Vişnap

Merhabalar..
Kabak tatlısını hiç sevmem kırk yıl yemesem aklıma dahi gelmezi bırak önümde pişip hazır olan kabak tatlısından bir çatal dahi almam.
Çok ısrar karşısında çatalın ucu ile lütfen bir lokma alır bırakırım onu da yutana kadar offf işte sevmeme nedeni bu ayan beyan ortada der kendimi teselli ederim...!
Vardır böyle buna benzer sevmediğim yiyecekler...!

Ve ben sevmesem de kabak tatlısını sevenleri seviyorum onlar için de pişiriyorum.

Bugün de çok pratik bir tarif ile pişirdim,gerçi kabak tatlısının her hali pratik pişirme bakımından.
Tek farklı yanı bu tarifte şekere yatırıp bekletmiyorsun yok bekletmiyor ama su ilave ediyorum ben dersen işte bunda su ilavesi de yok.
Doğra yıka fırın poşetine koy şekerini ilave et harmanla ver fırına.
Malzemeler:
1 Kg bal kabağı "doğranıp dilimlenmiş"
250/300 Gr toz şeker
1 Adet fırın poşeti
Üzeri için isteğe bağlı fındık ceviz içi,kaymak veya tahin pekmez vs
Tarif:
Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.Dilimlenmiş kabakları yıkayıp fırın poşetine koyalım.İçine toz şekeri ilave edip hafifçe alt üst edip harmanlayalım.

Fırın poşetinin ağzını paketin içinden çıkan klipsle bağlayalım.Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine alalım.Poşetin üzerini bir kaç yerden kürdan ile delelim.

200 derece ısıya ayarladığımız fırına atıp alt üst konumda kontrollü olarak yaklaşık 1 saat pişirelim.Kabaklar yumuşadığında tepsiyi fırından alalım.

Şayet üzerinin kızarmasını istersek dışarı aldığımız tepside ki poşeti yırtıp üzerini komple açalım ve tekrardan fırına atıp kızarana kadar fırınlayalım.

Kendi tepsisinde soğutup borcama alalım.

Bu aşamada üzerine ne isterseniz "tahin,fındık fıstık,ceviz veya pekmez,kaymak"ki bence en güzel yakışan ilave edip servise sunalım.

Ben daha sonradan hazırda fındık kırığım vardı üzerine bol olarak serpip servise sundum.
Sonuç olarak tek kelime ile lezzeti tadı MUHTEŞEM"oldu.Ya o pratikliği ve şekerde bekletmeme olayı onlar da bonusu deyip hepinize SEVGİLERİMİ yolluyorum..





Merhabalar..
Bugün çok güzel nefis ağızda helva gibi dağılan coco copslu kurabiyeler yaptım.
Yetmedi bir de kuş üzümlü zencefilli kurabiye yaptım ki onun da tadı aynı nefis ötesi oldu.
Bir de oldu olacak muzlu kek yapayım diye aklımdan geçirdim ama ikilemde kaldım yapayım mı yapmayayım mı diye yapmadım.Belki yarın yaparım.

Malum havalar eni konu iyice soğumaya başladı.
Artık balkon bahçe teras keyifleri hayalllerimizin en güzel kısmına kaldırıldı bir daha ki sıcak günlere değin orada dursun hayaller..!
Umarım yaz günlerinin sıcaklığını "her ne kadar ben sıcakları sevmesem de" tekrar görüp yaşamayı yüce Rabb'im nasip eder.

Geceler uzun olunca içeride oturmalar ile vakitler geçmez oluyor ilk başlarda.
"Dün gece saat 10/ 10.30 olmuştur deyip baktım saate ne göreyim saat daha 7.30 mini bir şaşkınlık çığlığı atmamla bu vakit nasıl geçer ki diye duraksadım o an"

Tabii bu durumlara daha sonra bu uzun gecelere de intibak edip alışıyoruz.

Bir de  şu televizyonlarda ki bu kadar çok dizi furyasından alabildiğince çok çok rahatsızım.
Tv de izleyecek güzel bir kanal bulmakta zorluk çekiliyor biz dizi sevmeyenler için.
TLC ve BELGESELLER en çok izlediğim kanallar olsa da vallahi arada bir de şöyle sinir stress attıracak programlar olsa fena mı olur.!
Hep dizi hep dizi tv lerde biri bitiyor akabinde diğeri başlıyor.
Tabii dizi demek bol reklam kuşağı demek.
Dediğim gibi çok şükür hiç bir diziyi izlemiyorum dolayısı ile reklam işkencelerine de maruz kalmıyorum..

Konuyu aldım nerelere getirdim hemen toparlıyorum.
İşte bu uzun soğuk geceler de yemek sonrası biraz ilerleyen saatler de karınlar açıkır gibi olunca bir iki kurabiye atıştırmak hiç fena olmaz diye düşünüp bugün bir iki çeşit kurabiye yaptım.
Kapaklı kavanozda miss gibi ilk gün tazeliğinde muhafaza edildiğinde ister çayın kahvenin veya ılık sütün yanında atıştırmalık el altında kavanozda bulunsun istiyorum.
Mutfaklar da her zaman her daim kavanoz kavanoz kurabiyeler olsun sevdiklerimizin yüzü aydınlansın.

Ve "COCO POPSLU KURABİYE" tarifini mutlaka yapmanızı tavsiye ederim dediğim gibi ağızda dağılan nefis kıyır kıyır oluyor her bir kurabiye yedikçe yiyesi geliyor insanın.
Hele o coco cops kısmına gelirken o kısmı sona bırakasın geliyor damağında onun lezzeti kalsın istiyorsun.

Bu beni  bir başka "COCO POPS"lu kurabiye daha yapmam için tetikledi vallahi.
Ohhh o muhteşem coco popsları irice rondolayıp kurabiye hamuruna katacağım bir de muz püresi.........!
Kimbilir nasıl güzel leziz olacak onlar da:))

Ve tarif aşağıda...
Malzemeler:
75 Gr tereyağ veya yumuşak margarin
3/4 Çay bardağı fındık yağı
1 Adet orta boy yumurta
1 Su bardağı pudra şekeri
1 Yemek kaşığı bal
1 +1/2 Su bardağı nişasta
1 Yemek kaşığı yoğurt
Yarım su bardağı ince kıyılmış ceviz içi
Yarım paket kabartma tozu
Aldığı kadar un " 2 veya 2,5 su bardağı civarı"
Kurabiye sayısınca coco pops
Tarif:
Hamur karıştırma kabına oda ısısında ki nişastayı,pudra şekerini,kabartma tozunu,tereyağı,fındık yağını,yumurtayı,balı ve yoğurdu alalım.
Bir yandan ununu eleyerek ilave edip elimizle yoğuralım.Kurabiye hamurunun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında olana dek unu eleyerek katalım.İstediğimiz kıvama gelince un katmayı bırakalım.

İçine bu aşamada ince kıydığımız ceviz içlerini katıp yoğurarak eşit olarak hamurun her yanına yedirelim.Üzerini örtüp yarım saat dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serip hazır edelim.
Dinlenen kurabiye hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayalım.Her bir kurabiyenin ortasına birer coco pops yerleştirip içe doğru bastıralım.
Fırını 180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yapalım.
Isınan sıcak fırına kurabiyeleri atıp 15 dakika civarı üzerleri çatlayıp pembeleşene kadar pişirelim.
"Ben biraz daha kızarmış sevdiğimden fırında 20 dakika tuttum"

Tepsisinde soğutup servise sunalım.Kalanları ki pek kalmıyor gelip gidip dibine darı ekilir derler ya hah işte öyle yedikçe yediriyor kendini bu tür kurabiyeler.
Hani olur da kalırsa kalanı hava almayacak bir kavanozda muhafaza edelim.

Yapacak olanlara şimdiden afiyetler olsun..
Mutfaklarınızda her zaman her daim  miss gibi kurabiye kokuları olması dileğimle SEVGİLER SEVGİLER...








Merhabalar..
Neden kağıtta palamut kebabı?Çünkü piştiğinde bir açtım yağlı kağıdı karşımda nefis bir görüntü.
Bir an önce sofrayı hazırlayıp hemen yemek istedim o an ama ahh işte ne yaparsın ki yemek blogerisin önce fotoğrafları çekilecek sonra yenecek...
Bekle beni palamut kebabı deyip vallahi acele acele çektim fotoğraflarını.

Nasıl güzel olmuş lezzeti yemelere doyamadım en kısa zamanda yine alınıp yine yapılacak..
Malzemeler:
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Adet büyük palamut
2 Diş sarımsak
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet orta boy kırmızı soğan
3/4 Sap taze soğan
1 Adet orta boy havuç
1 Adet orta boy patates
1 Adet orta boy domates
4/5 Adet yeşil sivri biber
1 Adet kırmızı kapya biber
3/4 Yemek kaşığı kıyılmış maydanoz
3/4 Yemek kaşığı kıyılmış dereotu
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı kekik
1 Tatlı kaşığı kırmızı biber
1 Tatlı kaşığı kurutulmuş kereviz yaprağı "opsiyonel"
Tuz
Tarif:
Sebzeleri ayıklayıp yıkayıp hazır edelim.
Palamut balığını yıkayıp kafasını kuyruğunu kesip atalım.İçini temizleyip yıkayalım süzgeçe alalım süzülsünler.

"Veya balığı alırken rica edip balıkçıya da yaptırabilirsiniz kesip fileto yapma işlerini.Ben nasıl yapacağıma karar vermediğim için o an bütün olarak aldım geldim eve."

Tam ortadan ikiye keselim tekrardan ikiye bölüp kalınca 4 parça palamut elde edelim.Üzerlerine önlü arkalı hafif tuz ve karabiber serpip ovalayalım.

Kuru soğanları,kırmızı soğanı kalın piyazlık doğrayıp karıştırma kabına alalım.Taze soğanı irice doğrayıp katalım.
Patatesi kalınca yuvarlak dilimleyelim.Havuçu yuvarlak olarak dilimleyip katalım.Domatesi irice dilimleyelim.
Biberleri iri doğrayalım ilave edelim karışıma.Maydanoz ve dereotlarını katalım.Sarımsakları  ince olarak dilimleyelim katalım.Üzerlerine baharatlarını ve tuzunu ilave edip alt üst ederek harmanlayalım.

Tepsiye yağlı kağıdı serelim.Tepsinin alt kısmına hazırladığımız sebze karışımından bolca koyup eşit dağıtalım.
Üzerlerine palamut dilimlerini yerleştirelim.
Tekrardan kalan sebze karışımını palamutların üzerlerine yine eşit olarak yayalım.
Tepsinin kenarından bir çay bardağı soğuk su dökelim.Ve balıkların sebzelerin üzerlerine 2 yemek kaşığı tereyağını eşit olarak paylaştıralım.
Yağlı kağıdın dışarıda kalan kısımları ile üzerlerini komple kapatalım.Yağlı kağıt yetmezse kapatmaya bir adet yağlı kağıt daha kullanalım.

Ve yağlı kağıt ile komple kapattığımız tepsinin üzerine tekrardan alüminyum folyo ile örtelim ki palamut kebabımız hiç hava almadan buharı ile çok güzel pişsin.

Fırını alt üst konuma alıp 200 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yapalım.
Kağıtta palamut kebabımızı ısıtılmış sıcak fırına atıp pişmeye bırakalım.Arada kontrol edip balıklar pişmeye başladığında üzerinden alüminyum folyoyu alalım yağlı kağıt kısmını da açıp üzerlerinin hafif kızarmasını temin edelim.

Yanında bol salata ile sıcak olarak servise sunalım."Bu tür yemekler de ben kendi adıma salata dahi aramam"
Ağzınızın tadı bal şeker olsun hepinize bol balıklı günler temennisi ile sevgilerimi yolluyorum..



Merhabalar..
Balıkçı tezgahların da taze olduklarından dolayı ışıl ışıl parlayan bana adeta bizi de bizi de al lütfen diyen o balıkların hepsini birden almak istiyorum o an.
Ve tabii ki yiyebileceğimiz kadarını alıp eve dönüyoruz ben ve aldığım şanslı balıklar.Neden şanslılar çünkü ben aldım onları.^^

Bu defa uzun yıllardan sonra ilk defa bu yıl bizlere o narin kibar nazenin endamını gösteren "YERLİ USKUMRU" aldım ama ne almak vallahi söylemem kaç kg olduklarını inanıyorum ki bana gülersiniz:))

Napimm "YERLİ USKUMRU" kıtlığı demek yetmez adeta yokluğunu yaşadık yıllar yıllar boyu.Bulmuşum almam mı hiç bir sürü kg YERLİ USKUMRU:)

İlk olarak alel acele hemen ızgarasını yaptım,tek kelime ile MÜKEMMEL bir lezzetti.
"Onun da tarifini yazdım bekliyor arşivde"

Bugün ise ızgarasına göre biraz el oyalayan sebzeli dolmasını yaptım ve az önce içlerinden birinin fotoğraflarını çektim..

Sonra o soğudu ben onu yiyeceğim zaman microda ısıttım.Lezzet kaybı yaşamadı yaşasa da olsun bu da biz yemek blogerlerin kaderi der razı geliriz bu tür yemek blogeri olmanın cilvelerine.^^

Ve "Fırında Sebzeli Yerli Uskumru Dolma" tarifi gelsin mi artık.?Haydi gelsin.
Malzemeler:
2 Adet büyük boy yerli uskumru toplam "1 kg"
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Adet küçük kuru soğan
1 Adet küçük kırmızı soğan
 2  Yemek kaşığı doğranmış kırmızı kapya biber
2 Yemek kaşığı doğranmış sarı biber
 4 Sap taze soğanın yeşil kısımları
2 Yemek kaşığı ince doğranmış dereotu
2 Yemek kaşığı ince doğranmış maydanoz
 1 Adet orta boy havuç
1 Adet ufak domates
2 Yemek kaşığı kuş üzümü
3 Yemek kaşığı iri kıyılmış ceviz içi
1 Çay kaşığı garam masala
1 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı toz kırmızı biber
 Yarım çay kaşığı tarçın
1 Çay kaşığı yeni bahar
1 Tatlı kaşığı bal
1 Tatlı kaşığı tuz
Tarif:
Balıkları balıkçıda temizletip bütün olarak "kafa kuyruk üzerinde" alalım.Yıkayıp yaka kısmında ki uzun kılçıklarını mümkün mertebe çekip çıkartalım ve süzgeçe alalım süzülsünler.

Sebzelerini ister çiğden ya da benim tercihim olan hafif soteleyerek hazırlayalım.

Kuru soğanları piyazlık doğrayalım.Biberleri irice keselim.Havucun kabuklarını soyup ikiye bölüp ince olarak doğrayalım.

Tereyağını kuşaneye alıp eritelim içine doğradığımız sebzeleri alıp kısık ateşte sebzeler hafif diri kalacak kıvamda soteleyelim.
Kuş üzümlerini yıkayıp ilave edelim.
Domatesi ince doğrayıp katıp karıştıralım.Sıcağı ile hafif yumuşaması yeterlidir. 

Baharatlarını,tuzu ve balı katıp harmanlayalım.
Sebzeli karışım ılındıktan sonra içine taze soğanın yeşil kısımlarını ince olarak doğrayalım ilave edelim.Yıkayıp ince olarak doğradığımız dereotu ve maydanozu da katalım.

Son olarak iri kıydığımız ceviz içlerini ilave edip hepsini harmanlayalım.

Uskumruların içini ve dışını hafif tuzlayalım ve yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine alalım.İçine yarı diri kıvamda sotelediğimiz sebze karışımını eşit olarak koyalım.

Benim sebze sotelerim fazla olduğundan biraz fazla koydum sebzelerini dolayısı ile uskumrular hafif tombul tombiş ama bir o kadar da hoş olup göz doldurdular:)

Fırın ısısını 190/200 dereceye getirip ön ısıtma yapalım.
Tepsinin üzerini yağlı kağıt ile kapatalım.O şekilde fırına atalım yeteri kadar piştiğinde üstünde ki yağlı kağıdı alıp tekrar fırına atıp üzerleri kızarana kadar fırınlayalım.

Ve sıcak olarak servise sunalım,yanında salata olsa da olur olmasa da olur;zira içinde her tür sebze var zaten aman sakın ola ki sıcak ekmeği unutmayalım..
Bol taze balık bereketi ile donanan sofralar da en çok sevdiklerimiz ile bir arada olalım ve balık bereketi ile dolu dolu geçsin günlerimiz diyor sevgilerimi yolluyorum.






Merhabalar..
Dün canım çorba istedi,uzun zamandır yaz geldi gidiyor hiç çorba yapmadığımdan özlemişim.

Yaz sıcakların da tercihim her zaman sebzeler,salatalar,mezeler,zeytinyağlılar olunca haliyle yaz sezonu sonuna doğru çorbalar özleniyor.
Hatta soğuklar biraz başlasın özlediğim bakliyatlara da artık bir merhaba diyeyim istiyorum.

Ekseri difrizde et suyum oluyor boş zamanımda hazırlayıp atıyorum difrize,lazım olduğunda büyük kolaylık.
Malzemeler:
1 Ufak su bardağı kırık pirinç
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Ufak kuru soğan
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Ufak domates
Et suyu
2 Yemek kaşığı karışık sebze kurusu "arifoğlu"
Tuz
Tarif:
Tereyağı ve fındık yağını tencereye alıp eritelim.
İçine ince yemeklik doğradığımız kuru soğanları atıp karamelize olana kadar soteleyelim.Kırmızı pul biberi ve tuzu ilave edelim.Domatesi rendeleyip ilave edelim karışıma.
Domates yumuşayıp pişince et suyunu ilave edelim.Et suyu kaynamaya başlayınca yıkayıp süzdüğümüz kırık pirinçleri ve kurutulmuş sebze karışımını ilave edelim.

Pirinçler yumuşayıp uzayana kadar tencerenin kapağını yarı aralık bırakarak orta ısılı ateşte pişirelim.İstersek kruton eşliğinde sıcak olarak servise sunalım..
Çorbalarda tercihim her zaman kırık pirinçten yana.Şayet o an kırık pirinç yoksa pilavlık baldo pirinci yıkarken avuç içimle ovalayarak yıkayıp hafif kırılmasını sağlarım. Zira kırık pirinç çorbalara daha güzel yoğun bir kıvam veriyor.

Bir de unutmadan "arifoğlunun kurutulmuş sebze kurusunu her nerede görürseniz mutlaka almanızı çok çok tavsiye ederim.Yok böyle bir lezzet her nerede lazım olursa sebze kurusu hemen alın kavanozdan kullanın pişirdiğim yemeklere kattığı lezzet mükemmel.
Malum İstanbul'un nemli havasından dolayı buralarda asla sebze meyve kurutma olayımız olmuyor.
SEVGİLERİMLE..







Merhabalar..
Balıkçı tezgahlarında balıkları gördükçe hep alıp pişirmek pişirip yemek geliyor içimden.

Akşama ne yapsak dediklerin de balık desem dur daha şimdiden bıktıracaksın bizleri,az bir ara ver demelere başlarlar yakında bu benim düşüncem:)

Bu defa ateşte pişirmeden direk taze sıkılmış limon suyunda pişirdim.

Neden limon suyunda balığı pişirmek istedim çünkü marine edeceksek hangi balık olursa olsun illa çok taze taptaze olması şart.!

Benim sardalyalarım da çok çok tazeydiler ve ben bu fırsatı kaçırmak istemedim.

O an gördüm ya taptaze ve oldukça iri sardalyaları hemen dayanamayıp 1 kg aldım geldim cafeye.
Yok içimden bir ses git 1 kg daha al böylesi taze balığı zor bulursun vs vs aklımdan bir sürü düşünceler geçerken çocuğu yolladım koş git al 1 kg daha dememle aldı geldi.

Oldu mu ev de 2 kg balık olsun vallahi balığın çoğu hiç olur mu çeşit çeşit pişirilir yenir.

Hatta sardalyaların mevsimi geçmeden bir iki kilo daha alıp kapanışı öyle yapayım istiyorum.
Malzemeler:
500 Gr sardalya
2 veya 3 Adet limon suyu
İki üç diş sarımsak
Taze çekim karabiber
Sızma zeytinyağ
Tuz
İsteğe göre yeşillik "dereotu,maydanoz,taze veya kırmızı soğan"
Tarif:
Sardalyaların kafalarını kuyruklarını kesip atalım.Bol su ile hırpalamadan pullarını da iyice temizleyerek bir kaç su yıkayalım.Süzgece alıp süzülmelerini temin edelim.

Bu aşama da orta kılçıklarını ve sırtta ki çıkıntılı kılçığı da temizleyelim.Son bir kere daha sudan geçirip iyice süzdürüp hafif tuzlayalım.

Kapaklı dikdörtgen borcama taze sıktığımız limon suyunu dökelim.Balıkları açarak gerekirse iki balığı derileri dışa gelecek şekilde yapıştırarak limon suyuna yatıralım.
Eğer üzerlerine limon suyu yeterli gelmezse ilave edelim.Limon suyu balıkların üzerini tamamen kapatacak.

Borcamın kapağını kapatıp buz dolabına kaldırarak limonun asidesi ile balıklar renk değiştirip beyaz olana kadar limon suyu içinde pişmesini bekleyelim.

Bu süre 2/ 3 saat sonra tamam olsa da ben 24 saat bekletip sonra hazırlayıp servise sunuyorum bu biraz benim huysuzluğum diyelim:)

Hiç aklınız da endişe olmasın nasıl ki tuzda pişiyorsa balık limonun asidesi ile de çok güzel pişiyor hiç bir yeri çiğ kalmıyor.
Üstelik bu yöntem ile gayet hafif gayet lezzetli oluyor.İster meze olarak ister ara soğuk olarak olmadı salatalarınıza ilave ederek tüketebilirsiniz.

Balık sevenlere bol balıklı günler sevmeyenlere de lütfen balığı sevmelerini ve tüketmelerini diliyor sevgilerimi yolluyorum..







Merhabalar..
Bugünün menüsü balık.!
Biraz çizgi dışına çıkıp klasik balık pişirme yerine balık sote yapmak istedim.Yaptım da ve sonuç harika oldu..
Suyunu tereyağını hafif fazla tuttum ki ekmek banmak işte benim yemeklerin en sevdiğim hafif sulu hali..

Küçük balıklarla da gayet güzel olacağını düşünüyorum.
Sote olarak değil ama "hamsi" ile daha değişik tarifler yaptım ve arşivdeler umarım en yakın zamanda yayınlarım onları da.
Ahhh bir de sardalyalar var ki yemesi lezzeti ömre bedel.Onlar da çok yakında bloğumda tarifleri ile yerlerini alacaklar.
Malzemeler:
1 Adet palamut balığı
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Adet orta boy kuru soğan
2 Sap taze soğan
2/3 Adet yeşil sivri biber
1 Adet kırmızı kapya biber
1 Adet ufak domates
1 Adet ufak havuç
1 Avuç haşlanmış bezelye
1 Çay kaşığı kepse
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
 1 Çay kaşığı karabiber
1 Kahve kaşığı tuz
Bir iki dal taze biberiye
Tarif:
Palamut balığının kafasını kuyruğunu kesip atalım.Kalan kısmını fileto olarak keselim kılçıklarını temizleyelim ve kuş başı olarak doğrayalım.

Veya balıkçıdan alırken rica edelim onlar bizim yerimize yaparlar,çünkü onların bıçakları çok çok keskin olunca hiç bir zorluk olmuyor balığı fileto haline getirmeleri.

Eğer bu kısmı zor gelirse kalınca dilimleyelim palamut balığımızı.Ben dilimleyerek yaptım.Bol suyla yıkayıp bir süre suda bekletelim ki kanı aksın gitsin.Süzelim ve hafif tuzlayalım.

Teflon tavaya tereyağın bir kısmını ve fındık yağını alıp kızdıralım.İçine balık dilimlerini alıp yüksek ateşte alt üst ederek mühürleyelim.Ve yarı diri kıvamda iken tavadan alalım.Hafif soğuyunca derilerini kılçıklarını çıkartıp iri kuşbaşı halinde etlerini ayıklayalım.

Diğer yanda kuşaneye tereyağının kalan kısmını ve kalan 1 yemek kaşığı fındık yağını alalım.İnce küpler halinde doğradığımız sebzeleri biber domates,havuç,taze soğan,haşlanmış bezelye ve piyazlık doğradığımız kuru soğanı 1 diş sarımsağı" ikiye bölüp soteleyelim.

Yaklaşık bir çay bardağı kadar sıcak su ilave edip bir iki taşım kaynatalım.Yarı diri kıvamda ki kuş başı palamut balıklarını da katalım sotelediğimiz harca. Baharatlarını,taze biberiyeleri ve tuzunu ilave edelim.Bir iki taşım kaynatıp toprak güveç kabına alalım yemeğimizi.

Üzerine rendelenmiş kaşar peynirini ilave edip isteğe göre bir iki çay kaşığı daha tereyağ ilavesi yapalım.

200 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp balıklar tam olarak yumuşayıp pişene ve üzerinde ki kaşar peynirler eriyene kadar fırınlayalım.

Sıcak olarak servise sunalım.Yerken kilo olayını unutup suyuna yağına bol bol ekmek banmayı unutmayalım.

İstersek balıkları mühürlemeden çiğden de ilave edebiliriz ama dağılma riski olmaması adına hafif mühürlemeyi tercih edelim derim ben kendi adıma,yine de karar sizlerin.
SEVGİLERİMLE..









Merhabalar..
Bir kurban bayramını daha geride bıraktık çok şükür.Rabb'im tekrarlarını görmeyi nasip etsin inşaAllah.

Her zaman ki gibi yoğun ve yorgun olarak geçti bayram gelişler gidişler ziyaretler arasında bu bayram annem ve babamı ziyarete kabristana dahi bayramın 3.ncü günü zaman bulup gidebildim.

Her kurban bayramında sakatatlar her zaman öncelik kazanır ve ilk onlar pişirilip yenilir.
Biz de böyle oluyor genellikle.
Ciğer ile arnavut ciğeri yapmak istedim genel istek yahnisi üzerine olunca ciğerini yüreğini ve de az böbreği vardı kattım hepsini çok güzel bir yahni yaptım genelde pek sevmesem de bu tür yahniyi yine de bir iki çatal alır yerim.
Suyuna ekmek banmasına ise asla lafım yok bayılırım ondan biraz sulu yaptım.
Yiyenler ikinciye uzattılar tabaklarını bu da demek oluyor ki çok güzel oldu tabii sevenleri için.
Malzemeler:
1 Yemek kaşığı fındık yağ
2 Adet büyük kuru soğan
2 Adet yeşil biber
1 Adet kırmızı kapya biber
2 Adet yeşil köy biberi
 1/2 Yarım dana yüreği
1/2 Yarım dana böbreği
300 Gr dana ciğer
1 Adet orta boy domates
2 Yemek kaşığı kuyruk yağı "veya tereyağ"
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı kekik
1 Tatlı kaşığı tuz
Tarif:
Ciğerin zarını temizleyip ufak kuşbaşı olarak doğrayalım.Yüreğin sinir kalın yağ ve kas kısımlarını temizleyip ufak kuş başı doğrayalım.Böbreğin orta kısmını kesip atalım kalan kısmı ufak kuşbaşı doğrayalım.

Kuşaneye fındık yağını alalım kalın piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve saplarını, tohumlarını ayıklayıp irice doğradığımız biberleri orta ateşte arada karıştırarak soğanlar karamelize olana kadar soteleyelim.

Kırmızı pul biberini ilave edelim.Sakatatları "ciğer,yürek,böbrek" ilave edip orta ateşte arada karıştırarak sotelemeye devam edelim.Üzerlerine 2 yemek kaşığı kuyruk yağı veya tereyağ ilave edelim.

"Ben daha öncesi yağları eritip süzerek dondurdum ve bazı yemeklere ilave ediyorum"

Sakatatlar saldığı suyu hafif çekip yumuşayana kadar kısık ateşte pişirmeye devam edelim.Şayet yahninin biraz sulu olmasını tercih edersek bu aşamada duruma göre bir iki çay bardağı kadar sıcak su ilave edelim.

Mini kuş başı yemeklik doğradığımız domatesleri de ilave edip beraber pişmesini temin edelim.

"Son aşamada domatesini koymak lezzet açısından yemekler daha güzel olduğundan her zaman bu yöntem tercih edilmeli."

İnmesine yakın karabiberini tuzunu ve kekiğini ilave edip yanında ister patates kızartması veya herhangi bir pilav "pirinç,bulgur" ile sıcak olarak servise sunalım.
Yapacak olanlara afiyetler olsun şimdiden.
Sevgilerimle...








Merhabalar..
Çok şükürler olsun güzel bir Görele tatili geçirdim oysa hiç gitme durumlarım yoktu.
Nasip olunca oluyor.!

Tek aksi giden güneş ışınlarına olan alerji durumlarım canımı çok sıktı.Öyle böyle değil balkonda otururken ne ara yaktı kollarımı bacaklarımı sırtımı ve de bağrımı o hain güneş ışınları anlamadım hiç:)
Akşam üzeri kabarıp kızardım bir güzel acaba kaçıncı derece yanmıştım:)
Durum vahim acı vermeye başlayınca eczaneye gidip ilaç alayım dedim günlerden cumartesi ve bütün eczaneler kapalı tek nöbetçi eczane merkez dışında hastane yanındaydı vallahi üşendim gitmedim.

Gece olunca bu sefer kendime kızdım neden sağlığımı bu derece ihmal etmiştim ki.!

Pazar günü doğru çarşı içinde ki nöbetçi eczaneye verdiği ilaç o an iyi gibi gelse de yok hiç bir faydası olmadı.
Pazartesi bu sefer doğru sağlık ocağına sağolsun çok iyi bir doktora denk geldim hem içten hem dıştan alerji durumlarını tedavi etmek için ilaçlar jeller verdi ve ben nihayet rahatladım.

Daha önce de diğer doktorlar söylemişti güneşe dışarı çıkarken mutlaka yüksek faktörlü güneşten koruyucu krem kullanmam gerektiğini.Ben de hiç sevmiyorum aşırı terletiyor o tür kremler.
Bundan böyle mecbur süreceğim terlersem de terleyim napimm.Yok yapacak bir durum.
Beyaz tenli olmak ki o kadar da beyaz sayılmam ama nazeninlik var demek:)

Tatil dönüşü bugün nihayet kek yaptım.Kaç gün geçti aradan geldim geleli ha bugün haa yarın haa şu işleri de bitireyim kalmasın hiç bir iş diye diye baktım işlerin biteceği yok ve alel acele bir kek çırptım.

Bir yandan da aklımda Nil Karaibrahimgil'in kek çırptım şarkısı.!
Malzemeler:
3 Adet orta boy yumurta
1 Su bardağı toz şeker
1 Su bardağı süt
Yarım çay bardağı fındık yağ
100 Gr yumuşak tereyağ
1 Yemek kaşığı kakao
1 Paket bitter çikolata "80 gr"
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "2 su bardağı civarı"
4/5 Yemek kaşığı kuru meyve kuru yemiş çikolata kırığı "opsiyonel"
Tarif:
Baton kek kalıbına yağlı kağıt serip hazır edelim.Çikolatayı benmari usulü eritelim.

Karıştırma kabına yumurtaları kırıp üzerine toz şekeri ilave edip şeker eriyene kadar çırpalım.Karışıma fındık yağı,süt ve tereyağını ilave edip çırpmaya devam edelim.

Kakaoyu,kabartma tozunu ve unu eleyerek kontrollü olarak karışıma katıp homojen olana kadar çırpalım.Erittiğimiz çikolatayı da katıp karıştırıp çırpalım kek karışımını.
Kek harcının kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak.

Bu aşamada ben daha önceden hazırlayıp buz dolabında muhafaza ettiğim kuru meyveler incir,hurma vs ve fındık fıstık badem ceviz kırıkları ve çikolata kırıklarından oluşan nefis karışımdan 4/5 yemek kaşığı ilave edip kaşıkla yedirdim harca.Ve bir miktarda üstüne boydan boya serptim.
"Şart değil şayet varsa elinizde böyle bir karışım inanılmaz lezzet katıyor"

Fırını 170/175 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atalım keki ve ilk yarım saat kesinlikle fırın kapağını açmadan pişmeye bırakalım.
Kürdan kontrolünden sonra dışarı alıp nihale üzerinde ilk sıcağının çıkmasını bekleyip servise sunalım.
Hayırlı bir bayram geçirmemiz dileği ile "KURBAN BAYRAMIMIZ" kutlu olsun.
Hepimiz için ülkemiz adına hayırlı uğurlu bol paylaşımlı geçsin.
SEVGİLERİMLE..


visnap.blogspot.com.tr