Flying Twitter Bird Widget By Blogger Modifiye

4 Haziran 2012 Pazartesi

Frik Pilavı...



 Frik hep adını duyardım .Ne yapmışlığım ne de yemişliğim vardı.Bir denemekte fayda var deyip geçen gittiğim marketin rafında da görünce hemen aldım.Üzerini okuduğumda tütsü kokusu olması filan beni cezbetti .Severim is kokusunu bilhassa da isli çerkez peyniri favorimdir de acaba ev halkı beğenir mi diye tereddütler ettim.O yüzden az pişirmeye karar verdim.Haydi başlayalım mı ?Önce 

Malzemeleri:

Bir su bardağı frik
Yarım su bardağı bulgur
Çeyrek su bardağı tel şehriye
Bir  orta boy kuru soğan
Bir tatlı kaşığı biber salcası
Tereyağı
Yarım Hindi but 
2 su bardağı hindi suyu
Tuz


Önce hindi budumuzu tütsüleyelim diye ocağı yaktım Yok şimdi ki tavuklar,hindiler bilmem hangi ilaçları kullanıyorlarsa üzerlerin de bir tek kıl,tüyü yoktu .O yüzden direk bol su ile yıkayıp hindi budumu düdüklü tencerede yaklaşık yarım saat pişirdim.Suyunu süzüp etlerini de iri olarak didikledim.Bilhassa iri parçalı olsun istediğimden ağıza geldiğini hissetmeliyiz etlerini:) Diğer tarafta  pilav tenceresinde  tereyağımızı eritip yemeklik doğradığımız soğanlarımızı kavuralım, tel şehriyemizi de ilave edip kavuralım hafif pembeleşince ayıklayıp yıkadığımız bulgurlarımızı da ilave edelim berabere biraz kavuralım frikle de beraber kavuracağımızdan az olsun  kavurmalarımız.Friğimizi çok dikkatli ayıklayalım içinden  taş filan  çıkabilir .Gerçi bizimkinden 3/5 tane kadar taş çıktı.Temizmiş Reis'in Friği tavsiye ederim sizlere de.Friğimizi ve biber salcamızıda ilave edip berabere şeffaflaşıncaya kadar kavuralım .Üzerine sıcak hindi suyumuzu ilav edelim tuzunu ve hindi etlerinide koyalım .Önce bir taşım harlı ateşte sonra çok kısık ateşte pişmeye bırakalım friğimizi.Piştikten sonra üzerine temiz bir mutfak bezi ile ya da kağıt havlu ile  kapatalım demlenmesi için bir süre bekleyelim.Yanında ev yapımı yoğurt,ayranla miss yakışıyor.
Notlarım: Ben zaten seveceğimden emindim.Bayıldım,ev halkıda çok beğendi.Bir de  çok artımlı bir  pilav oluyor.Bir dahakine nohutta ilave edeyim istiyorum hatta aklıma gelen bütün çeşitlerini deneyeceğim tavuklu,etli ,yeşil mercimekli filan bir sürü tarif canlanıyor kafamda hepsini deneyip sizlerler paylaşmayı düşünüyorum.Çok çok çok tavsiye ediyorum yapmadıysanız yapın deneyin derim.Afiyetler olsun.Sevgiler...

Akşamın Yemeği ...

Hava gün içinde bunaltıcı sıcaklığı ile beni canımdan bezdirdi. Bu ay da böylesi sıcaklık daha sonra ki en sıcak ayları düşünemiyorum.Sıcağı hiç sevmeyen biri olarak önümde  zor sıcak günler var gibi.Umarım beni fazla hırpalamadan ,yormadan geçer sıcaklar.Her zaman bahar aylarıdır  en favori aylarım.Bugün hafta sonu içimden gelmese de evi biraz silmek toparlamak gerektiğini camdan sehpalara vuran tozları bol bol gösteren güneş ışıkları şamar gibi gözüme gözüme sokunca tozları huzursuz oldum..Kalktım temizlik yapmaya .Ha burası,ha şurası dedikçe yap yap bitmiyor yahu ne fena  şu evin işleri.Ev işleri nankör diyorlar az bile diyorlar.Nerdeyse evin  içinde adım atmalara bile  korkar oluyoruz her adımda gramlarla tozlar yapışıyor her yerlere:)Bu  kadar ev işi arasında birde akşam yemeği faslı var ne yapsam ne etsem derken dünkü aldığımız istavritler geldi aklıma mısır unlu çıtır çıtır  hem leziz hem kolay birde yanında salata oh miss bugünüde böylece savmış oluruz:)
Haydi başlayalım istavritleri hale yola koyup kızartmalara:)

Malzemeleri:

Yarım kilo istavrit
Mısır unu
Tuz
Fındık yağı
Varsa bir de Karadeniz'e özgü dönderme tavası



Tarifi:

İstavritleri ayıklayıp bol su ile yıkayalım.Süzgüdeyken tuzunuda ilave edelim ki içine çeksin lezzetlensin istavritlerimiz.Dönderme tavamızı  çok az tavanın yüzeyi yağlanacak kadar fındık yağı ile yağlayalım.Bir tabağa koyduğumuz mısır unu ile istavritlerimizi unlayıp yağladığımız tavaya düzgünce dizelim.(Şu balıkları çiçek gibi  tavaya dizmeleri bir türlü başarıpta yapamadım ya yanarım yanarım buna yanarım:)Kafama  koydum mutlaka öğreneceğim nereden başlanıyor dizmelere ?:) 
Bu şekil kızartma işlemi çokta sağlıklı oluyor  hem de biz evimizin ahçıları için zamandan da ,iştende tasarruflu olması hoşuma gidiyor.Alt üst çeviri veripte hepsini birden servis tabağına aktarmak.İşte hayat böyle kolaylıklarını hep göstersin bizlere:) Balıklarımız  kızarırken  hemen bu arada bir de dolapta olan malzemelerle  bir renkli iştah açıcı salatada yapalım 


Malzemeler:

Domates
Salatalık
Sivri biber
Maydanoz
Kuru soğan
Sosu:
Sızma zeytinyağı
Limon
Sirke
Sarımsak
Tuz

Tarifi:


Bütün salata malzemelerimizi yıkayıp soyup doğrayalım .Derince bir salata kasesinde  sosu ile harmanlayalım.Salata tabağına alıp servise hazır edelim.Soframızı da kuralım bu arada.Bu akşam ki menümüz balık,salata,dünden kalma karides salatası ve köz patlıcan salatası .Bir de mısır ekmeği,doğru terasa.Afiyetler olsun...








3 Haziran 2012 Pazar

Yuşa Hazretleri ve gezimizin notları...

 Günlerden cuma idi öyle oturup duruyorduk seninle eletim.Bir de geç uyanmanın verdiği  rehavetle. Kahvaltı sonrası terasta içtiğimiz kahve birden aklımı başıma getirdi de,  hadi kalk giyinelim seninle ufak bir gezi yapalım fikrim,senden de onay görünce güzel bir gün geçirdik canım .Şimdi de bu güzel günümüzü ,gezimizi ölümsüzleştirelim istediğimden geçtim bloğumun başına .İçten gelenler klavyemden dökülenlerle bakalım nasıl bir yazı çıkacak ?Umarım günün şanına muhteşemliğine yakışır..
Her ne kadar Yuşa Hazretlerine gitmek için durakta yarım saate yakın otobüs beklesekte bir ara suratlarımız dökülsede  günün güzelliğine gölge düşüremedi beklemelerimiz.



Böylesi arkadaş canlısı böylesi içi dışı bir.Yüreğinin güzelliği ışıltısı dışına yüzüne,gözlerine vurmuş canım Elet'im iyi ki geldin taaaa  Kars'tan uzak uzak diyarlardan .Daha dün gibi gelişin zaman ne çabuk geçti de dönüş vakti geldi bile.N'olurdu saatler duraydı biraz daha .Hiç bir şey anlamadım ki.Daha hasretliğimizi bile gideremedik  can Elet'im.Kim bilir bir daha ne zaman gelirsin canım.


Burası Yuşa Hazretlerinin giriş yolu nasıl kalabalıktı o gün günlerden cuma olmanın da etkisi var tabii.İstanbul'un hatta Türkiye'nin dört bir tarafından her zaman ziyaretci akınına uğrar burası.Hava sıcak ,güneş tepemizde kavuruyor.İyi ki montlarımızı evden çıkarken bıraktık. Bir de onları kolumuzda taşıyacaktık:)


Yuşa Hazretlerinin mübarek kapısından besmeleler ile dualarla girdik.İbadetimizi yaptık, dualarımızı ettik.Şükürler olsun Rabbime bize bunu nasip ettiği için.


Aldığımız huzur  öylesine derindi ki.Tekrarı nasip olsun inşallah bir daha.
İbadetlerimizi yaptık .Biraz da etrafı gezip dolaşmalı diye bahçesinde turumuza başladık .


Tarihi ulu ağaçların gölgesindenmidir,yoksa yüksek tepede olduğundanmıdır ? Öylesine serindi ki rüzgarın tatlı esintisi içe ferahlık veriyordu.Oturdukca oturasımız geldiydi.



Elet'im fotoğraflara baktıkca günü hatırlayacağız canım.Arkada Boğaziçi'nin Karadeniz'e açılan suları.Karşıda Sarıyer,Rumeli kavağı denizin üzerinde gemiler.Manzara karşısında sarhoş olunası bir yer burası.


7 tepe üzerine kurulu olan İstanbul'un 7 tepesinden biride burası.




Şadırvanın güzelliği karşısında gözlerimi alamadım.Bıraksalar akşama kadar kalır  gözlerimi dahi ayırmadan seyrederdim.


Fotoğrafları çekerken aldığım hazz birden kabusa dönüştü ekranda pil deşarj oldu  yazısını görünce:( Daha yeni başlamıştım çekmeye.Hemen  pil arayışı içine girdim Aşağı dükkanlardan birinde vardır demeleri ile bir koşu gittim aldım pillerimi.Kaybolan neşem nasılda yerine gelmişti.


Pillerimi bu dükkandan aldım ya nasıl sevindim öyle  mutlu oldum ki şükürler ettim rabbime.Eğer bulamasaydım gezimizi ölümsüzleştiremezdim ki:(Her beyinde duran hatıralar gibi kenarından köşesinden azalırdı görüntülerimiz.


Eletciğim hadi alışverişimizide yapalım gidelim.Daha sırada Anadolu Kavağı var.Bir de duraklarda  otobüs bekleme fasılları var :) Güneşte tam tepemizde cızzz ediyor:))


Ooooo bulmuşsun gölgeyi otobüs gelse de olur gelmese de:)) Aman gelsin gelsin eletim valla duraklarda araba beklemek bana vakit kaybı geliyor dememe kalmadı aaay inanmıyorum 5 dakika olmadan geliverdi otobüsümüz,yaşasın Anadolu Kavağı yolları:)



Otobüsün camından çektiklerim. İnsanlar  çoluk çocuk piknikler yapıyordu.Oltalar denize atılmış ,herkes nasipini çekmek için bir hamle yapıyordu .Kiminin oltası sıralı gümüş gibi parlayan istavritlerle şenlenmişti.Kiminin de oltasında tek bir istavrit dahi yoktu.


Uyyy ne kadar çok fotoğraflar  çekmişim dayanamayıp bloğuma koyduklarım dahi bir dünya oldular az kaldı sanırım.
Aslında her zaman Anadolu Kavağı benim için yeme içme panayırı gibidir. Yiyip içip hemen dönülmesi gereken bir yer fazlaca da bir şey yok .Bir süre sonra sıkılıyorum. Arabamız olsaydı yukarıda Yoros Kalesi de görülmesi gereken yerlerden biriydi de maalesef o bayırı tırmanmayı gözüm yemedi .Bir de daha gezecek başka yerlerimiz de olduğundan yetiştiremeyiz diye vaz geçtik Yoros Kalesini görmekten.Hadi şimdi de karnımızı doyurma vakti.Yürümekten gezmekten nasılda acıkmış karınlar:)


Ben yedim balıkları,midyeleri eletim baktı:)Sevmezmiş balığı .Başka bir şey ye dedim yok dedi ben cafenin o nefis adana köftesinden yicem,iştahımı oraya saklıyorum dedikçe İkna edemedim balık yemesi için.


Taa buralara gelip te Anadolu Kavağının meşhur Waffleerinden,dondurmalarından yemeden dönmek olur mu olmaz tabii ki.Sizlere de tavsiye ederim yolunuz bir gün düştüğün de mutlaka tadına bakın


Haydi Elet'im bir dönüş saati daha geldi son durağımız cafee bizleri bekler.


Oyyy Elet'im bir lokmacıkta Kedime vereydin Adana Kebapından.Bak hele nasıl da masum bakmış bir sana  bir çatalın ucunda takılı kebaba:))


 Bu kadar yorgunluğumuzu ne giderir tabii ki de  nargile ve İskele Cafenin her daim demli çayları canım .Öncesi buz gibi limonatalarımızı içip ferahlatalım sıcaktan yanıp tutuşan dillerimizi,damaklarımızı.Ardından gelsin demli çaylarımız.Bir günümüz daha böylesine keyifli geçti.Darısı diğer günlerimize.Hoşça kalın bizi sevenlerimiz.Sevgiler.

1 Haziran 2012 Cuma

Nereye kadar ?




Hani kendimi öyle iyi tanıyorum ki o son damla bardakta taştı taşmak üzere.Taştığı an da bitecek her şey .Sevmiyorum kaprisleri,sevmiyorum kıskançlıkları :( Neysen o olsan da rahat etsem ben de.Aman şöyle mi yaman böyle mi diye diye ömür geçmiyor.Geçse de tat alınmıyor.Acılaşıyor her nefes alışlar:(Sabırsızım feveranım ama hep frende basılı tutmaktan yüreğim yorgun düştü. .Sal kendini ferahlat ruhunu diyor iç sesim.Yine sen geliyorsun gözlerimin önüne  üzülmelerin kırılmaların geliyor.Seni yıkmak istemediğimden kendimi paralıyorum be canım az sen de  orta yolda olsan da üzmesek birbirimizi.Kendimden çekiniyorum koptu kopacak son tutunduğumuz ipler..Canımın yanmalarını istemiyorum artık.

31 Mayıs 2012 Perşembe

Gün Güzeldi,Dostlar Günden Güzeldi





Dün güzel başlayan gün yerini güzel bir akşam üzerine ve geceye bıraktı.Güzel dostlarım geldiler hep beraber çok neşeli bir sohbeti paylaştık,hepinizin ayaklarına sağlık olsun .Canım Hilal'im ve eşi,canım Funda'm ve eşi.Sevgili Mesut ve taaaa Kars'tan ziyaretime gelen canım arkadaşım Elet'im hepinize  kocaman  kocaman  teşekkürler ediyorum.İyi ki varsınız,iyi ki sizleri tanımışım.Çok mutluyum sizlerle.Hiloş'um gelirken getirdiğin o muhteşem lezzetteki patates salatasının tadı damağımızda kaldı.Yeniden  tekrarını isterim derken oyy ben ne yüzsüzüm diye  muzip muzip gülümsedim bir de, yaparsın değil mi Hiloşum:)Yoksa rahat vermem başının etini çok güzel afiyetle yerim ki:)Sevgili Mesut akşamki organik yumurtalar  ve nefis dutlar için çok teşekkür ediyoruz.Sabah kahvaltıda bol bol kulaklarını çınlattık.En  ufak bir fırsatta  hep beraber yanınıza gelmeyi düşünüyoruz .Organizasyon işi Hiloş'um sende haberin olsun,topla hepimizi canım.Elet'im yaptığın keteler nefisti .Kars'a gitmezden önce yine isterim ben anlamam:))Ahh haa hadi bakalım şimdi ben iskele cafenin efil efil çaylarının nefasetini  methetmem mi yoksa eşim beni denize atar :)).Gerçekten  her içtiğimizde tap tazecik demli çaylarınız var canım eşim sağolun sen  ve çalışan personelimiz hepinize çok teşekkürler.. 

Kibar Feyzom seni unuttuğumu sanma sakın, yoksa bir daha gelişimde bilirim ki ellerimi tırmıklarsın sen ne kıskançsındır bilirim. Herkesleri gördün çok şımardın .Ben sana böyle mi tembihlemiştim?Eletimin kucağından  inmedin yüzüme bile bakmadın.Elet gittiğinde bana kalacaksın bak sana neler edeceğim ben:))Her güzel şeyin çabucak bitmesi gibi bu güzel gecemizde  çok çabuk bitti. Tekrarını en kısa zamanda yapmak dileği ile sizlere siz güzel dost yüreklilerime ben ve eşim çok teşekkür ediyoruz Sevgilerimizle.. 


Gönül ne kahve ister ne kahvehane .Gönül sohbet ister kahve bahane dedikleri bu olsa gerek.


Hilal'ciğimin nefis patates salatası ufff ufff vallahi nefis bir lezzetti çok güzel olmuş canım ellerine sağlık olsun..

Bunlar da Elet'imin yaptığı nefis keteler.On parmağında on değil inanın ki on bir marifet  var canım arkadaşımın ellerine sağlık olsun.Bugün de bana erişte kesme makarna yoğurdu ,açtı,kesti elleri dert görmesin.


Yukarıda ki organik yumurtaları da sevgili arkadaşımız Mesut sağ olsun onca uzak yoldan getirmiş .Uzun zamandır böylesine lezzetli sapsarı yumurta yememiştik.Kahvaltı soframız şenlendi bu sabah ve bilmem kulakların çınladı mı Mesut ? Çok andık adını ve en kısa zamanda yanına gelmek istiyoruz . Hilalciğim hadi canım sen biz tembelleri bir toparlayıversen  diyorum .


Sevgili Pakizeciğim de Elet'ime nefis kırma zeytin vermiş güzel hediyen kahvaltı masamızı şenlendirdi canım.Yapanların ,getirenlerin ellerine sağlık olsun  çok güzeldi.
Elet'im yarın sabahta böyle kahvaltı yapalım mı? Yalnız bu sefer umarım lafa dalıp yumurtaların kıvamını kaçırmazsın :) Rafadan istemiştin  katıydı:)) 

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Kuru Fasulye Salatası...

Kuru fasulye salatasının tarifini vermek istiyorum bazılarımız piyazla salatanın aynı olduğunu söyleseler de ben bunu kabul etmiyorum .Piyazda sadece maydanoz ,taze soğan  ve piyazlık doğranmış kuru soğan olur .Salatasında ise ne arzu ederseniz  içine ilave edebilirsiniz sizin arzunuza kalmış.Geçen piyaz yapalım derken  piyazı hep yapıyoruz hadi bir iki ilavelerle  güzel bir  fasulye salatası yapalım dedik .Bir gün öncesinden ıslatıp ertesi günü haşladığımız kuru fasulyelerimizi buz dolabından çıkartıp büyükçe bir borcama  dökerek başladık işe.Hadi aşağıda yapılışına geçelim hep beraber  kahvelerimizi de yanımıza alalım .Bizlere eşlik etsinler.




Malzemeleri:

Bir su bardağı Kuru fasulye ( 200 gram )
Bir adet iri domates
Bir adet salatalık
 İki adet sivri biber
Yarım atom salata
3/4 Sap taze soğan 
Bir  adet iri kuru soğan
Sızma zeytinyağı
Limon suyu
Nar ekşisi 
Tuz





Tarifi:

Akşamdan ıslatıp haşladığımız kuru fasulyelerimizi  derin bir karıştırma kabına alalım.Kesme tahtasında yıkadığımız domateslerimizi,salatalıklarımızı,sivri biberlerimizi ,atom salatamızı,taze soğanlarımızı soyup minik küpler halinde kuru soğanımızı da piyazlık doğrayıp kuru fasulyelerimize katalım harmanlayalım.Diğer yanda bir sos  kabında sızma zeytinyağını,limon suyumuzu,nar ekşimizi ve  tuzumuzu da ilave edip mini çırpıcı ile güzelce çırpıp malzemelerimize ilave edelim .Ve  kaşıkla iyice harmanlayıp büyükce borcama alalım servise hazırdır  .Afiyetle yiyelim ve yedirelim bize  konuk olanlara da. Sevgilerimle..


Cezam...



Sen

Şimdi benden çok uzaktasın.

Bir sahil kasabasında,

Rüzgarın senfonisini dinleyip,

Denizin koynunda,

Martılarla kadeh tokuşturarak,

Günlerini bensiz geçiriyorsun.

Ben ise
Cezamın bitmesini bekliyorum.
Suçum sana olan aşkım.
Cezam,
Yalnızlık ve sensizlik.
Yüreğimin gardiyanı,
Yine bırakmadı
Zincirledi beni.

Şimdi
Ben kendimin esiriyim.
Zincirlerimin her halkası,
Sana hasretim olup,
Yüreğime dolandı.

Gel
Zaman sonsuzluğunda
Seni beklerken,
Günler düşmanım,
Kadehler dostum oldu.

Sev
İlk kez aşık olurcasına.
Hesapsız, çıkarsız,
Her şeyi göze alarak,
Kalbinin derinliklerinde,
Duyumsa beni.

Eğer
Sesimi duyup seversen,
Sevginle
Zincirlerim kırılarak,
Yüreğim özgürlüğüne
Ben de sana kavuşurum.

Böylece
Son bulur sensizlik.
İçime aşkının güneşi
Doğar.
Yalnızlık kaybolurken,
Cezam da
Geçmişin derinliğinde
Boğulur.

                                                          Feride SERİN