Vişnap


Merhabalar.
Bugün nefis bir kurabiye yaptım.Üstelik hiç aklımda dahi yoktu.Benim düşüncem bugün arkadaşımla Üsküdar'a gitmekti.

Sabah erken uyandım baktım hiç havam da değilim hiç istek yok içimde vazgeçtim.Yapacak işlerim var ben de iş yapma isteği de yok,bugün yoklar dünyasında geziyor ruhum.
Ne iyi gelir gönlü sıkkın ruhuma tabii ki mutfak.Ve gittim mutfağa hamur mayaladım.O mayalandı kocaman oldu tezgahın sol köşesine koydum artık yarına sanırım bekleyince hamura her hangi bir şey olmaz olursa da canı sağolsun.Olmazsa o muhteşem kabarık hamurdan yarın elbet güzel lezzetler yaparım.

Gelelim bugün yaptığım sevgili caniçimmm misketlimonu Hülya'mın tarifine offff nasıl güzel oldu anlatamam mutlaka yapmanızı tavsiye ederim çılgın gibi yeniyor yeniyor tabağın dibi görünür vallahi insan kendini frenlemese.
Malzemeleri:
150 Gr tereyağ
Yarım çay bardağı fındık yağı veya sıvı yağ
1 Adet yumurta "sarısı içine akı üzerine"
2 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
2-3 Su bardağı un
1 Yemek kaşığı sirke
1 Su bardağı ince çekilmiş ceviz içi
1 Paket kabartma tozu
Tarifi:
Hamur yoğurma kabına yumurta akı,susam ve ceviz içi dışında yumuşak tereyağı,fındık yağı,yumurta sarısı,sirke,toz şeker,tuzu,kabartma tozunu alalım.

Unun yarısını eleyerek ilave edip bir yandan yoğurmaya başlayalım.Diğer kalan unu da eleyerek ve azar azar kontrollü olarak bir yandan yoğurarak ilave edelim.Hamurun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında olacak.

Ceviz içini katalım ve hamuru yoğurarak yedirelim.Üzerini örterek 15 dakika dinlendirelim.

Dinlenen kurabiye hamurunu alalım tezgaha ve uzunca rulo yapalım.Bu uzun ruloyu ikiye üçe keselim ve düz tabağa aldığımız yumurta akına her tarafını yuvarlayıp bulayalım.
Diğer tarafta düz tabağa aldığımız bol susam içinde yuvarlayalım rulolarımızı.
Keskin bıçakla birer cm kalınlığında keselim.Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dizelim ve 180 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırında üzerleri pembeleşene kadar yaklaşık 15/20 dakika pişirelim.Tepsisin de soğutup servis tabağına alalım.

Sonra o servis tabağını masanıza alıp en çok sevdiklerinizle beraber kilo alma olayını düşünmedem yiyin yiyin.Zaten az yiyeceğim deseniz de ne mümkün hatta imkansız bir durum.Yani yapın yapın yiyin yiyelim.Şu uzun kış günlerinin kasvetli havasından ruhumuzu kurtaralım derim.
Canımın içi Hülyammmm yeniden tekrar çok teşekkür ederim bu nefis cevizli kurabiye tarifin için.Sayende mutfağım bir sağlam demirbaş kurabiye tarifine daha kavuştu.
Ve ben her zaman senin diğer tariflerini de tıpkı bu nefis cevizli tuzlu kurabiyen de olduğu gibi bire bir tutan tariflerini gözüm kapalı hiç endişe duymadan yapıyorum.KALP KALP <3 (*) SEVGİLERİMLE.






Dün arkadaşıma taziye ziyaretine gittim.Ben Görele'de iken çok sevdiği eşini sonsuzluğa uğurladı.Malum asrın zalim hastalığı esti evlerinde ve önüne katıp acımasızca aldı götürdü ayırdı sevenlerinden arkadaşımın eşini:(
Rabb'im mekanını cennet eylesin onun ve diğer kaybettiğimiz bütün sevdiklerimizin.

Aşağıda ki nefis ötesi kavrulmuş susamlı kurabiyeler bize ikramıydı ben ve diğer arkadaşlarımız çok beğendik,tarifini aldım bugün de yaptım.Ve sizlerle de paylaşmak istedim diğer lezzet dolu tariflerim gibi.
Malzemeleri:
100 Gr yumuşak margarin
1 Çay bardağı fındık yağı
3 Yemek kaşığı nişasta
1 Adet yumurta
 4 Yemek kaşığı pudra şekeri
1 Paket beyaz susam
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
Tarifi:
Kavrulmamış beyaz bir paket susamı teflon tavaya alıp çok ağır ateşte arada karıştırarak kavuralım.Kenara alalım ılınsın.

Diğer tarafta karıştırma kabına bir adet yumurtayı kıralım.Yumuşak margarini,fındık yağını,nişasta pudra şekeri ve ılınan susamı alalım.

Üzerine elenmiş kabartma tozu ve kontrollü olarak unu eleyerek katıp bir yandan elimizle karıştırıp yoğuralım.Kurabiye hamurunun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında olacak.Üzerini örterek yarım saat kadar dinlendirelim hamuru.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim ve hamurdan kabuklu fındık büyüklüğünde parçalar koparıp avuç içimizle yuvarlayarak tepsiye dizelim.

Fırın ısısını 180 dereceye getirip ön ısıtma yapalım.Kurabiyeleri fırına atıp üzerleri hafif pembeleşene kadar pişirelim.Tepsisinde soğutup servis tabağına alıp ikram edelim sevdiklerimize.
Böylesi ufak boyutlu kurabiyelerin olanca lezzeti sanırım çok minik olmalarında.Evet lezzet kıyırlık süper oluyor olmasına da ah o tek tek yapmak biraz sıkıntılı bir durum.Ama ona da çare var alın hamur kabını geçin tv karşısına sevdiğiniz bir kanalı açıp bir yandan seyredin bir yandan yuvarlayıp yuvarlayıp tepsiye dizin hoop atın fırına.İnanın hiç anlamıyor hiç bunalmıyorsunuz.😊

Şimdi bana bir cesaret geldi çok yakında buna benzer nette ne zamandır pek bir revaçta olan benim de pişirmek için aklıma koyup hani sıkılırsam diye yapmadığım meşhur çörekotlu bit kurabiyelerden de yapacağım aynı yöntemle tv karşısına geçip yayılarak.

Bu arada ben ismini asla bit kurabiye diye yazmayacağım.Her kim koyduysa bu ismi bana göre çok itici hiç sevmediğim adından dolayı yemek istemeyeceğim oluşumu yaratıyor bende:)

Var böyle internet ortamında antirifiston acaip isimli tarifler aklıma gelen bunlardan bir diğeri de "sakallı poğaça" hay kim dediyse sizin isim verişlerinizi eşek arısı soksun deyip burada sizlere veda ediyorum hoşçakalın sevgilerimle.






Merhabalar.
Balık balık istiyorum ki her gün balık olsun soframda ama olmuyor işte insan diğer lezzetleri de istiyor.
Balık yazın ne çok hasretini çekiyoruz değil mi?İşte o yüzden balık sezonunda bol bol taze balık yiyelim istiyorum.

Hani dondurucuya koy daha sonra yersin deseler de ben şoklanan balığı asla sevmiyorum.En taze oynayıp kıpraşan balık dahi olsa o balık dondurucuya girip ertesi günü çıkartsam da bana göre tadı çok değişiyor.Ondan asla balık koymam dondurucuya.

Geçen aklıma düştü patlıcanlı balık yapmak da tarifi nasıl olsa diye düşündüm ve karnıyarık olarak yapmaya karar verdim.Esasında yuvarlak dilimler üzerinde levrekleri koyup kat kat döşeyip fırına atmaktı isteğim.Gel gelelim istediğim gibi patlıcan ne bostan ne normal büyüklükte kemer patlıcanı bulamadım pazarda.Markete gitmeye de ben erindim.Pazarda bulduğum şekilsiz patlıcanlara razı oldum.

Hani diyorlar ya mevsiminde yiyin sebzeleri,vallahi ben bu mevsim seviyorum patlıcanı çekirdeksiz içleri pamuk gibi oluyorlar.Varsın bu da benim sağlıksız beslenme haneme eksi olarak yazılsın.

Sözün özü tarifimi deneyin hiç pişman olmazsınız derim,harika yakışıyor balıkla patlıcan ve tarif aşağıda.
 Malzemeleri:
1 Adet büyük levrek
3 Adet patlıcan 
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Adet orta boy kuru soğan
1'er çay kaşığı kara biber,kırmızı pul biber,garam masala
1 Tatlı kaşığı tuz
3-4 Adet yeşil biber
1 Adet ufak kırmızı kapya biber
1 Ufak domates
Kızartma için bol fındık yağı
Maydanoz
Tarifi:
Balıkçıdan rica edip levrek balığını dikkatli kılçıksız olarak fileto yapsınlar alalım.

Patlıcanları yıkayıp saplarını kesip yol yol soyalım.Üzerlerine kızartırken yağ çekmemeleri için bol tuz serpip yarım saat kadar beklemeye alalım.

Kuru soğanı yemeklik doğrayalım kuşaneye tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.Doğradığımız kuru soğanları ilave edip karamelize olana kadar kavuralım.İnce doğradığımız biberleri katalım.

Levrek filetoları kuş başı doğrayıp ilave edelim.Nazikçe balıkları hırpalamadan arada karıştırarak sotelemeye devam edelim.

Baharatları ve tuzunu ilave edelim.İnce yemeklik doğradığımız domatesi katalım domates suyunu çekip pişince ateşin altını kapatalım.

Patlıcanları bol suyla bir kaç defa yıkayıp fazla tuzundan arındıralım.Derin tavaya bol fındık yağı koyup kızdıralım.Patlıcanları kurulayıp bütün olarak yarı diri kıvamda kızartıp kağıt havlu üzerine alıp fazla yağlarından arındıralım.

Fırın kabına alalım kızaran patlıcanları ortadan bıçakla kesik açıp her iki yana doğru genişletelim.Bu boşluğu levrekli iç malzeme ile eşit olarak dolduralım.

Üzerlerine yarımşar çeri domates bir kaç parça kesilmiş yeşil biber ve maydanoz yaprakları koyalım.

Bir çorba kaşığı dolusu biber+domates salçasını sıcak su ile açalım.Tepsinin kenarından dökelim.

190 derece ısıya ayarladığımız sıcak fırına atıp üzerleri kızarana kadar pişirelim.İnmesine yakın isteğe göre kaşar peyniri rendeleyip veya ince keserek ilave edelim.Tekrardan fırına sürüp kaşar peynirler eriyene kadar tutalım.
Sıcak olarak servise sunalım.Yanına pilav güzel yakışıyor.
Sevgilerimle bol balıklı günlerimiz olması dileği ile hoşça kalın..






Merhabalar.
Yazıma 2017 yılının bizlere sağlık,huzur,mutluluk,bereket ve hoşgörü getirmesi dileklerimle başlamak istiyorum.En en önemlisi güzel Ülkemin güzel insanlarının güzel yaşama kavuşmasını istiyorum yüce Rabb'im den.

Ve güzel bir kurabiye tarifi paylaşmak istiyorum bugün sizlerle.

Aklıma hep aniden geliyor yaptığım tarifler lezzetler ve hemen yaparsam yapıyorum yok yoksa unutuyorum ya da aman sen de boşver vişnap diyorum kendime ruh halim değişken oluyor ekseri.

Bu nefis kurabiyeler de aniden aklıma düşüp hemen giriştim yaptım oysa o kadar çok işim vardı ki bugün.
Sonuç nefis oldu kalan işlerimi de yaptım yarına yine işler var işlerin olmadığı tek bir günüm dahi olmuyor ki.

Sık sık yapacağım demirbaş kurabiye tariflerimden biri olarak notumu da aldım.
Tarifi:
1 Su bardağı toz şeker "250 gr"
125 Gr tereyağ
100 ml fındık yağı
1 Fiske tuz
 2 Adet yumurta
1 Limonun suyu
1 Limon kabuğunun rendesi
2-3 Yemek kaşığı mavi haşhaş tohumu
1 Paket kabartma tozu
3,5-4 Su bardağı elenmiş un
Tarifi:
Karıştırma kabına elediğimiz unun yarısını alalım.Üzerine bir fiske tuz ve elenmiş kabartma tozunu katıp harmanlayalım.

Toz şeker,oda ısısında ki tereyağ,fındık yağını ve yumurtaları kırıp ilave edelim.Bir limonun dış kabuğunu dikkatli olarak beyaz kısmına gelmeden rendeleyelim.Suyunu da sıkıp katalım kurabiye harcımıza.Haşhaş tohumlarını ilave edelim bir yandan elimizle yoğurmaya başlayalım.

Kalan elenmiş unu da kontrollü olarak bir yandan azar azar yoğurdukça hamurun aldığı kıvama göre ilave edip yoğuralım.Kurabiye hamurunun kıvamı yumuşak ele yapışmayacak bir hamur olsun.
Üzerini örtüp yarım saat kadar dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.Kurabiye hamurundan cevizden küçük parçalar kopartıp yuvarlayalım.Üzerlerine bastırmadan fırın tepsisine dizelim.Ön ısıtma yaptığımız 180/185 derece ısılı sıcak fırına atalım.Yaklaşık 15 dakika kadar hafif pembeleşene kadar pişirelim.

Kendi tepsisinde soğumaya bırakalım.Ve servis esnasın da isteğe göre üzerine pudra şekeri serpelim.Yapacak olanlara şimdiden afiyetler olsun.

Notum:
Şayet kurabiyeleri sizler de benim gibi kıtır kıyır sert severseniz fırında daha uzun bir süre "çabuk kızardığı için yakmamak adına gözünüz fırında olmak kaydıyla" 20/25 dakika tutabilirsiniz.Ben bir daha yapışımda fırında pişirme süresini daha uzun tutmak istiyorum,aklınızda olsun.
SEVGİLERİMLE MUTLU YILLAR.<3











Merhabalar.
Bugün mutfağımda 2 tane kek yaptım biri iş yeri için fındıklı vanilyalı kek.Diğeri aşağıda ki bizler"Neçkom,Zeynom,Armes" ve de kendim için nefis enfes kabaran çikolatalı kakaolu kekim.

Fırın başında bekleyip takip ederken önce kabaracak mı endişesi sonrası güzel kabarmasını görünce bu defa ahh acaba kalıba yapıştı mı yoksa kendini beni üzmeden bırakacak mı düşünceleri ile kek yapmak bana göre benim için her zaman heyecan az kalp çarpıntısı ile geçen bir süreç oluyor:)
Neyse ki bu dediklerimin hiç biri olmadı da iş yeri için yaptığım fındıklı kekim biraz yamuk kabardı ama dokusu güzel tül tül efil efildi.Tadını daha sonra yiyenler dedi ki yine yeniden bizlere kek yap doyamadık lezzetine.Verdim yine en kısa zamanda kek sözünü.Onları şimdiden sabırsız beklemeler sarmıştır:)
Malzemeleri:
2 Adet büyük "L" yumurta
1 Su bardağı toz şeker "250 gr"
Yarım su bardağı fındık yağı veya "sıvı yağ"
1 Su bardağı süt "250 ml"
1 Çay bardağı ılık su "150 ml"
Bir kaç damla rom aroması "5/6 damla ilave ettim"
Yarım çay bardağı kırık fındık
4 Yemek kaşığı kakao
1 Paket bitter çikolata "80 gr"
1 Paket kabartma tozu
Çay kaşığı uçu ile karbonat
Aldığı kadar elenmiş un "koyu boza akışkanlığında"
 Tarifi:
Keki yapmadan önce kek malzemelerini yarım saat önceden buzdolabından alıp oda ısısında bekletelim.

Karıştırma kabına yumurtaları kıralım,toz şekeri ilave edip şeker eriyene kadar çırpalım.
Fındık yağını,sütü ve ılık suyu ilave edip çırpmaya devam edelim.Kakaoyu ve rom aromasını katalım.

Elenmiş unu kontrollü olarak ilave edelim bir yandan çırpalım"kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak"Çikolatayı micro dalgada eritip katalım.Kabartma tozu ve karbonatı eleyerek karışıma ilave edip kaşıkla alttan üste doğru karıştırıp yedirelim.

Baton kek kalıbını yumuşak margarinle yağlayıp unlayalım.Fazla unlarını kalıbı ters yüz ederek silkeleyelim.Kek karışımını kalıba boşaltıp üzerine kırık fındıkları eşit olarak serpelim.Ve düzgün kabarması için kalıbı tezgaha hafifçe vuralım.

165 derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım kabarmaya başladığında fırın ısısını 170/175 derece ısıya çıkaralım.İlk yarım saat kesinlikle fırın kapağını açmayalım.

Kek kabarıp kalıbın yanlarından ayrılmaya başladığında içine kürdan batıralım.Temiz çıktığında dışarı alıp nihale üzerinde ilk sıcağının çıkmasını bekleyelim.İsteğe göre üzerini çikolata sos ile süsleyelim veya pudra şekerini eleyerek serpelim.İşin bu süsleme kısmı kişinin isteğine kalmış göze hoş görünüyor ve sonrası dilimleyerek servise sunalım.
Sevgiler..










Merhabalar..
Kara buğday bir diğer adı "greçka"
Faydaları yazmakla bitmez o yüzden diyorum ki en güzeli internette greçka ve faydaları diye aratıp uzun uzun okumak.

Elbet burada yazarım ama bugün fazla yazı yazmak istemiyorum zira mause arızalı beni çileden çıkarıyor.Aslında blog temamda arıza çıkarıyor ve ben anlamıyorum işin bu ince ayar kısımlarından:)

Ne yapacağız o zaman en kısa zaman da en güven duyduğumuz birinden güvenilir yardım alacağız.Hatta işi biraz olduğu yerden daha da yukarılara doğru çıkaracağız:)

Tabii bunların olması için öncelik güven duygusu ki o da çok çok zor gibi Kısaca benim bu sıralar insanların çoğuna güven duygum yerle yeksan.!

Ya da yapmak istediğimiz işlerin hırsını bırakıp gidebildiği yere kadar gider yolunda gitmeyen işler güçler diyeceğiz.
Yeter ki ölüm olmasın bir ona çare yok zalim dünyada.!

Neyse bunlar bu olumsuzluklar yine de beni yıldırmaz yıldırmayacak ve güzel günler göreceğiz elbet.Ne kadar üzülüp asabım bozulsa da kendimi böyle telkin etmesini de bilirim:)
Malzemeleri:
1 Su bardağı kara buğday "greçka"
2 Su bardağı sıcak su
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağ
2 Adet orta boy kuru soğan
2 Adet yeşil biber
100 gr kıyma
1 Kahve kaşığı tuz
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Ufak su bardağı haşlanmış bezelye
Tarifi:
Greçkayı dikkatlice ayıklayalım.Duru suyu çıkana kadar bir kaç su sıcak suyla yıkayalım.Süzgeçe alıp süzülmesini sağlayalım.

Kuşaneye tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim,içine piyaz doğradığımız kuru soğanları ve ince kıydığımız biberleri katıp soteleyelim.

Kıymasını ilave edip sotelemeye devam edelim.Baharatlarını ve tuzunu katalım.Haşlanmış bezelyeleri ilave edelim.

Süzülen greçkaları malzemelere ilave edip bir kaç dakika daha kavurmaya devam edelim.

Sıcak suyunu verip bir iki taşım kaynayana kadar yüksek ateşte tutalım.

Daha sonrası kuşaneyi kahve gözüne alıp ateşi en kısığa getirelim.Suyunu çektiğinde bir on dakika daha kısık ateşte greçka pilavımızı demlenmeye bırakalım.
Ayran veya yoğurt eşliğinde sıcak olarak servise sunalım.
Sevgi ile ve hep sevdiklerinizle bir arada kalmanız dileği ile mutluluklar.
















Merhabalar..
Bayağı bir ara verdim pc açmayalı son dönerli açık böreğimden bu yana bana göre uzun zaman olmuş.

Özlemişim mutfağımı,pişirip fotoğraflar çekip tarifleri soğuk çayım eşliğinde yazıp arşive atmayı.

"Neden soğuk çay dediğinizi duyar gibiyim.😄 O kadar çok kaptırıyorum ki kendimi blogta yazmaya unutuyorum işte her defasında yanı başımda yudum yudum içilmeyi bekleyen çayımı"😄

Arşivde ki tariflerimi tekrardan okuyup gözden geçirmeleri her bir şeyleri özlemişim.Sevdiğim takip ettiğim arkadaşlarımın yemek bloglarını ilgimi çeken şiir edebiyat,kişisel blogları okumaları çok çok özlemişim.Ben kısaca pc imi çok özlemişim.


Bunlar hep bu akıllı telefonlar yüzünden tembellik geldi üzerime.Telefon demişken eskidi telefonum değiştireceğim bugün yarın da ah hangi model olsun kararsızım.!

Kendi bloğumda çalışmaları yazmaları bitirince hemen diğer kıymetli bloglara ziyaret var aklımda şu an.Hazır bu gece bol bol zamanım varken değerlendirmem lazım.
Malzemeleri:
1 Bağ kara lahana "pancar"
2 Yemek kaşığı fındıkyağ
1 Yemek kaşığı tereyağ
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet yeşil biber
1 Adet ufak kırmızı kapya biber
Yarım su bardağı tulum veya kaşar peynir rendesi
3/4 Sap taze soğanın yeşil kısımları
1 Kahve kaşığı kara biber
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı tuz
3 Adet yufka
1 Ufak su bardağı süt "200 ml"
1 Ufak su bardağı sıvıyağ "200 ml"
1 Yemek kaşığı un
1 Adet yumurta "sarısı üzerine"
Susam
Tarifi:
Kara lahanaların yaprak kısımlarını ayırıp ince olarak kıyalım ve bol su ile bir kaç defa yıkayıp süzgece alıp süzülmesini sağlayalım.
Kuşaneye fındık yağı ve tereyağını alıp eritelim içine yemeklik ince doğradığımız kuru soğanları ve ince kestiğimiz biberleri katıp soğanlar karamelize olana kadar kavuralım.

Süzgeçte ki kara lahanaları ilave edip saldığı suyu çekene kadar kısık ateşte  sotelemeye devam edelim.Baharatlarını,tuzunu ve incecik kıydığımız taze soğanın yeşil kısımlarını katıp harmanlayalım.

Kara lahana biraz geç piştiği için pişmediyse şayet gerekirse ölçülü olarak az az çektikçe sıcak su ilave edelim.Ateşin altını kapatıp ılınması için kenara alalım.Ilındığında içine tulum veya kaşar peynir rendesini ilave edip harmanlayalım.

Yufkanın ara sos malzemelerini kaseye alıp çırpalım.Yufkanın tekini tezgaha alalım tam daire şeklinde açıp yayalım.Sos malzemesi ile her yanını fırça yardımı ile soslayalım ikiye katlayıp yarım daire şekline getirelim.Geniş kısmına kara lahanalı iç malzemesini boyunca koyup yukarı doğru fazla sıkmadan rulo yaparak katlayalım.3/4 parmak enliğinde keserek yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yerleştirelim börekleri.Kalan diğer yufkalara da aynı işlemleri uygulayıp fırın tepsisine dizelim börekleri.

Üzerlerine yumurta sarısı sürüp bol susam serperek 190 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atalım.Alt üst konumda nar gibi olana dek kızartalım.Ve çay eşliğinde servise sunalım.
Sevgiler Sevgiler ve de Sevgilerimle. ❤















Görele'den sevgiler.
Bir süredir buradayım,neredeyse dönmem yaklaştı.Buralar öylesine huzurlu dinlendirici ki bazı mahrumiyetleri olsa da bana göre onlar bunca huzurun yanında pek önemli değil.

Burada istediğim incelikte açık yufka vs vs bulamasam da yerine temin edeceklerim yine de her zaman illa oluyor..Umarım çok önemli bir eksiği olan "DOĞAL GAZ" hizmetini de verirler bizlere.

Aşağıda yapmış olduğum böreklerin yufkası da öyle pek ahım şahım ince değildi ama sonuçta sigara böreği olmayıp döşeme börek olacağı için önem arz etmedi ve gayet güzel bir börek oldu.

Dönerli börek ne zamandır pişirmeyi düşünmüştüm nasip Görele'de yapmakmış.

Buraları çok seviyorum imkanlar olsa sanırım hep burada yaşar arada bir İstanbul'a gezme amaçlı giderdim.Bunu öyle çok istiyorum ki isteğimi anlatmak zor kelimelerim yetersiz kalır inanın.
Bildiğim hangi isteğimizi elde ediyoruz ki,sadece istiyor istiyoruz umut ederek nefes alıp veriyoruz işte.!
Malzemeleri:
3 Adet yufka
1 Paket hazır dana döner
2 Yemek kaşığı tereyağ
5/6 Adet yeşil biber
1 Adet küçük kırmızı kapya biber
1 Adet orta boy domates
Yarım çay kaşığı tuz
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı kekik
Yarım çay kaşığı taze çekim karabiber
Çörek otu
Yufka Ara Sos Malzemeleri:
1 Ufak su bardağı sıvı yağ "150 ml"
1 Ufak su bardağı su "150 ml"
1 Paket kabartma tozu
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Adet yumurta akı sosun içine sarısı böreğin üzerine
Tarifi:
Biberleri yıkayıp tohumlarını saplarını kesip atalım ve orta incelikte dilimleyip keselim.Tavaya tereyağını alıp eritelim biberleri içine katıp hafif soteleyelim.
Domatesi yıkayıp mini küpler halinde keselim biberlere ilave edip suyunu çekene kadar orta ateşte sotelemeye devam edelim.
Dana dönerin iri olan parçalarını ufaltıp katalım ve ateşin altını kapatalım.Baharatlarını ve tuzunu atıp alt üst ederek harmanlayalım bütün malzemeyi.

Yufkaların ara sosu için sos malzemelerini derince kasede birleştirip çırpıcı ile iyice çırpalım.

28/30 cm çapında tepsiyi 1 yemek kaşığı tereyağ ile her yanını yağlayalım.Bir bütün yufkayı kenarlarından 3/4 cm dışarı sarkacak şekilde ortalayarak tepsinin tabanına büzdürerek yayalım.Üzerine ve tepsinin dışında kalan yufkaların üzerlerine de ara sosundan kaşıkla her yanına gezdirelim.Diğer ikinci ve üçüncü yufkalara da aynı işlemi uygulayalım.

Dönerli iç malzemeyi tepsinin her tarafına ve dışa doğru sarkıttığımız yufkaların da arasına koyalım.Her yana eşit olarak dağılmasına dikkat edelim.
Dışa doğru sarkıttığımız 3/4 parmak enliğinde yufkaları yukarı doğru rulo yaparak katlayalım.Tam bir yuvarlak simit görünümü ya da yuvarlak pizza görünümü alsın dönerli açık böreğimiz.Yufkaların üzerine yumurta sarısı sürüp bol çörek otu veya susam serpelim.

Ön ısıtma yaptığımız 190/200 derece ısılı fırına atalım.Üzerleri ve altı yanları nar gibi kızarana kadar fırında tutalım.Şayet üzeri hemen kızarmaya dönerse gerekirse üzerini yağlı kağıtla örtüp bir süre o şekilde pişirelim.Arada kontrol edelim.Yanları kızarmaya döndüğünde yağlı kağıdı alalım üzerinden.

Sıcak olarak servise sunalım.Yanında ne istersek çay,ayran meyve suyu vs unutmayalım.

Tam böreği fırından çıkardım ki o an da köyden bana taze daha sıcağı soğumamış süt getirdiler hemen onu kaynatıp sıcak olarak içtim börekle beraber.Evet börek ve süt olmadı değil mi ama süt o kadar güzel geldi ki o an bana çayı dahi gözüm görmedi işte.

Hem sütü sağılan ineği de bilip tanıyorum bir ara ben onun başını dahi okşayıp sevmiştim.Sonra o ineğin minik danası oldu onu da gördüm bu gelişimde Annesinin yanında ne kadar da minik duruyordu.
Buralardan sevgiler ve güzellikler bir de köy havası yolluyorum paylaşımımı okuyan sizlere..














Görele'den sevgiler selamlar.
Burada havalar buz soğuk bu sabah çok erken saatlerde uyandım camdan dışarı baktım ki kar yağıyor ve ince inceydi yağan kar tutmuştu evlerin damları bembeyazdı.Belki daha çok yağar yollar diz boyu kar olur dedim ama olmadı öğlen saatlerinde çıkan parlak güneş biraz havayı yumuşatır desem de vallahi güneşin ayazıydı yine de yüzüme yüzüme buz gibi vuran.

Kek kalıbını burada yeni aldım ve ilk aşağıda ki keki yaptım kek pişti çıkardım fırından ahhh olamaz komple her tarafı yapışmış.
Mümkünü yok keki kalıptan ayırmanın.Islak bez koydum altına beklettim yok yok olmuyor.Kenarlarından tahta şiş çubuklarla ayrıştırdım yok yine olmuyor.Kalıbın tabanına mısır unu serptim sanırım o yapışmasına etken oldu.
Ve benim birden sinirim zıpladı bu ne yahu sana bu kadar dikkat göstermeye ne mecburiyetim var kalırsan kal orada sonuçta parça pinçikte olsan seni alıp yiyeceğiz.Akıllı ol da düzgün çık şu kalıptan diye kalıpla ve kekle kavgaya tutuştum.

Bu arada kek fırında pişerken o esna da mutfakta balık pişirme hazırlıkları içindeydim.Dalmışım yemek işine daha öncesi çıkartmam gereken kekim fırında biraz fazla kalıp pişti.Yani bu da öyle bir maceralı kek oldu.:)
Malzemeleri:
2 Adet yumurta
1 Su bardağı toz şeker "200 gr"
2 Kahve fincanı pudra şekeri
1 Çay bardağı sıvı yağ
1 Su bardağı süt
2 Kahve fincanı mısır unu
Aldığı kadar beyaz un
1 Paket kabartma tozu
1 Adet muz
Tarifi:
Kek malzemelerinin hepsi oda ısısında olacak.Kek kalıbını yumuşak margarinle yağladım.Üzerine mısır unu eleyip her tarafını mısır unladım."Siz beyaz un serpin derim"Fazla unları kalıbı ters yüz ederek silkeledim.

Yumurtaları karıştırma kabına kırıp çırptım.Üzerine pudra şekeri ve toz şekeri ilave edip şeker eriyene kadar çırpmaya devam ettim.

Sütü ve sıvı yağını katıp çırpmaya devam edelim.Mısır ununu eleyerek katalım.Beyaz ununu kontrollü olarak ve eleyerek ilave edelim.Kabartma tozunu eleyip katalım.Hepsini çırpıp karıştıralım.Kek harcının kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak.

Yağlayıp mısır unladığım kek kalıbının tabanına muzu dilimleyip sıralayıp yerleştirdim.
Üzerine çırptığım kek harcını döktüm,tezgaha bir iki defa vurup hava kabarcıklarının çıkmasını temin ettim.

160 derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım.İlk 25/30 dakika kesinlikle fırın kapağını açmayalım.Kabarmaya başladığında gerekirse fırın ısısını 170 dereceye çıkaralım.
Batırdığımız kürdan temiz çıktığında dışarı alıp nihale üzerin de ilk sıcağının çıkmasını bekleyip daha sonrası servise sunalım.
SEVGİLERİMLE.








Merhabalar.
Görele'den sevgiler selamlar,günlerim sessiz sakin ve de huzur dolu geçiyor,geçmek zorunda zira ben stresleri İstanbul'da bıraktım.

Burada havalar buz soğuk çok sevdiğim köye dahi bir kere çıktım oralar yüksek rakımlı olduğundan görmeyi çok çok istediğim kar yağışına rastladım.Bayağı yağdı etraf bembeyaz örtüye büründüğün de manzara görülesi muhteşemdi.Ellerim üşüye üşüye bir kaç kare fotoğrafta çektim.


Bu arada netten ve sosyal medya hesaplarımdan mümkün olduğunca kendimi uzak tutup soyutladım.

Yanımda getirdiğim kitaplarımı okuyor çok sevdiğim bulmacalarımı çözüyorum.Bir de çok çok yazdım yazdım bütün içimde biriktirdiklerimi döktüm olancasını teslim ettim klavyenin tuşlarına her bir kıymetli harflerimi.

Ve tabii bu arada yemek bloğumu da ihmal etmek olmazdı.Ben nerede tariflerim orada olduğundan bir kaç tarif denedim burada ki mutfağımda.Bunlardan biri de aşağıda ki palamut balıklı börekti.

Daha öncesi de yapmıştım balıklı börek o hamsili hazır yufkadan bu ise palamutlu ve milföylü.Sonuçta her ikisi de harika balık sevenler için.
Malzemeleri:
10 Yaprak milföy 
6/7 Dilim palamut "büyük boy"
Kızartmak için sıvı veya fındık yağı
3/4 Adet yeşil biber
1 Adet küçük kırmızı kapya biber
1 Adet orta boy domates
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Çay kaşığı tuz
1 Çay kaşığı kekik
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
Yumurta sarısı ve çörek otu
Tarifi:
Palamut balığımızı balıkçıdan alırken "ne kadar büyük olursa yağlı olacaktır ve bu da lezzetine yansıyacaktır" buna dikkat edelim lütfen.

Ve rica edelim bizim için palamut balığını bir parmak kalınlığında yuvarlak dilimler halinde kesip hazırlasınlar.Eve geldiğimizde balık dilimlerini iyice bir kaç su yıkayalım ve arada suyunu değiştirerek su da bekletelim kanı yok olana değin yarım saat kadar.

Süzülen balık dilimlerinden 6/7 dilimini tuzlayıp unlayalım.Tavaya sıvı yağ veya fındık yağını bol olarak koyup kızdıralım.Balık dilimlerini önlü arkalı kızartıp kağıt havlu üzerine alalım.Ilınması için kenarda bekletelim.

Bu arada kuşaneye tereyağını alıp eritelim.Biberleri yıkayıp ince dilimleyip kuşaneye atalım ve soteleyelim.Domatesi yıkayıp tavla zarı boyunda doğrayıp ilave edelim.Suyunu çekene kadar soteleyelim.

Ilınan balık dilimlerini kılçıklarından temizleyip tavla zarı boyutuna getirelim.Biberli domatesli malzemeye katalım.Baharatlarını ve tuzunu ilave edelim beş dakika daha soteleyip ateşin altını kapatalım.

Milföy hamurlarını çözülmesi için dışarı alıp oda ısısında çözülmesini bekleyelim.Her bir milföy hamurunu ortadan ikiye keselim.
Balıklı harcımızdan bir yemek kaşığı kadar kenara koyup diğer boş kenar ile üzerlerini kapatıp minik kare börekler elde edelim.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp bol çörek otu serpelim.200 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst konumda nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Börekleri sıcak veya ılık olarak çay,cola,meyve suyu eşliğinde servise sunalım.
Diğer kalan balık dilimlerini de isteğe göre pilaki yapabiliriz veya ertesi gün kızartıp salata eşliğinde servise sunabiliriz.
SEVGİLERİMLE.