Vişnap


Merhaba..
Bugün hiç havamda değilim iki kare fotoğraf çekimi dahi öyle bir zor geldi ki..!
Anlatsam yazsam duyguları  bak o dahi zor geliyor şu an.

Oysa doğal ışıkta öyle çok uygundu ki fotoğraf çekimi için.
İşte olmadı mı olmuyor zorla güzellik.
Olan çektiğim 4-5 kare fotoğraf bunlar ve içinden çekip aldığım 3 kare fotoğraf.

Magnolialarımın lezzeti ise muhteşem ve de çok çok güzel oldu.
Tarif ise sevgili çok sevdiğim canım Hülya'mdan
misketlimonu.

Bizler çok beğendik sizlere de tavsiye ederim.
Süt reçeli apayrı bir lezzet katıyor benden demesi..

Süt Reçeli İçin Malzemeler:
1 Litre süt
1 Su bardağı toz şeker
1 Silme çay kaşığı karbonat
1 Paket vanilya "opsiyonel"

Magnolia Malzemeleri:
1 Litre süt 
4 Çorba kaşığı buğday nişastası
1 Yemek kaşığı un
4 Çorba kaşığı toz şeker
1 Kutu krema "200 ml"
Yarım su bardağı süt reçeli
1 Paket tam buğday unlu bisküvi veya "bebe bisküvisi"
2 Adet yerli muz
Yeteri kadar çilek

Tarif:
Magnolia yapımı için şayet hazırda süt reçelimiz yoksa işe önce süt reçelini pişirerek başlayalım.
Bunun için sütü derin tencereye alalım.
Orta ısılı ateşte kaynamaya başlayınca toz şekerini ilave edelim.
Şeker eriyince sütü ateşten alıp karbonatı ilave edelim.
Bu aşamada süt çok kabardığı için çok dikkatli olalım.
Kabarıp taşmaması için çırpıcı ile hızlı hızlı karıştıralım.
Kabarması durunca tekrar ateşe alıp ateşin ısısını en kısığa getirelim.

Bu şekilde uzun süre "2 saat civarı"kaynatmamız gerekiyor.
Arada sık sık karıştırarak kaynatalım.
Sütün kıvamı koyulaşıp rengi koyulaşmaya başladığında dibinin tutmaması için daha sık karıştıralım.
Çok katılaşmasına izin vermeden "soğudukça kıvamı koyulaşacak"isteğe göre vanilya ekleyerek bir iki taşım kaynatıp ateşin altını kapatalım.
Kavanoza alalım.
 Buzdolabında bir hafta kalabilir..
Şayet bu süre içinde kullanılmaz ise uygun kaba alınıp derin dondurucu da daha çok uzun süre muhafaza edebiliriz süt reçelimizi..

Ve muhallebi tarifine gelince
Diğer bir tencereye sütü,toz şekeri,nişasta ve unu alalım.
Devamlı karıştırarak muhallebiyi pişirelim.
Kenara alıp ılınmasını bekleyelim.
Bu aşamada ara sıra karıştırarak ılınmasını bekleyelim.

Süre sonunda bir paket kremayı ve yarım su bardağı süt reçelini muhallebiye katıp mikser ile iyice özleşene kadar yaklaşık on dakika civarı karıştıralım.
Uygun cupları veya düz kare dikdörtgen bir borcamı hazır edelim.
Ben porsiyonluk olduğu için cup tercih ettim.

Her bir cupun tabanına robottan çekip un haline getirdiğimiz bisküviden yeteri kadar yaklaşık birer tatlı kaşığı koyalım.
Cupun kenarlarına ince dilimlediğimiz çilekleri aralıklı olarak koyalım.
Bisküvi kırıntılarının üzerine cupun yarısına gelecek miktarda muhallebisini dökelim.

Üzerine tekrardan birer tatlı kaşığı miktarı kırıntı bisküvi ile kaplayalım.
İnce dilim muzları ve çilekleri de bisküvilerin üzerine sıralayalım.

Kalan muhallebiyi  dökelim cupların bitimine kadar gelsin muhallebi.
Üzerlerine tekrardan kırıntılı bisküvileri serpelim muz ve çilek dilimleri ile süsleyelim.

Soğuması için buzdolabına kaldırıp soğuduktan sonra servise sunalım.Afiyetle.

Sevgilerimle..






visnap.blogspot.com

Merhabalar..

Blogların ara yüzlerini değiştirdiler çok gerekliydi sanki.

Eski sistem ne kadar kolaylıktı bu yeni ara yüzle adeta işi yokuşa sürdüler.

Hiç sevmedim hiç memnun kalmadım yeni uygulamadan.

Umarım blogtan yazmaktan paylaşmaktan soğumadan yeni uygulamaya çabuk alışır benimserim ..! 

Malzemeler:
125 Gr tereyağ veya "margarin"
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1 Adet yumurta "akı içine sarısı üzerine"
Yarım çay bardağı yoğurt
Bir tatlı kaşığı kabartma tozu
1 Çay kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı mahlep
Aldığı kadar un
Tarif:
Karıştırma kabına tereyağı,sıvıyağı,yoğurt,yumurta akını alıp üzerine mahlep,tuz ve toz şekeri ilave edelim.
Kontrollü olarak unu ve kabartma tozunu ilave edelim.
Bir yandan da elimizle hamuru yoğuralım.
Kurabiye hamurunun kıvamı ele yapışmayan yumuşak bir kıvam aldığında un ilave etmeyi keselim.

Beş on dakika dinlendirelim.
Diğer yanda fırın tepsisine yağlı kağıt serelim hazır olsun.
Dinlenen hamurdan küçük parçalar alıp ince uzun rulolar yapalım.
Yaptığımız bu ruloları bir pipet etrafında sarmal olarak saralım.
Pipeti içinden çekip şekil verdiğimiz kurabiye parçasını fırın tepsisine alalım.
Hamur bitene kadar bu işleme devam edelim.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp isteğe göre susam çörek otu vs serpelim.

Fırını 180-190 derece arası sıcaklığa ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına kurabiyeleri atalım.
Alt üst konumda nar gibi kızarana kadar pişirelim.
Kavanoza alıp bayatlamadan saklayın desem inanın saklamaya bayatlamaya kalmadan anında ertesi güne kalmadan bitiyor.
Yani öyle böyle değil pastanede ki kurabiyelere on basar lezzet olarak kıyırlık olarak yapın yapın yiyin sevdiklerinize bol bol ikram edin.Afiyetle...
Sevgilerimle..























Merhabalar..
Akılda olan zarf börek sofraya gelen kalın tombul rulo börek oldu.
Neden mi..?
Çünkü başarıp yapamadım şekil verme kısmını.
Uzun zaman olmuştu yapmayalı unutmuşum..!
Oysa ne çok yapardım eskiden.
Evet evet en kolay zarf böreğin şekli yufka sayısı filan hepsi silinmiş gitmiş akıldan:)
"Laf aramızda"eni konu başarısız oldum:)

Bunda fena halde asabımın bozuk ve üzgün olup kafamı toplayamamış olmam da etkendi..!
İnsan en büyük üzüntüyü lafını sözünü bilmeyenler yüzünden yaşıyormuş bunu bir kere daha anlamış oldum.

İki mi üç adet yufka mı derken internet ortamında biraz araştırdım. Değişikti ölçüler iki taneli üç taneli o bu şu vs ve ben de elimde olan üç yufkanın üçünü de kullanmak isteyince
"üstelik yufkalarım da çok inceydi"başladım hazırlıklara.

İç malzemelerini bir gün önceden yapıp hazırlamıştım.
Ertesi güne büyük kolaylık oluyor hele de o gün işler fazlaca yoğunsa..!
Serdim ilk kat yufkayı ara sos ikinci yufka ara sos ve üçüncü yufka. Katlaması köşelere malzemeleri koyup tekrar zarf şeklinde kapamalar vs ve sonuç sevmedim sevemedim olmadı.

İçime sinmeyince açtım böreğin katlarını bu kısmı biraz beni zorladı.
Çünkü ara sos ile ıslanıp yapışan yufkalar katlarından zor ayrıldı.
Biraz dikkat ve az sabırla yaptım hatta iyi ki zarf börek olmadı böyle daha güzel oldu diye de gülümsedim tombul rulo böreklere fırın çıkışında.

Kestim büyük büyük sıraladım fırın tepsisine.
3 Adet yufkadan her biri kocaman tombul tabak dolduran tam 6 adet rulo börek oldu.

Oysa bir zamanlar ne çok yapardım zarf börek.
En kısa zamanda yine yeniden yapacağım ama iki adet yufka ile tabii ki:)
Malzemeler:
3 Adet yufka
1 Adet yumurta "akı ara sosa,sarısı üzeri için"
1 Ufak su bardağı sıvı yağ
3/4 Ufak su bardağı su
3 Yemek kaşığı un

İç Malzemeler:
1 Adet yumurta
1 Su bardağı ezilmiş beyaz peynir "ezine"
3 Adet orta boy kabak
Çeyrek demet dereotu
1'er çay kaşığı karabiber,kırmızı pul biber
Çay kaşığı uçu ile bir fiske muskat
1 Ufak su bardağı yer fıstığı kırığı

Üzeri İçin Malzemeler:
Yumurta sarısı
Yer fıstığı kırığı
Tarif:
Ara sos malzemeleri için sos kasesine sıvı yağı,suyu,bir adet yumurta akını ve 3 yemek kaşığı unu alıp çırpıcı ile iyice çırpalım.
Kenara alıp hazırda bekletelim.

Beyaz peyniri büyükçe kaseye alıp çatal ile iyice ezelim..
Üzerine ince kıydığımız dereotunu ilave edelim.
Bir adet bütün yumurta kırıp katalım.
Çay kaşığı uçu miktarı muskat rendeleyelim.
Pul biber,karabiber katalım.
Peynirin tuz yoğunluğuna göre gerekirse damak tadına göre tuz ilave edelim.
Tuzsuz yer fıstıklarını kesme tahtası üzerinde keskin bıçakla kesip inceltip katalım "birazını da üzerine serpmek için bir kenara ayıralım."
Kabakların kabuklarını soyup rendenin iri kısmı ile rendeleyelim.
Elimiz ile fazla sularını sıkıp peynirli karışıma ilave edelim.
Hepsini beraber iyice alt üst ederek harmanlayalım.

Tezgaha ilk yufkayı tam daire olacak şekilde serelim.
Her tarafını ara sos malzemesi ile soslayalım.
Üzerine ikinci yufkayı serip onunda her tarafını iyice soslayalım.
Ve üçüncü son yufkayı da aynı şekil serip soslayalım.
Uzun dikdörtgen olacak şekilde yukarılardan ve yanlardan içe doğru yufkaların hepsini katlayalım.
Aşağı bizden yana olan uzun kısma bir uçtan diğer uça kadar bolca iç malzemeyi koyup eşit olarak her tarafa yayalım.

Yukarı doğru rulo yaparak çok sıkıp sıkıştırmadan hafif gevşekçe sarmaya başlayalım.

Boyutları kalın baget ekmek kalınlığında oldu.
Bu rulo böreği de "10 cm enliğin de" büyük büyük keserek tam altı adet kocaman rulo börekler elde ettim.
Sizler isterseniz daha küçük kesebilirsiniz.
Ve siz kalın olmasın derseniz ve de isterseniz üç kat yufka yerine iki kat yufkada kullana bilirsiniz.

Üzerlerine yumurta sarısı sürüp bolca yer fıstığı kırığı serpiştirin."hem içine hem üzerinde çok yakışıp lezzetine lezzet kattı yer fıstıkları"

180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atalım.
Alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim ve ilk sıcağı çıktıktan sonra servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..





Merhabalar ..
Sanırım uzunca bir ara verdim bloğumda post paylaşmaya.
Nedeni ise malum büyük çoğunluk gibi bugünler de şu pandemi olaylarından dolayı oldukça yaşam isteğimi kaybettim gibi.
Hiç bir şeyden keyif almaz oldum,
Hiç bir yere gitmek gelmiyor içimden.
Ev en büyük sığınağım oldu en güvenilir ortamım..
Arada bir alışveriş ve doğru eve dönüş.

Geçenler de arkadaşlar ile lahmacun yemeye gittik maskeler suratımızda yine.
Buram buram ter içinde bir nefesi dahi rahat alıp verememek bize nasılda kıymet bildirir oluyor.

Ne zamandır canım karnıyarık isteyince patlıcanların boy boy bulunduğu semt pazarına gittim.

O kalabalık ve de maskesiz sosyal medya kurallarına uymayanlar. Minicik bebelerin sağlığını hiçe sayan ebeveynler bu liste uzar gider..
İlk gördüğüm tezgahtan hemen aldım alacaklarımı ve doğru eve...!

Sebzeleri görünce gözüm doymamış bir sürü almışım patlıcan vs..
Yarısını tavuklu karnıyarık yaptım.
Diğer yarısını da karnıyarıklık kızartıp dondurucuya attım kıymalı veya mini kuşbaşı etli yapmak için.

Közlenecek biberlerim yarına kalsın bugün işim bloğumla ilgilenmek.
Özlemişim yazmayı geçmişe dönüp okumaları,kısaca ben bilgisayarımı çok özlemişim..

Haydi çok kolay olan tarifi yazayım artık bu kadar muhabbet yeter değil mi..
Malzemeler:
6-7 Adet küçük boy patlıcan
Ayçicek yağ "patlıcanları kızartmak için"
600-700 Gr tavuk but "derisiz kemiksiz ızgaralık"
1 Yemek kaşığı tereyağ
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet kırmızı kapya biber
1-2 Adet yeşil sivri biber
Bir yemek kaşığı biber salçası
Bir tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı karabiber
Bir çay kaşığı garammasala"opsiyonel"
1 Adet ufak domates
Sosu İçin:
1, 1/2 Su bardağı su
1 Yemek kaşığı biber salçası
Tarifi:
Patlıcanları yıkayıp alacalı soyup sap kısmını isteğe göre üzerinde bırakalım.
Üzerlerine yeterince tuz döküp kenara alalım ve yarım saat civarı bekletelim.
Bunu niye yapıyoruz derseniz bu tuzlama işlemi hem patlıcanların acılığını alır hem de kızartırken fazla yağ çekmesini önler.

Diğer yanda kuru soğanları ince yemeklik doğrayıp tereyağ ile karamelize olana kadar kavuralım.
İnce doğradığımız biberleri katıp salça ilave edip sotelemeye devam edelim.
Yıkayıp süzdüğümüz tavukları irice kuş başı doğrayıp ilave edelim soğanlara.
Saldığı suyu çekene kadar pişirmeye devam edelim.
İnce doğradığımız domatesleri ilave edip yumuşayana kadar biraz daha pişirmeye devam edelim.
Tuzunu ve baharatları ilave edip alt üst ederek harmanlayalım ve ateşin altını kapatıp kenara alalım.

Tuzladığımız patlıcanları bol su ile yıkayıp süzüp temiz havlu ile kurulayalım.
Bir kızartma tavasına bol ayçicek yağ koyup kızdıralım.
İçine patlıcanları ilave edip kızartalım.
Kızartma esnasında patlıcan yumuşamaya başladığın da maşa vasıtası ile veya bıçak ile ortalarını alta geçmeyecek şekilde boydan boya keselim.
Kızaran patlıcanları maşa ile genişleterek içine sıkıca bastıra bastıra kenar boşlukları da doldurarak tavuklu harçı koyalım.

Tepsiye alalım üzerlerini biber domates maydanoz ile süsleyelim.
Bir birbuçuk su bardağı su ile salçayı açıp kenarından tepsiye dökelim.
Su miktarı en çok patlıcanların yarısına kadar gelip içine su kaçırmayalım ki yerken su tadı olmasın..
Ön ısıtma yaptığımız 180-190 derece ısılı sıcak fırına atarak kızartalım.
Ve sıcak olarak yanında cacık ayran yoğurt vs eşliğinde servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle,hoş olun hoşça kalın..









Merhabalar..
Bugün Ramazan "Şeker" Bayramının ikinci günü ve uzun yıllar asla unutulmayacak hüzün dolu bir bayram yaşıyoruz hüzünlü Ramazan sonrası.
Rabb'ime çok şükürler olsun bunca olumsuzluğa rağmen hayatımın en anlamlı en güzel ramazan ayını ev de dört duvar arası da olsa huzur içinde dolu dolu yaşadım.
Nasıl bir bela ki şu virüs olayı market alışverişi için dahi çok mecbur kalmadıkça hani verdiğim siparişi bilemeyip yanlış aldıkları için arada bir çıktım dışarıya.
Edindiğim izlenimlerim asla eski güvenirliği ve tadı yok dışarıların,ev diyorum ev öyle çok güvenli ki.

Ve bugünün tarifi hem çok kolay hem de şayet acı badem kurabiyesini seviyorsanız "ki sevmeyeni yoktur pek sanmam" daha öncesi yapmadıysanız hemen yapın yiyin derim.

Yalancı acı badem pastası benim uzun yıllar önce sevgili arkadaşım Pelin'in elinden ilk defa tattığım ve o an lezzetine bayıldığım harika bir tat. 
www.pelince.com/
Canım Pelin'immm tarif için çok teşekkürlerimi yolluyor sevgi ile sarılıp çok öpüyorum seni..

Ve ben o an hemen bu tarifi yapmam lazım deyip aradan uzun yıllar geçip yapamamış olmam da ayrı bir ironidir.
Olmadı bir türlü nasip olmadı taa ki geçen aniden marketten pastabanı almamla nihayet yaptım ve dediğim gibi harika bir tarif.

Bu pastabanın kalan diğer kısmı ile de enfes bir kurabiye yaptım.
Onun da hikayesini ayrı bir postta yazdım.
Bu tariften sonra gelecek olan tarif o olabilir..! 
Ama bir şekilde kurabiyenin tarifi gelecek..
Malzemeler:
Bir adet sade pastabanın bir katı
Bir çay bardağı ceviz içi "ince çekilmiş"
Bir çay bardağı kavrulmuş fındık içi "ince çekilmiş"
Bir çay bardağı toz şeker
Bir çay bardağı fındık yağı
Bir adet yumurta
Tarif:
Pastabanın katını ayıralım.
Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Katını ayırdığımız pastabanın bir katını iç kısmı yukarı bakacak şekilde fırın tepsisine yerleştirelim.

Bir kasede yumurta ve toz şekeri şeker eriyene kadar çırpalım.
Üzerine fındık yağını katıp çırpmaya devam edelim.
Malzemeler bir biri ile homojen bir şekilde karışıp harmanlanınca içine ceviz içini,fındık içini katıp karıştıralım.

Bir spatula yardımı ile iç harçı pastabanın üzerine döküp eşit olarak her tarafına yayalım.

Daha sonra ön ısıtma yaptığımız 180 derece ısılı sıcak fırına atalım.
Üzeri altın sarısı renk alana kadar yaklaşık 15-20 dakika civarı pişirelim.
Hepsi bu kadar,demiştim çok kolay diye...

Çay kahve vs  eşliğinde ılık veya soğuk olarak servise sunalım.Afiyetle..
Sevgi ve muhabbet ile ve de en önemlisi sağlıkla kalın kalalım.Güzel iyi günler Rabb'imin izni ile çok yakında İnşaAllah..










Merhabalar..
Ve günler dört duvar arasında geçiyor.
Her geçen gün umutlar ise inişe geçiyor.
Ben de ahval ve de durumlar böyle maalesef.
Umarım İnşaAllah başımızda ki bu şerr hayra döner Rabb'im hayra döndürsün en kısa zamanda..


Malzemeler:
Yarım kg dana ciğeri
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet kırmızı kapya biber
2 Adet yeşil sivri biber
1 Adet ufak boy domates
1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
1 Çay kaşığı tuz
1 Çay kaşığı kara biber
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı kekik
1/2 Çay kaşığı kimyon 
1-2 Çay bardağı sıcak su
1 Kahve fincanı dolusu ince kıyılmış maydanoz
Tarif:
Kuru soğanları yemeklik doğrayıp erittiğimiz tereyağ ile karamelize olana değin soteleyelim.
Biber salçasını ve kırmızı pul biberini ilave edelim.

Biberlerin sap ve tohumlarını temizleyip hafif irice doğrayıp soğanlara ilave ederek kavurmaya devam edelim.

Kuş başı doğranmış dana ciğerleri katalım ve karıştırarak hızlıca kavurmaya devam edelim.
Kapağını kapatıp 5 dakika civarı pişmeye bırakalım.
Tuzunu ve baharatlarını katalım.

İnmesine yakın yemeklik doğradığımız bir adet ufak domatesi de katıp domates yumuşayana kadar pişirmeye devam edelim.
Gerekirse veya bizim gibi yahniyi hafif sulu severseniz bir veya iki çay bardağı kadar sıcak su ilave edin.
Bir iki tıkırdayıp özleşince yahninin ateşini kapatalım.
İnce kıydığımız maydanoz yapraklarını üzerine sepeleyelim.
Ve sıcak olarak yanında tercihe göre pilav,patates kızartması veya püre eşliğinde servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..





Merhabalar..
Başımıza ne gelirse yüce Rabb'imden geldiğine inanırım her zaman.

Bugünler de dünyayı ve güzel ülkemi kasıp kavuran corana virüsünden Rabb'im esirgeyip korusun bizleri ve tüm dünya insanlarını.

Bildiğimiz herkeslerin yazdığı çizdiği oluşumları düşünceleri yazmamın gereği yok şu an.
Ama bildiğim tek bir şey varsa herkes her bir birey dönüp kendine sormalı kendi ile hesaplaşmalı kendini sorgulamalı ben nerede neyi nasıl yanlış yaptım diye.
Yüce Rabb'imden bir uyarıdır biz insanlara ve umarım ki bu uyarıdan hepimiz dersimizi alırız alalım alalım alalım lütfen dersimizi..
A'dan Z'ye kadar enine boyuna düşünülecek geçmişte kalan yaşantıların her bir anı her bir saniyesi..!

Ve geleyim bugünün nefis tarifine.
Her şey bir ufak kavanoz pizzalık dilim doğranmış siyah zeytin ile başladı.
Almıştım geçenler de açtım nasıl tadına bir bakayım nasıl olsa pizza filan yapacağım yok,bari salatalara kullanırım diye.
Ben bu kadar tatsız lezzetsiz bir zeytin yemedim ömrüm boyunca.
Bu salata da filan da seçilir kenara itilir ve de yenmez biliyorum ben bunu.

Eeee ne yapayım tutup çöpe atacak halim de yok hahh tamam en güzeli bir poğaça yapmak dedim ve yaptım da.
Yaptım yapmasına ama tam 4 veya 5 gün sonra o da gecenin 9'undan sonra ancak vakit bulabildim.
Nasıl günlerim yoğun geçiyor nasıl akşam oluyor hiç anlamıyorum.
Yürüyüş yapıyordum her gün bu olaylardan sonra yürüyüşlerime de ara verdim.
Tüm gün evin içindeyim ve gün bana çok bereketsiz..!

Haydi tarife geçelim artık..
Tarif için pelinchef. çok teşekkürler..
Malzemeler:
125 Gr soğuk tereyağ
1/2 Çay bardağı fındık yağı
1 Adet yumurta "akı içine sarısı üzerine"
1/2 Çay bardağı soğuk su
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Yemek kaşığı sirke
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar elenmiş un "yaklaşık 2,5-3 su bardağı"

İç Malzemeler:
1 Küçük kavanoz dilimli siyah zeytin
1 Kahve kaşığı kekik
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Yemek kaşığı kavrulmuş susam
Tarif:
Karıştırma kabına kuru malzemeleri "2 su bardağı unu,kabartma tozu,toz şekeri ve tuzu" katıp karıştıralım.
Üzerine ufak parçalara böldüğümüz soğuk tereyağı parmak uçlarımız ile unlu karışıma yedirelim.
Harç ekmek kırıntısı halini aldığında üzerine sıvı malzemeler olarak "yumurta akı,fındık yağı ve sirkeyi ilave ederek elimizle yoğurmaya başlayalım.

Yumuşak olursa azar azar kalan diğer unu,katı olursa azar azar soğuk suyu ilave ederek yoğurmaya devam edelim.
Yarım çay bardağı soğuk su bitene kadar kontrollü olarak buna devam edelim.
Ele yapışmayan oldukça yumuşak bir hamur olduğunda kenara alıp 10-15 dakika dinlendirelim.

Ben bu aşamada dilim zeytinlerini blendırdan geçirip iyice ufalayıp ezdirdim.
Ezilmiş zeytinlerin içine birer kahve kaşığı kekik,kırmızı pul biber ve bir yemek kaşığı kavrulmuş susam ilave edip karıştırdım.


Sizler neli isterseniz iç malzeme olarak kullanabilirsiniz.
Ben dediğim gibi zeytinli yaptım hamurun kıvamı çok sevdiğim bir tat olunca çok yakında da peynirlisini de pişirmeyi düşünüyorum..

Dinlenen hamurdan cevizden az daha büyük parçalar koparıp elimizle yuvarlayalım.

Orta kısmına yeteri kadar zeytinli iç malzemeden koyalım ve kenarları ortada birleştirerek kapatalım.

Ekli kısmı alta gelecek şekilde yağlı kağıt serili fırın kağıdı serdiğimiz tepsiye sıralayalım.

Üzerlerine yumurta sarısı sürüp susam serperek ön ısıtma yaptığımız 180-185 derece ısılı sıcak fırına atalım.
Alt üst nar gibi olana kızartıp pişirelim.AFİYETLE..
Güzel sağlıklı huzur dolu günleri görmemiz dileği ile sevgiler




Merhabalar.
Güzel geçen bir kaç gün sonrası güneş tepede diye sevinir iken.
Ahh olamaz bak nasıl da yağmura döndü güneşli hava.
İşte bunlar da değişen havanın huyu suyu.

Ne zamandır aklımda olup yapmak için bir türlü sırası gelmeyen beyaz lahana sarmalarını nihayet dün yaptım.
Beyaz sarmalık lahana alırken zaten tezgahlarda sarmalık kapuskalık diye ayırıp satıyorlar ama  siz yine de güvenmeyin bazı satıcılara ki onlar ellerinde kapuskalık lahanayı yoksa sarmalık sarmalık bunlar diye satarlar size bize.!
Bayağı yumuşak olacak sarmalıklar bir de az biraz büyük olsun lahanalar..

Bir de ben dolmalar da sarmalar da pirinç miktarını ne  çok ne de az severim.
Az olunca harç sert oluyor,çok pirinç olunca da o iç harç lapa gibi yumuşak olunca hiç keyif alamıyorum yerken onları..
Bu kadın budu köftede de aynı..!

Oysa bu hafta pazardan almak istediklerim ıspanak,pırasa,yer elması vs hop onları haftaya erteleyip önceliği verdim beyaz lahanaya.
Tam iki adet büyük boy beyaz lahana ile döndüm eve.
Diğeri şu an terasta zeytinyağlı olmak için sırasını bekliyor:)

Pazardan dönmezden önce "seyyar satıcılardan tükrük köftesi" tövbe yapmasak yemesek iyi de işte arkadaşla biz bunu arada sırada hijyeni aklımızdan uzaklaştırıp lezzete odaklanarak veriyoruz siparişleri:)

Nasılda güzel nasılda lezzetli,ev de yapıyorsun aynısı olmuyor.
Yedik yarım ekmek arası köfteleri:)
Soğuk ortamda nasıl rüzgar savuruyordu masaların üzerinde ki kağıt peçeteleri dahi tutmak ne mümkün üzerine koysam da plastik kenarları kirli pis tuzlukları:)
Bizim eller parmaklar uyuşmuştu soğuktan ondan su dahi içmedik köftelerin yanında:)
Çay gördük bir ara karton bardakla satıyorlardı karton olduğu için asla tercihimizi olmaz çay dediğin ince bardakla içilir ki lezzetine varılsın.
İçimiz ısınsa da olur ısınmasa da olurdu o an :)

Sonrası başka da hiç bir şeye bakmadım baksam aklım kalıyor alsam bir hafta içinde tüketmek imkansız bozulması ise asla buna izin vermem veremem ülkem de bu kadar ekonomik krizler yaşanırken atılan bir dilim ekmeğin dahi sorgusu suali olur..!
Malzemeler:
Bir adet büyük boy sarmalık beyaz lahana
2 Adet orta boy kuru soğan
2-3 Diş sarımsak
500-600 Gr dolmalık orta yağlı kıyma
1 Ufak su bardağı pirinç
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
Yarım çay bardağı fındık yağı
 1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
1 Tatlı kaşığı domates salçası
1 Kahve kaşığı kuru nane
 1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı tuz
Yarım çay bardağı kadar soğuk su
2 Yemek kaşığı eritilmiş kuyruk yağı

Sosu İçin:
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı biber salçası 
Sıcak su "yeteri kadar"
Tarif:
Derin karıştırma kabına malzemeleri çiğden olarak sarımsakları ve kuru soğanı rendeleyelim.
Üzerine orta yağlı kıymayı ilave edelim.
Pirinçi ayıklayıp yıkayıp süzerek ilave edelim.
Baharatlarını ve tuzunu katalım.
Yarım çay bardağı fındık yağını ve yarım çay bardağı soğuk suyu da ilave edelim.

Büyük tencereye su ilave edip bir yemek kaşığı tuz ilave edip kaynaması için orta ısılı ateşe alalım tencereyi.
Lahananın dip kısmında ki koçanı keskin bıçakla oyarak kesip çıkartalım.
Yapraklarını dikkatlice zedelemeden ayırıp yıkayıp kaynar suya atalım.
Hafif diri kalacak kıvamda haşlayıp süzerek alalım tencereden.
Yapraklar fazla haşlanmışsa gerekirse üzerlerine soğuk su gezdirip pişmesini durduralım ki erimeye dönmesin yapraklar.

Haşlanan yaprakları istenen boylarda keserek içlerine kıymalı iç harçından yeteri kadar koyup saralım.
Eğer varsa elimizde kaburga kemikleri ile tencerenin dibini döşeyelim.
Yok yoksa  damarlı olup kesip çıkarttığımız lahana sapları ile kaplayalım tencerenin zeminini.
Sıralı olarak sardıklarımız ile kaplanan tencereye sıcak su ile açıp hazırladığımız salçalı sosu dökerek ilave edelim.
Suyun miktari sarmaların yarısını pek geçmesin.

Bir yemek kaşığı tereyağ ve daha önceden alıp erittiğim kuyruk yağından iki yemek kaşığı ilave ettim ki bu tür yemeklere kuyruk yağı inanılmaz lezzet katıyor sizlere de tavsiye ederim.

Üzerlerini kaplayacak büyüklükte düz tabak ile kapatalım ki pişerken açılmasın sarmalar.
Pirinçler yumuşayana kadar pişirelim ve sıcak olarak yanında yoğurt,ayran vs eşliğinde servise sunalım.AFİYETLE..

Benim kendimin tercihi ise sarmaların dolmaların yanında illa ki sarımsaklı koyu bir cacık ki onlara göre cacık sarmaların dolmaların yanına yakışmaz gitmezmiş...!!
Ben onlara inat koyu cacık ile yedim nefis sarmalarımı..
Sevgilerimle..