Vişnap

Merhabalar..
Bugünün tarifi nefis ötesi harika kat kat kıyır kıyır bir börek.
Tıpkı adı gibi kruvasan çıtırlığında.
Mutlaka yapın yiyin sevdiklerinize yedirin.
Ben üç adet yufkadan yapıp 12 adet kruvasan börek elde ettim.
Kalabalıksanız veya misafirleriniz gelecek ise 6 adet yufkadan yapıp 24 adet kruvusan börek elde edersiniz.

Kruvasan börekleri bir gün önceden hazırlayıp üzerini örterek buzdolabında bekletebilirsiniz.
Ertesi günü misafirlerin gelme durumuna göre zamanı ayarlayıp yağlı su ile ıslatıp pişirebilirsiniz..

Mutlaka yapmanızı tavsiye ettiğim demirbaş tariflerimden biridir..
Malzemeler:
3 Adet yufka

Ara Sos malzemeleri:
Yarım paket krema "100 ml"
Yarım şişe maden suyu "1 çay bardağı"
Yarım çay bardağı fındık yağı

İç Malzemeler:
1-2 Yemek kaşığı tereyağ veya "margarin"
100-150 gr kıyma
1 Orta boy kuru soğan
Yarım çay kaşığı karabiber
Yarım çay kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı tuz

Dışı İçin Malzemeler:
1 Ufak çay bardağı fındık yağı
1 Ufak çay bardağı su
Tarif:
Ufak tencereye 1-2 yemek kaşığı tereyağını veya "margarini" alıp  eritelim.
İçine ince yemeklik doğradığımız kuru soğanları ilave edip pembeleşene kadar kavuralım.
Kıymasını katıp renk değiştirene kadar kavurmaya devam edelim.
Kıyma saldığı suyu çekince tuzunu ve baharatlarını katıp alt üst ederek harmanlayalım.
Ateşin altını kapatıp ılınması için kenara alalım.

Ara katlarına sürmek üzere sosu için kaseye yarım paket kremayı alalım.
Üzerine yarım şişe maden suyunu ve yarım çay bardağı fındık yağını katıp çırpıçı ile iyice çırpalım.

Diğer yanda üç adet yufkayı mutfak tezgahına alıp teker teker ikiye katlayıp 3 adet yarım daire elde edelim.
3 Adet yarım daire yufkayı üst üste koyup yufka katmanlarını 6 katlı yarım daire yapalım.
Bu altı katlı yarım daire yufkayı da eşit 12 adet üçgen parçalara keselim.
Altı katlı yufkalı gruplar halinde hazırladığımız 12 parça yufkaların ilk grubunu öne alalım.

Her bir üst üste koyduğumuz altı katlı üçgen yufkayı teker teker ara sos malzemesi ile soslayarak 6 üçgen yufkayı üst üste koyalım.
Geniş kısmına kavurduğumuz kıymalı harçtan yeteri kadar koyup kenarlarını içe doğru kıvırmadan yukarı doğru rulo yaparak sıkıca saralım.
Bu işlemi diğer 11 adet altışar katlı yufkalara da yapalım.
Bu işlem sonrası 12 adet kruvasan börek elde etmiş oluyoruz.

Yufkaların altı kat olması böreği kalın yapmıyor bilhassa daha da kat kat tel tel olmasını sağlıyor..

Böreklerin her tarafını iyice çırptığımız dış sos malzemesine
"1 ufak çay bardağı fındık yağı ve 1 ufak çay bardağı su"
batırıp hafif elimizle sıkıp yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine fazla sıkıştırmadan sıralayalım.
İsteğe göre üzerine susam çörekotu serpelim
"Ben yarısına susam serptim diğer yarısını es geçtim."

Fırını 190 derece ısıya ayarlayıp  ön ısıtma yapalım.
Hazırladığımız kruvasan börekleri sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.
İlk sıcağı çıktıktan sonra servise sunalım..AFİYETLE.
Sevgilerimle..

Not:
Şayet yufkaların teker teker soslanması size zor gelirse ki bana göre yufkaları tek tek küçük üçgenler halinde hazırlayıp soslamak benim daha çok kolayıma geldi.
Yufkaları daha rahat serdim ve hiç biri birbirlerine yapışıp kalmadı.

Tercih yine de sizlerin.
O zaman 3 adet yufkayı tam daire olarak teker teker aralarını ara sos malzemeleri ile soslayarak üst üste koyun,en son yufkanın üzerini soslamayın.

Tam daire soslu yufkayı tam ortadan  keserek 2 adet üçgen yufka elde edin.

Bu her iki üçgen yufkanın her birini önce ikiye kesip her kestiğiniz parçayı da tekrardan üçe kesin.
12 kruvasan börek olacak şekilde bu küçük üçgen yufkaları altışar kat olacak şekilde üst üste dizin.

Geniş kısmına dilediğiniz iç malzemeyi yerleştirip sarın yağlı su karışımına batırıp pişirin.
Yapacak olanlara afiyetler olsun.
Yapmanızı da ayrıca çok çok tavsiye ederim.













Merhabalar..
Oldum olası milföy böreklerini çok severim hele de hafif soğuyup ılık yemesine ise ayrıca çok bayılırım.
O fırından çıkıp ilk sıcağı ile yemek  bilmem neden pek sevmem içimi bayar yağından dolayı.

Geçen değişik milföylü börek yapmak için arayış içinde iken bu nefis poğaçaların tarifini gördüm gulaymutfakta. Kendisine çok teşekkür ederim bu nefis sevdiğim güzel lezzet için..
Hem poğaça hem milföy tadında gökte ararken yerde bulmak bu olsa gerek.
Aklıma yattı güzel çok güzel olacağına inandım ve hemen hamurunu yoğurdum attım buz dolabına.
İki gün süre ile unuttum onu orada olduğu yerde.

Bu poğaçaların tek can sıkıcı yanı hamurunun çok cıvık olup ele hamur yoğurma kabına yapışıp yapışıp kalması.
Benim de mutfak işlerinde en sevmediğim hamur yoğururken o hamurun ellerime parmaklarıma yapışmasıdır.
Bundan dolayı ben yıllarca yoğurmalı hamur işlerinden hep uzak durmuştum.
Yeni yeni aramız ısınır oldu.

Ellerimden parmaklarımdan bıçağın tersi ile sıyırarak çıkardım bıçak elime yapıştı bıçağı öbür bıçakla elimden hamurdan kurtardım velhasıl dediğim gibi tek olumsuz yanı bu.
Ama sonuç muhteşem güzel harika lezzetli olduğu için bir daha bir daha defalarca yaparım yapacağım da zaten sıra da kıymalısı var..

Benim gibi milföylü lezzetleri seviyorsanız sizlere de tavsiye ederim.
O ele yapışma kısmını da ellerimizi yağlayarak zorlanmadan şekil verip yapıyoruz.

Önemli Notlar:
Kesinlikle hamurunda kabartma tozu karbonat maya vs yok
Bardak ölçümüz 200 ml ve silme olacak malzemeler..
Asla verilen un miktarından bir kaşık bile ne fazla ne eksik  un ilave etmiyoruz ve 1- 2 gün buz dolabında üzeri örtülü olarak bekletiyoruz ve malzemelerimizin hepsi oda ısısında olacak..
Malzemeler:
1 Paket margarin veya "250 gr tereyağ"
1 Su bardağı süt 
3,5 Su bardağı un
1,5 Ufak tatlı kaşığı tuz
İç Malzemeler:
Dilediğiniz iç malzeme kıyma,beyaz veya taze kaşar peynir patates ıspanak sucuk eski kaşar peyniri vs vs olur.
Üzeri İçin:
Yumurta sarısı
1 Yemek kaşığı sıvıyağ
Susam,çörek otu vs
Tarif:
Hamur yoğurma kabına bütün malzemeleri "un,süt tereyağ veya margarin,tuz" alıp malzemeler birbirine karışıp özleşene kadar elimizle yoğuruyoruz.
Buzdolabı poşetine alıp ağzını kapatarak bir veya iki gün buzdolabında beklemeye alıyoruz.

Ertesi zaman elimizi bir tabağa koyduğumuz sıvı yağ ile yağlayıp hamurdan elimizle cevizden az büyük parçalar koparıp yuvarlayıp avuç içimizde açalım.
Ortasına istediğimiz iç malzemeden koyup yuvarlayarak kapatalım.
"Ben sucuk dilimleri ve bir kısmına da eski kaşar peynir rendesi koydum."

Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine sıralayalım poğaçaları.
Üzerlerine bir kaşık sıvı yağ ile açıp incelttiğimiz yumurta sarısından sürelim.
Dilediğimizce susam çörek otu vs serpip ön ısıtma yaptığımız 190/200 derece sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Çay eşliğin de sıcak veya ılık olarak servise sunalım.AFİYETLE...
Sevgilerimle..






Merhabalar..
Hayat acı biberler gibi acı hatta çok acı.
Acı biberler tatlanıp yola geliyor da ah o için de bir nebze de olsa "ALLAH KORKUSU" olmayan "KUL HAKKI" nedir bilmeyen bilmek istemeyen zalimler için de iyi ki ölüm var iyi ki cehennem var diyorum.

Bu şikayetim günlerdir büyük üzüntü ve büyük acı yaşamama sebep olan beni sosyal medya hesaplarından engelleyerek akılları sıra önüme set çektiklerini sanan "EMEK HIRSIZI"
saniyeanneyemekleri.com/sebzeli-balik-dolmasi  ister silip kaldırın fotoğrafımı ister tutun nasıl olsa
"EKRAN GÖRÜNTÜLERİ TARAFIMDAN ALINDI" 
visnap.blogspot.com/2017/09/frnda-sebzeli-yerli-uskumru-dolma.

Her iki verdiğim linki lütfen incelemenizi istiyorum .
Bugün bana yarın size ve bu bloğu inceleyin sizlerin de fotoğraflarını çalıp kendilerinin gibi kullanmış olabilirler.

Bu ve bunun gibi bana ait fotoğraflarımı bloğumdan aşırarak çalıp kendi fotoğrafı gibi kendi bloğunda kullanan emek hırsızı sana ve senin gibilere her iki cihanda hakkım zehir zıkkım olsun..


Tarifi yazmaya geçmeden önce de geçen nette gördüğüm cümleyi aşağıya bırakıyorum.

“Ne çok acı var,ne çok zalim var.Ne çok Firavun beyinli Nemrut kalıntısı var.Tüm bunların arasında iyi ki Ölüm Ve Cehennem var..”

Cümleyi yazanın kim olduğunu bilemediğimden tırnak içine aldım.
Bilenler lütfen yorum olarak yazarsanız ben de kime ait olduğunu yazar ve eksikliğimi giderir çok sevinirim.

Ve aşağı de bugünün güzel damakta çarpıcı tat bırakan acı biber reçeli tarifine geçiyorum..
Malzemeler:
5/6 Adet chili biber 
Kırmızı jalapone biber "500 gr"
5/6 Adet kırmızı kapya biber "450/500 gr"
800/850 Gr toz şeker
Yarım su bardağı su
1 Tatlı kaşığı taze sıkım limon suyu
Tarif:
Biberleri ayıklamadan önce lütfen elimize eldiven takmayı unutmayalım.
Bol su ile yıkayıp süzdürelim ve sonrası saplarını kesip tohumlarını çıkarıp atalım.
Kalan biberleri ufak tavla zarı boyutunda keselim.
Reçeli kaynatacağımız derin tencereye alalım.
Üzerine toz şekerini ve yarım su bardağı suyu ilave edelim.
Kapağını kapatarak 2/3 saat hatta mümkünse geceden sabaha kadar bekletelim.

Ertesi günü ateşin altını açıp orta kısık ateşte kaynayana kadar daha sonra ateşin altını hafif kısığa getirerek kıvam alana kadar pişirmeye devam edelim.

Ateşin altını kapatmadan on dakika önce taze sıkım limon suyunu ilave edip beş dakika daha kaynatalım.

Ateşin altını kapatıp sıcak olarak kuru kavanozlara alıp kapaklarını kapatıp kavanozları ters çevirerek iyice soğuyana kadar bekletelim.

Daha sonra acı biber reçelimiz yenmeye hazır ister tereyağ eşliğinde,krem peynir veya ben gibi tuzlu bergama tulum peyniri ile servise sunalım.AFİYETLE.. 
Acı biber reçelini yapmanızı tavsiye eder miyim.?
Evet evet mutlaka yapın tadı acı tatlı hoş değişik bir lezzet.
Üstelik önümüz kış mevsimi kış demek hastalıklar kırıklıklar grip nezle demek illa hepimizin evine uzaktan yakından bir uğruyorlar ya işte öylesi durumlar da kaşık kaşık acı biber reçeli doğal antibiyotik görevini de üstlenir çabucak iyileşir toparlanır insan değil mi.
Sevgilerimle..









Merhabalar..
Balık salatası için her hangi pişmiş bir balık ve diğer yeşilliklerin olması yeterlidir.
Salata yapmak için ister kalan balıkları değerlendirmek adına isterseniz özel salata yapmak için balık pişirmeniz ve o balığın soğuk olması yeterlidir.

Bu hafta sanırım 3 kere balık yedim üçü de palamut balığıydı.
Öylesine çok özlemişim ki bütün bir yaz boyunca hala doymadım balığa. Bu akşamın yemeği yine balık yine palamut bu defa ki pilaki olarak yer alacak sofrada.

Hahh işte aşağıda ki bademli balık salatamda dün yarısını yiyip kalan diğer yarısını bitiremediğim palamut balığı onu salataya dönüştürdüm.
Bu tarz tarifler ile o canım güzelim balıklar da ziyan olmayıp değerlenmiş oluyor.
Hani derseniz kalan balığı ertesi günü soğuk olarak yesene yok sevmiyorum soğumuş sade balığı.
Biraz sızma zeytinyağ taze limon suyu vs ile tadı lezzeti muhteşem oluyor.

Ondan dolayı malzeme listesinin de ölçü vermedim.
Balığınızın miktarı ölçüsünde malzemeleri kendi damak tadınıza göre ayarlarsınız.
Malzemeler:
Balık "palamut"
Taze soğan
Kırmızı soğan
Roka
Dereotu
Lavaş cipsleri
File badem
Kara biber

Sos Malzemeleri:
Taze limon suyu
Sızma zeytinyağ
Sirke
Nar ekşisi
Tuz
Kırmızı toz biber
Hardal
1 Diş sarımsak
Tarif:
Palamut balığını balıkçıda temizletip dilimletip alalım.
Eve geldiğimizde bir kaç su yıkayıp kanlarının çıkması için 10/15 dakika arada bir iki defa suyunu değiştirerek suda bekletelim.
Süre sonunda süzgeçe alıp tuz serpip süzdürelim.

Balıkları bol kızgın sıvı yağda kızartalım.
Kağıt havlu üzerine alıp fazla yağını çektirelim.
Kılçıklarını,derilerini ayıklayıp hafif iri parçalara bölelim.
Soğuması için kenara alıp bekletelim.

Bu arada salatası için diğer hazırlıkları yapalım.
Rokayı,taze soğanı,dereotunu yıkayıp kuralayalım ve dilediğimiz boyda keselim.
Kırmızı soğanın kabuklarını soyup piyaz şeklinde doğrayalım.

Sosu için kaseye bir diş ezilmiş sarımsak,sızma zeytinyağını,taze limon suyunu,sirke,nar ekşisi,kırmızı toz biberi,tuz ve hardalı koyalım ve çırpıcı ile iyice çırpıp karıştıralım.

Salata tabağına lavaş cipslerini,doğranmış rokaları,taze soğanları,piyaz doğranmış kırmızı soğanları yayalım.
Üzerlerine hafif iri parçalara böldüğümüz palamut balıklarını ilave edelim.
File bademlerini,karabiberini serpelim.

Hazırladığımız salata sosunu bademli balık salatasının üzerine eşit olarak dökelim.
İnce kıydığımız dereotlarını serpelim ve karıştırmadan bir saat civarı dinlenmeye bırakalım ki sosunu iyice içine çeksin.
Daha sonrası servise sunalım.AFİYETLE. 
Sevgilerimle..






Merhabalar..
Aşağıda güzel bir börek var öyle güzel öyle lezzetli oluyor ki yerken insan kendine dur diyemiyor.
Daha öncesi yapmadıysanız mutlaka yapın pişirin ve en sevdiklerinize ikram edip hep beraber yiyin.
Benden demesi ve aşağıya geçip tarifi okumaya başlayalım mı.?
Malzemeleri.
4 Adet yufka

İç Harç Malzemeleri:
3 Adet orta boy kabak "koyu yeşil kabuklu"
 1 Su bardağı rendelenmiş kaşar peynir
5/6 Sap taze soğan 
Yarım demet dereotu 
2 Yemek kaşığı un
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı karabiber
1 Kahve kaşığı kuru nane
1 Kahve kaşığı tuz

Yufka Ara Sos Malzemeleri:
1 Su bardağı süt
1 Su bardağı sıvıyağ
2 Yemek kaşığı yoğurt
2 Yemek kaşığı un
3 Adet yumurta
Tarif:
Kabakları iyice yıkayıp saplarını kesip atalım.
Kabukları ile beraber rendenin iri tarafı ile rendeleyelim.
Avuç içi ile sıkarak fazla sularını çıkaralım ve derin bir kaseye alalım.

Taze soğanların saplarını kesip yıkayıp kurulayalım.
Dereotlarını yıkayıp kurulayalım.
Hepsini incecik kıyalım ve kabak rendelerine ilave edelim.
Bir su bardağı kaşar peynir rendesini,iki yemek kaşığı unu ilave edelim.
Tuzunu daha sonra ilave etmek üzere "iç harcı sulandırmaması için" baharatlarını önden katalım.
Kaşıkla alt üst ederek karıştıralım.

Yufkaların ara sos malzemeleri için derin kaseye sütü,sıvı yağı,unu,yoğurt ve yumurtaları katarak çırpıcı ile iyice çırpalım.

Yufkanın tekini alıp tezgaha tam daire şeklinde açalım.
Her tarafına yeterince yaklaşık 4/5 yemek kaşığı ara sos malzemesi serpip fırça ile eşit olarak yaydıralım.
İkiye katlayıp yarım daire olan yufkayı tekrardan iki yemek kaşığı ara sostan serpip fırça ile eşit olarak yaydıralım.

Her iki yuvarlak kenar kısımlarından içe doğru üçer parmak keselim ki dikdörtgen şekli alsın yufkamız.
Bu kestiğimiz yufka parçalarını da ziyan eetmeyip yarım daire yufkanın üzerine serelim.

Her tarafına hazırladığımız kabaklı peynirli iç malzemeden yeteri kadar koyup tuzunu serpelim ve eşit olarak yaydıralım.
Yufkayı karşılıklı iki taraftan büzerek ortada toplayıp pile pile şekil verelim.
Diğer ikinci yufkaya da aynı işlemleri uygulayalım.
Birer karış enlilikte keserek yumuşak margarin ile yağladığımız ilk fırın tepsisine fazla sıkıştırmadan sıralayalım.

Diğer kalan iki yufkaya da aynı işlemi yapalım ve ikinci fırın tepsisine sıralayalım.

Kalan sos malzemesini iki tepsi için ikiye ayırıp ilk bölümünü ilk tepside ki kırma böreklerin her yerine eşit olarak dökelim.
Kalan diğer ara sos malzemesini diğer fırın tepsisinde ki kırma böreklerinin üzerine eşit olarak dökelim.

Birini kenara alıp bekletelim diğer tepsiyi ön ısıtma yaptığımız 200 derece ısılı sıcak fırına atıp alt üst konumda nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Diğer ikinci tepsiyi de pişirelim.

"Benim mini fırınıma nar gibi pişmesi bakımından 2 adet yufka yeterli geldiğinden ikişer yufka ile 2 postada pişirdim.
Çünkü kırma böreği fazla sıkıştırarak pişirmek böreği fazlası ile yumuşak ara katmanları hamur yaptığından ben yufkaları fazla sıkıştırmayı tercih etmiyorum."
Şayet sizin fırınınız  ve fırın tepsiniz dört adet yufkayı alacak büyüklükte ise hepsini tek seferde de pişirebilirsiniz.AFİYETLE.
Muhabbet ile kalın,sevgiler..















Merhabalar..
Aklımda ne zamandır börekitaş tarifini yapmak olsa da asla bugünler de börekitaş filan yapmak yoktu.
Sen istediğin kadar planlar yap hayat kendi doğrultusunda gidiyor sen hayata uyum sağlıyorsun hayat sana değil..!
Olay nasıl gelişti yazayım.

Benim asıl yapmayı düşündüğüm İtalyan usulü patlıcan tarifiydi.
Buna dayanarak geçen marketten 4 adet uzun kemer patlıcan almıştım.
Baktım ev yemek dolu gerek meze türü,zeytinyağlı sıcak yemek vs yapsam İtalyan usulü patlıcanı hiç sırası değil olan yemekler bayatlar sürüklenir atılır diye vazgeçtim hevesimden.

Patlıcanlar da durmaz bozulur kaldı mı başıma of ki ne of ne yapmalı nasıl değerlendirmeli derken onları közledim bir an da.

Ardından aklıma birden börekitaş düştü ve giriştim yapmaya yaptım da.
Nasıl güzel nasıl enfes bir lezzet anlatamam yapın diye çok çok ısrar ederim sadece.

Tarifi aldığım kaynak malzeme listesin de dört beş adet patlıcan yazmış.!
Bu miktar çok çok fazla bana göre tek bir adet büyükçe ya da orta boy iki adet patlıcan yeter de artar bile.

Börekitaş sonrası bir sürü köz patlıcanlı peynirli iç malzemem artınca aman Allah'ım bunları değerlendirmek lazım diye bir başka poğaça yaptım ardı sıra.

N'oldu bitti mi patlıcanlı peynirli iç malzeme vallahi bitmedi.
Gece rüyamda patlıcanları göreceğim bu gidişle.

Kalan iç malzemeyi borcama alıp buz dolabına kaldırdım.
Artık yarın öbür gün ondan da sanırım yufkalı börek yaparım ve patlıcan olayına da noktayı koyarım.
Haydi börekitaş tarifine geçelim artık.
Kaynak: lezzet.borekitas
Malzemeler:
500 Gr un
125 Gr tereyağ
1 Çay bardağı zeytinyağ "fındık yağı kullandım"
Yarım su bardağı soğuk su
1,5 Tatlı kaşığı sirke
1 Adet iri yumurta "akı içine sarısı üzerine"
1 Ufak çay bardağı ezine beyaz peynir
1 Ufak çay bardağı eski kaşar peyniri
1 Tatlı kaşığı tuz

İç Harç Malzemeleri:
125 Gr ezine beyaz peynir
125 Gr eski kaşar peynir
1 Silme tatlı kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı dolu dolu tuz
2 Adet büyük kemer patlıcan
Tarif:
Patlıcanları yıkayıp kurulayıp ocak üzeri közmatik tepsisinde veya şartlar neye elveriyorsa odun ateşi vs közleyelim.
Ama ne olursa olsun fırın içinde közlemeyelim zira çok lezzet kaybına uğruyor benden demesi karar sizlerin yine de.

Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup ince olarak keskin bıçakla kıyalım.
Tel süzgeç üzerine alıp bekleterek hiç suyu kalmayıncaya değin iyice sularının süzülmesini sağlayalım.
Derin bir kaseye alıp içine kaşar peyniri ve ezine beyaz peyniri rendeleyelim.
Kontrollü olarak tuzunu ilave edelim.
Karabiberini serpip kaşıkla karıştırıp harmanlayalım.
Kenara alıp hamur dinlenene kadar beklemeye bırakalım.

Yoğurma kabına 500 gr unu eleyerek alalım.
Soğuk tereyağını içine ilave edelim.
Parmak uçlarımız ile tereyağı ile unu birbirine iyice yedirelim.
Yumurta sarısını üzeri için ayırıp kenara alalım.
Akını bir fiske tuz ile çırpıp hamura ilave edelim.
Sirkeyi ve tuzu ilave edip parmak uçlarımız ile yedirelim.

Sırası ile soğuk suyu,fındık yağını ve peynirleri rendeleyip ilave edip hamura yedirelim.
Hamurun kıvamı oldukça bayağı yumuşak olup ele yapışmayacak kıvamda olunca üzerini örtüp buz dolabında yarım saat civarı dinlendirelim.

Dinlenen hamuru buz dolabından alıp temiz kuru tezgah üzerinde merdane ile 3 cm kalınlığında açalım.
Ufak su bardağı ağzı ile yuvarlaklar kesip daireler elde edelim.

İçlerine köz patlıcanlı peynirli harçtan koyup ikiye katlayarak yarımşar daire elde edelim.
Kenarlarına çatal ile bastırarak kapatıp şekil verelim.

Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dizelim.Yumurta sarısı sürüp üzerlerine kaşar peynir rendesi serpelim.

180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Sonrası mı.? Söylemeye gerek yok tabii ki de yanına en yakışanı demli güzel bir çay.AFİYETLE..
Sizin de şayet patlıcanlı iç malzemeniz artarsa ki bence artacaktır mutlaka.
Onlardan çok güzel bir başka poğaça yapabilirsiniz.
Ben harika poğaça yaptım tarif arşivimde börekitaş tarifiminden sonra sıra o nefis patlıcanlı poğaçalarımda olacak.
Sevgilerimle.











Merhabalar..
Patatesli Candarlı Çöreği uzun zamandır yapmak için kendime not aldığım bir tarifti.
Bilmem kaç yıl oldu ha bugün ha yarın derken nasip bugüneymiş ve nihayet yaptım.
Pişipte tadına baktığımda ilk aklımdan geçen neden niçin bu kadar zaman ihmal edip yapmadım ben bu harika lezzetli çöreği diye hayıflandım.
Sizlere tavsiyem daha öncesi yapmadıysanız mutlaka hemen yapmanızı isterim.
Boşu boşuna beklemeyin benim gibi:)

Tarif  elcininmutfagi. ndan 2006 yılında yapmış ve bizler ile paylaşmış bu harika tarifi kendisine çok teşekkür ederim.
Umarım blog hayatına bir an önce kaldığı yerden devam eder.
Güzel tarifleri var ben bir kaç tarifini daha yapmak için notlarımı aldım bile.
Ve tarif:
Malzemeler:
1 Su bardağı ılık su
1 Su bardağı fındık yağ veya "sıvıyağ"
1 Tatlı kaşığı sirke
1 Tatlı kaşığı toz şeker
Yarım tatlı kaşığı tuz
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "3,5-4 su bardağı"

İç Malzemeler:
3-4 Adet orta boy haşlanmış patates
2 Adet orta boy kuru soğan
Tuz,karabiber

Üzeri İçin:
1 Adet bütün yumurta
Panko veya "galeta unu"
Tarif:
Kuru soğanları yemeklik doğrayıp tuz ilave ederek 2 yemek kaşığı fındık yağ ile karamelize olana kadar kavuralım.
Ateşin altını kapatıp içine haşlayıp rendelediğimiz patatesleri ilave edip karabiberini serpelim ve harmanlayıp karıştıralım.
Kenara alıp soğumasını bekleyelim.

Diğer tarafta hamuru için hamur yoğurma kabına fındık yağı,sirke ve ılık suyu alalım.
Üzerine toz şeker ve tuzu ilave edip çırpalım.
Kabartma tozunu ilave edip çırpmaya devam edelim.
Üzerine eleyerek ve 3 bardaktan sonra ki unu kontrollü olarak ilave edip yoğurmaya başlayalım.

Kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayacak yumuşaklığa gelinceye kadar yoğurmaya devam edelim.
İstediğimiz kıvama geldiğin de  un ilave etmeyi bırakalım.

Hava sıcak olduğundan ben buz dolabında 15 dakika civarı dinlenmeye bıraktım hamuru.

Süre sonunda fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan cevizden az büyük parçalar koparıp çay tabağı büyüklüğün de açalım.
Ortasına birer yemek kaşığı dolusu patatesli iç harçtan koyup uçlarını ortada toplayarak birleştirip kapatıp yuvarlayalım.
Sonra ters çevirerek üzerini hafifçe bastırarak yassılaştıralım.

Bir adet bütün yumurtayı iyice çırpalım,diğer bir tabağa pankolarımızı veya "galeta unu"muzu koyalım.
Yassılaştırdığımız çörekleri teker teker önce yumurtaya sonra pankoya bulayarak tepsiye aralıklı olarak dizelim.

175-180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına çöreklerimizi atıp kızarıncaya kadar pişirelim.AFİYETLE..
Sevgilerimle..