Vişnap

Merhabalar..
Kuru yufkaları burada taze yufka satan ve yufkaları çok güzel incecik olan yufkacıdan almıştım yaklaşık bir iki ay önce.
10'arlı paketler halinde satılıyor.
Üstelik karton kutularda kırılma dökülme sorunu olmadan.
Al ev de her zaman bulunsun ani gelen misafirler ve ani oluşumlar için el altında bulundurmakta fayda var.

Et suyu çok yakışıyor lezzetine lezzet katıyor.
Şayet hali hazırda et suyu yoksa pek tasvip etmesem de ama zor da kalınca arada kullandığım knorr et suyu tablette et suyu yerine kullanılabilir diye düşünüyorum.
Ben her zaman dondurucuda et suyu,ilikli kemik suyu bulunduruyorum.
Şifası için boş zamanlarım da uzun uzun saatler kaynatıp süzüp uygun kaplara alıp hop dondurucuya ve gerektiği zamanlar hazır kullanıma.
Sizlere de şayet yapmıyorsanız tavsiye ederim.
Üstelik bazı kasaplar ilikli kemiği ücretsiz para almadan veriyorlar,tabii o kasabın müşterisi olmanız lazım.
Malzemeler:
5-6 Adet kuru yufka
300-350 ml sıcak et suyu
4 Yemek kaşığı tereyağ veya "margarin"
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet küçük boy havuç
1 Sap ince pırasa
1 Adet küçük boy patates
200 Gr kıyma
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Adet yumurta sarısı
Çörek otu,susam vs
Tarif:
Tencereye tereyağın yarısını "2 yemek kaşığı" alıp eritelim.
İnce yemeklik doğradığımız kuru soğanı ilave edip karamelize olana kadar kavuralım.
İri rendelediğimiz havuçları,ince kıydığımız pırasaları ilave edip yarı diri kalacak kıvama kadar soteleyelim.
Kıymasını ilave edip kıyma saldığı suyu çekene kadar sotelemeye devam edelim.
Baharatlarını ve tuzunu katıp harmanlayıp ateşin altını kapatalım.
İri rendelediğimiz patatesleri saldığı suyu elimizle sıkarak kıymalı sebzeli harça katıp harmanlayalım ve tencerenin kapağını kapatalım.
Buharı ve sıcağı ile patatesler yumuşasın.
Kenara alıp ılınmasını bekleyelim.

Kuru yufkaları ıslatmak için et suyunu uygun kaba alıp içine kalan diğer iki yemek kaşığı tereyağı ilave edip kaynara yakın ısıtalım.

Ufak bir tepsiyi margarin ile her tarafını yağlayalım.
Isınan tereyağlı et suyuna kuru yufkaları batırıp hemen çıkartalım.
Ve yağladığımız tepsiye yufkaların yarısını 2 kat döşeyelim.
Üzerine her tarafına eşit gelecek şekilde sebzeli kıymalı harç ile kaplayalım.
Tekrardan kalan diğer kuru yufkaları da et suyu ile ıslatıp döşeyelim.
Tekrardan sebzeli kıymalı harç ile kaplayıp son kat kuru yufkayı da et suyu ile ıslatım harçın üzerini kaplayalım.
Benim tepsim küçük olduğu için 6 adet kuru yufka yeterli geldi.
İç malzemesi ise biraz fazla oldu bana göre sakıncası yok daha da dolu dolu lezzetli oldu.

Üzerine 1 tatlı kaşığı sıvıyağ ile açıp incelttiğimiz yumurta sarısı sürüp isteğe göre susam,çörekotu serpelim.
Ön ısıtma yaptığımız 180 derece ısılı sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Veee veee bu arada çayımız demlenmiş olsun ki böreklerimizi sıcak sıcak servise sunalım.AFİYETLE..

Sevgilerimle..











Merhabalar..
Geçenler de burada köye gittiğimde akrabamızdan almıştık köy sütünü.
Sütün sahibi de üstelik sarı kocaman bir inekti ahırda sağılırken yanındaydım.
Diyeceğim o ki inekten kovaya kovadan bana tencereye miss gibi katkısız hilesiz süt.
Dolayısı ile böyle süt ile de ne yaparsan yap lezzet muhteşem oluyor tıpkı benim pişirdiğim sütlaçlar gibi.
Fırın sütlaçta yumurtayı tercih etmediğimden kullanmıyorum.

Bardak ölçüm 200 ml klasik su bardağı..
Malzemeler:
2,5 Litre süt "hakiki köy sütü"
2 Su bardağı toz şeker "isteğe göre eksiltip arttırılır"
1 Su bardağı pirinç 
İri kıyılmış fındık "opsiyonel"
Tarif:
Köy sütü olunca mutlaka önceden kaynatıp soğumuş olmalı.
Yok şayet market sütüyse önden kaynatmaya gerek yok.

Pirinçi ayıklayıp bol su ile iyice yıkayalım.
Yıkarken pirinç tanelerini elimizle çok sıkı ovalayarak yıkarsak pirinçler hafif kırılır ve bu da sütlaça kıvam ve yoğunluk verir.

Derin tencereye sütü alalım.
Üzerine süzgeçte ki pirinçleri alalım ve toz şekerini ilave edelim.

Kaşıkla alt üst ederek sık sık karıştırarak harlı ateşte ilk taşım kaynayana kadar pişirmeye başlayalım.

Kaynadıktan sonra ateşi kahve gözünün en kısığına getirip arada karıştırarak uzun süreli "1,5-2 saat civarı" pişmeye bırakalım.

"Ben sütlaçta nişasta,pirinç unu veya un ilave etmeyi tercih etmediğimden kıvam alması biraz uzun süreli oluyor."
Arada kontrol etmeyi unutmayalım.
Pirinçler uzayıp yumuşadığında ve üzeri kaymak tutmaya başladığında kıvamı olmuştur.
Fırınlayacağımız için kıvamı ne çok sulu ne de çok koyu olmamasına dikkat edelim.
Çünkü fırınlanırken de sütlaçlarımız kıvam alıp yoğunlaşacak.

Pişen sütlaçları toprak güveçlere veya fırına dayanıklı kaselere alalım.
Tepsiye sıralayalım ve tepsinin kenarından bir bardak kadar su katalım.

Fırının ızgara özelliği varsa ızgara özelliğini açalım.
Şayet yoksa fırın düğmesinin alt üst konumunu üst konuma alıp ısıyı üstten vererek sütlaçların üzerlerinin kızarmasını sağlayalım.

Gözümüz devamlı üzerinde olsun ki yakmadan kızarmalarını temin edelim.

Fırınlanan sütlaçları dinlenip soğuduktan sonra isteğe göre üzerlerine kırık fındık serperek servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle.. 





Merhabalar..
Bugünün tarifi sade ve de çok kolay tereyağlı mantar kavurma.

Az yaptım nasıl sevildi nasıl kıymetli oldu sofrada.
Ertesi günü tekrardan mantar alıp yeniden yaptım.

Az olduğundan mı çok lezzetli olduğundan mı bilemedim bildiğim çok sevildi kapanın tabağında kaldı.,
Tabii elimin lezzeti desem de bunda tereyağının da çok katkısı var doğruya doğru değil mi ya.
Tereyağının hakkını verelim ki bize küsmesin sonra.!
Malzemeler:
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Paket kültür mantarı"küçük boy"
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
3-4 Adet ince sivri biber
5-6 Adet çeri domates
1 Kahve kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı karabiber
Tarif:
Mantarlarım çok temizdi o yüzden dış kabuklarını soyup temiz bir mutfak bezi ile sildim.
Saplarının alt ve üst kısımlarından birer cm kesip silelim.

"Şayet kirli olursa mantarlar mutlaka yıkayıp hemen temiz bir mutfak bezi ile iyice silip kurulayalım ki mantarlar bünyelerine fazla su çekmesin."

Kuru soğanı kabaca piyazlık doğrayalım.
Tavaya tereyağını alıp eritelim.
İçine piyaz kuru soğanları atıp karamelize olana kadar sık sık karıştırarak kavuralım.
Tuzunu ve kırmızı pul biberini ilave edelim.
İrice doğradığımız sivri biberleri ve mantarların saplarını ilave edip kavurmaya devam edelim.

Mantarların üst şapkalarını şayet küçükler ise bütün olarak ilave edip ortadan yüksek ateşte ve tavanın kapağı açık olarak
"mantarların kararmaması için"arada tavayı sallayıp alt üst ederek kavurmaya devam edelim.

Mantarlar su salmaya başlarsa ateşin hızını biraz daha yükseltelim ve arada tavayı sallayarak pişirmeye devam edelim.

Ateşten almamıza yakın ikiye böldüğümüz çeri domatesleri ilave edip domatesler de hafif çatlayıp yumuşayana kadar pişirmeye devam edelim.
Ateşin altını kapadıktan sonra bir kahve kaşığı karabiber ilave edelim.
Sıcak olarak servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle..
                                             visnap.blogspot.com






Merhabalar..
Aklım da yok iken şu an kavanozda mis kokulu mandalina reçelim var.
Her şey ani gelişti.
Ben ki kahvaltıları pek sevmediğimden reçel, marmelat pek yapmayı artık düşünmüyordum.
Ekstra çok sevdiğim olursa bu tercihim tabii ki istisnaydı.

Mandalinalar yan komşu bahçeden geldi sağolsunlar ekip bu hale getirenlerden Allah razı olsun.
Derler ki hiç bir şey yapamasan da bu dünyada meyve ağaçı dik dikebildiğin kadar gördüğün her toprağa meyve çekirdeği göm elbet tutar içlerinden bir kaçı.
Sen görmesen de yetişip meyve verdiğini elbet öldükten sonra duaları gelir sana kuşlardan insanlardan velhasıl yiyen tadanlardan..

Ehh işte böyle elimde fazladan mandalinalar olunca bir kısmını değerlendirmek için karar verip reçelini yaptım.

Pek güzel çok güzel oldu.
Kalan mandalinalardan yine yeniden yapmam için de ayrıca yoğun istek geldi üstelik ama yapmayacağım:)

Neden mi?
Zira hele bir yaptığım reçeller bitsin de ondan sonra düşünürüz:)
Malzemeler:
1 Kg mandalina"çekirdeksiz,küçük ve ince kabuklu"
1 Kg toz şeker
2-2,5 Su bardağı su
1 Su bardağı mandalina suyu
1 Çay kaşığı tereyağ
Yarım limonun suyu
Tarif:
Mandalinaları bütün olarak kabukları ile beraber iyice yıkayalım.
Tencereye alıp üzerlerini kapatacak kadar su koyup 5 dakika kadar haşlayalım.
Suyunu değiştirip tekrar aynı işlemi yapalım.
Bu haşlama işlemini 3 defa tekrarlayalım ki mandalina kabuğunun acılığını alalım.
Son haşlama suyunda soğuyana kadar bekletelim.
Derin tencereye suyu ve taze sıktığımız mandalina suyunu alalım.
Toz şekerini ilave edip kaynatalım.
Kaynamaya başladığında tereyağını ilave edelim.

Soğuyan bütün halde ki mandalinaları ortalarından ikiye keselim.
Kaynayan şerbete atalım ve yarım saat civarı kaynatalım.
Altını kapatıp bir gece bu şekilde bekletelim.

Ertesi günü ocağın altını açıp tekrardan yarı kıvam alana kadar "15-20 dakika civarı" kaynatalım.
Kaynayan şerbetten mandalinaları delikli kevgir ile bir tabağa alalım.
Kalan şerbeti sade olarak 10 dakika civarı daha kıvam alana kadar kaynatalım.

Reçelin kıvamı için bir kaşık çay tabağına alıp buzlukta acele olarak soğutup kontrol edelim.
Tabakta ki reçele parmak bandığımızda açılan boşluk hemen akmayıp hafif sabit kalıyorsa reçelin kıvamı olmuştur.

Dışarı aldığımız mandalinaları ve limon suyunu da ilave ederek bir iki dakika daha ateşte tutup kaynatıp ateşin altını kapatalım.

Reçelleri ya çok sıcak hemen  ya da tamamen iyice soğuk olarak kuru temiz kavanozlara aktaralım.
Sabah ve ikindi kahvaltılarında reçel olarak veya canımız tatlı çektiğinde şekerleme  olarak tüketelim.AFİYETLE...
Sevgilerimle.





Merhabalar..
Geçen yaptığım mandalina reçelinin tarifini yazmak için pc başına geçtim bu kaçıncı geçiş sayısını şaşırır oldum artık ama maalesef yine olmadı yine yazamadım yine kaldı bir başka zamana..!
Yerini ise aşağıda ki miss kurabiyelerim aldı.

Düşündüm kısa bir an sanırım bu mandalina reçelinde var bir hayır üzerine kaç tarif paylaştım kaç tarif yazdım arşive attım ama mandalina reçeli bir türlü sırada yerini alamıyor.!
Oysa fotoğrafları da yerleşik blogta malzeme listesi yazılı tek yazmam gereken tarifi olmadı mı olmuyor olmuyor işte..!

Yarından sonra zaman bulduğumda ilk işim olsun bari:)

Ve geleyim bugünün tarifine.
Lezzet olarak baharatların kattığı aroma ile şenlikli nefis bir kurabiye oldu.
Dokusu ise ben pek kurabiyeler de tercih etmesem de dışı kıtır içi yumuşak kekler ile uzaktan akraba çıkacak kıvamda dokuda oluyor.
Lakin lezzeti on numara beş yıldız..
Yerken asla bir iki tane yetmiyor bir ağzını sürdün mü devamı bir tane daha bir tane daha derken birden yeter durman lazım diye iç ses devreye giriyor benden söylemesi.
Kuru Malzemeler:
Yarım paket kabartma tozu
Yarım çay kaşığı karbonat
1 Tatlı kaşığı tarçın "dolu dolu"
1 Çay kaşığı yeni bahar "dolu dolu"
1 Çay kaşığı toz zencefil "dolu dolu"
Çeyrek çay kaşığı muskat
5/6 Adet kakule tohumu
Yarım çay kaşığı karanfil tozu "silme"
1 Ufak su bardağı pudra şekeri
1 Çay bardağı toz şeker
1 Ufak su bardağı nişasta
1 Ufak su bardağı kıyılmış ceviz içi
Un "kontrollü ve aldığı kadar"

 Sıvı Malzemeler:
1 Çay bardağı fındık yağı
125 Gr eritilmiş tereyağ veya "margarin"
2 Yemek kaşığı yoğurt
1 Su bardağı tavla zarı boyutunda doğranmış bal kabağı tatlısı
1 Ufak su bardağı tahin

Üzeri İçin:
Yumurta akı
Ceviz içi "ince kıyılmış"
Susam
Tarif: 
Bal kabağı tatlı dilimlerini bir su bardağı olacak miktarda minicik tavla zarı boyutunda doğrayıp hazır edelim.

Karıştırma kabına önce unun bir kısmını ve ceviz dışında diğer kuru malzemeleri ilave edip kaşıkla iyice harmanlayıp karıştıralım.
Unun ortasını havuz şeklinde açalım.

Bu boşluğa öncelikle yoğurdu,fındık yağını,tereyağını ilave edip kuru malzemeler ile hepsini beraber azar azar un ilavesi ile hafif ele yapışacak kıvama gelene kadar yoğuralım.

Bu aşamada kademeli olarak azar azar tahin ve tavla zarı boyutunda doğradığımız bal kabağı tatlımızı ve ceviz içlerini katıp bir yandan da azar azar un ilave etmeye devam edelim ve yoğurmaya devam edelim.

Kurabiye hamurumuzun kıvamı yumuşak ama ele yapışmayacak kıvama geldiğinde  üzerini streç film ile örtüp buz dolabına kaldıralım.
Yaklaşık yarım saat bekletelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Kayık tabağa yumurta akını alalım.
Bir diğer kayık tabağa da kavrulmuş susam ve ceviz içlerini koyup harmanlayalım.

Buz dolabından kurabiye hamurumuzu alalım ve iki eşit parçaya bölelim her bir parçayı da 3-4 cm çapında rulo yapalım.
Ruloları bütün olarak teker teker önce yumurta akına daha sonra ceviz kırıklı susama bulayalım.
Keskin bıçakla serçe parmağımız genişliğinde kesip fırın tepsisine hafif aralıklı yatırıp dizelim.

Ön ısıtma yaptığımız 180 derece sıcaklıkta ki fırına atıp alt üst konumda pembeleşene kadar pişirelim.
Kendi tepsisinde ilk sıcağı çıkana kadar bekletip sonrası tel ızgara üzerine alıp soğuyup sertleşene kadar bekletelim.
Kalan diğer ruloya da aynı işlemleri uygulayıp pişirelim.
Çay süt vs ile servise sunalım.AFİYETLE..
Hazırda bal kabağı tatlınız yoksa bir kaç dilim kabağı bütün olarak toz şeker ilavesi ile pişirdikten sonra soğutup tavla zarı boyutunda doğrayıp ilave edebilirsiniz.
Bal kabağı tatlı dilimleri isteğe göre ezilip püre haline de getirebilinir. Veya benim gibi çok minik doğranıp katılır ki bence doğramak daha da güzel lezzetli oluyor.
Tercih sizlerin yine de.SEVGİLERİMLE..






Merhabalar..
Bugünler de yeme içme konularında bayağı bir huyum değişti.
Sevmem dediklerimi sever,seviyorum dediklerimi ise sevmez ve aramaz oldum.
Neden niçin bunu da bilmiş değilim.
Bildiğim bu  durumdan hayli memnunum.

Olayım şu yeni geldim Giresun Görele'den ve ben oralarda yeterince yöresel yemekler yedim yemesine ama..!
Geldiğimin ertesi günü canım fena halde kara lahana çorbası istiyor.

Semt pazarının kurulmasına ise daha 2 gün vardı o 2 gün bana geçmek bilmedi ve cumartesi geldi ben soluğu pazarda aldım.
Direk köy pazarı kısmına gittim taze kara lahanaları alıp başka da oyalanmadan doğru eve geldim.
Bu nasıl bir can istemesi ise.!

Hemen vakit kaybetmeden mutfağa geçtim pişirdim ve gerçekten istediğime değdi iki tabak çorbayı severek içtim ertesi günü öğlen içtim akşam içtim doyasıya içtim içtim:)

Annem çıksa gelse bana şaşar kalırdı zira eskiden kara lahana pişirdiklerinde evden kaçasım gelir hiç sevmezdim.
Malzemeler:
2 Bağ pancar "kara lahana"
2 Yemek kaşığı tereyağ "dolu dolu"
1 Yemek kaşığı fındık yağı
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Ufak su bardağı fırın mısır unu
4 Su bardağı et suyu
İç yağ "ceviz büyüklüğünde"
1 Su bardağı  kuru fasulye
1 Kutu konserve mısır 
1-2 Tane kurutulmuş acı arnavut biberi
Tuz
Tarif:
Kuru fasulyeleri yıkayıp geceden soğuk su ile ıslatalım.
Ertesi günü kara lahana saplarını ayırıp ufak olarak doğrayıp bol su ile yıkayalım.
Sirkeli su dolu ayrı bir kaba alalım.

Yapraklarını da bütün olarak önlü arkalı tek tek dikkatli bakarak tek tek yıkayalım.
Yaprakların hepsini çorbalık olacak şekil de ufak olarak keselim.
Bol su ile bir kaç defa suyu temiz çıkana kadar yıkayalım.
Son suyuna sirke katıp doğranmış kara lahana yapraklarını beş on dakika bekletelim.

Evet sebzeleri ıspanak pazı kara lahana vs bunları yıkamasını bayağı abartıyorum farkındayım.
Bu huysuzluğumdan dolayı da dışarıda asla bu sebzeleri mecbur kalmadıkça yemem.
Çok şükür olsun hiç mecbur kalmadım kalmayım da.

Büyük tencereye tereyağı ve fındık yağını alıp eritelim.
Üzerine yemeklik doğradığımız kuru soğanları atıp hafif yumuşayana kadar kavuralım.
Mısır ununun yarısını ilave edip kokusu çıkana kadar kavurmaya devam edelim.
Üzerine geceden ıslattığımız kuru fasulyeleri süzüp ilave edelim.
Beş altı dakika beraber sotelemeye devam edelim.

Üzerine sıcak olarak et suyunu ilave edip yıkayıp süzdüğümüz kara lahana saplarını da ilave edelim.
Üzerlerini kapatacak seviyeye kadar sıcak su takviyesi yapalım.
Suyu azaldıkça yeterli sıcak su takviyesi yapalım.
İç yağını bütün olarak katalım.
Kurutulmuş arnavut biberlerini de ister bütün olarak ister açarak "çok acı olacağını göz ardı etmeyelim"çorbaya katalım.

Kara lahana sapları hafif yumuşadığında üzerine doğranmış yapraklarını ilave edelim.
Tuzunu da katıp karıştıralım.
Kapağı yarı aralık olarak orta kısık ateşte pişirmeye devam edelim.

Suyunun kıvamı duru ise azar azar bir yandan da devamlı karıştırarak kalan mısır ununu katalım.

Bu kısmı biraz önemli zira mısır unu fazla ya da az olmamalı ki lezzetini etkilemesin.
Kara lahana çorbası piştiğinde sıcak olarak üzerine acı biber yanında varsa mısır ekmeği ile servise sunalım.AFİYETLE..
Sevgilerimle..








Merhabalar..
Bugünün tarifi nefis ötesi harika kat kat kıyır kıyır bir börek.
Tıpkı adı gibi kruvasan çıtırlığında.
Mutlaka yapın yiyin sevdiklerinize yedirin.
Ben üç adet yufkadan yapıp 12 adet kruvasan börek elde ettim.
Kalabalıksanız veya misafirleriniz gelecek ise 6 adet yufkadan yapıp 24 adet kruvusan börek elde edersiniz.

Kruvasan börekleri bir gün önceden hazırlayıp üzerini örterek buzdolabında bekletebilirsiniz.
Ertesi günü misafirlerin gelme durumuna göre zamanı ayarlayıp yağlı su ile ıslatıp pişirebilirsiniz..

Mutlaka yapmanızı tavsiye ettiğim demirbaş tariflerimden biridir..
Malzemeler:
3 Adet yufka

Ara Sos malzemeleri:
Yarım paket krema "100 ml"
Yarım şişe maden suyu "1 çay bardağı"
Yarım çay bardağı fındık yağı

İç Malzemeler:
1-2 Yemek kaşığı tereyağ veya "margarin"
100-150 gr kıyma
1 Orta boy kuru soğan
Yarım çay kaşığı karabiber
Yarım çay kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı tuz

Dışı İçin Malzemeler:
1 Ufak çay bardağı fındık yağı
1 Ufak çay bardağı su
Tarif:
Ufak tencereye 1-2 yemek kaşığı tereyağını veya "margarini" alıp  eritelim.
İçine ince yemeklik doğradığımız kuru soğanları ilave edip pembeleşene kadar kavuralım.
Kıymasını katıp renk değiştirene kadar kavurmaya devam edelim.
Kıyma saldığı suyu çekince tuzunu ve baharatlarını katıp alt üst ederek harmanlayalım.
Ateşin altını kapatıp ılınması için kenara alalım.

Ara katlarına sürmek üzere sosu için kaseye yarım paket kremayı alalım.
Üzerine yarım şişe maden suyunu ve yarım çay bardağı fındık yağını katıp çırpıçı ile iyice çırpalım.

Diğer yanda üç adet yufkayı mutfak tezgahına alıp teker teker ikiye katlayıp 3 adet yarım daire elde edelim.
3 Adet yarım daire yufkayı üst üste koyup yufka katmanlarını 6 katlı yarım daire yapalım.
Bu altı katlı yarım daire yufkayı da eşit 12 adet üçgen parçalara keselim.
Altı katlı yufkalı gruplar halinde hazırladığımız 12 parça yufkaların ilk grubunu öne alalım.

Her bir üst üste koyduğumuz altı katlı üçgen yufkayı teker teker ara sos malzemesi ile soslayarak 6 üçgen yufkayı üst üste koyalım.
Geniş kısmına kavurduğumuz kıymalı harçtan yeteri kadar koyup kenarlarını içe doğru kıvırmadan yukarı doğru rulo yaparak sıkıca saralım.
Bu işlemi diğer 11 adet altışar katlı yufkalara da yapalım.
Bu işlem sonrası 12 adet kruvasan börek elde etmiş oluyoruz.

Yufkaların altı kat olması böreği kalın yapmıyor bilhassa daha da kat kat tel tel olmasını sağlıyor..

Böreklerin her tarafını iyice çırptığımız dış sos malzemesine
"1 ufak çay bardağı fındık yağı ve 1 ufak çay bardağı su"
batırıp hafif elimizle sıkıp yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine fazla sıkıştırmadan sıralayalım.
İsteğe göre üzerine susam çörekotu serpelim
"Ben yarısına susam serptim diğer yarısını es geçtim."

Fırını 190 derece ısıya ayarlayıp  ön ısıtma yapalım.
Hazırladığımız kruvasan börekleri sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.
İlk sıcağı çıktıktan sonra servise sunalım..AFİYETLE.
Sevgilerimle..

Not:
Şayet yufkaların teker teker soslanması size zor gelirse ki bana göre yufkaları tek tek küçük üçgenler halinde hazırlayıp soslamak benim daha çok kolayıma geldi.
Yufkaları daha rahat serdim ve hiç biri birbirlerine yapışıp kalmadı.

Tercih yine de sizlerin.
O zaman 3 adet yufkayı tam daire olarak teker teker aralarını ara sos malzemeleri ile soslayarak üst üste koyun,en son yufkanın üzerini soslamayın.

Tam daire soslu yufkayı tam ortadan  keserek 2 adet üçgen yufka elde edin.

Bu her iki üçgen yufkanın her birini önce ikiye kesip her kestiğiniz parçayı da tekrardan üçe kesin.
12 kruvasan börek olacak şekilde bu küçük üçgen yufkaları altışar kat olacak şekilde üst üste dizin.

Geniş kısmına dilediğiniz iç malzemeyi yerleştirip sarın yağlı su karışımına batırıp pişirin.
Yapacak olanlara afiyetler olsun.
Yapmanızı da ayrıca çok çok tavsiye ederim.













Merhabalar..
Oldum olası milföy böreklerini çok severim hele de hafif soğuyup ılık yemesine ise ayrıca çok bayılırım.
O fırından çıkıp ilk sıcağı ile yemek  bilmem neden pek sevmem içimi bayar yağından dolayı.

Geçen değişik milföylü börek yapmak için arayış içinde iken bu nefis poğaçaların tarifini gördüm gulaymutfakta. Kendisine çok teşekkür ederim bu nefis sevdiğim güzel lezzet için..
Hem poğaça hem milföy tadında gökte ararken yerde bulmak bu olsa gerek.
Aklıma yattı güzel çok güzel olacağına inandım ve hemen hamurunu yoğurdum attım buz dolabına.
İki gün süre ile unuttum onu orada olduğu yerde.

Bu poğaçaların tek can sıkıcı yanı hamurunun çok cıvık olup ele hamur yoğurma kabına yapışıp yapışıp kalması.
Benim de mutfak işlerinde en sevmediğim hamur yoğururken o hamurun ellerime parmaklarıma yapışmasıdır.
Bundan dolayı ben yıllarca yoğurmalı hamur işlerinden hep uzak durmuştum.
Yeni yeni aramız ısınır oldu.

Ellerimden parmaklarımdan bıçağın tersi ile sıyırarak çıkardım bıçak elime yapıştı bıçağı öbür bıçakla elimden hamurdan kurtardım velhasıl dediğim gibi tek olumsuz yanı bu.
Ama sonuç muhteşem güzel harika lezzetli olduğu için bir daha bir daha defalarca yaparım yapacağım da zaten sıra da kıymalısı var..

Benim gibi milföylü lezzetleri seviyorsanız sizlere de tavsiye ederim.
O ele yapışma kısmını da ellerimizi yağlayarak zorlanmadan şekil verip yapıyoruz.

Önemli Notlar:
Kesinlikle hamurunda kabartma tozu karbonat maya vs yok
Bardak ölçümüz 200 ml ve silme olacak malzemeler..
Asla verilen un miktarından bir kaşık bile ne fazla ne eksik  un ilave etmiyoruz ve 1- 2 gün buz dolabında üzeri örtülü olarak bekletiyoruz ve malzemelerimizin hepsi oda ısısında olacak..
Malzemeler:
1 Paket margarin veya "250 gr tereyağ"
1 Su bardağı süt 
3,5 Su bardağı un
1,5 Ufak tatlı kaşığı tuz
İç Malzemeler:
Dilediğiniz iç malzeme kıyma,beyaz veya taze kaşar peynir patates ıspanak sucuk eski kaşar peyniri vs vs olur.
Üzeri İçin:
Yumurta sarısı
1 Yemek kaşığı sıvıyağ
Susam,çörek otu vs
Tarif:
Hamur yoğurma kabına bütün malzemeleri "un,süt tereyağ veya margarin,tuz" alıp malzemeler birbirine karışıp özleşene kadar elimizle yoğuruyoruz.
Buzdolabı poşetine alıp ağzını kapatarak bir veya iki gün buzdolabında beklemeye alıyoruz.

Ertesi zaman elimizi bir tabağa koyduğumuz sıvı yağ ile yağlayıp hamurdan elimizle cevizden az büyük parçalar koparıp yuvarlayıp avuç içimizde açalım.
Ortasına istediğimiz iç malzemeden koyup yuvarlayarak kapatalım.
"Ben sucuk dilimleri ve bir kısmına da eski kaşar peynir rendesi koydum."

Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine sıralayalım poğaçaları.
Üzerlerine bir kaşık sıvı yağ ile açıp incelttiğimiz yumurta sarısından sürelim.
Dilediğimizce susam çörek otu vs serpip ön ısıtma yaptığımız 190/200 derece sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Çay eşliğin de sıcak veya ılık olarak servise sunalım.AFİYETLE...
Sevgilerimle..