Vişnap

Merhabalar..
Bugün biraz yazmak istiyorum içimden ne geliyorsa hiç düzeltmeden kesmeden silmeden düşüncelerimi sesli olarak burada yansıtacağım.Madem blog gibi sesimi duyuracağım bir imkanım var blogların sessizliğine ses olayım istiyorum.

Sosyal medyanın evet bizlere bloglarımıza yaptığı olumlu katkıları kabul ediyorum ama bloğun önüne geçip ilk sırada yer almasına yer verilmesine itiraz ediyorum.Ne olursa olsun bloglar bizlerin öz evladıdır.!

Bazı geceler sevdiğim takip ettiğim blogları okumak için ziyaret ediyorum kimi zaman vakit darlığından pek yorum yazamasam da neler yazmışlar neler paylaşmışlar bizlerle diye büyük keyif alarak okuyorum.

Kimileri ki "bunlar çok çok azınlıktalar"sık sık güncelleniyor görüyorum okuyor ve çok seviniyorum.

Hele bazı çok değerli paylaşımları olan bloglar vardı ki inanın içim acıyor üzülüyorum üzerinden yıl hatta bazıların da yıllar geçmiş ve güncelleme bir yana unutulmuş üzgün öylece terk edilmiş bekliyor yazılarını yazan adminini merakla bekliyor özlemle hasretle.!

Her geçen gün blogların durumları geri gidiyor eski alakalar eski coşkular bana göre artık yok.Kişiler de blog okuma yazma istekleri kalmamış sanırım ki aksi olsa yine o kaybedilen heyecan ile bloglar güncellenir şenlenir renklenir sayfalar.!

Ben kendi şahsıma o eski neşeli güncellenen bir yürek bir el bloğunun üzerinde olan biz blogerlerin neden bloglarını atıl duruma düşürdüklerine pek anlam veremiyor bu duruma üzülüyorum.

Hani tamam instagram çılgınlık hepimiz kendimizi kaptırdık kaptırıyoruz sosyal medyanın dişli çarkı olan instagrama hırs ile hurra peşinde ardındayız.Bir elimiz beğeni tık diğer elimiz aman tarif yazayım buraya da beğeni takip olsun düşüncelerinde olunca kişiler de "BEN ŞAHSIM ADINA O DERECE KENDİMİ KAPTIRMADIM BENİM İÇİN ÖNCELİK BLOĞUM VE UMARIM HEP ÖYLE DE OLACAK OLMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM."Tabii bu durumda bloglar da ikinci plana düşüyor haliyle.Ve bu durum bana göre çok üzücü.

Ne olursa olsun ben bloglarımla nefesim ruhum yetene kadar hep ilgileneceğim.Bunca işlerimin arasında her iki bloğumu birbirlerinden ayırmadan yazıyor yazıyorum.

Bazen sıkılıyor kapatıyorum pc imi günlerce açmıyorum.İşte o an bende bir endişe hasıl oluyor yoksa bende mi blogtan soğudum diye.Ertesi günü uyanıp işlerimi bitirip bir geçeyim diyorum ki bloğa Allah'ıma binlerce şükürler olsun aynı heyecanım isteğim devam ediyor.

Lütfen bloglarınıza bloglarımıza üvey evlat muamelesi yapmayalım onları daha da çok sevelim diyorum ve bugünün tarifini yazayım artık değil mi,bayağı bir dolmuş içim yazdım da yazdım.
Malzemeleri:
700 Gr Pırasa
2 Adet orta boy havuç
1 Çay bardağı kuru yaban mersini
Çeyrek çay bardağı pirinç
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı nar ekşisi
Tarifi:
Pırasaların ve havuçların dış kabuklarını soyup atalım.Yıkayıp pırasaları verevine 3 cm genişliğinde havuçları ince yuvarlaklar halinde keselim yıkayalım.

Kuşaneye havuç dilimlerini alalım bir yemek kaşığı fındık yağı ile hafif soteleyelim bir iki yemek kaşığı sıcak su ilave edelim.Havuçlar hafifçe yumuşasınlar.

Üzerine pırasaları,yaban mersinlerini,pirinçi,tuzu,toz şekeri ve nar ekşisi ile sızma zeytinyağını ilave edip bir iki dakika soteleyelim.Üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak suyunu verip kapağını kapatarak orta ateşte pişmeye bırakalım.Pırasalar yumuşayıp pirinçler uzadığında ateşi kapatalım.
Kendi tenceresinde soğutup dinlendirelim.
Ve borcama alıp isteğe göre yerken üzerine limon suyu ilave ederek servise sunalım.
Yaban mersini ve nar ekşisi zeytinyağlı pırasa yemeğimizin biraz rengini değiştirip boyasa da inanın o ekşi mayhoş lezzeti için mutlaka denenmeli diyorum. Sevgilerimle..




Merhabalar.
Sütlaça,güllaça kakao çikolata vs  ilave ediliyorsa hele de zeytinyağlı yaprak sarma yufkaya sarılıp adına da dolmalı sarmalı börek deniyorsa ki zeytinyağlı yaprak sarma soğuk,börek sıcak yenir de peki bu sarmalı böreği nasıl servise sunuyorlar?Ne yaman bir tutarsızlık bu.!

Ben de hamsiden  çok güzel şinitzel yaparım.!


Ve bizim klasik hamsi tariflerimize inat biraz albenili cazip yaptım sundum servis ettim kendisini.Sonuçtan ben de ev de yiyenlerde memnun ayrıldılar sofradan:)

Hele ki "HAMSİ" mutluluktan buraları sonsuza kadar terk edip yerini diğer gelecek "HAMSİ"lere bıraktı.:)

Hamsinin orta kılçıklarını ayıklarken canım nasıl da sıkkındı.Ya gidip bir sürü ütü yapacaktım ki bana ütü yapmakta çok iyi geliyor iyi geliyor derken hiç sevmem ütüyü ama dedim ya can sıkkın olunca o sinirle o asap bozukluğu ile anlamıyorum ne kadar ütü yaptığımı bu tıpkı delinin doymaması gibi bir durum sanırım ben de ütülere doymuyorum:)


Tabii ben hamsileri tercih ettim,mutfağa gidip bir buçuk kilo hamsilerin orta kılçıklarını hiç bunalmadan sıkılmadan bir çırpıda çıkarttım.İki hamsiyi açıp iç kısımları birbirlerine bakacak şekilde üst üste getirip kapattım.Eeee geriye ne kaldı yumurtaya ve galete ununa bula kızart ister yemek,ister çerez niyetine ye.

Malzemeleri:
1 Kg hamsi
2 Adet yumurta
1 Büyük su bardağı galeta unu
Tuz
"Kırmızı soğan
Maydanoz
Sumak
Limon servisi için"
Tarifi:
Hamsilerin orta kılçıklarını çıkarıp bol su ile yıkayıp tuzlayalım ve süzülmeye bırakalım.Tabağa yumurtaları kırıp çırpalım.Diğer tabağa galete ununu koyalım.Tavaya bol fındık yağını koyalım kızdıralım,yağ derin olsun.

İki adet hamsiyi açıp iç kısımları birbirlerine bakacak şekilde üst üste getirip kapat.Hamsi filetoları önce yumurtaya sonra galete ununa bulayıp kızgın yağda alt üst ederek kızartalım.Kızaranları kağıt havlu üzerine alalım fazla yağlarından arındırmak için.

Servis tabağına maydanoz,sumaklı limonlu kırmızı soğan dilimlerini alalım ve hamsi şinitzelleri de yanlarına koyup servise sunalım.


Balıkla patates kızartması veya püresini beraber yemeği çok sevdiğimden evde olan püremi de beraber servis ettim.
Artık ev de o an  yeşillik olarak ne varsa katın servis edin mesela roka bende yoktu oysa ne de güzel yakışır roka balığa.
 SEVGİLERİMLE..
                                                                                                                     visnap.blogspot.com.



Merhabalar.
Bir evvel ki paylaşımım olan "Tavuklu Beşamel Soslu Bostan Patlıcanı FIRINDA"
tarifimde belirttiğim gibi o yemeğim de fazla gelip artan beşamel soslu tavuk sote malzemesine bir kaç dilim pastırma,kaşar peynir rende ilavesi ile harika bir börek yaptım.

Adı ne olsa diye düşündüm düşünürken fazla düşünmeye ne gerek var içinden gelen "Vişnap'ın Böreği" madem yaz gitsin ve bu da benim böreğim olsun.!

Böreğin iç harcı için beşamel soslu tavuk sotenin malzemeleri ve tarifi için lütfen link visnap.blogspot burada.Yeterli gelmezse yazımın sonuna da tahmini üç aşağı beş yukarı malzeme listesini ve tarifini yazdım.
Malzemeleri:
4 Yaprak yufka
1 Ufak borcam dolusu beşamel soslu tavuk sote
5/6 Dilim pastırma
1 Çay bardağı kaşar peynir rendesi
Ara Sos Malzemeleri:
1 Ufak su bardağı fındık yağı "150 ml"
Yarım su bardağı su "75 ml"
1 Tatlı kaşığı nişasta
Yumurta sarısı
Çörek otu
Tarifi:
Beşamel soslu tavuk sotenin iri kuşbaşı olan tavuk etlerini böreğin iç harcı için mini tavla zarı boyunda ufalttım.Pastırma dilimlerini ufalttım içine kattım.Bir çay bardağı daha kaşar peynir rende ilavesi ile hepsini alt üst edip harmanladım.Böreğim için iç malzemesi yeterli miktara geldi.

Böreğin ara sos malzemeleri için sos kasesine fındık yağı,su ve nişastayı alıp çırpalım.Tezgaha bir yaprak yufkayı alıp tam daire şeklin de açalım.Her tarafını fırça yardımı ile soslayalım.Üzerine diğer yufkayı yayalım üzerini soslayalım.Üst üste olan her iki yufkayı ikiye katlayıp yarım daire şekli almasını temin edelim.Ve tekrardan yarım daire yufkamızı da soslayalım.Katlamalarımız sonucunda yufka 4 kat olacak

Kenarları tırtıklı dikdörtgen kurabiye kalıbı ile dikdörtgen şekiller keselim.Kenarlardan fazlalık olarak çıkan minik yufka parçalarını ziyan etmemek için böreklerin orta kısmına koyalım bu çıkan yufka parçalarını hem iç malzemeyi tutması için zemin kavi oluyor.

Dikdörtgen yufkaların uç kısmına beşamel soslu tavuklu pastırmalı harçtan bir tatlı kaşığı koyalım diğer parçayı üzerine bastırmadan kapatalım.

Diğer iki yufkaya da aynı işlemleri uygulayalım.
Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine sıralayalım şirin börekleri.Üzerlerine yumurta sarısı sürüp isteğe göre susam çörek otu vs serpelim.
Ya da istediğiniz bir şekli verin.Kenarları tırtıklı yuvarlak kurabiye kalıbı ile de şekli çok güzel oluyor.Ben dikdörtgen şekli tercih ettim.

Yuvarlık tırtıklı kurabiye kalıbı ile bir başka şekil börek daha yapmıştım o da arşivimde duruyor bir ara onu da yayına vereceğim.
İç malzemeyi yeni yapacak olanlar için  beşamel soslu kaşar peynirli tavuk sote malzemeleri ve tarifi:
Yemeklik ince doğranmış bir ufak kuru soğanı ve ince doğradığımız bir adet yeşil ve yarım adet kırmızı kapya biberi bir yemek kaşığı tereyağ ile soteleyelim.

Tavla zarı boyunda doğradığımız 200 gr tavuk etini katıp sotelemeye devam edelim.

İstediğimiz baharatları yarımşar çay kaşığı ilave edelim."garam masala,cajun,kırmızı pul biber ve 1 çay kaşığı tuz."
Bir küçük domatesi ince doğrayıp katalım.Domates saldığı suyu çekene kadar pişirelim.

Diğer yanda 1 tatlı kaşığı tereyağ ile 1 tatlı kaşığı unu unun kokusu çıkana kadar kavuralım ve 1 çay bardağı soğuk sütü katıp hafif koyu kıvamda sos elde edelim.Çok koyu olursa kıvamı biraz daha soğuk süt katıp karıştırarak kaynatalım sosu.Ateşi kapatıp bir çimdik tuz ve muskat rendesi ilave edip harmanlayalım.

Beşamel sosu tavuk soteye katıp ince doğradığımız pastırmaları da ilave edelim.Yarım çay bardağı kaşar peynir rendesi katıp iç malzemesini hazır edelim.

Ya da benim gibi beşamel soslu tavuklu bostan patlıcanı yapın malzemeyi fazla tutun ertesi gün de bu nefis harika çıtır çıtır börekleri yapın derim.
Tercih sizlerin ama bu böreği mutlaka yapın.İster çerez niyetine yiyin akşam üzeri çayınıza eşlik etsin.Gecenin bir vakti acıktınız mı hemen bir yok yok bir yetmez iki üç tane atın ağzınıza açlığınızı yatıştırın.Her şekilde yemesi çok çok keyifli bir börek.SEVGİLERİMLE.





Merhabalar.
Öncelikle yazıma başlamadan önce bloğumun ana sayfasında ki hatalı arızalı görünümü için benim ve bloğumun kusuruna bakmayın lütfen.Arada krizleri tutup kendi başına bir görünümlere bürünüyor ve bu durum benim çok canımı sıkıyor:(
&&&
Geçenler de markete alışverişe gitmiştim harika bostan patlıcanlarını görünce dayanamayıp aldım.Hatta arkadaşıma söyledim o da aldı.

Uzmanlar her ne kadar mevsimi dışında sebze meyve tüketmeyin deseler de işte aksilik ben de inadına bu mevsim de patlıcanı seviyorum.Çekirdeksiz ve beyaz oluyor pamuk gibi.Arada bir kış boyunca ya bir ya iki defayı geçmiyor bu alıp pişirmelerim.

İç malzemenin birazı arttı,ne yapabilirim.? Börek olabilir ama ona da pek yeterli değil.Mutfakta çareler tükenmez.Bir kaç dilim pastırma biraz kaşar peynir rendesi ile harika bir börek olur olmalı olacak..
Sanırım bu tarifimden sonra yarın onu yapıp yayına veririm.
Malzemeleri:
3 Adet bostan patlıcanı
500 gr kuşbaşı tavuk eti "göğüs veya but"
2 Yemek kaşığı tereyağ +1 yemek kaşığı fındık yağ
1 Adet orta boy kuru soğan
2 Adet yeşil biber
1 Adet ufak kırmızı kapya biber
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı garam masala
1 Kahve kaşığı cajun
1 Adet orta boy domates
Bir kaç adet çeri domates,bir kaç biber halkası,bir kaç sap maydanoz yarım su bardağı kaşar peynir rendesi "üzerleri için"

1 Yemek kaşığı acı biber salçası
1,5 bardak sıcak su

Beşamel Sos Malzemeleri:
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı un "dolu dolu"
1 Su bardağı soğuk süt
Yarım su bardağı kaşar peynir rendesi
Bir tutam muskat rendesi
Bir fiske tuz
Tarifi:
Bostan patlıcanların kabuklarını yol yol soyup enlemesine ortadan ikiye keselim.Her tarafını tuzlayıp kenara alıp bekletelim.

Tavuk etini irice kuş başı doğrayalım.Teflon tencereye 1 yemek kaşığı tereyağını koyup eritelim.Tavuk etlerini ilave edip kapağını kapatarak kendi saldığı suyu çekip yağına kalana kadar arada karıştırarak pişirelim.

Kuru soğanı ince yemeklik doğrayalım,biberleri kabaca domatesi minik doğrayalım.Bir diğer tencereye 1 yemek kaşığı tereyağ + 1 yemek kaşığı fındık yağını alıp içine önce kuru soğanları atıp karamelize olana kadar soteleyelim.Tuzunu ve baharatlarını ilave edelim.Ardından biberleri ilave edip sotelemeye devam edelim.Domatesleri katalım saldığı suyu çekene kadar pişirelim.Ateşin altını kapatalım.Soğanlı harca pişen tavukları katıp harmanlayalım.

Tuzladığımız bostan patlıcanlarını bol suyla yıkayıp kurulayalım.Derin tavaya bol yağ koyup kızdıralım.İçine patlıcanları atıp her tarafını çevire çevire hafif pembeleşene kadar kızartalım.Kızaranları kağıt havlu serdiğimiz tepsiye tek sıra olarak alıp fazla yağlarından arındıralım.

Bir başka tencerede 1 yemek kaşığı tereyağını eritelim 1 kaşık dolu dolu un katıp unun kokusu çıkana kadar kavuralım.Üzerine soğuk sütü ilave edip çırpıcı ile pişene kadar karıştırarak pişirelim.1 Su bardağı kaşar peynir rendesinin yarısını beşamel sosa ilave edelim.Birer fiske muskat rendesi ve tuz ilave edip harmanlayalım.

Kalan diğer kaşar peynir rendesini üzerlerine koyacağız."ben unuttum"

Tavuk sotemizi beşamel sosla karıştırıp harmanlayalım.
Kızarttığımız bostan patlıcanların içlerini fazla inceltmeden bir kaşık yardımı ile alalım.

"Ben bu içlerin bir kısmını ince doğrayarak beşamel soslu tavuk sotenin içine kattım. Diğer kısmını da yapacağım börek iç malzemesi için kullanmak üzere kenara aldım."

Her bir yarım bostan patlıcan içine beşamel soslu tavuk sotesinden yeteri kadar koyalım.Üzerlerine birer ince dilim çeri domates,bir kaç biber halkası ve bir kaç sap maydanoz koyalım.

1 Yemek kaşığı acı biber salçasını 1,5 su bardağı sıcak su ile açıp tepsinin kenarından dökelim.
190 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp pişirelim.Sıcak olarak yanında pilav veya patates kızartması ile servise sunalım.
Ben tavuğun göğüs eti ile yaptım sipariş verirken unuttum göğüs bonfile istedim.O an elimde olan buydu çarşıya gitmeye de zamanım yoktu.
Tavuk but eti ile daha daha çok lezzetli oluyor.
Bir de dediğim gibi bostan patlıcanları fırına verirken üzerlerine kaşar peynir rendesini koymayı unuttum.Sizler unutmayıp lezzetine lezzet katın.
SEVGİLERİMLE.







Merhabalar.
Öğleden sonraydı aklıma düştü çiçek ekmek yapmak.İyi ki yapmışım nasıl güzel oldu nasıl kabardı nasıl nasıl nasıl.<3
Karşısında durdum seyrettim.
Sevdim sevdim sevindim.
Bunu ben yaptım dedim şımardım.!
"Gülmeyin ben hamur yoğurmalara mayalamalara daha yeni yeni ısınıyorum,acemiyim bu konuda"
Fırından aldığım ekmeklerden dahi güzeldi hem görünümü hem lezzeti.Acaba bundan böyle devamlı evde mi yapsam ekmekleri.?
İlerleyen günler de göreceğim isteğimi ne kadar gerçekleştirdiğimi.!

Ben hep ekmeklerimi makine de yapardım.
"Sanırım bundan böyle makine dolabın en en üst kısmına doğru yolcu olacak."

Yapılması gereken işlerimi kenara alıp erteledim.İlk ekmeğin hamurunu mayalayım o mayalanırken ben diğer işlerimi yaparım diye un kavanozunu rafın sağ alt ikinci gözünden aldım tezgaha.
Önce sıvıları yoğurma kabına alacağız.
Ve tarif aşağıda.
Malzemeleri:
1+1/8 Cup süt veya su "270 ml"
2 Yemek kaşığı sıvı yağ
1 Tatlı kaşığı tuz "silme"
1,5 Tatlı kaşığı toz şeker "silme"
3 Cup un "420 gr"
1,5 Tatlı kaşığı insant maya
1 Tatlı kaşığı un +1,5 tatlı kaşığı su "üzeri için"
Tarifi:
Hamur yoğurma kabına önce sıvı malzemeleri süt sıvı yağı alıyoruz.
Tuz ve toz şekeri katalım.Unu sıvı malzemelerin üzerini kapatacak şekil de ilave edelim.İnsant mayayı ilave edelim.

Elimizle yoğurmaya başlayalım.Elimize ilk baş hamurlar yapışsa da asla başka un ilave etmeyelim.Hamuru yoğurdukça kıvama geliyor ve elimize yapışan hamurlar elimizi bırakıyor.Bu aşama da  hamuru yuvarlayıp üstünü örterek ılık ortamda hamur iki misli kabarana kadar mayalanmaya bırakalım.

Süre sonunda tezgaha alıp tekrardan bir iki yoğurup hamurun gazının çıkmasını temin edelim.Rulo haline getirip eşit olarak mandalinadan büyük portakaldan küçük ebatlarda bezeler elde edelim.Bunları elimizle yuvarlayarak tepsiye çiçek şeklinde dizelim.

1 Tatlı kaşığı unu 1,5 tatlı kaşığı su ile sulu bulamaç haline getirelim.Fırça yardımı ile çiçek ekmeklerin üzerine hafifçe sürelim.Çörek otu,susam,haşhaş tohumu vs serpelim.Ve tepsi mayası için üzerini örtüp yarım saat daha bekletelim.

Fırını 190 derece ön ısıtma yapıp ekmeğimizi sıcak fırına atalım.Altı üstü nar gibi kızarana kadar yaklaşık 15/20 dakika pişirelim.Gözümüz pişene kadar fırında olsun.Gerekirse bir beş dakika daha pişirelim.Yapacak olanlara afiyet olsun.
Fırına uzaksanız sıcak ekmeğe hasretseniz vallahi yapın yapın yiyin.Ben sanırım bundan sonra haftada 2 veya 3 defa kendi ekmeğimi kendim yapacağım.Hem sağlıklı hem çok keyifli daha ne olsun.
Sevgi olsun aşk olsun sağlık olsun,güzellik ve de en önemlisi dürüstlük olsun yaşam denen kaosta.SEVGİLERİMLE..








Merhabalar.
Geçenler de gelen misafirlerim için börek yapmıştım.Göz kararımı bilemedim patatesli iç harcını öyle çok yapmışım ki:)

Artan kısmını dondurucuya kaldırmıştım ve bugün yaptığım poğaçalar için çıkartıp çözdürüp değerlendirdim.Pek güzel çok leziz oldular.Üstelik öyle çok kolay oldular ki çünkü üşendiğimden patatesli iç harcını da poğaça hamuruna kattım gitti.
Peki bitti mi patatesli iç harcım vallahi bitmedi:)
İlerleyen günler de sanırım patatesli pırasalı tuzlu kek yaparim kısmet olursa:)
İç Harç Malzemeleri:
3 Adet orta boy patates
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağ
1 Tatlı kaşığı biber salçası
1 Kahve kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı tuz
Poğaça Hamuru Malzemeleri:
1 Çay bardağı yoğurt
1 Adet yumurta "akı içine-sarısı üzerine"
1 Çay bardağı yağ "3/4'ü zeytinyağ+1/4'ü sıvıyağ"
150 Gr yumuşak margarin
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Paket kabartma tozu
Yarım çay kaşığı karbonat
Aldığı kadar un
Çörek otu
Tarifi:
Patateslerin kabuklarını soyup buharda haşlayalım.Ilınınca rendenin iri tarafı ile rendeleyelim.
Kuru soğanı ince yemeklik doğrayıp 1 yemek kaşığı tereyağ+1 yemek kaşığı fındık yağı ile karamelize olana kadar kavuralım.Salçasını ve baharatlarını katıp bir iki çevirelim.Rendelediğimiz patatesleri ilave edip beraber soteleyelim.Tuzunu katalım ateşin altını kapatalım.Soğuması için kenara alalım.

Poğaça hamurunu yoğurmak için derin kaba unun bir miktarını eleyerek alalım.Üzerine yumuşak margarini,yoğurdu,zeytinyağ+sıvıyağ,yumurta akını,tuzu,karbonat ve kabartma tozunu ilave edip bir yandan elimizle yoğuralım.

Soğuyan patatesli soğanlı harcı yarı cıvık halde ki poğaça hamuruna katalım.Bir yandan kontrollü olarak eleyerek un ilave edip yoğurmaya devam edelim.
Patatesli poğaça hamurunun kıvamı kulak memesinden hafif yumuşak ele yapışmayacak kıvamda olacak.Hamurun üzerini örtüp yarım saat dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.Dinlenen poğaça hamurundan cevizden büyük mandalinadan küçük parçalar koparıp avuç içimizle ister yuvarlak ister oval istediğimiz şekli verelim.Fırın tepsisine dizelim,üzerlerine yumurta sarısı sürüp birer tutam toz kırmızı biber serpelim.Ve çörek otu serpip ön ısıtma yaptığımız 185/190 derece ısılı fırında alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

İlk sıcağı çıktıktan sonra çay eşliğinde servise sunalım.
Ben dediğim gibi hazırda olan patatesli iç harcımı kullandım.Sizlere patatesli iç harç malzemelerini de verdim. SEVGİLERİMLE..


















Merhabalar..
Hani an vardır bazı günler geceler gönül gezdirirsin ne yesem diye adını bir türlü koyamaz dolanır durursun mutfakta bakınırsın sağa sola.

Olanların hiç biri seni tatmin etmez cazip gelmez.İşte öyle bir kararsızlık içinde aşağı yukarı turladım durdum dün gecenin bir vakti mutfağı.


Canım bir şeyler istiyor ama ne olduğunu bilemedim ve geçtim pc in başına bir iki yazı yazar unuturum gönlümün isteğini diye.

Ahhh işte tam o an aklıma düştü sıcak bir kek,işte buldum ne istediğimi nihayet.!
Bu defa da yapsam mı yok yok gecenin bu saatin de olacak iş değil.Değil diyorum ama kendimi de bir türlü yazı yazmaya veremiyorum.

Ehh yani sonuçta aklım da olan neden olmasın?Yumurta un vs iki çırpmayla fırına girmişti bile çay suyunu da ateşe koydum.


"Bu arada saatin kaç olduğunu ne siz sorun ne ben söyleyeyim"


Ohh bu ne iyi oldu bak şimdi nasıl güzel güzel yazarsın vişnap yazılarını diye kendime de aferini verdim mi en bol en çok aferinler benden bana geldi gecenin bir vakti:)


Çay eşliğin de yedik kekin yarısını:)

Geri kalan kısmını acaba aklımda zalim sorular ve akıbeti tamamdır karar verildi bile:)

Biz çoğu blogerlerin yaptığını yapıp kekin kalan kısmını ev ahalisi yemesin diye:)göz önünden kaldırıp fırının iç derin kısmına doğru koydum.

Ertesi gün bugün bir kaç kare fotoğraflarını çekip tarifini yazmaktı niyetim:)

Sabah aramışlar keki fırının içinde olduğunu söylemedim zira bir daha sefere ilk bakacakları yer olma ihtimali olmamalıydı:)


Ve tarif..
Malzemeleri:
2 Adet yumurta
1 Su bardağı toz şeker
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Su bardağı süt
1 Çay bardağı ılık su
1 Adet limon kabuğunun rendesi
1 Adet limonun suyu
1 Çay bardağı çikolata kırıkları
1 Fiske muskat rendesi
1 Paket kabartma tozu
 Bir kaç damla sirke
Aldığı kadar un
Tarifi:
Keki çırpmaya başlamadan önce malzemelerin oda ısısında olmasına dikkat edelim.
Karıştırma kabına yumurtaları kırıp üzerine toz şekeri ilave edip toz şeker eriyene kadar çırpalım.
Fındık yağını,ılık suyu,sütü,bir limon kabuğunun rendesini ve limon suyunu ilave edip çırpmaya devam edelim.

Unu eleyerek ve kontrollü olarak katıp bir yandan çırpmaya devam edelim.Kabartma tozunu da eleyip üzerine gelecek  şekilde bir kaç damla sirke döküp köpürmesini temin edelim ve çırpmaya devam edelim.Bir fiske muskat rendeleyelim katalım içine karıştıralım.Harçın kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak.

Kek kalıbını yumuşak margarinle yağlayıp her tarafına un serpelim.Kalıbı ters yüz ederek fazla unları silkeleyelim.

Çırptığımız kek harcını döküp kalıbı usulca tezgaha bir kaç kere vurup hava kabarcıklarının çıkmasını temin edelim.
Ve son olarak kekin üzerine unlayıp elediğimiz çikolata kırıklarını döküp 160 Derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım.İlk 20/25 dakika kesinlikle fırın kapağını açmayalım.

Kek kabarmaya başladığında duruma göre gerekirse fırın ısısını 170 dereceye çıkartalım.

Kek kabarıp kalıbın kenarlarından ayrılmaya başladığında uzun çöp şiş batıralım,temiz ve kuru çıktığında keki dışarı alıp kalıbında ilk sıcağının çıkmasını bekleyelim.

Sonrası kalıptan servis tabağına alıp çay eşliğinde afiyetle yiyelim.
Gece gece özenmedim ya nasıl güzel nasıl kabarık bir kek oldu aman Allah'ım dedim ilk görüşte.Özenmek mi özenmemek mi acaba hangisine yer versek hayatın için de düşündüm bir an.!
SEVGİLERİMLE...









Merhabalar.
Hava kasvetli bulutlu,oysa ben bugün dışarı çıkıp sahile gitmek istiyordum arkadaşımla beraber.
Görünce güneşten mahrum havayı ev de kalıp kurabiye yapmaya karar verdim.

Hatta karanfilli olsun karanfilin yanı sıra ayva da olsa için de derken ev de ayva olmadığını farkettim.
Ama aklıma da yazdım mutlaka yapacağım ilerleyen günlerde.
"KARANFİL" telaffuz ederken kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi.
Arka arkaya bir kaç defa karanfil karanfil ve karanfilli kurabiye derken derken kendimi cevizlerin olduğu kavanozun yanında buldum:)Kakao da alt rafta.

Aklımda kurabiyeli sorular acaba.!
Fikirler her zaman değişkenlik gösterir neden olmasın.Nefis kıyır kıyır kakaolu cevizli kurabiyeler pişti ve karşımda duruyorlar şu an.
Malzemeleri:
200 Gr yumuşak margarin "veya tereyağ"
1 Çay bardağı fındık yağ "veya ayçicek yağ"
1 Su bardağı +1 yemek kaşığı pudra şekeri
1 Su bardağı nişasta
2 Yemek kaşığı kakao
1 Paket kabartma tozu
1 Adet yumurta "sarısı içine akı dışına"
2 Su bardağı +2 Yemek kaşığı un
1 Çay bardağı ceviz içi iri kıyım "içi için"
1 Çay bardağı ceviz içi ince kıyım "üzeri için"
Tarifi:
Kurabiye hamurunu yoğurmak için derin kase alalım.İçine pudra şekeri,nişasta,kakao,kabartma tozu ve eleyerek unun yarısını alalım kaşıkla karıştırıp harmanlayalım kuru malzemeleri.

Ortasını havuz şekli vererek açalım ve bu kısma yumuşak margarin,fındık yağı,yumurta sarısı ilave edip elimizle yoğurmaya başlayalım.
Kalan unu kontrollü olarak ve eleyerek katalım bir yandan da yoğuralım.Kurabiye hamurunun kıvamı yumuşak ele yapışmayacak kıvamda olacak.

Bir çay bardağı iri çekilmiş ceviz içini ilave edip yoğurarak hamura yedirelim.Üzerini temiz mutfak havlusu veya streç film ile örtüp yarım saat kadar dinlendirelim.

Diğer tarafta bir tabağa yumurta akını alalım,diğer bir başka tabağa ince kıyılmış ceviz içlerini alalım.

Dinlenen kurabiye hamurundan cevizden küçük parçalar koparıp yuvarlayarak ya da elimizle rulo yaparak parmak şekli verelim.Şekillendirdiğimiz kurabiyeleri bir tepsiye hepsini sıralayarak dizelim.

Tepside ki kurabiyeleri teker teker önce yumurta akına batırıp ceviz içine bandırarak üzerlerini ceviz içine bulayalım.Fırın tepsisine dizip ön ısıtma yaptığımız 160/165 derece ısılı sıcak fırına atalım.

Cevizlerin üzerleri kızarana kadar yaklaşık 20 dakika kadar pişirelim.Yumuşak olan kurabiyeleri hiç ellemeden tepsisinde iyice soğutup sertleşip kıyırlaşmasını bekleyelim.Daha sonrası çay kahve eşliğinde servise sunalım.

Nefis kakaolu cevizli kurabiyelerim kıyır kıyır ağızda dağılan nefis mi nefis oldular.Mutfağımın demirbaş kurabiyeleri arasına kendilerini yazdım.Her zaman yapıp yapıp yenecek bir güzellik.

Üstelik kapaklı cam kavanozda haftalarca taze kıyır kıyır kalan "ki kalması asla mümkün değil,yapıldığı an hemen biter"Sizler de yapın yapın yiyin sevdiklerinize bol bol ikram edin bence.Hatta iki ölçü yapın der ve çok çok ısrarla tavsiye ederim benden demesi karar sizlerin.

Kalın sağlıkla afiyetle huzur ve mutlulukla.SEVGİLER SEVGİLER SEVGİLER..







Merhabalar.
Bugünün tarifi işkembe sote.Salt işkembe ne bir nohut ne bir başka sebze bakliyat katmadan direk işkembeyi pişirdim bol soğan biberle çokça acı kattım ve sonuç nefis oldu.

Oldu derken tabii işkembeyi seven her hali ile sofranın baş taçı yapar sık sık yer verir kendisine.
Siz sevmeyenler de sevin,sevenler sevmeyenlere sevdirin bu nefis sakatatı diyor ve tarife geçiyorum.
Malzemeleri:
1 Kg dana işkembe
1 Yemek kaşığı tereyağ
Yarım çay bardağı fındık yağı
2 Adet orta boy kuru soğan
5/6 Adet yeşil biber
1 Adet kırmızı kapya biber
1 Adet orta boy domates
1 Tatlı kaşığı acı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
1 Su bardağı işkembe suyu
1 Tatlı kaşığı tuz
Tarifi:
Sakatatcıdan veya kasaptan aldığımız temizlenmiş işkembeyi bir kaç su yıkayalım.El büyüklüğünde parçalara kesip düdüklü tencereye alalım.Üzerini bir iki parmak geçecek kadar soğuk su koyup yaklaşık bir,bir buçuk saat arası pişirelim.
Ilındığında işkembeleri iri kuşbaşı doğrayalım.

Orta boy yayvan tencereye tereyağı ve fındık yağını alıp eritelim.İçine kabaca doğradığımız biberleri ve kuru soğanları atıp karamelize olana kadar kavuralım.Baharatları ve tuzunu ilave edelim.Salçasını katıp berabere kavuralım.Doğradığımız işkembeleri ve kabaca doğradığımız domatesi de alalım tencereye bir iki çevirip kavuralım.

Üzerini az geçecek kadar işkembenin suyundan ilave edelim.Kapağını kapatıp kısık ateşte pişirmeye devam edelim.İşkembeler lokum kıvamında yumuşaklığa ulaşınca ve suyunu hafif çekince ateşin altını kapatalım.Şayet işkembe sotenin daha sulu olmasını isterseniz suyunu fazlaca koyabilirsiniz.Ve sıcak olarak servise sunalım..

Not:İşkembenin kalan suyunu aman atmayalım.Çok güzel unu kavurarak bir kaç diş sarımsak ilavesi ile bir nevi yalancı işkembe çorbası yapılır.
Ben kalan işkembe suyunu dondurucuya kaldırdım ve ilerleyen günler de değerlendireceğim.
SEVGİLERİMLE..