Vişnap

Merhabalar..
Dünden niyetlendim bugün için sardalya tempura yapacağım diye.Nasıl hevesle geçtim başına.

Lezzet on numara beş yıldız fevkalade çok güzel oldular.
Ama ahh o sardalyalar var ya o sardalyalar fotoğraf çekiminde bana kaprislerin en tavanını yaşattılar sanırım fotoğraf çekimi için günüm de değildim.

Bir iki güzel kare yakalamak için hani tabir yerindeyse kırk takla attım ve ancak bu kadar oldu.
İnatları ile beni alt ettiler ben de onların isteğine peki dedim.
Ahh bu arada ömür hanemden bir günlük ömrümü de yediler..!

Artık böyle bu fotoğraflar ile idare edeceğiz önemli olan lezzetiydi mutlaka yapmanızı tavsiye ederim.
Malzemeler:
Yarım kg sardalya
1,5 Su bardağı buz gibi soğuk un
1 Su bardağı buz gibi su
1 Adet buz gibi soğuk yumurta
Yarım çay kaşığı karbonat "ben unuttum"
Kızartmak için fındık yağ veya sıvıyağ
Tuz
Tarif:
Unu derin bir kase içinde ve suyu bardakla buzluğa alalım buz gibi soğusunlar.
Yumurtayı da buzluğa alalım ama donmasına fırsat vermeyelim buz gibi soğuması yeterlidir.

Sardalya balıklarının kafa ve kuyruklarını kesip atalım,iç organlarını ve orta kılçıklarını çıkarıp temizleyelim.
Bol su ile yıkayıp pullarını suyun içinde bıçağın tersi ile aksi yöne doğru sürterek temizleyelim.
Suyun içinde arada suyunu değiştirerek kanı gidene kadar tutalım.
Süzgeçe alıp tuzlayalım..

Diğer yanda derin kızartma tavasına derin yağ koyalım yağın miktarı tavanın tabanından yukarı doğru en az 5 cm olsun ki kızaran balıkların üstlerini örtsün yağ.

Buzlukta ki bir buçuk su bardağı unun yarım su bardağını düz bir tabağa alalım.

Kasede kalan diğer bir su bardağı una yarım çay kaşığı karbonatı,buz gibi soğuk suyu ve bir adet yumurtayı kırıp ilave edelim.Çatal yardımı ile fazla çırpmadan karıştıralım.
Hamur bulamaçının içinde hafif küçük un topakları kalsın.

Ateşin altını açıp yağı kızdıralım.Yağın sıcaklığı içine attığımız bir miktar hamurlu bulamaç yarıya kadar batıp yukarıya çıktığında yağın sıcaklığı 180 derece ve tamamdır.

Fileto halinde ki sardalyaları önce düz tabağa aldığımız una ardından hamurlu bulamaça bulayıp kızgın yağa atalım.
Bu aşamada tavayı fazla balıkla doldurup yağı soğutmayalım.
"Burada baz alınan yağ kızgın hamur bulamaçlı balıklar buz gibi soğuk olacaklar ki fazla yağ çekmeden çıtır çıtır kızarsınlar..

Azar azar partiler halinde atıp nar gibi olana kadar kızarttığımız balıkları salata eşliğinde sıcak olarak servise sunalım.AFİYETLE...
Bu tür kızartma usulü  olan tempura yöntemi ile diğer balıkları çeşitli sebzeleri kızartabiliriz.
Japon mutfağına ait bir yöntem oluyor tempura yöntemi.
SEVGİLERİMLE..





















Merhabalar..
Kuru börülce bundan üç beş sene öncesine kadar hiç mutfağıma girmeyen tadını bilmediğim bir bakliyat türüydü.Buna kuru barbunyada dahil..
Kuru barbunya siftahım hiç olmadı olacağını da sanmıyorum diye büyükte konuşmak istemiyorum.

Nedeni ise kuru börülce bana bir zamanlar hiç cazip gelmezdi şimdiler de ise adeta vazgeçilmezim.
Gerek piyazı,salatası,domatesli salçalı zeytinyağlısı pek bir güzel oluyor.

Dün de salçasız domates ilavesiz pilakisini yaptım.
İçine son an kattığım kuru kayısılar inanılmaz lezzet kattı.
Ve tarif aşağıda.
Malzemeler:
Yarım kg kuru börülce
Eser miktar zerdeçal
2 Adet orta boy havuç
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet orta boy kırmızı soğan
4-5 Diş sarımsak
1 Yemek kaşığı fındık yağ
1 Çay bardağı sızma zeytin yağ
3-4 Adet büyükçe kuru kayısı
2 Dal taze soğanın yeşil kısımları
1 Yemek kaşığı kurutulmuş kereviz yaprağı
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Kahve kaşığı tuz
Tarif:
Kuru börülceleri akşamdan soğuk su ile ıslatalım.Ertesi günü suyunu süzüp tekrardan üzerini geçecek kadar su koyup bir iki taşım kaynatalım.Siyah suyunu süzüp kuru börülceleri süzgeçe alalım.

Kuşaneye fındık yağını ilave edip ince dilimlediğimiz havuçları rengi çıkıncaya kadar soteleyelim.Üzerine kabaca piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve sarımsakları katıp hafif bir iki çevirip soteleyelim.

Süzülen kuru börülceleri ilave edip bir iki çevirip alt üst ederek soteleyelim.
Kuru kayısıları kesip ilave edelim.Tuzu,toz şekeri ve eser miktarda zerdeçalı ve kurutulmuş kereviz yapraklarını katalım.

Üzerini bir iki parmak geceçek kadar sıcak suyunu verelim.Ağzı kapalı olarak kısık ateşte pişmeye bırakalım.
Pişmesine yakın ince doğradığımız taze soğanları ve bir çay bardağı sızma zeytinyağını ilave edelim.

Kuru börülceler yumuşayıp piştiğinde ateşin altını kapatalım.
Kendi tenceresinde soğutup dinlendirelim.
Daha sonra istersek ince kıydığımız maydanoz ile servise sunalım.
Ben akşama yerken  ilave edeceğim fotoğraflarını çektiğimde o an maydanozum yoktu siparişini verdim gelecek.
Daha öncesi yapmadıysanız bu tür salçasız domatessiz beyaz kuru börülce pilakisini mutlaka yapmanızı tavsiye ederim.Sonuç muhteşem ötesi oldu.
SEVGİLERİMLE...






Merhabalar..
Şu an fazla yazasım yok oysa yazacak olsam bana konu mu yok?
En azından terasta rüzgarın kuvveti ile düşen saksılarım da ki çiceklerin hazin halinden alır ormanda ki kayın ağaçlarına,ağaçların dallarını terk eden vefasız hüzün rengi yapraklara kadar sözü getiririm de işte dediğim gibi yazasım yok şu an..!

Sadece söyleyeceğim şu ki yazmadan geçemeyeceğim "VEFASIZ İKİ YÜZLÜ İNSANLARDAN OLABİLDİĞİNCE ÇOK ÇOK UZAK DURUN UZAKLAŞIN ONLARDAN"

Bir de mutlaka bu poğaçaları yapın.
Tabii benim gibi kıyır kıyır ağızda dağılan poğaçalar seviyorsanız yok sevmiyorsanız o zaman mayalı poğaçalara devam edin derim.!

Ben mayalı hamur işlerinde her zaman ilk fırından çıktığı o sıcaklık ile yemeyi seviyorum soğuduğunda katılaşma olduğu için soğuk olarak tercih etmem mayalı börek çörek vs,ısıtsan da ilk tat olmuyor..!
Ve tarife geçeyim..
Malzemeler:
Hamur İçin:
125 Gr vita veya "margarin,tereyağ"
Yarım çay bardağı zeytinyağ
Yarım çay bardağı fındık yağ
2 Yemek kaşığı yoğurt
1 Tatlı kaşığı kuru nane
1 Tatlı kaşığı tuz
2 Yemek kaşığı sirke
Yarım çay kaşığı karbonat
Bir buçuk paket kabartma tozu
3-4 Su bardağı elenmiş un "kontrollü ekleyelim"
İç Harç Malzemeleri:
3 Adet orta boy haşlanmış patates
1 Adet yumurta
2 Yemek kaşığı fındık yağ
Çeyrek demet dereotu
Çeyrek demet maydanoz
1 Kahve kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı tuz
Üzeri İçin:
Yumurta sarısı
Çörek otu
Susam vs
Tarif:
Hamur yoğurma kabına poğaça hamuru için un dışında gerekli olan tüm malzemeyi alalım.
Unu eleyerek ve kontrollü olarak ilave edip bir yandan elimizle yoğuralım.Hamurun kıvamı çok yumuşak olup ele yapışmayacak kıvamda olacak.Üzerini örtüp yarım saat civarı dinlenmeye bırakalım.

Bu arada haşlanmış patatesleri rendeleyelim.Maydanoz,dereotunu yıkayıp kurulayıp incecik kıyıp ilave edelim.Tuzunu,baharatlarını,yumurta ve bir yemek kaşığı fındık yağını ilave edip çatal yardımı ile karıştırıp harmanlayalım.

Dinlenen hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp avuç için yuvarlayarak tezgah üzerinde elimizle bastırarak açıp elips yuvarlaklar elde edelim.
Orta kısmına patatesli iç malzemeden koyup boylunca yayalım.Her iki kenardan tutup elimizle yukarı kaldırarak her iki kenarı orta yukarıda birleştirip kapatalım.
Ek yerini hafifçe yükseltelim.
Kenar kısımları elimizle hafifçe bastırıp yassılaştıralım.
"Ek kısmı yukarıda olacak"

Fırını 200 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yapalım.
Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Poğaçaları fırın tepsisine alıp üzerlerine bir tatlı kaşığı fındık yağ ile açıp incelttiğimiz yumurta sarısından sürelim.
İsteğe göre çörek otu,susam vs serpelim.

Sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.İlk sıcağı çıktıktan sonra servise sunalım...AFİYETLE.
SEVGİLERİMLE..







Merhabalar..
Domatesler bahçemizdendi bu yıl öyle çok mahsul verdi ki bir ara çarşı pazardan domates dahi almadık.
Hep onları koparıp taze taze yedik bir de çok sevilen pembe domateslerdi.

Tohum olarak çekirdeklerini ayırdık terasa kuytu bir köşeye koydum.
Kargalar çok fena görmesinler hemen pike yapıp yemeğe çalışıyorlar.
Öncesinden tecrübem olduğundan bu defa önlemimi aldım.
Hayatta ulaşıp yiyemezler ancak bakar bakar ümidi keser giderler:)

Bu nefis turşuların domatesi de sezonu geçip kızarmaları için güneş yetersiz kalınca ne var yok son hasadı topladım.
Bir kaç gün işlerimin yoğunluğundan elimi süremeden tepsi içinde beklediler.

Baktım olmayacak durdukları yerde hafiften kızarmaya başlıyorlar hemen acele turşu için ön hazırlıklarına başlamıştım yaklaşık bundan bir ay önce kadar.

Evvel ki gün kavanozu açıp ilk siftahı yaptık.
Nasıl güzel olmuşlar tuzu ekşiliği acısı her bir şeyi tam kıvamında.
Acemi şansı dedim zira ben öyle çok turşu yapan biri değilimdir.
Malzemeler:
Yeşil Domates "2 kg"
2 lt içme suyu "turşunun üzerini örtecek kadar"
6 Yemek kaşığı turşuluk tuz "iri tuz"
2 Baş sarımsak
2 Tatlı kaşığı toz şeker
8-10 Adet defne yaprağı
1 Tatlı kaşığı tane kara biber
2-3 Yemek kaşığı dolusu kişniş tohumu
2 Yemek kaşığı dolusu jalapeno biberi "ince kıyılmış"
2 Yemek kaşığı dolusu chilli biber "ince kıyılmış"
Maydanoz "yarım demet"
Kereviz yaprakları "iri kıyılmış bir kaç yemek kaşığı"
Tarif:
Domatesleri yıkayıp büyüklüğüne göre üçe dörde keselim.
Ufak olanları bütün bırakıp bir kaç yerinden çatal yardımı ile delelim içine suyunu iyice çeksin turşumuz çabuk olsun.

Sarımsakları diş diş ayırıp kabuklu olarak beş on dakika su içinde bekletelim.
Daha sonra kolayca kabuklarını soyup turşuyu kuracağımız kavanoza alalım.Doğrayıp hazırladığımız yeşil domatesleri kavanoza ilave edelim.

Turşu suyunu alacak büyüklükte kaba suyun yarıdan çoğunu ve defne yapraklarını,tane karabiberleri,tane kişniş tohumlarını,turşuluk kaya tuzunu,toz şekerini ince kıydığımız chilli ve jalapeno biberlerini ve irice kıydığımız maydanoz ve kereviz yapraklarını katalım.Tuz ve toz şeker eriyene kadar karıştıralım.

Elde ettiğimiz turşu suyu karışımını domatesler ve sarımsakların olduğu kavanoza boca edelim.
Turşumuzun üzeri suyla tamamen kapansın gerekirse su takviyesi yapalım.

Kavanozun ağzını sıkıca kapatıp alt üst edelim hepsi eşit olarak karışsın malzemeler.
Turşu kavanozumuzu güneş görmeyen yerde olana kadar muhafaza edelim.

Yeni kurduğumuz bir kaç gün içinde taşma yapma olasılığına karşı kavanozun altına bir tabak koyup beklemeye alalım.

Yaklaşık 10-15 gün içinde yeşil domates turşumuz yemeye hazırdır.
Yanında illa ki bir bakliyat yada acılı patates yemeği ile servise sunalım.AFİYETLE...
SEVGİLERİMLE..





Merhabalar..
Bugün günümün çoğunu mutfağa ayırmaya karar verdim.
Diğer işler varsın beklesin.

Mutfağa derken tabii ki her halükarda elbet mutfakta oluyorum ama o anlar rutin her zaman ki yemek işleri.

Bugün ise gün börek poğaça ve kek günü.Bunca iş yoğunluğum arasında zamanımı lüks lüks bir güzel harcadım:)

Bir yandan komple evin perdeleri dünden beri yıkanıyor asılıyor ütüleniyor.
Makineyi bilmem de ben yakında grev ilan etmezsem iyidir,zira işlerden çok bunaldım bugünler de..!
Ütü ise en nefret ettiğim iş sevmediğimden mi nedir ütü işlerim de inadına hep yoğun oluyor.

Börek yapmaya ise durup duran yenmeyen peynirler yüzünden karar verdim.
Baktım peynir yetersiz gelecek patates ilave ettim.
Biber kurutulmuş sebze vs derken börek peynirli börek olmaktan çıktı karışık içli bir börek oldu ve çoook güzel oldu.

İç malzemem bir sürü olup artınca bu defa poğaça devreye girdi.
Eee bu tuzluların yanına bir de cevizli havuçlu kek çırpayım derken durumlar böyle bende:)
Malzemeler:
 6 Yaprak yufka
3 Adet orta boy patates
200-250 Gr beyaz peynir
2 Adet yumurta
3 Adet sivri biber
2 Adet kırmızı kapya biber
2 Yemek kaşığı sebze kurusu "arifoğlu"
Çeyrek demet dereotu
Çeyrek demet maydanoz
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı karabiber
1 Kahve kaşığı tuz
1 Yemek kaşığı kurutulmuş kereviz yaprağı "opsiyonel"

Ara Sos Malzemeleri:
1 Su bardağı fındık yağ
1 Şişe maden suyu
2 Yemek kaşığı yoğurt
2 Yemek kaşığı un

Üzeri İçin:
Yumurta sarısı
1 Yemek kaşığı sıvı yağ
Çörek otu,susam
Tarif:
Patatesleri haşlayıp çatal yardımı ile ezelim.Soğuyunca içine peyniri rendeleyip ilave edelim.
Biberlerin saplarını tohumlarını temizleyip rondodan geçirelim.Bir yemek kaşığı sıvıyağ ile hafif soteleyelim.Ilınınca harça ilave edelim.

Dereotu ve maydanozu yıkayıp kurulayıp incecik kıyıp ilave edelim.
Yumurtaları ve sebze kurusunu,baharatları,tuzu,kurutulmuş kereviz yaprağını da ilave edip hepsini alt üst ederek harmanlayalım.

Ayrı bir kasede ara sos malzemelerini "fındık yağı,yoğurt,maden suyu,unu" iyice çırpalım.

Tezgaha bir bütün yufkayı alıp tam daire şeklinde açalım her tarafını fırça yardımı ile ara sos malzemesi sürüp soslayalım.
İkiye katlayalım yarım daire şekli olsun.
İkinci yufkayı tam ortadan kesip yarım daire haline getirip sosladığımız yufkanın üzerine serip her tarafını soslayalım.

"3 adet yarımşar yufkadan bir buçuk yufka olacak kalınlığı tam güzel oluyor"

Geniş kenara boydan boya patatesli peynirli iç malzemeden yeteri kadar koyalım.Kenarlardan birer parmak içe doğru kapatıp hafif gevşekçe rulo yaparak saralım.
Sararken de her kata yine ara sos malzemesinden fırça yardımı ile sürelim.

Rulo haline gelen böreğimizi istediğimiz şekil kesip
"ben tırtıklı sebze kesici ile verev olarak muska şekli vererek kestim"

Bütün diğer yufkalar bitene kadar bu işleme devam edelim.Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dizelim muska böreklerimizi.

Üzerlerine bir yemek kaşığı sıvı yağ ile açtığımız yumurta sarısı sürüp isteğe göre susam veya çörek otu serpelim.
Börekleri ısısını 200 dereceye ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

İlk sıcağı çıktıktan sonra servise sunalım.AFİYETLE...
SEVGİLERİMLE...




Merhabalar..
Cennet hurması ağaçı bahçemizde var ve her yıl öyle çok meyvesini verir ki maşaAllah konuya komşuya kuşlara vs bol bol yeter.

Faydaları yazmakla bitmez bu şifalı meyvenin tüm yararları için google bakıp okumanızı tavsiye ederim.
Buraya alıntı yapıp yazayım istedim ama öyle çok işlerim yoğun ki bu postu dahi çay molası arasında yazıyorum.

Ben fazla olanlarından kimi reçel marmelat yapsam da kahvaltıyı pek sevmediğim için zor tüketilir bizde.

Bu sezon aklıma pekmezini yapmak geldi.
Köyde dut pekmezi yapanlara sorup fikir aldım ve giriştim pekmez işine..!

Hiçte gözümde büyüttüğüm gibi değil çok kolaymış yapımı.
Lezzetini sevdik mi?
Evet çok sevdik hatta bir daha seneye yine yeniden yapmak istiyorum nasip olursa.

Malzeme olarak sadece cennet hurması kullanıyoruz.
Bir de bize lazım olan çok kuvvetli ateş.
Ben sanayi tipi ocak kullandım sağolsunlar cafeden getirdiler..
Bir an cafeye gidip orada pişireyim pekmezi diye düşündüm ama hafta sonu yoğunluğundan işlerine engel olmam uygun olmayacaktı.

Hurma miktarı 10 kg civarı olursa pekmez yapıp uğraştığına değsin derim.
Miktar olarak hurmalarım ne kadardı bilmiyorum ama vardı 10 kg civarı ve elde ettiğim pekmez miktarı bir buçuk kg kadar.

Ve tarif aşağıda..
Malzemeler:
Cennet Hurması "Olgun olacak"
Tarif:
İlk şart cennet hurmalarının çok iyi olgunlaşmış olması gerekiyor.
Olgun hurmaları yıkayıp büyük tencere üzerine koyduğumuz ilistirden elimizle ezerek geçirelim.Çok olgun olduğu için hemen ezilip püre haline geliyor hurmalar.

Tamamı bitince varsa pekmez tavasına yoksa büyük tencereye aktarıp üzerini bir parmak geçecek kadar su ilave edelim.

Ocağın altını yakıp karışımı bir müddet kaynatalım suyu uçup şırasına"öz şerbetine"kalınca ocağın altını kapatıp ilk sıcağı çıktıktan sonra bir başka tencereye tülbent ile süzerek alalım şerbetini.

Kuvvetli ateşe alıp gözümüz üzerinde olarak pekmez olma kıvamına gelmeye başlayıp koyulaşıncaya kadar arada karıştırıp bir tabağa alıp kontrol ederek kaynatalım.

Ateşte kaynatma süresi şerbetin miktarına göre değişir.Benim pekmezim yaklaşık bir iki saat içinde kıvama geldi.

Kendi tenceresinde iyice soğutup temiz kuru cam kavanoza alıp ağzını sıkıca kapatalım.

İstenilen zaman servise sunalım.AFİYETLE...
Ben pek kahvaltı sevmediğim için sabahları aç karına bir tatlı kaşığı tüketmeyi düşünüyorum.
Pekmezi yapmaya başladığım zaman henüz olgunlaşmamış hurmalar vardı az önce onlara baktım tam pekmez olacak kıvamda yumuşamışlar.
Sanırım onları da pekmez yapacağım.
Hazır sanayi tipi ocakta terasta köşede dururken değerlendirmek lazım:)
SEVGİLERİMLE..






Merhabalar..
Yine yeniden çok sevdiğim Görele'deyim bir süredir.
Geldik dönüşümüz yaklaştı ben yine hüzün içindeyim İstanbul'a döneceğim için..!
Çok seviyorum Görele'yi ve civar köylerini sanırım sonsuza kadar kalırım burada da ahh işte İstanbul'da yaşama mecburiyeti..!
El mecbur katlanıyoruz İstanbul'un bitmek bilmez kaprislerine.
Bir nebze sevsem İstanbul'u inan ki gönlüm lokma gam çekmeyecek..!

Gelmezden önce burada balık balık ve de arada bir de pide yiyeceğim demiştim aynen devam balık yemeye..

Dün manavda yaprakları bol,eli yüzü düzgün kerevizleri gördüm dayanamadım hemen aldım.Zira aklımda soteleyerek salatasını yapmak vardı.
Balık mı? balık yine vardı sofrada:)


Tarif sevgili Nilay'ın sitesinden kendisine çok teşekkür ederim lezzetli ve güzel "havuçlu kereviz salatası" tarifi için.. mutfaksirlari 
Malzemeler:
2 Adet kereviz "500 gr "
3 Adet orta boy havuç "200-250 gr "
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
4-5 Diş sarımsak
1 Su bardağı koyu kıvamlı yoğurt
2-3 Yemek kaşığı mayonez
2 Yemek kaşığı ince kıyım kereviz yaprağı
2 Tatlı kaşığı vegeta
Yarım su bardağı fındık kırığı
1 Yemek kaşığı sızma zeytinyağ "üzeri için"
Tarif:
Tavaya sızma zeytinyağının yarısını alalım.Kerevizlerin kabuklarını soyup rendenin iri tarafı ile rendeleyelim.
Kararmaması için zeytinyağının olduğu tavaya hemen alıp orta ısılı ateşte arada alt üst edip karıştırarak yarı diri kıvamda kalacak şekilde soteleyelim.
Sotelenen kerevizleri derin kaseye alalım.

Zeytin yağının kalan diğer yarısını da aynı tavaya alıp rendenin iri tarafı ile rendelediğimiz havuçları atıp yarı diri kalacak kıvamda arada alt üst edip karıştırarak soteleyelim.
Kerevizlerin olduğu kaseye alıp alt üst edip karıştıralım.

Bir başka derin kasede yoğurt,rendelediğimiz sarımsakları,mayonez,iri kıyılmış fındık veya ceviz kırığı,ince kıyım kereviz yapraklarını ve vegetayı karıştırıp homojen karışım elde edelim.

Sotelenmiş kereviz ve havuçlar soğuduğunda hazırlamış olduğumuz yoğurtlu sosa katıp alt üst ederek karıştıralım.
Salatamız bir iki saat dinlendikten sonra servis tabağına alıp üzerine isteğe göre bir yemek kaşığı daha sızma zeytinyağ gezdirip fındık veya ceviz kırığı serpip servise sunalım.Afiyetle...
Kerevizin çiğden salatasını devamlı yaparım ve çok severiz.
Sotelenmiş halini de çok sevdik daha önce yapmadıysanız kesinlikle tavsiye ederim.SEVGİLERİMLE...










Merhabalar..
Kurabiyeler,bisküviler bu sıralar benim en rağbet ettiğim onlarla uğraşmak öyle keyifli ki hamuru yoğur istediğin şekli ver.
Bir kaprisli kek gibi seni ne üzer ne de yüzünü kara çıkartır.!
Kek ooof kek demek biraz hatta çokca kapris demek bana göre:)

Kek her zaman beni streslere salıyor ahh oldu mu kabardı mı hah kabardı ama sönmez inşaAllah maşaAllah diye diye streslerde oluyorsun işte..!
Bu stress kurabiyeler de,bisküviler de asla olmuyor sonuç belli yeter ki ölçülere sadık kal bir de onları sıcak fırına at yayılmasınlar.

Badem ezmeleri vardı yarısı yendi yarısı kaldı robottan geçirip ezdim  onları ve hemen bir yumurta sarısı bir iki bardak un vs ve yarım saat içinde hazırdı bisküviler.
Ve tarif aşağıda..
Malzemeler:
125 Gr tereyağ
2 Yemek kaşığı pudra şekeri "silme"
2 Yemek kaşığı nişasta
1 Adet yumurta "sarısı içine akı dışına
1 Yemek kaşığı sirke
Yarım su bardağı badem ezmesi
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "2-2,5 su bardağı"
Üzeri için file badem
Tarif:
Hamur yoğurma kabına yumuşak tereyağını alalım.
Üzerine yumurta sarısını,sirkeyi,pudra şekerini,nişastayı ve kabartma tozunu ilave edip kontrollü olarak ve eleyerek ununu ilave edelim.
Bir yandan yoğuralım.
Hamurun kıvamı yumuşak hafif ele yapışan yumuşaklıkta olacak.
Buna göre un ilavesi yapalım veya bırakalım un ilave etmeyi.

Kıvama gelen bisküvi hamuruna badem ezmesini ilave edip yoğurarak yedirelim.

Yoğurduğumuz bisküvi hamurunun üzerini örtüp yarım saat civarı dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp istediğimiz şekli vererek üzerlerine hafifçe bastıralım "bisküvi inceliğinde olması için"
Yok kurabiye formatında olsun derseniz yuvarlayıp üzerlerine hiç bastırmadan şekil verelim.
Bisküvileri önce yumurta akına batırıp ardından diğer tabakta ki file bademlere batırıp tepsiye aralarında boşluk bırakarak sıralayalım.

Fırın ısısını 160/165 dereceye getirip ön ısıtma yapalım ve sıcak fırına atalım bisküvileri.

Yaklaşık 10/15 dakika civarı üzerleri hafif pembeleşene kadar pişirelim.

Kendi tepsisinde soğutup çay kahve eşliğinde servise sunalım.
AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..




Merhabalar..
Neden yazılarım tariflerim bir sürü birikiyor anlamıyorum.!!
Bloğumda yazılacak yapılacak bir yığın işler var,bunlar hangi ara birikti.?
Gün 24 saat ve  bana yetmez oldu bugünler de..!

Fotoğraflarını çekip sayfa açıp yüklemişim bazılarını bakıyorum tariflerini yazamamışım.
Malzeme listesini yazmış ve sadece kısa notlar almışım yapılışı ile ilgili tamamı ise yok.
Zaten çoğu tariflerin yapılışı hep aklımızda ezberimizde arada malzemeler de ufak tefek değişiklikler oluyor kimi zaman.

Bunları böylesi bloğumda ki eksikleri tamamlamam lazım da ahh zaman yetersizliğim..!

Patlıcanlı pilavı ise geçenler de yapmıştım bu tarifin fotoğraflarını dahi sayfaya yüklememişim.
Sadece sayfa açmış başlık yazmış ve tek bir kare fotoğrafını yerleştirmiş bırakmışım öylece..!
Buradan başlayım bu gece bir kaç saatimi bloğuma ayırayım artık yoksa ne neydi hangisi hangisinin demelere başlarım kısa kısa notlar al al nereye kadar.?
Malzemeler:
2 Adet orta boy kemer patlıcan
1 Su bardağı jasmin pirinç "300 gr"
2 Su bardağı et suyu
2 Adet orta boy kuru soğan
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Yemek kaşığı kuş üzümü
2 Yemek kaşığı dolmalık fıstık
1 Çay kaşığı toz tarçın
1 Tatlı kaşığı yeni bahar
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Kahve kaşığı tuz
Çeyrek demet dereotu
Tarif:
Patlıcanları yıkayıp kabuklarını yol yol soyup minik tavla zarı boyunda ince olarak doğrayalım.
Süzgeçe alıp üzerlerine bir iki tatlı kaşığı tuz serpip yarım saat kadar beklemeye alalım.

Süre sonunda patlıcanları bol suyla bir kaç kere yıkayıp süzdürelim ve kurulayalım.Tavaya bol fındık yağını koyup kızdıralım.
İçine patlıcanları atıp yarı pembe olacak kıvamda kızartalım.Kızaran patlıcanları kağıt havlu üzerine alalım.


Pirinçleri de yıkayıp üzerini geçecek kadar sıcağa yakın ılık su ve bir tatlı kaşığı tuz ilave edip yarım saat kadar dinlenmeye alalım.

Kuş üzümlerini yıkayıp sıcak su içinde beklemeye alalım.

Bu arada kuru soğanları minik küpler halinde yemeklik doğrayalım.
Pilav tenceresine tereyağı alıp eritelim.
İçine kuru soğanları ve dolmalık fıstıkları atıp soğanlar karamelize olana kadar soteleyelim.
Üzerine 2 su bardağı et suyunu ilave edip kaynamaya bırakalım.

Pirinçi yıkayıp süzdürelim ve kaynayan et suyuna ilave edelim.Baharatlarını,tuzu ve toz şekerini ilave edip bir tur karıştıralım.
Bir taşım kaynayana kadar harlı ateşte tutalım sonrası ateşi kahve ocağı kısmına alıp en kısığa getirelim.

İç pilavın üzeri göz göz olmaya başlarken üzerine kızarttığımız patlıcanları ilave edelim.
Bir tur alt üst edip karıştıralım.
Pilav suyunu tamamen çekinceye kadar pişirmeye devam edelim.

Süre sonunda ateşin altını kapatıp ince kıydığımız dereotlarını ilave edip harmanlayalım ve 15 dakika kadar demlenmesini sağlayalım.

Ayran vs eşliğinde servise sunalım..AFİYETLE..
Not:
Genellikle pirinç pilavında su ölçüm bire bir buçuktur lakin jasmin pirinç biraz fazla su kaldırdığından bir ölçüye 2 ölçü su ilave ediyorum.
SEVGİLERİMLE...