Vişnap

Merhabalar..
Taze nane ve çikolatanın uyumunu çok çok sevdiğimi daha öncesi de söyleyip yazmıştım.Hatta bir de taze-naneli-cikolatal-kek taze naneli kek yapmış tarifini paylaşmıştım.Ondan sonra o taze naneli kekimden bir kaç defa daha yaptım her yapışımda lezzetine bağımlı oldum.
Bu arada taze naneli dondurmaya da bayılırım:)Salatalara o an ev de varsa illa ki katarım taze nane benim için adeta ömre bedel.!

Bugün de bahçeden koparıp topladığım taze nanelerin mis kokusu nasıl mutfağı sardı bir an acaba kurabiye yapsam mı bu nefis taze nanelerden derken aradan bir kaç dakika geçti geçmedi taze naneleri yıkayıp incecik kesmeye başladım bir an da:)

Ve harika taze naneli çikolatalı kurabiyemin tarifi aşağıda.
Malzemeleri:
125 Gr tereyağ veya "margarin"
1 Çay bardağı sıvı yağ
4 Yemek kaşığı nişasta "silme"
5 Yemek kaşığı pudra şekeri "silme"
1 Adet yumurta "sarısı içine akı üzerine"
1 Paket kabartma tozu
5 Yemek kaşığı ince kıyılmış taze nane
1 Çay bardağı ince kıyılmış toblerone çikolata
Aldığı kadar elenmiş un
Tarifi:
Taze nanelerin yapraklarını ayıklayıp bol suyla yıkayalım süzdürelim.İncecik kesip kıyalım.
Hamur karıştırma kabına yumurta sarısını,tereyağ,sıvıyağ,nişasta ve pudra şekerini alıp karıştıralım.Elenmiş unu kontrollü ve eleyerek ilave edelim.Kabartma tozunu da ilave edip yoğuralım.Kurabiye hamurunun kıvamı hafif ele yapışacak yumuşaklıkta olana kadar gerektikçe kontrollü olarak un ilave edip yoğuralım.İstenen kıvamı alınca un ilave etmeyi bırakalım.

Bu aşamada ince kıydığımız toblerone çikolataları ve ince kıydığımız taze naneleri ilave edip kurabiye hamuruna yedirine kadar yoğuralım.Üzerini örtüp 15/20 dakika dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim,dinlenen kurabiye hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp elimizle yuvarlayıp hafif üzerlerine bastırarak az aralıklı olarak tepsiye dizelim.
180/185 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp yaklaşık 15 dakika kadar pişirelim.Kendi tepsisinde soğutup istediğimiz zaman çay,limonata vs eşliğinde servise sunalım.
Taze naneyi isterseniz 3 veya 4 yemek kaşığı koyabilirsiniz.Şayet benim gibi aromasını lezzetini seviyorsanız benim yaptığım ölçü olarak 5 yemek kaşığı taze nane katmanızı tavsiye ederim.

Kıyır kıyır çok lezzetli bir kurabiye olmasının yanı sıra kapaklı cam kavanozda veya her hangi bir saklama kabında "benim tercihim camdan yana" oldukça bayağı uzun bir süre ilk gün tazeliğini koruyor.Tabii böylesi nefis kurabiyelerin yenmeden kalacağı ihtimal dışı.
SEVGİLERİMLE..





Merhabalar..
İstanbul büyük İstanbul yorucu İstanbul acımasız.Neden söylendim,neden yerdim bu kadar güzel şehir İstanbul'u dersen onca efsanevi güzelliğine karşın kahrı da çok çok büyük İstanbul'un.

Bugünler de seninle uzun yorucu yolların ile her köşenden çıkıp akıp giden kalabalığına karışacak olan insanlarınla bir arada çok olacağım yoracaksın beni trafiğin ile kalabalık kaldırımların yolların ile.
Mecburum seni turlamaya bugünler de Ramazan ayı gelmeden seninle olan biten randevularımı işlerimi bitirmem lazım Rabb'imin izni ile.

Aşağıda ki kurabiyelerimi start verip yarın gideceğim hasta ziyaretim için hazırladım pişirdim soğudular ve ben onları çok güzel paket yaptım.Beraber çekeceğiz İstanbul'un yorgunluğunu kahrını o kalacak,ben üstüne üstlük onca yolu bir de gerisin geri döneceğim.Bir uctan bir uca:(
Bitecek mi? Hayır bir süre bu gidip gelmeler bu ezici yorucu haşır neşirlik devam edecek.!
Malzemeleri:
Yarım paket yumuşak margarin "125 gr"
Yarım çay bardağı sıvı yağ "fındık yağ"
1 Adet yumurta
1 Çay bardağı çikolata kırığı
1 Çay bardağı ceviz kırığı
3 Yemek kaşığı pudra şekeri
2 Yemek kaşığı nişasta
2 Yemek kaşığı kakao
Yarım paket kabartma tozu
1 Tatlı kaşığı sirke "elma"
1 Su bardağından 1 parmak eksik toz şeker
1 Fiske tuz 
Aldığı kadar un " 1,5-2 Su bardağı civarı"
Tarifi:
Hamur karıştırma kabına unun yarısını eleyerek alalım.Üzerine pudra şekeri,nişasta,toz şeker,bir fiske tuz,kabartma tozunu ilave ederek hepsini harmanlayalım.

Yumuşak margarin,sıvı yağ,1 adet yumurta ve sirkeyi ilave ederek elimizle yoğurmaya başlayalım.
Hamurun kıvamına göre kalan diğer unun yarısını kontrollü olarak eleyip ilave edelim.Kakaosunu da katıp yoğurmaya devam edelim.
Kurabiye hamurunu hafif ele yapışacak kıvamda yumuşak olacak.

Bu aşamada çikolata ve ceviz kırıklarını ilave edip hamura yedirelim.Hamuru tezgah üzerinde uzun rulo haline getirip üzerini örterek buz dolabında 15 dakika dinlendirelim.

Dinlenen kurabiye hamurundan keskin bıçak yardımı ile 1 parmak genişliğin de dilimler kesip yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine sıralayalım.

180 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp yaklaşık 15/18 dakika arası pişirelim.Kendi tepsisinde soğutup meyve suyu,çay kahve süt vs eşliğinde servise sunalım.Yapacak olanlara afiyetler olsun.

Geceden yaptığım kurabiyelerden soğuduğunda bir tane yedim ki nefis olmuş tam istediğim kıyırlıkta ve lezzet işte bu dedim.
Bu hafta içi fırsat bulduğum an eve de yapacağım lezzeti fena aklımı çeldi benden demesi.
SEVGİLERİMLE.
.









Merhabalar..
Ev usulü tandır ev şartların da ne kadar olursa o kadar yapıyor yiyoruz.
Günümüz şartların da evler de hele apartman yaşantıların da imkansız bir durum. Tandır için kuyu kazacaksın eti içine atıp kapatıp saatlerce kapalı bir şekil de pişireceksin.Oooo geç bunları anam babam derler insana ve bizler de geçiyor kendi usulümüzce tencere de yapıyoruz.Hakiki tandıra yakın lezzeti biraz da olsa yakalıyoruz diye düşünüyorum.

Geçenler de burada ki Trakyalı kasap oğlak eti getirmiş memleketinden.

Daha öncesi çok çok önceden Fethiye'de pişirmişler yemiştim.
Aradan öyle uzun yıllar geçti ki tadını lezzetini hep unuttum.
Hatırladığım sadece o oğlak eti fırında pişerken hani acaba pişti mi diye fırın kapağını açıp kafamı uzatmam ile buharın yüzümü yakışını asla unutmuyorum o acıyı.
Zaten ben de ten beyaz denizde yüzmüş güneşte ıstakozlar gibi kızarıp yanmışım bir de fırın sıcağının buharı ile yüzüm alev aldı sandıydım bir an.O acı sanırım 2/3 gün sürmüştü geçmiş zaman da.
Bugün oğlak dediklerin de benim aklıma ilk gelen bu oluyor:)

Ve baharın müjdeleyicisi oğlak tandır tarifi aşağıda sular seller gibi çok çok kolay:)
Malzemeleri:
Oğlak kemikli but eti "1,5-2 kg"
Bir kaç sap taze soğan
1 Yemek kaşığı tereyağ
Tuz,Karabiber
Tarifi:
Oğlak etini yıkayalım.Döküm tencere ya da kalın tabanlı çelik tencereye 1 yemek kaşığı tereyağını ilave edip eritelim.Tereyağ eriyince oğlak etini atalım içine ve yüksek ateşte bir kaç dakika mühürleyip tencereyi kahve gözüne alıp ateşi en kısığa getirelim.
Ağır ateşte uzun zaman diliminde yaklaşık "1-1,5 saat" tencerenin kapağını hiç açmadan kendi buharı ile pişmeye bırakalım.

Oğlak eti kendi saldığı suyu tekrar kendi bünyesine çekip etler yumuşayıp kemiklerinden ayrılmaya başladığında tuzunu ilave edelim.

Etler kızarıp kendi yağına kalana kadar pişirelim.Soğutmadan sıcak olarak servise sunalım.İsteyenler üzerine isteğe göre karabiber kekik serpsinler.
Daha öncesi oğlak eti tatmadıysanız ve civarınızda rast gelirseniz mutlaka alıp pişirip tatmanızı tavsiye ederim.Ben çok beğendim çok sevdim.
Ben her bahar aşık olurum demiş şair.!
Ben de diyorum ki ben her bahar bizler için kesilen baharın müjdecisi kuzulara oğlaklara çok üzülürüm:(
Sonra kendime teselli babında büyüyünce de kesilecekler ama keşke baharda kuzu oğlak yemesek onlar biraz daha mı yaşasalar diye de düşünmüyor değilim.
İşte biz insanlar her zaman tezatlar içindeyiz.
                                                                      SEVGİLERİMLE..







Merhabalar.
Geçtiğimiz hafta içi çok sevdiğim canım can arkadaşım misketlimonu sevgili Hülya'm Eskişehir'den harika güzel karamel şekerleri gönderdi.
Keşke o nefis karameller ile beraber sen de geleydin canım çok oldu görüşmeyeli çok özledim seni ve güzel akıcı sohbetini.İnşaAllah en kısa zamanda nasip eder yüce Rabb'im görüşüp hasret gidermemizi.

Hülya'm karamel şekerlerimin yarısını sakladım aşağıda ki senin yaptığın kurabiyeleri yapmak için.
Diğer yarısının yarısını aldım cafeye gittim."Kalan yarının hepsini götürsem orada bitirirlerdi laf aramızda bitsin istemedim"

Arkadaşımla dün cafeye gitmeden önce telefonla arayarak deniz kenarında ki masayı bana ayırın geliyorum dedim.
Ve vardık cafeye hemen acı sade kahve söyledim "neden bilmem aslında kahvemi her zaman orta şekerli içerim ama o gün acı sade koyu kahve içmek istedim"

Martılar dün nasıl coştular nasıl bağrış kıyamettiler sanırım açtılar hani balık yasağı başladı desem onlara yasak değil ki o yasak biz hain acıması olmayan zalim insanlara.!

Velhasıl kelam dün ben karamel şekerlerim,yaptığım karamelli çikolatalı kurabiyelerim kahve ve en yakın arkadaşımla gün çok güzel geçti tek eksiğim sendin Hülyam.Ve defalarca hep durmadan kulaklarını çınlattım ah keşke sen de burada olaydın diye diye.
Akşam üzerini yaptık gün yerini akşama bırakırken baktım hafiften rüzgar çıktı üşür gibi oldum eve dönüş için kalktık ayağa düştük yollara.

Bu arada aşağıda ki nefis karamelli çikolatalı kurabiyeleri mutlaka yapmanızı tavsiye ediyorum ben ve bizler hepimiz beğendik çok sevdik anında bitti dersem en güzel ifadedir bu anlatma isteğime.

Hülya'mın kendi tarifin de vanilya esansı vardı ben vanilya sevmediğim için yerine rom aroması kattım.Karamel şekerli kurabiyelerime tarif dışı 2 yemek kaşığı da karamel sos ilave ettim seviyorum karamelin lezzetini çok güzel oldu kattığı lezzet ıhmmm dedirtti yiyenlere.

Canım Hülya'm karamel şekerlerin ve güzel nefis kurabiye tarifin için çok çok teşekkür ediyor çok çok öpüyor sevgilerimi yolluyorum kuşlar getirsin sana.
Malzemeleri:
125 Gr tereyağ
1 Adet yumurta
1 Su bardağından 1 parmak eksik toz şeker
2 Yemek kaşığı karamel sos
Yarım çay kaşığı rom aroması
1,5 Su bardağı un
1 Çay kaşığı karbonat
1 Fiske tuz
125 Gr ince doğranmış bitter ve sütlü çikolata karışımı
İçi için karamel şekeri
Tarifi:
Karıştırma kabına yumuşak tereyağ ve toz şekeri alıp mikserle çırpalım.Rom aromasını yumurtayı ve karamel sosu ilave edip çırpmaya devam edelim.

Tuz ve karbonatı "bir buçuk su bardağı unun bir su bardağını tereyağlı şekerli karışıma önden ilave edip bir yandan da mikseri bırakıp hamuru elimizle yoğurmaya başlayalım.Hamurun kıvamına göre kalan 1/2  bardak unu da kontrollü olarak ilave edelim.Kurabiye hamurunun kıvamı hafif yumuşak olup ele yapışmayacak.

Yoğurduğumuz hamura bıçakla inceltip kestiğimiz çikolata parçalarını yoğurarak hamura yedirelim.10/15 dakika dinlendirelim kurabiye hamurumuzu.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan cevizden az küçük parçalar koparıp yuvarlayıp avuç içimizde yassılaştırıp ortasına daha öncesinden elimizle bastırıp yumuşattığımız karamel şekerini koyup kenarlardan toplayarak tekrardan yuvarlayıp kapatıp tepsiye hafif aralıklı dizelim.Kurabiye hamuru bitene kadar bu işleme devam edelim.

Ön ısıtma yaptığımız 180 derece ısılı sıcak fırına atıp 15 dakika süresince pişirelim.Kendi tepsisinde soğutup daha sonrası çay kahve eşliğinde servise sunalım.
SEVGİLERİMLE..



Merhabalar..
Bugün benim hiç sevmediğim dana dil pişirdim.Önce sirke sarımsak soslu çorba mı olsa dedim.Son an vazgeçtim söğüş olarak dilimleyip bıraktım.Elbet suyunu atmayıp,dondurucuya kaldırdım ilerleyen günler de meyaneli bir çorba yaparım.

Azıcık ucundan tadına baktım gayet güzel lezzeti de ben neden sevemiyorum onu da bilmiş değilim.Bir kaç defa zorladım kendimi ıhh yok olmuyor olmazlarda bıraktım daha da kendime ısrar etmeyeceğim.
Malzemeleri:
1 Adet dana dil
Su
Kara biber
Tuz
Tarifi:
Dana dili bir kaç su yıkayalım ve yarım saat kadar soğuk su da tutalım.Suyunu süzüp düdüklü tencereye alıp üzerine 4 parmak geçecek kadar soğuk su ve tuzunu ilave edelim.Kapağını kapatıp ocağın en hızlı gözüne alalım.
Tencere sinyal verip buhar çıkmaya başlayınca hızlı ateşi kısığa getirip 1-1,5 saat arası pişirelim.

Pişme sonun da buharın çıkmasını bekleyip kapağını açalım.Dilin üzerinde ki beyaz katmanı sıyırıp atalım."Burası işin en gıcık olduğum kısmı" bir ürperti sarıyor beni bu aşamada:)

Soğuyan dili bir parmak genişliğin de kesip servis tabağına alalım.İsteğe göre üzerine haşladığımız sudan bir kaç kaşık ilave edip karabiber serperek söğüş olarak servise sunalım.İsteyen limon suyu da ilave edebilir tercihe kalmış.

Ben hiç bir şekli ile tercih edip yemediğim için sadece sofrada yiyenleri seyrediyorum.:)
Sevmiyorsun ne diye pişiriyor derseniz eee sevenleri var yesinler mahrum kalmasınlar bu lezzetten diye derim:)
SEVGİLERİMLE..




Merhabalar.
15 Nisan itibari ile eylül ayına kadar sürecek olan yeni bir balık av yasağına girmiş bulunduk.Üzüldüm gider ayak son bir hamsi alıp yemek istedim yasak öncesi ama tezgahlarda ki hiç bir hamsi güzel taze değildi ha gelir tazesi dedikçe hamsi yerine yasak geldi.
Sağlık olsun Eylül ayı gelip balıkçılar balıklara vira dediğinde ilk alacağım balık hamsi olacak şayet ölmez sağ kalırsam:)Ölürsem de hayrıma bol bol hamsi pişirip dağıtsın ardımda bıraktıklarım:)

Neyse ki bu yıl olta balıkçılığını serbest bırakmışlar artık ümidimiz istavritler de.Bari onlar bizi kendilerinden mahrum bırakmasalar değil mi?
Haaa var kültür balıkları ama hiç deniz balığının yerini tutar mı o balıklar.!

Balık yoksa mutfağım da ben de bir güzel enginar çanağında karides pişirir ve de afiyetle yerim.

Önemli not:
Karidesleri haşladıktan sonra sırt kısmında ki siyah ipçikleri mutlaka temizleyelim.
Her ne kadar ayıklanıp temizlenmiş olsa da dondurulmuş karidesler neden bilmem bağırsakları olan o siyah kısımları temizlenmiyor.

Dolayısı ile iş bize düşüyor her ne kadar el oyalasa da şart illa ki temizlenmesi gerek.Sırf bundan dolayı dışarı da karides yemiyorum.İşin ticaretini yapanların hiç işi yokta o bağırsakları temizleyecekler.!

Malzemeleri:
1 Paket dondurulmuş karides
4 Adet enginar çanağı
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Adet limonun suyu
1 Çay kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı toz şeker
Karabiber
Maydanoz
Tarifi:
Karidesleri kaynar suya atıp yarı diri kalacak kıvamda haşlayalım.Ilındığın da mutlaka sırt kısmında ki siyah ipçikleri alıp temizleyelim.
Kuşaneye yarım limon suyunu ve bir çay bardağı sızma zeytinyağını alalım tuzu,toz şekeri ilave edelim karıştıralım.
Üzerine sudan geçirip limon suyu ile ovduğumuz enginar çanaklarını dizelim.Üzerlerine yarı diri kıvamda haşladığımız karidesleri koyalım.
Enginarların üzerini az geçecek kadar tencerenin kenarından soğuk su koyalım.Orta ısılı ateşte arada kontrol ederek pişmeye bırakalım,gerekirse az sıcak su ilave edelim.Enginarlar iyice yumuşayıp suyunu çekip kendi yağına kalana kadar pişirelim.

Kendi tenceresin de soğutalım.Daha sonra düzgünce servis tabağına alalım.Üzerlerine ince kıydığımız maydanozları serpelim ve kalan diğer yarım limon suyunu eşit olarak gezdirelim.Taze çektiğimiz karabiberini de serpip soğuk olarak servise sunalım.
Yapacak olanlara afiyet olsun.
Aklım da var daha bir sürü enginarlı ve karidesli tarifler ilerleyen günler için de nasip olup yaptıkça İnşaAllah burada paylaşacağım.Bunlardan biri de sanırım karidesli börek olacak.!
SEVGİLERİMLE..











Merhabalar.
Ve bahar geldi geliyor benim mevsimim en çok sevdiğim en huzur bulduğum mevsim.Bu mevsimde köylere gitmeyi yeşerip uyanan doğa,çiçeklenen dalları ağaçları seyretmek o temiz havayı içime çekmek için doğanın kucağına kendimi atasım gelir hep.
Kış mevsiminden kalma tahin helvası vardı yendi bir kısmı yenmeyen kısmı durdu durdu kimsenin yüzüne baktığı bakacağı da yok.

Bahardan sonra yaz gelecek en iyisi hemen tahin helvasını değerlendireyim diye mutfağa gittim.Kek daha öncesi tahin helvalı kek yapmıştım.Hatta tahin helvalı sigara böreği dahi sarıp pişirip yemiştik o da ayrı bir güzel oluyor.
Tek seçenek kaldı kurabiye yapmak neden olmasın dedim ve çok güzel oldu kıyır kıyır ağızda dağılan miss benim demirbaş kurabiye tariflerimin arasına aldım bile kendisini.
Malzemeleri:
100 Gr yumuşak margarin
1 Ufak çay bardağı fındık yağı
3 Yemek kaşığı nişasta "tepeleme"
3,5 Yemek kaşığı pudra şekeri "silme"
1 Fiske tuz
1 Adet yumurta
150 Gr tahin helvası "sade"
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
5/6 Yemek kaşığı kavrulmuş susam
Tarifi:
Susamları önceden teflon tavada yağsız olarak arada karıştırarak kavuralım.Kenara alıp soğumasını sağlayalım.

Tahin helvasını çatal ile iyice ezelim.Şayet tahin helvası çok kuruysa bir kaç kaşık süt ile yumuşatıp ezelim.Benim tahin helvam fazla kuru olmadığından çatal ile ezmek yeterli geldi.
Karıştırma kabına bir yumurtayı kıralım üzerine yumuşak margarin,fındık yağı,nişasta,pudra şekeri,bir fiske tuzu,ezdiğimiz tahin helvasını ve kabartma tozunu ilave edelim.Unu kontrollü ve eleyerek ilave edip bir yandan elimizle kurabiye hamurunu yoğuralım.Kıvamı yumuşak ele yapışmayacak duruma geldiğinde un ilave etmeyi bırakalım.
Bu aşamada kavrulmuş susamı katıp susamı hamura yedirene kadar tekrar yoğuralım.Üzerini örtüp yarım saat dinlendirelim.

Fırını 180 derece ısıya getirip ön ısıtma yapalım.Kurabiyelerden cevizden az büyük parçalar koparıp elimizle yuvarlayarak veya herhangi bir istediğimiz şekli verelim.
Yağlı kağıt serdiğimiz tepsisine dizip 180 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atalım.Altı üstü pembeleşene kadar pişirelim.Tepsisinde soğutup çay kahve eşliğinde servise sunalım.
Dediğim gibi çok güzel bir kurabiye oluyor şayet ki "sevmeyen yoktur" siz de ben gibi kıyır kıyır ağızda dağılan kurabiyeler seviyorsanız mutlaka yapmanızı tavsiye ederim pişman olmazsınız.
Yaptıkça yapasınız gelir.Hatta öyle bir bağımlılık yapıyor ki illa mutfakta bir köşede bu muhteşem kurabiyelerden olsun istiyorsunuz,artık karar sizlerin.
Hoş geçsin günleriniz.SEVGİLERİMLE..








Merhabalar..
Geçtiğimiz hafta sonu benim canım can dostum elif  Elet'im ziyarete geldi gelirken de çok sevdiğim Kars'ın en güzel yöresel lezzetlerinden ayazda kurutulmuş "KAZ" getirmişti.

Dedim ona ki kazı yıkayıp tencereye atıp pişirmek sana ait Elet'im sizin yörenin lezzetini bir KARS'lı olarak sen pişirmelisin.
Hem sen onu pişirirken çaylar kahveler ve de kurabiyeler benden ayağına kadar servisi de bana ait ama ilk bardağa kadar sonra ki çayların servisini hepsini sana devrediyorum deyip kahkaha ile güldük bu teklifime:)

Firik pilavını pişirmek ise bana aitti ve ikimiz birden geçtik mutfağa akşam yemeğine yetiştirmekti niyetimiz.
Kaz suyuna kaz etli firik pilavımız bir olay oldu akşam yemeğinin en gözde yemeğiydi yanında yaptığım karamelize soğanlı ciğer kavurması ise pek sönük kaldı:)
Malzemeleri:
Yarım adet kaz "pişirmek için yeterince su"
1 Su bardağı firik "300 gr"
Yarım su bardağı iri bulgur "125 gr"
2,5 Su bardağı kaz suyu
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı toz şeker
1 Çay kaşığı tuz
Tarifi:
Kazı bir iki su yıkayıp üzerini iki üç parmak geçecek kadar su koyup ateşe alalım.Orta ısılı ateşte kaz pişip kemiklerinden ayrılana kadar kapağı kapalı olarak pişirelim.Suyu azaldıkça az az sıcak su ilave edelim.Pişince etini kemiklerinden ayırıp irice didelim suyunu da süzelim hazırda bekletelim.Buraya kadar olan kısmını Elet'im yaptı ben onun adına sizler için yazdım.

Not:Etlerinden ayırdığımız kemikleri hemen öyle asla atmıyoruz onları sıyırıp yemesi çok güzel oluyor değil mi Elet'im:))

Diğer yanda firik ve bulguru ayıklayalım,yıkayıp süzgece alalım süzülsünler.
Kuru soğanları piyazlık veya kabaca yemeklik doğrayalım.Ben piyaz olarak kestim.

Pilav tenceresine tereyağını alıp eritelim piyaz kuru soğanları atıp kısık ateşte iyice karamelize olana kadar kavuralım.Tuzunu,kırmızı pul biberini ve 1 çay kaşığı toz şekeri ilave edelim.
Süzgeçte süzülmüş olan firik ve bulguru da alalım tencereye ve üzerine ölçülü olarak iki buçuk su bardağı sıcak kaz suyunu üzerine dökelim.
Önce bir iki taşım orta harlı ateşte kaynatalım firiği sonrası ateşi kahve ocağı kısmında en kısığa getirip hafif suyunu çekmeye başlarken iri dittiğimiz kaz etlerini de katalım.Usul usul pişmesini temin edelim.Tamamen suyunu çekip pişen firiğimizi beş on dakika demlendirip dinlendirelim.

Ve sonrası "kaz suyuna kaz etli firik pilavı"nı sofrada sıcak olarak yanında soğuk ayran meyve suyu eşliğin de servise sunup mutlu sona ulaşalım.

İkimiz de nasıl mutlu olduk nasıl dolu dolu yaşadık 2 günlük hafta sonu tatilini.
Böylesi güzellikler neden bilmem her zaman çabuk bitiyor.
Bitti gitti geldi pazar günü ve hüzünlü veda zamanıydı.Yine Eksik kaldı tamamlanmadı sohbetimiz hasretimiz:(

Elet'im biliyorsun benim en büyük duam her zaman her an dileğim yüce Rabb'imden buraya İstanbul'a gelmen bana çok yakın olman.İnşaAllah hacet kapılarının ardına kadar açık olduğu ana denk gelir dualarım kabul olur.Seni seviyorum.<3
SEVGİLER..

























Merhabalar.
Yer elması en çok sevdiğim zeytinyağlılar arasında ilk başlarda yer alır her zaman.Mevsimi gelip onları o yamru yumru halleri ile pazarcı tezgahlarında görünce dayanamam hemen alır pişiririm.

Bazı zamanlar çiğden salatasını yaparım hatta arşivim de var da ahh bu ben biraz ihmalciyim yayınlasam ya bir an önce değil mi?

Bu sefer içine bir kaç adet kuru kayısı kattım ve lezzetini ikiye katladım desem.Ne dersiniz daha öncesi denemediyseniz deneyin derim.

Unutmadan mutlaka soğuduktan sonra üzerine bol kuru nane serpin çok yakışıyor.Öyle dedikleri gibi üzerine dereotunu maydanozu boşverin varsa yoksa illa da kuru nane diyorum.
Malzemeleri:
500 Gr yer elması
1 Orta boy kuru soğan
1 Orta boy havuç
4/5 Adet iri kuru kayısı
1 Yemek kaşığı pirinç
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Kahve kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı toz şeker
Kuru nane
Tarifi:
Kuşaneye fındık yağını alalım.Üzerine minik doğranmış kuru soğanları ve iri rendelenmiş havuçları alıp hafif karamelize olana kadar soteleyelim.Kuru kayısıları uzunlamasına dilimleyip ilave edelim.

Yer elmalarının kabuklarını sebze soyucu ile soyup istediğimiz şekil dilimleyip yıkayıp ilave edelim sotelenmiş soğanlara.Bir yemek kaşığı pirinçi ve bir çay bardağı sızma zeytinyağını ilave edip üzerini yarım parmak geçecek kadar sıcak su katıp yer elmaları yumuşayıp pirinçler uzayana kadar pişirelim.Pişme süresinde tencereyi arada sallayarak pişirelim.

Tenceresin de dinlendirip soğutalım.Daha sonrası servis tabağına alıp üzerine bol kuru nane serpip servise sunalım.
Not:Yer elmalarını ya benim gibi tencereye katacağınız son an soyup ilave edin.Ya da daha öncesi soyarsanız kararmaması için limonlu su içinde bekletin.
Bir de gözünüz ateşte olsun çünkü yer elması çok çabuk pişen bir sebze.
"SEVGİLERİMLE"




Merhabalar.
Soğanlı hamsiyi uzun zaman önce ilk Görele'de alt kat komşum da yemiştim.Hamsi pişireceğim gel yiyelim deyince bildiğimiz klasik mısır unlu hamsi yiyeceğiz sanmıştım.

Baktım kuru soğanları halka halka doğruyor,maydanozları kıydı bunları ne yapacaksın dediğim de hamsiyi pişireceğini söyledi.
Eeee hamsi pişiyor ya ocakta dedim,dedi altı pişiyor ters yüz edip üzerine koyacağım soğan halkalarını maydanozları.İlgimi çekti dikkat ettim eğer beğenirsem ben de yaparım düşüncesi ile merak içindeydim.

Ve hamsi pişti sofra kuruldu ben hiç bir yemeğe bakmadan direk hamsi aldım tabağıma.İnanılmaz şahaneydi soğan pişip kızarmış hamsiye olağanüstü lezzet katmıştı ki ben aslında soğan kızartması kroketini vs vs pek sevmem.Ama bunda soğan adeta başroldeydi lezzet konusunda.
O gün bugündür sık sık bu şekli ile çok pişirdim inanılmaz seviyorum hamsinin kokusu dahi hafifliyor bir başka güzelliğe bürünüyor.

Ve bugün bu çok çok kolay tarifi nihayet sizlerle paylaşmak nasip oldu.Hani bilenimiz vardır benim gibi bilmeyenimiz tatmamış olanımız vardır.Yazalım dursun bu köşede tarifimiz.
Malzemeleri:
500 Gr hamsi
1 Ufak su bardağı mısır unu
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Adet orta boy kuru soğan
Çeyrek demet maydanoz
3 Yemek kaşığı fındıkyağ
1'er çay kaşığı kırmızı toz biber,kekik
Tarifi:
Hamsileri balıkçıdan temizlenmiş olarak alalım, orta kılçıklarını çıkartıp bol  suyla yıkayalım.Süzgeçe alıp süzülmelerini temin edelim.

Tepsiye mısır ununu alalım tuz ilave edip harmanlayalım.Kuru soğanın kabuklarını soyup kalınca halka olarak keselim.Maydanozları yıkayıp ince olarak doğrayalım.

Süzülen hamsileri mısır ununa bulayıp fazla unlarını silkeleyelim.

Balık tavasına bir bir buçuk yemek kaşığı kadar fındık yağını alıp kızdıralım.Hamsileri kuyruk kısımları ortada olacak şekilde aralık bırakmadan sık olarak dizelim.Ve orta ateşte kızarana kadar pişirelim.Düz kapağı ya da düz bir servis tabağı ile balıkları alt üst edip tavaya diğer bir buçuk yemek kaşığı fındık yağını alıp kızdıralım ve hamsilerin diğer yüzünü yerleştirelim.

Üzerine halka halka doğradığımız kuru soğanları dizelim.Üzerine ince kıydığımız maydanozları ilave edip tuz ve baharatlarını serpelim.Kapağını kapatıp hamsilerin alt yüzü de pişip kızarana ve soğanlar da yumuşayıp hafif kızarana kadar ateşte tutup pişmelerini sağlayalım.

Servis tabağına alıp yanın da varsa ki olursa harika olur "mısır ekmeği" ile sıcak olarak servise sunalım.
Balık sezonu kapanmadan hazır tezgahlarda hala hamsiler varken mutlaka soğanlı da yapmanızı tavsiye ederim.SEVGİLERİMLE..