Vişnap

Merhabalar..
Kıbrıs köftesi sanırım bu 4.ncü yapışım.
İlk İzmir Dikili'de son 4.ncü yine geçen hafta gittiğim İzmir Dikili'de yeniden genel istek üzerine yaptım.
Arada iki kere yapışım ise burada evimde yaptım.
Bunlar da dün pişirdiğim Kıbrıs Köftelerim.

Bizler ve yiyen yakınlarımın hepsi çok sevdiler.
Üstelik bu kadar az kıyma ile bayağı bereketli köfteler oluyor sayılarca çok çok.
Bundan dolayı ben bir diğer adını da "gariban köftesi" koydum.
Üstelikte lezzetliler daha ne olsun..

Güzel ülkem Türkiye'min ekonomisi malum büyük çoğunluk olarak bayağı zorlanır olduk geçim konularında bilhassa da mutfak giderlerinden dolayı.
Umarım gelecek günler aylar ve de yıllar da her şeyler çok güzel olacak..
Malzemeler:
250 Gr orta yağlı kıyma
3 Adet orta boy patates
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet yumurta
1 Çay bardağı ufalanmış bayat ekmek içi
1 Kahve kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı kuru nane
1 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı kimyon
1 Çay bardağı kıyılmış maydanoz
Sıvıyağ "kızartmak için"
Tarif:
Patatesi rendenin ince tarafı ile bir tepsiye rendeleyelim.
Fazla suyunu elimizle iyice sıkıp köfteyi yoğuracağımız derin kaba alalım.Üzerine kuru soğanı rendeleyelim.
Bayat ekmek içini ilave edelim.Yumurtasını kırıp katalım.
Tuzunu baharatlarını ve ince kıydığımız maydanozları ilave edip hepsini  malzemeler birbiri ile iyice özleşene kadar yoğuralım.

Üzerini örtüp buz dolabında vaktimiz varsa yarım saat kadar dinlendirelim.

Tavaya bol sıvıyağ koyup kızdıralım.
Buzdolabın da dinlenen köfte harçını alıp elimizle yuvarlak köfte şekli verelim.

Yuvarladığımız köfteleri kızgın derin yağa atıp hiç ellemeden kızartalım.
Kızardıkça yukarı çıkan köfteleri servis tabağına alalım.

Yanın da  sumaklı maydanozlu kuru soğan piyazı ile sıcak olarak servise sunalım.
Kalan köfteleri daha sonra isterseniz soğuk olarakta tületebilirsiniz.
Tabii şayet kalırsa bizler çok sevdik umarım sizler de seversiniz.Afiyetle..
Böylesi sıcak kavurucu sıcak havalar da tek dileğim tek isteğim serin havalara kavuşmak.
Serin hava demek kış demek kış demek balık sezonu demek.
Özledim serinliği,özledim balıkları.
Kavuşması imkansız olan her geçen zaman dilimi içinde hasretleri çoğalan en çok sevdiklerimi çok özledim..!
Sevgiler Sevgiler..






Merhabalar..
Sıcakların başındayız ve şimdiden serin havaları çok özledim.
Ben bahar mevsimi insanıyım sıcaklar bana göre değil.
Böylesi sıcak havalar mutfakları menüleri de çok etkiliyor.
Kış mevsimine göre daha hafif yemekler zeytinyağlılar mezeler salatalar ağırlıkta oluyor.
Ya da böylesi fırın yemeği yaz akşamları için sofralarda yerini alıyor.

Aklımda hiç yoktu mantar almak pişirmek her şey semt pazarına gidip tezgahta çok çok iri mantarları görünce oluştu kafamda.
Bunlar ile ne güzel mantar dolması olur haydi al düşünme deyip aldım.
Yarım kg alayım derken 6 adet seçtim ve miktar olarak tam 800 gr geldi yani o derece büyük iriydi mantarlar.

2 Gün buzdolabında durup durdular ve bugün nihayet sıra geldi de pişirdim.

Öncesi fotoğraf çekimleri sonrası akşam yemeği faslı.
Şu an itibari ile kendime kaldığım zaman dilimi içinde hemen tarifi yazmak için pc in başına geçtim.

İçerler aşırı sıcak terasa attım kendimi hava karardı ama martılar tepemizde beyaz bulut olarak bir yandan da çığlık çığlığa uçuşuyorlar.
Sanırım balık yokluğunda karınları aç olduğundan mahalle aralarını kendilerine mesken tuttular.
Not:Sonradan öğrendiğime göre martılar yavrularını yuvadan uçurmayı öğretiyorlarmış..!

Yaaa gündüz bet sesi ile eti koparılırcasına sabahtan akşama ötüp duran tavus kuşlarına ne demeli.?
Buralar tam bir curcuna:)

Ve bugünün tarifi aşağıda:Mantar Çanağında Tavuk Sote..
Malzemeler:
6 Adet iri kestane mantarı "800 gr"
3 Yemek kaşığı tereyağ

1 Yemek kaşığı tereyağ+1 yemek kaşığı fındık yağı
1 Adet yeşil sivri biber
1 Adet küçük kırmızı kapya biber
200-250 Gr tavuk but ızgara "derisiz kemiksiz"
3 Adet çeri domates
2-3 Dal taze soğan
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı garam masala
1 Kahve kaşığı kekik
1 Ufak su bardağı dolusu taze kaşar peynir rendesi
Tarif:
Mantarların saplarını koparıp isteğe göre iç malzemeye katarak kullanalım.
Ben değerlenmesi adına saplarının siyah kısımlarını kesip yıkayıp kuruladım.
Çok incecik doğrayıp kenara alalım.
Tencereye birer yemek kaşığı tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.
İçine incecik kıydığımız biberleri katıp yumuşayana kadar soteleyelim.
Çok ince doğradığımız mantar saplarını ilave edip sotelemeye devam edelim.
Kemiksiz derisiz tavuk butlarını da yıkayıp çok ufacık tavla zarı boyutunda kesip sotelenen biberli mantarlara ilave edelim.
Tavuklar beyazlayıp piştiğinde incecik kıydığımız domatesi katalım.
Saldığı suyu çekene kadar pişirmeye devam edelim.
İncecik kıydığımız taze soğanları,tuzunu ve baharatlarını da ilave edip alt üst ederek karıştırıp harmanlayalım ve ateşin altını kapatalım.

Mantar çanaklarının dış kabuklarını soyup sudan geçirip hemen süzüp kağıt havlu ile tampon yaparak kurulayalım.

Bir sahana 3 yemek kaşığı tereyağ koyup eritelim.
Mantarların dış yüzeylerini bu erittiğimiz tereyağına çevirerek batırıp her tarafını tereyağ ile yağlayalım.
İçlerine de birer çay kaşığı kadar tereyağ koyup hafif tuz serpelim.

Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine sıralayalım ve 200 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp 8-10 dakika civarı pişirelim.
Fırından alıp içlerinde biriken suyu tavuklu harçımızın içine dökelim ki mantarın en lezzetli kısmı bu suyu oluyor.
Bu çanaklara tavuklu iç harçımızdan alabildiğince bol miktarda koyalım.
Tekrardan 200 derece ısılı sıcak fırına atıp 10 dakika civarı pişirmeye devam edelim.
Pişmesini tamamlamak üzere iken fırından alıp üzerlerine eşit olarak taze kaşar peynir rendesini bol olarak serpelim.
Tekrardan fırına sürüp kaşar peynirler eriyene kadar fırında tutup alalım.
Sıcak olarak yanında çoban salata pilav vs eşliğinde servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..




Merhabalar..
Bir iki gün önce metro gross markete gittiğimiz de ciğer almak için et bölümüne girdik.
Aklımda hiç yoktu pöç filan fakat gördüğüm an da hiç kaçırır mıyım dana pöçleri.
Daha öncesin de alıp pişirip yiyip tadını aldıysan ben gibi müptelası olursun pöçün:)

O tarifimde tandır halinde pişirmiştim bu defa yahni olarak denedim.
Sonuç yine her zaman ki gibi muhteşem bir lezzet..

Kışa doğru bakliyatlar "nohut,kuru fasulye" ile pişireceğim nasip olursa hele bir havalar soğusun kış gelsin öyle.

Bu arada metro gross marketin ciğeri de çok güzel çok taze çok yumuşaktı giderseniz almanızı tavsiye ederim lezzeti olağan üstü harika.
Balıklarını da  es geçmeden söyleyim mutlaka almanızı tavsiye ederim.

Ve bugünün nefis ötesi kısık ateşte yaklaşık "6- 7 saatte" pişirdiğim pöç yahninin tarifi aşağıda:
Malzemeler:
1-1,5 Kg pöç "dana-öküz kuyruğu"
1 Yemek kaşığı tereyağ +1 Yemek kaşığı fındık yağ
15-20 Adet sıska "arpacık soğan"
4-5 Adet yeşil biber
1-2 Adet kırmızı kapya biber
1 Adet orta boy domates
2-3 Adet defne yaprağı
 1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı dolusu tane karabiber
1 Kahve kaşığı tuz
Tarif:
Pöçleri bol su ile yıkayıp arada suyunu değiştirerek bol su da kanı ve kokusu çıkana kadar bekletelim.

Ben her zaman bu tür yemeklerimi çok kısık ateşte uzun süreli pişirmeyi tercih ettiğimden düdüklü tencere kullanmayı sevmiyorum.
Bana göre lezzetinde çok fark atıyor.

Tabii zamanımız dar ise düdüklü tencere kullanılabilinir...!

Sonrası kalın tabanlı çelik tencereye pöçleri tekrardan yıkayarak alalım.
Yüksek ateşte mühürleyelim ve ocağın kahve gözüne alıp ateşi en kısığa getirelim.
Defne yapraklarını ikiye bölüp katalım tane biberleri de ilave edelim.
Ve pöçler kendi saldığı suyu çekene kadar tencerenin kapağını hiç açmadan pişirmeye bırakalım.

Diğer yanda bir sahana tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.
İçine arpacık soğanları atıp arada karıştırarak karamelize olana kadar soteleyelim.
İrice doğradığımız yeşil biberleri ve kırmızı kapya biberleri ilave edip biberler hafif solana kadar soteleyelim.
İnce doğradığımız domatesleri de katalım,kırmızı pul biberini verelim.
Domatesler de saldığı suyu çekene kadar pişirelim.

Etler yumuşayıp kemiklerinden ayrılmaya başladığında sotelediğimiz domatesli,soğanlı,biberleri ilave edelim pöçlere.
Üzerini hafif geçecek kadar sıcak suyunu verelim.
Berabere lezzetleri birbirlerine karışana kadar pişirelim.

Ben gibi suyuna ekmek banmak isterseniz yemeğin haşlama aşamasında olmasına izin vermeden fazla abartmadan suyunu biraz bol tutun.

Etler yumuşayıp tamamen kemiklerinden ayrıldığında ateşin altını kapatalım.
Sıcak olarak yanında püre veya pilav eşliğinde servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle











Merhabalar.
Bilgisayarım kaç günlerdir devamlı devamlı bıktırırcasına hep kapanıyordu.
Neden olduğunu az buçuk tahmin etsem de yine de servise götürdüm.
Tabii ki  tahmin ettiğim gibi hafıza bellek nasıl dolmuş artık tek bir kare fotoğrafı dahi kabul edecek durumda değilmiş.
Ben bu kadarını tahmin etmemiştim.

Bu yüzden bugünler de fırsat buldukça "çok sıkıcı bir durum"bilgisayarın başına geçip baştan sona tarayarak devamlı fotoğraflarımı siliyorum.
En çok beğendiklerimi sevdiklerimi kıyamayıp yine tutmayı tercih ediyorum.
Bu ara da bazı gereksiz dosyalar masa üstü kısa yollar onları da siliyorum tam bir temizlik faaliyetleri içindeyim.

7-8 yılın birikimi fotoğraflar,silineceklerin sayılarını ne ben yazayım ne sen sor:)

Bugünün tarifi balığın bol olduğu zamanlardan kışın yapıp dondurucuya attığım börekler.
Balık yokluğun da bana çok iyi geldi sırada balık konservelerim var.
Öyle böyle şu balık kıtlığında yaz mevsimini geçiştireceğiz taze balıklara hasret duyarak.
Malzemeler:
1 Adet levrek "300/350 gr"
3 Adet yufka
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Sap taze soğan
3 Adet yeşil sivri biber
1 Adet küçük boy domates
Yarım çay bardağı taze sıkılmış portakal suyu
2 Yemek kaşığı kuş üzümü
1 çay kaşığı acı kırmızı pul biber
Yarım çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı tarçın "silme"
1 Çay kaşığı tuz
3 Yemek kaşığı ceviz içi "ince kıyım"
Tarif:
Levrek balığını balıkçıdan fileto olarak hazırlamasını rica edelim.
Fileto balığı yıkayıp süzdürüp ızgara da pişirip soğuması için kenara alalım.
Kuş üzümlerini yıkayıp ılık su ile ıslamaya alalım.

Diğer yanda uygun boyda ki sahana tereyağını alıp eritelim.
Biberleri yıkayıp tohumlarını çıkaralım ve çok ince kıyıp sahana alalım.
Biberler sotelenirken domatesi de çok ince doğrayalım ve sotelenen bibere ilave edelim.

Soğuyan levrek balığının son bir defa daha kalmış olan kılçıkları varsa gözden geçirip ayıklayarak çok ince olarak kıyıp didelim.

Dittiğimiz balıkları da biberli domatesli harça katalım.
Yarım çay bardağı taze sıklımış portakal suyunu ilave edelim.
Kuş üzümlerini süzüp ilave edelim.
Baharatlarını "pul biber,karabiber,tarçın"ve tuzunu ilave edip usulca alt üst edip harmanlayalım.
İnce kıydığımız taze soğanları da ilave edelim.
Sahanın kapağı açık olarak harç portakal suyunu çekene kadar pişirelim.
Ceviz içini ilave edip hepsini karıştırarak harmanlayalım.
Balıklı iç harçımızı soğuması için kenara alalım.

Yufkanın tekini alıp tam daire olarak açıp ikiye katlayıp yarım daire yapalım.
Yarım daire yufkayı 2,5-3 parmak genişliğinde şeritler halinde keselim.
Kalan diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayalım.

Her bir şerit yufkanın uç kısmına levrekli iç harçımızdan yeteri kadar koyup zigzag yaparak sarıp muska şekli verelim.
Uç kısmını açılmaması için hafifçe suya batıralım.
Diğer bütün yufkalar bitene kadar bu işlemleri yapalım.

Hazırladığımız levrekli muska böreklerini bol kızgın yağda nar gibi kızartıp kağıt havlu üzerine alalım.
İlk sıcağı çıktıktan sonra servise sunalım.Afiyetle
Ben bu tür balık harçlı börekleri çay yanından ziyade akşam yemeklerin de ara sıcak olarak servise sunmayı daha çok tercih ediyorum.
Karar sizlerin diyeceğim o ki şayet balık seviyorsanız mutlaka bu lezzetli börekleri yapmanızı tavsiye ederim.
İlla levrek olması şart değil her hangi bir başka balıkla da yapılabilir.
Unutmadan hemen yazayım yanına bol sumaklı soğan salatası çok çok yakışıyor.
Sevgilerimle..






Merhabalar.
Ramazandı bayramdı epey bir ara verdim ve nihayet bugün yine yeniden kaldığım yerden blog yazmaya fotoğraflar çekmeye start verdim.
Bu ana kadar bayağı bir zorlandım hatta soğuduğumu hissettim blogtan fotoğraf çekimlerinden ve de sosyal medyadan.
Soğumayacak gibi değil ki,nerede eski hareketli blog yazma günleri nerede şimdiler de adeta ölü toprağı serpilmiş gibi atıl hale düşen düşürdüğümüz bloglar:(

Ya bırakacaktım kaldığı yerde ya da hemen başlayacaktım huyumu biliyorum soğudum mu tam soğurum geri dönüşü olmayacak şekilde.
Böyle olmaması için ani bir hareketle bugün pişirdiğim et yahninin fotoğraflarını çekmek için hazırlıklarımı yaptım.

Oysa tam da çay keyfi yapacaktım heyhat bu esna da çay soğudu soğusun varsın buz olsun.
Çay demlenir her dem nasılsa:)

Sanırım blogla aramız ısındı gibi desem de yine de tam emin değilim.!
İlerleyen günler de durumlar netleşir..
Malzemeler:
1,5-2 Kg kemikli et
Su "et suyu elde etmek için yeteri kadar"

Et Yahni İçin:
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Orta boy kuru soğan
2 Adet yeşil sivri biber
1 Adet küçük boy domates
1 Kahve kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı biber salçası
2 Büyük çorba kase dolusu iri didilmiş haşlama et
Yarım kahve kaşığı karabiber
Tarif:
Kemikli eti bir gün öncesinden kanının çıkması için yıkayıp soğuk su içinde arada suyunu değiştirerek bekletelim.

Büyükçe tencereye üzerine bolca su ilave edip ilk bir iki taşım kaynatalım.
Üzerin de biriken kefini "köpük" sık sık bir kaç defa alıp atalım.
Temiz berrak bir et suyu elde edelim.

Daha sonrası kolajeni yüksek et suyumuzun olması için ateşi en kısığa alıp kısık ateşte uzun süreli 7-8 saat süre ile pişmeye bırakalım.

Pişen kemikli etleri tencereden süzgeçe alıp kemiklerinden ayırıp etlerini irice bölelim ve diğer tencereye alalım.
Üzerini tamamen kapatacak şekil de et suyunu süzerek alalım.

Kalan diğer kemikli et suyunu da tel süzgeç ile süzüp bir başka tencereye alalım.
Ilık hale geldiğinde uygun kaplara alıp derin dondurucuya koyalım.
Ben 500 mililitrelik su şişelerini kullanıyorum.
Kağıt bardakta olabilir.

Ve Et Yahni Tarifi:
Bir gün öncesi yaptığımız işlemlerden sonra ertesi gün tencereye tereyağını alıp eritelim.
Üzerine yemeklik ince doğradığımız kuru soğanları alıp karamelize olana kadar kavuralım.
İrice doğradığımız yeşil sivri biberleri katıp bir iki çevirerek sotelemeye devam edelim.
Kırmızı pul biberini ve biber salçasını ilave edip salçanın kokusu çıkana kadar soteleyelim.
İnce yemeklik doğradığımız domatesi ilave edelim.

İrice parçalara böldüğümüz daha önceden pişip haşladığımız etleri üzerlerine katalım.
Hafif üzerlerini geçecek kadar sıcak et suyunu verelim ve tencerenin ağzını kapatıp yahnimiz özleşene kadar pişirelim.
Ateşin altını kapamadan önce karabiberini de ilave edip sıcak olarak servise sunalım.,
Ben yanında et suyuna arpa şehriye pilavı yaptım.
Her tür pilav ve makarna ile mükemmel bir menü yanında salata veya koyu bir cacık ile afiyet olsun...







Merhabalar..
Bir önce ki ramazandan bu yıl ki ramazan ayına erdik.
Rabb'ime binlerce şükürler olsun ve tekrarlarını görmeyi yaşamayı nasip etsin.
"AMİN AMİN AMİN"

Tüm MÜSLÜMAN aleminin Ramazan'ı Şerif'i hayırlı olsun.
Bolluk bereket barış getirsin on bir ayın sultanı Ramazan ayı..

Bugünün tarifi aşağıda yazdığım kıymalı mantar dolması..
Malzemeler:
Yarım kg irilerinden kestane mantarı
1 Yemek kaşığı fındık yağı+bir yemek kaşığı tereyağ "eritilmiş"
100-150 Gr kıyma
1 Adet küçük boy kuru soğan
1 Adet yeşil sivri biber
1 Adet küçük boy domates
1'er Çay kaşığı tuz,karabiber,kırmızı toz biber 
Kaşar peynir rendesi "üzeri için"
Tarif:
Kuru soğanı ince yemeklik doğrayıp bir yemek kaşığı+bir yemek kaşığı fındık yağ ile soteleyelim.
İnce doğradığımız yeşil sivri biberi katıp sotelemeye devam edelim.
Kıymasını ilave edip renk değiştirene kadar kavuralım.
İnce doğradığımız domatesi katıp pişirmeye devam edelim.
Baharatlarını ve tuzunu ilave edip karıştıralım.
Kenara alalım ılınsın.

Bu esna da kestane mantarların dış kabuklarını soyup saplarını çıkaralım.
Mantarların tüm dış yüzeyini erittiğimiz tereyağ ile yağlayalım.
Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yerleştirip yaklaşık 180 derece ısılı sıcak fırında yarı ön pişirme yapalım.

Dışarı aldığımız her bir mantar çanağına hazırladığımız kıymalı harç ile tepeleme olarak dolduralım.

Üzerlerine kaşar peynir rendesi serpip üzerlerine azar miktarda kırmızı toz biber serpelim ve tekrardan fırına atalım.
Kaşar peynirler eriyene kadar fırında tutup tam pişme sağlayalım.
Pişme sonunda kıymalı mantar dolmalarını sıcak olarak servise sunalım.AFİYETLE..
İsteğe göre fırına verdiğimiz kıymalı mantar dolmalarına salçalı su ilavesi de yapılır.
Ben mantarın suyla temasını tercih etmediğimden salçalı su vs kullanmıyorum..
Sevgilerimle..







Selamlar.
Bugün giriş yazıma merhabalar yerine selamlar yazarak başladım.
Akabinde neden böyle bir şey yaptım diye kısa bir düşünce geçti aklımdan.
Sanırım sıkıldım bazı oluşumlardan değişiklik ufakta olsa bir yerlerden başlamak istedim.
Evet evet bahar geldi ardından sıcak yaz günleri ve iyidir mevsim değişiklerine bizlerin de uyum sağlaması.

Dün geceden kuru bakla ıslattım fava yapmaktı niyetim,son an vazgeçtim onları ezmeden blendırdan geçirmeden az pişirerek taneli yaptım.
Bak bu da değişik oldu ve güzel de oldu.

Dünyanın en kolay yemeği biri fava diğeri de zeytinyağlı pırasa.
Her ikisini de çok severim bol limonlu sızma zeytinyağlı buz gibi nasıl lezzetli oluyorlar.
Hele pişirenin eli de lezzetliyse.O kendini biliyor..!
Malzemeler:
300 Gr kuru iç bakla
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Tatlı kaşığı un
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Kahve kaşığı tuz
Su
Dereotu,Taze Limon Suyu"üzeri için"

Tarif:
Kuru iç baklaları geceden bol soğuk su ile ıslatalım.
Ertesi günü yıkayıp süzgece alalım.
Kuşaneye ince yemeklik doğradığımız kuru soğanları,süzgeçte ki kuru iç baklaları alalım.
Pişerken aromasını vermesi için bir iki tutam da dereotu katalım.
Üzerine toz şeker ve tuz ilave edelim.
Bir çay bardağı sızma zeytinyağını katalım.
Karıştıralım ve üzerlerini bir iki parmak geçecek kadar soğuk su ilave edelim.
Orta ısılı ateşe alalım bir iki taşım kaynatalım.
Ateşin altını kısığa getirip kuru iç baklalar dağılmadan pişmeye yakın hafif diri kalacak kıvama kadar pişirelim.

Kendi tenceresinde bir gün süre ile iyice dinlendirelim.

Sonrası servis tabağına al buz gibi üzerine incecik kıydığın dereotu,az sızma zeytinyağ ve sevdiğin miktar taze limon suyu ve çatalı eline al artık:) Afiyetle..








Merhabalar..
İç malzemeleri içine koyup dolgulu kurabiyeler yapacaktım niyet oydu icraat aşağıda ki gibi oldu..!

Ondan dolayı iç malzemeleri ayrı pişirmiş oldum.
Bilmem böylesin de gerek var mı ya da pişen iç malzeme mi onlara bu lezzeti verdi onu da bilemiyorum.
Bildiğim enfes bir lezzet olduğu.

Olay kısaca şöyle gelişti tam bunları yapıyorum telefon aniden geliyoruz diyen misafirler..!
Eee tabii işi en kısa yoldan bitirmek lazım tek tek kim uğraşacak kurabiyeleriydi içiydi dolgusuydu.?

Hepsini kat katıştır karıştır yuvarla kısa yoldan işi kotar deyip yapılan kurabiyeler oldular.
Tarif istediler verdim bildiğimiz klasik kurabiye tarifi.
Malzemeler:
150 Gr yumuşak tereyağ veya "margarin"
1 Ufak çay bardağı fındık yağı
Yarım çay bardağı yoğurt
1 Yemek kaşığı sirke
1,5 Çay bardağı nişasta
1,5 Çay bardağı pudra şekeri
Yarım paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

7-8 Adet orta boy hurma
Yarım çay bardağı su
1 Çay bardağı bıçakla kıyılmış bitter çikolata
1 Yemek kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tereyağı
1 Çay bardağı ince kıyılmış fındık
Tarif:
Hurmaları bıçakla çok ince kesip kıyalım.
Ufak sahana alıp üzerine bir tatlı kaşığı tereyağ,yarım çay bardağı su ve bir yemek kaşığı toz şeker ilave edip karışım suyunu çekene kadar orta kısık ateşte pişirelim.

Soğuduktan sonra karışımın içine ince kıyılmış bitter çikolata ve ince kıyılmış fındıkları ilave edelim.
Hepsini kaşık ile karıştırıp kenara alalım.

Hamuru yoğurmak için derince kaba hamur malzemelerini"tereyağ,fındık yağı,yoğurt,sirke,nişasta ve pudra şekerini alalım.
Kontrollü olarak ununu ve kabartma tozunu katıp elimizle yoğurmaya başlayalım.

Hamurun kıvamı ele yapışmayacak yumuşaklığa geldiğinde pişirip soğuttuğumuz hurmalı fındıklı çikolatalı malzemeyi kademe kademe hamura ilave edip bir yandan da yoğurmaya devam edelim.
Bu aşamada tekrardan un gerekeceği için çok az az un ilave edip yoğuralım.
Malzemeleri tamamen hamura yedirdikten sonra elimize yapışmayan yumuşaklık elde ettiğimiz hamuru yarım saat civarı dinlenmesi için kenara alalım.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim,dinlenen hamurdan fındıktan büyük cevizden küçük parçalar koparıp elimizle yuvarlayıp tepsiye sıralayalım.
Üzerlerine elma soyacağı veya şişe kapağı ile ortalarına bastırarak şekil verelim.
Ön ısıtma yaptığımız 180-190 derece ısılı sıcak fırına atıp altlardan kontrol edelim.
Hafif pembeleşene kadar pişirelim.Afiyetle..
Sevgiler..








Merhabalar..
Tereddütlerim vardı poğaçanın içine hindistan cevizi katarken.
Paketin yarısını mı tamamını katsam derken aman kat hepsini gitsin olursa olur olmazsa olmaz.
Dedim ve olduğu gibi 50 gr lık paketi kattım içine yoğurdum şekil verdim üzerlerine de serptim hindistan cevizi rendesi.
Oldu olacak tam olsun değil mi:)

Ahhh onlar fırında pişiyor ben burada heyecan merak ikide bir fırının başına gitmeler sonuç ne olacak demeler.
Niyeyse neyini merak ederim ki bilemedim işte..!

Ve muhteşem sonuç tek kelime ile "HİNDİSTAN CEVİZLİ POĞAÇALAR"ım harika ötesi oldu..
Mutlaka yapmanızı pişirip yemenizi tavsiye ederim.
Kim yediyse hemen tarifini istedi.
Oysa tarifi hepimizin bildiği klasik poğaça tarifi ama ahh o hindistan cevizi yok mu o nasılda etken ana malzemesi oldu poğaçanın.
Hatta yetmedi yetinmedi adını da verdi kırk yıllık poğaçaya.
Neymiş efendim "Hindistan Cevizli Poğaça"ymış..!
Ve geçelim artık aşağıda ki tarife...
Malzemeler:
1 Adet yumurta "akı içine sarısı üzerine"
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Çay bardağı süt
2 Yemek kaşığı sirke
1 Paket krema "200 ml"
1 Tatlı kaşığı tuz
Çay kaşığı uçu muskat rendesi
1 Paket kabartma tozu
1 Çorba kase dolusu tereyağlı sütlü patates püresi
1 Ufak su bardağı eski kaşar peynir rendesi
 1 Ufak su bardağı tulum peynir rendesi
1 Paket hindistan cevizi "50 gr"
Aldığı kadar un "yumuşak kıvamda"
Tarif:
Karıştırma kabına fındık yağı,süt,krema,sirke ve yumurta akını alalım.
Tuzunu,kabartma tozunu ve bir fiske muskat rendesini ilave edelim.
Hepsini kaşık yardımı ile karıştırıp homojen hale getirelim.

Üzerine yumuşak kıvamlı tereyağlı sütlü patates püresini ilave edelim.
Eski kaşar peynir rendesi ve tulum peynir rendesini ilave edip bir paket hindistan cevizi rendesini de katalım hamura.
Tekrardan kaşık ile karıştıralım ve kontrollü olarak ununu ilave edip kaşığı bırakıp bir yandan elimizle yoğurmaya başlayalım.

Hamurun kıvamı oldukça yumuşak olup ele yapışmayacak kıvama geldiğinde un ilave etmeyi keselim.

Acelemiz yoksa üzerini örtüp yarım saat civarı dinlendirelim.
Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan ufak mandalina ebatında parçalar koparıp yarım ay şeklinde poğaçalar yapıp fırın tepsisine çok hafif aralıklar ile sıralayalım.

Üzerlerine yumurta sarısı sürüp hindistan cevizi rendesi serpelim.
Ön ısıtma yaptığımız 190 derece ısılı sıcak fırına atalım.
Alt üst nar gibi kızarana kadar takribi 30-35 dakika pişmeye bırakalım.
Çay eşliğinde sıcak olarak servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..