkları ve çikolata kırıklarından oluşan nefis karışımdan 4/5 yemek kaşığı ilave edip kaşıkla yedirdim harca.Ve bir miktarda üstüne boydan boya serptim.
"Şart değil şayet varsa elinizde böyle bir karışım inanılmaz lezzet katıyor"

Fırını 170/175 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atalım keki ve ilk yarım saat kesinlikle fırın kapağını açmadan pişmeye bırakalım.
Kürdan kontrolünden sonra dışarı alıp nihale üzerinde ilk sıcağının çıkmasını bekleyip servise sunalım.
Hayırlı bir bayram geçirmemiz dileği ile "KURBAN BAYRAMIMIZ" kutlu olsun.
Hepimiz için ülkemiz adına hayırlı uğurlu bol paylaşımlı geçsin.
SEVGİLERİMLE..


visnap.blogspot.com.tr






Merhabalar..
Giresun Görele'den sevgiler selamlar.
Buralara hiç gelme durumlarım yokken ani gelişen olayların akışı ile çok özlediğim Görele'ye çok şükür geldim.
Seviyorum buraları köylerini doğasını suyunu her bir güzelliğini.

Geçen gün Zıva Vadisine çıktık çıkarken de yolumuz üzerinde ki köylere uğradık misafir olduk akrabalara,eş dosta.

Kırıklı köyünde bize yöresel lezzetler ve taflan reçeli ikram ettiler.Hepsi çok güzeldi daha öncesi yediğim bildiğim ve de kendimin de yaptığı lezzetler.
Ama taflan reçelini ilk duydum gördüm ve tattım.
Lezzeti ahh olamaz böyle bir güzellik ki ben vişne reçelini çok çok severim onu dahi sollar geçer tat olarak.

Aşağı inip salı günü köylerden gelen taze organik ürünler ile kurulan meşhur salı pazarı gününü sabırsızca bekledim.
Taflan da onlardan biri.
Yok yoksa marketlerde manavlarda her zaman var taflan mevsimi süresince.
Lezzetli olması için yaptığımız işin hakkını verip ilk olarak malzeme seçimi ile işe başlamak şart.

Ve alıp taflanları eve geldim hemen çekirdekleri sapları ayıklayıp yıkayıp süzdürüp toz şekerine yatırdım bir kaç saat öncesinden.

Süre sonunda ateşin altını yakıp taflan reçelimi pişirdim tadına baktıktan sonra ilk sözüm keşke daha fazla yapsaydım..
Sağlık olsun seneye nasibimiz de varsa yine yeniden yaparız bu nefis güzelliği.


Taflanın faydaları:
Sinirleri yatıştırır.
Bronşitte şikayetleri giderir.
Öksürüğü keser.
Spazm giderir.
Regl gecikmesinde faydalıdır.
Prostat problemlerini önler.
Antioksidan içerdiği ve kanser tedavisinde etkili olduğu belirlenmiştir.
Demir eksikliğini giderir.
Zengin antioksidan bileşenleri sayesinde bir çok hastalığın oluşumu ve gelişmesini önlemede faydalıdır.
Şeker hastalığı için faydalıdır..


Malzemeler:
Net 1 kg taflan
1 Kg toz şeker
1 Ufak su bardağı su
Yarım adet limon suyu
Tarif:
Taflanın çekirdeklerini saplarını ayıklayıp kalan aşağı yukarı net bir kg civarında ki taflanı bol su ile yıkayıp süzelim.

Derin tencereye alıp üzerine bir kg toz şekeri ve bir ufak su bardağı su ilave edelim.Kapağını kapatıp bir kaç saat bekletelim.

Süre sonunda ateşin altını yakıp orta ısılı ateşte kaynatalım.Kıvamı hafif koyulaşmaya başlayınca yarım limon suyunu ilave edip beş on dakika daha kaynatıp ufak bir tabağa az miktar koyup dondurucuda soğutup kıvamını kontrol edelim.

Akışkanlığı hafif koyu ise reçelin ateşini kapatalım.Ya hemen o an çok sıcak iken veya iyice soğuduktan sonra ertesi günü temiz ve kuru kavanozlara boşaltıp ağızlarını sıkıca kapatalım.

İster hemen yiyelim istersek bir miktar da kış mevsimi için saklayalım.
AFİYETLE..
Unutmadan tereyağın yanı sıra beyaz peynirle de yemesi çok güzel uyumlu oluyor taflan reçelinin tıpkı vişne reçeli gibi.
Çok faydalı bir meyve olan taflanın sanırım mevsimi geçti geçmek üzere nerede görürseniz ister ağaçta ister pazar da manavda ilk rast geldiğiniz yerde alıp reçelini marmelatını mutlaka pişirin diye ısrarla tavsiye ederim.
Hem sağlığımıza olan sayısız faydaları ve üstüne üstlük muazzam harika güzel lezzeti için.
Sağlıkla güzellikler ve de mutluluklar ile geçsin günleriniz.
SEVGİLERİMLE..




Merhabalar..
Bugün bütün günüm full iş güçle geçti,bir an dahi boş vaktim olmadan hiç mola vermeden çay dahi içmeden geçti gün,yorgunluk ise diz boyu.
Bu tatlı telaşlarım yolculuk öncesinin güzel koşturmaları.Yarın artık yolda giderken dinlenirim:)

Birazdan çay demleyip akşam yemeği yerine kahvaltı yapmayı düşünüyorum.Önce bugün yaptığım nefis et sote tarifini yazayım bu esnada çay da demini alır.
Malzemeler:
600 Gr dana kuş başı et
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağ
1 Adet orta boy kuru soğan
3/4 Adet yeşil biber
1 Adet orta boy domates
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Su bardağı sıcak su
İsteğe göre kekik,karabiber
Tarif:
Tencereye tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.Yağlar kızınca dana etlerini atalım ve yüksek ateşte arada karıştırarak mühürleyelim.Bir kaç dakika yüksek ateşte kavuralım.

Daha sonra ateşin altını kısıp tencerenin kapağını kapatalım.Etler saldığı suyu çekip hafif yumuşayana kadar ateşte tutalım.

Yemeklik doğradığımız kuru soğanları ve ince doğradığımız biberleri ilave edip soğanlar pembeleşene kadar pişmeye bırakalım.Kırmızı pul biberini ilave edip karıştıralım.

Bir su bardağı sıcak suyunu verelim kısık ateşte etler yumuşayana kadar pişirmeye devam edelim.
Eğer et sotenin biraz daha sulu olmasını tercih edersek az biraz daha sıcak su ilave edelim.Ekmek banması gerçekten çok güzel oluyor bu tür yemeklerde ve ben de hafif sulu tercih ediyorum.

Ateşin altını kapatmaya yakın yemeklik doğradığımız domatesi ve tuzunu ilave edelim.Domatesler yumuşadığında ve etler de iyice yumuşayıp piştiğinde ateşin altını kapatalım.

Sıcak olarak yanında pilav eşliğinde servise sunalım.Bugün pilav olarak sebzeli bulgur pilavını tercih ettim.Yapacak olanlara afiyetler olsun..
Tekrardan görüşmek üzere hoşça kalın SEVGİLERİMLE..






Merhabalar..
Neden Karadeniz poğaça mı? Bilemedim o an içimden öyle geldi öyle yazdım ismini.
İçin de hakiki fırın mısır unu var,Görele'de "imansız" dedikleri uzayan taze peynir var ve en önemlisi hakiki Görele'nin köyünde yapılmış katkısız doğal ev yapımı tereyağ var eee varsın bu poğaçaların ismi Karadeniz poğaça olsun değil mi.?

Kendimi poğaçaları yaparken bir an Görele'de olduğumu hayal ederek hissettim orada ki mutfağım da pişirmiş olaydım yaa şu poğaçaları diye iç geçirdim.

"ÖZLEDİM" öyle böyle değil özlemin tarifini anlatıp yazmaya kelimelerim yetersiz.! Sadece tek kelime ile "ÖZLEDİM":(
Vuslat ne zamana nasip kısmet diyelim.!

Bugün aşağıda ki nefis poğaçaları yaparken biraz klasik çizgiden dışarı çıkmak istedim ve çıktım da sonuç nefis oldu Karadeniz poğaçalarımın her biri.
Malzemeler:
200 Gr tereyağ
Yarım çay bardağı fındıkyağ
2 Adet yumurta "1 adet yumurtanın sarısı üzerine"
Yarım su bardağı soğuk su
1 Tatlı kaşığı tuz
 2 Yemek kaşığı "silme"sebzeli çeşni vegeta
1 Çay kaşığı toz şeker
2 Yemek kaşığı sirke
 1 Su bardağı ince kıyılmış fındık
1 Adet orta boy havuç
Yarım demet dereotu
350/400 Gr imansız peynir
2 Su bardağı fırın mısır unu
1-1,5 Su bardağı buğday unu
 1 Paket kabartma tozu
1 Çay kaşığı karbonat
Tarif:
Derin karıştırma kabına buğday ve mısır unun bir kısmını eleyerek koyalım.Üzerine tereyağ,fındık yağı,soğuk su,bir bütün yumurta ve bir yumurta akını ilave edelim.

Tuz,toz şeker,sirke,sebzeli çeşni "vegeta" kabartma tozu ve karbonatı ilave edip yoğurmaya başlayalım.
Poğaça hamurunun kıvamı ele yapışmayacak yumuşaklığa gelinceye kadar kalan diğer mısır unu ve buğday ununu kontrollü olarak ve eleyerek ilave edelim.
Poğaça hamurunun kıvamı istediğimiz yumuşaklığa geldiğinde kenara alalım.

İmansız peynirini robottan iyice kum gibi oluncaya kadar geçirelim."Bu peynirin bir kısmını poğaçaların üzerine serpmek için ayıralım."
Havucun kabuklarını soyup rendeleyelim veya rondodan geçirelim.
Dereotlarını yıkayıp süzdürüp incecik kıyalım.

Dinlenen poğaça hamuruna son olarak imansız peynirini,havucu ve dereotlarını ve ince fındık kırığını ilave edip hamurun hepsini beraber tekrar yoğuralım.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Poğaçalarımızın oldukça küçük tek lokmalık olması için hamurdan ceviz kadar parçalar alıp yuvarlayalım avuç içimizle bastırıp yayalım ikiye katlayıp D şekli almasını sağlayalım.

Fırın tepsisine alıp üzerlerine yumurta sarısı sürüp birer tutam imansız peyniri ve fındık kırığı serpelim.
Ön ısıtma yaptığımız 185/190 derece ısılı sıcak fırına atalım.Alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.Ve sonrası AFİYETLE..
Kış mevsimi geldiğinde hani kış sebzeleri çıktığında aklımda daha da başka başka Karadeniz'i anımsatacak eş değerli poğaçalar yapmak var.Bu ısırgan pırasa melolcan vs olabilir.Hatta hamsi de olur neden olmasın ki.?
SEVGİLERİMLE:)









Merhabalar..
Biraz ara verdim blog paylaşımlarıma ramazandı bayramdı tatil vs derken günler geçti gitti.Kaldığım yerden start verdim bugün.

İnanamadım döndüğüm de hangi yazı karakterini kullanıyordum unutmuşum:)
O' mu yok bu yok yok bu da değildi derken karar verdim birin de çünkü zaman kaybetmek istemiyorum şu sıralar.

Kekin hikayesine gelecek olursam;incir reçellerim geçen sezondan Görele'de yapmıştım horasan incirlerinden nasıl güzel olmuştu.Oldu madem neden tüketmediniz diyen olursa yok canım biz de öyle uzun uzun kahvaltılar pek olmuyor "benden kaynaklı kahvaltıyı sevmediğim için"
İzmir Dikili tatil sonrası eve dönüşün ikinci günü "2 gün ben de bir tembellik bir relax konumları bir türlü çıkamadım tatil modundan:)
Bana kalsa ömrümün sonuna kadar kalırım o harika modda:)

Bugün mutfağa girdim ev yemek ister 2 gündür dışarıdan hazır nereye kadar.
Yarından sonra başlayacağım uzun uzun derin evin işlerin de vereceğim kısa molalar için kek kurabiye isterim çayımın yanına.
Haticem'de yok ki yanımda bana yardım etsin,ah Rize ah.!

Mutfakta ne varsa kavanoz diplerin de az kalmış çok kalmış onları kullandım kekimi yaparken.Tahin,fıstık ezmesi,incir reçelim,bal,fındık kırıkları vs vs.

Ve sonuç harika güzel bir kek oldu güzel de kabardı ah bir de o kalıbına yapışmasaydı dört dörtlük olacaktı.Olsun biraz beklettim keki ve parçalamadan yine de bütün olarak aldım kalıptan bence keklerin bu aşaması stresli.
Malzemeleri:
2 Adet yumurta
1 Ufak çay bardağı toz şeker
1 Ufak çay bardağı bal
1 Ufak su bardağı ayran
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Ufak su bardağı taneli incir reçeli
1 Çay bardağı tahin
Yarım kavanoz fıstık ezmesi
1 Çay bardağı fındık kırığı
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "koyu boza akışkanlığı"
Tarifi:
Karıştırma kabına yumurtaları kırıp çırpalım.Toz şekeri,bal,incir reçeli suyunu,tahini ve ayranı katıp karışım eriyip bütünleşene kadar çırpalım.Fındık yağını,kırık fındıkları ve fıstık ezmesini ilave edip çırpmaya devam edelim.

Kontrollü olarak ve eleyerek unu ilave edelim bir yandan da çırpmaya devam edelim.Kek harcının kıvamı koyu boza akışkanlığında olunca un ilave etmeyi bırakalım.

İncir reçelinin incirlerini bıçakla kesip ufaltalım.Karışıma ilave edip kaşıkla alt üst ederek eşit dağılmasını temin edelim.Kabartma tozunu da ilave edip karıştırıp bütünleştirelim.

Kek kalıbını yağlayıp unlayım kek harcını içine dökelim.Tezgaha bir iki yavaşça vurup hava kabarcıklarının çıkmasını temin edelim.165 derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım.Kek kabarıp kalıbın kenarlarından ayrılana kadar fırın kapağını hiç açmadan pişirelim.Kalıbında ilk sıcağı çıktıktan sonra servis tabağına alıp servise sunalım.AFİYETLE..
Ve az sonra önce bir Beykoz'a gidip gelinecek akabin de hemen yoğun işlere başlanacak nasılsa kekte pişti mola araları için.
Kalın sevgi ile en önemlisi VEFA ile.