Vişnap

Merhabalar..
Yağmurlu fırtınalı Görele'den sevgiler sevgiler..
Burada Görele'de günler yukarı köy aşağı merkez çarşı gidiş gelişleri ile çok huzurlu,çok güzel geçiyor.

Ahh o köylerin yemyeşil doğası yok mu işte buraların her bir yanı ömre bedel çok güzel günler bu günler.
Bol balıklı çok salatalı kış mevsiminin bonusları her biri.

Çarşıda balıkçı tezgahları gümüş parıltısında balık yığınları ile nasıl da ışıl ışıl parlıyorlar.
Rekor hamside bol miktarda her yerde her tavada ve her sofrada.
Herkeslerin elinde balık poşetleri dolayısıyla evlerden dışarılara sızan misler gibi pişen balık kokuları.

Gel de alma hamsiyi kilosu beş lira olunca tuzlaması yapılmaz mı yapılır tabii ki ve yaptım da.
Ertesi günü kilosu 8 liraya çıktı bugün yine 5 lira hamsi piyasası döviz piyasası gibi.

Dün de tanıdıklar ile çarşıdan balıkları alıp fındık evine gittik.
Aralık ayında bahçe de hamsi ızgara ve bol salata eşliğinde taş fırın ekmeği ve çok çok bir sürü fotoğraf çekimleri ile harika geçen günlerden bir gün oldu.
Sanırım İstanbul dönüşü çektiğim fotoğrafları instagramda paylaşırım..

Aslında bir yandan da düşünülesi bir durum ki bu mevsim de dışarıda üstelik kazak ile oturmak ve hiç üşümemek nasıl da doğanın kurallarına aykırı.
Oysa bizlerin üzülmesi gerekirken nasıl da hoşumuza gidiyor mevsim dışı anormal hava koşulları.

Sözün kısası seviyorum böylesi sakin huzurlu adeta inzivaya çekilmiş gibi sade hayatı.
İmkanımız olsa asla İstanbul'da yaşamam benim mekanım buralar yahu.
Bol uzun yürüyüşler sahil boyunca her gün aksatmadan yapılıyor. Yoruluncaya değin yürümek lazım..!
Aşağıda ki tarifim yine arşivden.
Malzemeler:
3 Kg kırmızı kapya biber
1 Kg domates
Tuz
Tarif:
Önceden kavanozları ve kapakları kaynar su ile kısa süre kaynatıp steril edelim.
Ardından temiz mutfak havlusu ile kurulayalım.

Domates ve kapya biberleri yıkayıp süzdürelim.
Domatesin kabuklarını "vitamin açısından"soymadan sadece baş kısımda ki o sert kısımları kesip çıkartıp atalım.
Kapya biberleri yıkayıp saplarını kesip tohumlarını çıkartıp atalım.

Hepsini karışık olarak hafif irice doğrayıp derin ve büyük tencereye alalım.
Orta ısılı ateşte malzemeler yumuşayana kadar pişirelim ve sonrası kabuklarının çıkması için ilistirden geçirelim.
Tekrardan orta ısılı ateşe alıp dibinin tutmaması için sık sık tahta kaşıkla karıştırarak pişmeye bırakalım.

Tuzunu kontrol ederek damak tadımıza göre tuzunu katalım.
Malzemeler yarıya inip kıvam alıp koyulaşıncaya kadar pişirmeye devam edelim.
Karışık salçayı sıcak kaynar halde iken daha önceden kaynatıp steril ettiğimiz kavanozlara iki parmak aşağıda kalacak şekilde dökelim.

Kapaklarını üç kere sağa son bir kere sola çevirerek iyice vakumlanmasını sağlayıp sıkıca kapatalım.

Düz bir yere mutfak havlusu serip kavanozları ters yüz ederek sıralayarak koyalım.
Kapaklar dışa bombelenmeyip dışına da sızdırma yapmadığından emin olalım.
Üzerlerini kalın havlu ile örtüp çok sıkı vakumlanmasını temin edelim.
24 saat beklemeden sonra ışık görmeyen dolap içine kaldıralım.

Tuz miktarı fazla olursa uzun süre dayanıklı olur salçamız.
Pişerken etrafa çok fazla sıçramalar olduğu için mutlaka tahta kaşık kullanmaya özen gösterelim ki bu sıçramalar en aza insin.Afiyetle..
İçine ceviz içi ve baharatlar katarak kızarmış ekmek üzeri yemesi ayrıca müthiş lezzetli oluyor.
Benden duymuş olmayın ama ahh ahh fazlaca çok ekmekte yediriyor bu arada..
Sevgilerimle..




Merhabalar..
Benden sizlere yine yeniden Görele'den sevgi selamlar olsun.
Şimdilik hala buralardayım doyasıya sessizliğin huzuru sakinliği ile güzel geçiyor günler..!

Buralarda iki günde bir balık hatta bazen neredeyse her gün sofrada balık oluyor.
Bir kaç değişik hamsi tarifi yaptım yapmasına ama fotoğraf makinemi yanıma almadığım için fotoğraf olayım olmadı.
Diyeceksin ki telefon ile çeksene,yok ben fotoğraf makinesi tercih ediyorum.
Nasıl olduysa ilk defa almadım yanıma fotoğraf makinemi ve çok pişman oldum.
Bir daha mı asla.

Bugünün tarifi ise yine arşivden. Badalan fasulye barbunya fasulye gibi tam kurumadan tarladan toplanan taze barbunyanın düz beyaz halir.
Islatmadan haşlamadan direk pişiriliyor.
Mevsimin de (eylül ekim) gördüğünüz de mutlaka almanızı tavsiye ederim.
Ben çok sevdiğimden tadını lezzetini kolaylığını ondan dolayı biraz fazla alıp dondurucuya da atıyorum.
Kış mevsimince çıkart pişir ye yedir en sevdiklerine..
İster etli ister zeytinyağlı piyaz ve de pilaki olarak her pişirme reçetesi ile sonuç mükemmel..

Bu defa domatessiz,kırmızı pul bibersiz ve de salçasız sade rengi beyaz olarak baharatların rayihası ile pişirmek istedim,
İlk denedim tarçın ve yeni baharı ben ve sevdiklerim çok beğendik.
Malzemeler:
 700 Gr badalan fasulye (ayıklanmış gramajı)
1 Ufak su bardağı sızma zeytinyağ
2 Adet sivri biber
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Ufak boy havuç
5-6 Diş sarımsak
1 Kahve kaşığı yeni bahar
1 Kahve kaşığı tarçın
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
Tarif:
Kuşaneye sızma zeytinyağını alalım.
Piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve incecik kıydığımız sivri biberleri ilave edelim.
Kabuklarını soyup tavla zarı boyunda doğradığımız havuçları katalım.
Ve kuru soğanlar hafif karamelize olana kadar hepsini beraber soteleyelim.

Üzerlerine badalan fasulyeleri ve sarımsakları ilave edip bir iki karıştırarak soteleyelim.

Baharatlarını,tuzunu ve toz şekerini katıp üzerlerini az geçecek kadar sıcak suyunu verelim.
Bir iki taşım kaynadıktan sonra ateşin altını kısığa getirip ağır ağır pişirmeye devam edelim.
Gerekirse fasulyelerin pişme durumuna göre kontrollü olarak sıcak su ilavesi yapalım.

Pişen badalan fasulyemiz suyunu çekip yağına kaldığında kendi tenceresinde soğuyup dinlendikten sonra isteğe göre kıyılmış maydanoz ile soğuk olarak servise sunalım.
Afiyetle..
Sevgilerimle..




Merhabalar..
Görele'den sevgiler selamlar olsun özü sözü bir olan güzel yüreklere.

Yürek demişken bir de nefis tereyağlı bir yürek kavurması tarifi gelsin arşivimden.
Yapılışı hem kolay hem de fiyat olarak çok çok uygun bir lezzet.
Tabii benim gibi öncesi tavuk ve tavuğun ciğerini,yüreğini sevmek şart:)

Ah İstanbul ah ah ah ki ne ah iki yakan bir araya gelmesin İstanbul..
Ciğer tavuk yürek derken bu İstanbul'a isyan nereden çıktı dersen aklımdan hiç çıkmıyor ki İstanbul'a olan gönül koyuşlarım.
Bu sitemim isyanım buralar da daha da şahlanıyor coşuyor coşuyor.
Yoruyor beni oralar,Görele ise huzurun derya denizi..
Ondandır arada buralara kaçışlarım inzivalara çekilişlerim..


Malzemeler:
Yarım kg tavuk yürek
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Kahve fincanı dolusu irice doğranmış karışık biber "kırmızı kapya,yeşil,sarı"
Taze soğan
Bir çay kaşığı garam masala
Yarım çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı kekik
1 Kahve kaşığı tuz
Tarif:
Tavuk yüreklerin fazlalıklarını kesip atalım ve tam ayırmadan ortadan ikiye keselim.
Bir kaç su yıkayıp son suyunda yarım saat kadar bekletelim ki kan pıhtıları rahat temizlensin.
Tekrardan sudan geçirip süzgeçe alalım süzülsünler.

Tavaya tereyağı ve fındık yağını alıp eritelim.
İçine irice doğradığımız karışık biberleri katıp hafif pörsüyene kadar söteleyelim.

Üzerlerine süzgeçte ki yürekleri katıp arada karıştırarak orta kısık ateşte sotelemeye devam edelim.
Pişmesine yakın irice doğradığımız taze soğanları katıp baharatlarını ve tuzunu ilave edelim.
Yürek kavurma saldığı suyu çekip yağına kaldığında ateşin altını kapatalım.
Üzerlerine maydanoz doğrayıp sıcak olarak servise sunalım.
Servisi için:Pilav veya patates kızartması eşliğinde lavaş üzerinde yanında piyazlık doğranmış kuru soğanla sevenleri için harika bir lezzet olur.Afiyetle..




Merhabalar..
Bugünün tarifi çabuk poğaça
Pratik kolay bekleme yok hemen yoğur hamuru istediğin şekli ver at fırına çay suyunu koy ocağa.

Her ikisi de başabaş hazır olacak.
Çay demini alırken sen servis tabaklarını hazırlamaya başla cancazımmm.<3

Yanına salata söğüş domates veya zeytin vs de koy sofraya ki şenlik tam olsun değil mi?<3
Bak bak bugün kalpler kalpler her satır başına birer kalp bırakasım var;nedeni sanırım serinleyen havalar.<3

Ahhaa kapı zili alacaklı gibi çalıyor sanırım arkadaşım geldi iki üç poğaça alacağı var ki ondan böyle ısrarlı zili çaldırması.

Haydi ben gittim kapıyı açmaya  giderken de tarifimi ve de sevgilerimi bıraktım her birinize benim gönlü güzellerim.
Malzemeler:
125 Gr tereyağ "oda ısısında"
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Su bardağı hafif sulu yoğurt
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Yemek kaşığı sirke
 2 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "3,5-4 su bardağı"

İç Malzemeler:
Beyaz peynir
Maydanoz

Üzeri İçin:
2 Yemek kaşığı pekmez
1 Çay bardağı su
Susam
Tarif:
Hamur yoğurma kabına tereyağını,fındık yağını ve yoğurdu alıp kaşık ile karıştıralım.

Tuzu, toz şekeri ve sirkeyi ilave edelim.
Kontrollü olarak ve eleyerek unu ilave edip kabartma tozlarını da eleyerek katıp yoğurmaya başlayalım.
Hamurun kıvamı oldukça yumuşak olup ele yapışmayacak kıvama geldiğin de un ilave etmeyi keselim.
Ve poğaça hamurunu bekletmeden hemen yuvarlayıp şekil vermeye başlayalım.

İç malzeme için peyniri ezelim az maydanoz kıyıp harmanlayalım ve kenara alalım.

Diğer bir kaseye pekmezi ilave edip bir çay bardağı  su ile açalım.
Bir başka tabağa bol susam koyalım.

Yuvarlak şekil verdiğimiz poğaçaları elimizle açıp ortalarına peynirli iç malzeme koyup yuvarlayıp kenara alalım.
Hamur bitene kadar bu işleme devam edelim.
Her bir poğaçayı sulandırıp açtığımız pekmeze bulayıp susama bulayalım her bir tarafını ve yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine alalım.

Fırını 195-200 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yapalım.
Poğaçaları sıcak fırına atalım,üzerleri hafif kızarmaya başladığında fırın ısısını 170-180 dereceye düşürelim.
Alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.
Dediğim gibi poğaçalar fırında iken çayı demlemeyi ve en sevdiğimiz arkadaşımızı çağırmayı unutmayalım.Afiyetle..<3
Sevgilerimle..











Giresun Görele'den sevgiler selamlar ve de merhabalar.

Yaklaşık 10 gündür netten uzak inzivaların en huzuruyla geçiyor günler.
Bir süre daha var streslerden uzak huzur dolu günler için.
İSTANBUL'dan uzak kalmak huzurun en büyük kaynağı offf yaa imkanlar olsa da ahh İki yakan bir araya gelmeyesi İSTANBUL senden hep uzak kalsak.
Sadece özlediğimiz de bir iki günlüğüne gelip hasret gidersek sonrası yine yeniden senden uzakta  yılın 363 günü.!

Bugünün tarifi burada köy pazarında kadınların sattığı görüp aldığım doğal pırasalar ile yaptığım poğaçalar.
Ama yine şehirliğim tuttu tutup içine hamuruna mayonez kattım.
Güzelde oldu.<3
Malzemeler:
Yarım paket yumuşak margarin "125 gr"
Yarım ufak su bardağı sıvı yağ
1 Ufak çay bardağı mayonez
1 Çay bardağı yoğurt
1 Adet yumurta "akı içine sarısı üzerine"
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Yemek kaşığı sirke
1 Ufak su bardağı mısır unu
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar elenmiş buğday unu
"hamurun kıvamı hafif ele yapışan yumuşaklıkta olana değin buğday unu"

İç Malzemeler:
Sıvı yağ "1-2 yemek kaşığı
Pırasa
Karabiber,kırmızı pul biber,tuz  "1'er çay kaşığı"
1 Yemek kaşığı mayonez

Üzeri İçin Malzemeler:
Yumurta sarısı
Haşhaş tohumu
Tarif:
İç harç için pırasaların bir üst katmanını soyup yıkayıp incecik kesip kıyalım.
Sahana bir yemek kaşığı sıvıyağ alıp içine pırasaları katıp kısık ateşte yarı diri kıvamda kalana değin soteleyelim.
Tuzunu ve baharatlarını katıp ılınması için kenara alalım.
İç harçımız iyice soğuyunca içine bir yemek kaşığı mayonez katıp harmanlayalım.

Poğaçanın hamuru için karıştırma kabına hamur malzemelerini alalım."yumuşak margarin sıvı yağ,toz şeker tuz,kırmızı pul biber,sirke yoğurt mayonez,yumurta akını" katıp kaşıkla iyice karıştıralım.

Üzerine mısır ununu ilave edelim,kabartma tozunu katalım.
Eleyerek ve kontrollü olarak buğday ununu ilave edip bir yandan elimizle yoğuralım.
Poğaça hamuru oldukça yumuşak hafif ele yapışacak kıvama gelince un ilave etmeyi keselim.
Üzerini örtüp yarım saat dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan  mandalina boyutunda parçalar koparıp avuç içi ile açarak yuvarlak şekil verelim.
Orta kısmına mayonezli pırasalı iç harçtan yeteri kadar koyup yuvarlayarak kenar kısımları kapatalım.
Fırın tepsisine sıralayalım.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp haşhaş tohumu serpelim.

190 dereceye ayarlı ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.Afiyetle..
Sevgilerimle..




Merhabalar..
Çiğden doğrama kıymalı patlıcan yemeği anne elinden çocukluğumun unutulmaz lezzeti.
Ne yapardı ne ilave ederdi de o muhteşem lezzeti elde ederdi canım anam.?
Kaç kere yaptıysam o lezzete ulaşamadım o yüzden de hafif kızartıp yapar olmuştum patlıcan yemeğini.
Ehh işte idare ediyordu annem yemeğine göre.

Vee sonradan o lezzetin sırrına geçenler de vakıf oldum..
Bütün mesele organik doğal sebze kullanımından geçiyordu lezzetin nirvanası için..

Hiç var mıydı eski zamanlar da suni meyve sebzeler?
Her şey doğal ve mevsimin de yenirdi turfanda sebze meyve diye bir gerçek vardı.
Ne güzel günlerdi o günler çocukluğumun hafif puslu sisli anıları.


Biz de küçük bahçemize ufak tefek az da olsa bizi mutlu eden domates biber salatalık patlıcan gibi sebzeler ekiyoruz.
Doğal kuyu suyunun saflığı suni gübre yerine doğal hayvan gübresi olması ve sonuç olarak az verim çok lezzetli sebzelerimiz oluyor yaz bitiminde...

Hele o domatesler bakmayın öyle yamru yumru olmalarına yedikten sonra gözün de bahçenin starı olarak yer alıyor.
Hayal kuruyorsun neler olabilir bu muhteşem lezzetli domatesler ile.!
Sabah oluyor ilk hayalini gerçekleştiriyorsun domatesli yumurta.
Diğer doğal organik lezzetli hayaller için sıranı bekle yok öyle hepsini birden gerçeğe dökmek değil mi:)
Bak domates biber derken esas olayı unuttum.

Geçen az sayıda olan patlıcanların son hasadını yaptım yapmasına da her bir minik topalak patlıcanlar bostan patlıcanı olamadan içleri komple çekirdek kaplı kaya sertliğinde minik patlıcanlardı malum mevsim bitip güneş ısısını azaltınca.
Yarıda kalmıştı büyümeleri karşında olana atsan kafa göz yarar kıvamda.!

Hiç bir şekil de bunlar yenmez deyip çöpe atmayı geçirdim aklımdan.

Bana dedi ki hayır onları haşla kızart tereyağlı mısır unlu.
Tamam çekirdeklerini çıkartır kızartırım ben yemem sofrada yenmezse de emek verilmiş hali ile gider çöpe aklımdan geçen düşüncelerim..!

Tekinin çekirdeklerini çıkarttım elde kalan patlıcan olan o tek patlıcanın 4/1 i miktarınca:)
Yok kalsın çekirdekler yok yoksa patlıcan kalmayacak elimde:)

Ve sonuç olarak bol çekirdekli bahçe patlıcanları tek kelime ile harika muhteşem lezzetli patlıcan döndermeleri "kızartmaları" oldu ve yemelere doyamadık.

Nerede eğri büğrü doğal sebzeler bulursanız kaçırmayın hemen alın pişirin yiyin lezzet farkını görün..

Ve bugünün lezzeti kalan diğer patlıcanlar ile yaptığım "çiğden kıymalı patlıcan yemeği" tarifi aşağıda..
MUHTEŞEM BİR LEZZET TATMAN LAZIM CANIM <3
Malzemeler:
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı kuyruk yağı
1 Kg patlıcan "bahçeden"
7-8 Adet ince kıl biber "bahçeden"
4 Adet küçük domates"bahçeden"
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı tuz
200 Gr dana kıyma "orta yağlı"
Tarif:
Patlıcanları alacalı soyup hepsi aşağı yukarı aynı boyda olacak şekil de iri ceviz boyutunda doğrayalım.
Üzerlerine hafif bol tuz serpip kenara alalım yarım saat kadar bekletelim ki acısı çıksın.

Diğer yanda kuru soğanları irice yemeklik doğrayıp tencereye alalım.
Üzerlerine tereyağ ve kuyruk yağ karışımını ilave edelim.
Soğanların yarı kavrulma aşamasında ince doğradığımız biberleri ilave edelim sotelemeye devam.

Kıymayı ilave edelim ezerek kavuralım,domatesleri ince yemeklik doğrayalım.
Tuzunu ve baharatını ilave edelim.
Kıyma suyunu çekince doğranmış domatesleri ilave edip sotelemeye devam edelim.

Tuzda beklettiğimiz patlıcanları bol su ile bir kaç defa yıkayıp tuzdan arındıralım.
Kıymalı harçın içine katıp alt üst ederek bir kaç dakika sotelemeye devam edelim.
Hafif cızırdamaya başladığında üzerini hafif geçecek kadar sıcak su ilave edip kısık ateşte patlıcan dilimleri yumuşayana kadar pişirelim.
"doğal organik olduğundan yemeğim çok çabuk pişti"

Ayran eşliğinde pirinç,bulgur pilavı veya patates kızartması ile sıcak olarak servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..









Merhabalar..
Garnitürlü tavuk yemeği yapmak hiç hiç aklımda yoktu.
Gece tam uykuya dalacağım aklıma düştü hemen kalkıp dondurucudan az olan tavuk but ızgaralık paketi çıkartıp buz dolabının alt rafına aldım. Sabaha kadar çözülsün.

Olayı kısaca yazayım.
Üç gün öncesi rus salatası yapmak için garnitürleri "havuç,patates ve bezelye" haşladım.
O kadar çok haşlamışım ki hepsini kullansam yığınla rus salatası olacak yat kalk yat kalk hep rus salatası mı yenecek bıkar insan.
O yüzden bir kısmını bir büyükçe çorba kasesi kadar miktarı kenara ayırıp buzdolabına kaldırdım.
Onlar orada duruyor rus salatası yendi bitti bitmek üzere yeniden mi rus salatası yapsam diye düşünürken bir gün daha geçti gitti mi.?

Sonrası işte dediğim gibi garnitürlü tavuk yemeği yapmak geldi aklıma.
Çok çok lezzetli çok güzel de oldu.
Fotoğraflarını da çektim.
Şu an ise yanımda çayım biraz şarkı eşliğin de başladım tarifi yazmaya.
Fotoğrafları yerleştirmeyi en sona bıraktım.

Not: 
Şayet sizde haşlanmış garnitür yoksa malzemeleri direk soğan ile beraber soteleyip katabilirsiniz.
Malzemeler:
1 Yemek kaşığı tereyağ+1 Yemek kaşığı fındık yağı
8-10 Adet küçüklerinden sıska soğan "arpacık"
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı biber salçası
1 Çay kaşığı garam masala
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Çay bardağı sıcak su
5-6 Adet tavuk but ızgaralık"derisiz kemiksiz"
1 Çorba kase dolusu haşlanmış garnitür"havuç,bezelye,patates"
Tarif:
Tencereye tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.
İçine sıska"arpacık" soğanları katıp karamelize olana kadar soteleyelim.
Kuş başı doğradığımız tavukları katıp sotelemeye devam edelim.
Baharatlarını,biber salçasını ve tuzunu katalım.
Bir çay bardağı sıcak suyu katıp pişirmeye devam edelim.

Tavuklar piştiğinde içine daha önceden haşlanıp hazır olan garnitürleri katıp bir kaç taşım daha kaynatıp pişirdikten sonra ateşin altını kapatalım.
Sıcak olarak yanında pilav salata eşliğinde servise sunalım.Afiyetle..
Sevgilerimle..











Merhabalar..
Fukaranın düşkünü ipekli giyermiş kış günü misali ben de tuttum bu kavurucu yaz sıcaklarında canım istedi diye pastırma aldım.
Yahu bu hava pastırma yeme havası mı?
Bir iki dilim yendi gerisi hep kaldı ve buzdolabının arkalarına doğru sürüldü unutuldu gitti.
Geçen ne arıyordum ki bunları gördüm orada vah vah:)
Ne yapsam bunları derken poğaça hamuru tuttum içlerine de pastırmaları koydum ve çokta güzel oldular.
Yendiler değerlendiler atılmadılar hiç olmazsa.

Güzel ülkem bu kadar ekonomik sıkıntı içindeyken ve her geçen gün gelen zamlar ile şartlar daha da zorlaşırken hiç bir malzemeyi mümkün olduğunca israf etmemeliyiz..!
Malzemeler:
125 Gr yumuşak margarin veya tereyağ
1 Çay bardağı fındık yağı veya ayçiçek yağı
1 Yemek kaşığı sirke
1 Çay bardağı yoğurt
2 Yemek kaşığı dolusu kaymak
1 Adet yumurta - akı içine sarısı üzerine
1 Yemek kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un - kıvamı oldukça yumuşak bir hamur olacak
İç Malzemeler:
1 Tatlı kaşığı tereyağ
Yeterli miktarda pastırma
1 Adet ufak domates
Tarif:
Pastırmaları minik olarak doğrayıp ufaltalım ve domatesi rendeleyelim.
Ufak sahana tereyağını alıp eritelim içine rende domatesi ilave edip bir yemek kaşığı kadar su ilave edip soteleyelim.
Suyunu çekip domatesler piştiğinde içine ufalttığımız pastırmaları atıp bir iki çevirerek alt üst edip ateşin altını kapatalım.
Üzerini kapak örtelim ve sıcağı ile bekletip ılınmasını temin edelim.

Diğer tarafta hamur karıştırma kabına bir adet yumurta akını yağları yoğurt kaymak toz şeker tuz ve sirkeyi alalım.
Üzerine eleyerek kabartma tozunu ve kontrollü olarak unu ilave edelim.
Bir yandan hafif ele yapışacak kıvama gelinceye kadar hamuru yoğurmaya devam edelim.

İstediğimiz kıvama gelen poğaça hamurun üzerini örtüp buz dolabında yarım saat civarı dinlenmeye alalım.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serip hazır edelim.

Dinlenen poğaça hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizle yuvarlayıp yassılaştıralım.
Ortasına pastırmalı iç malzemeden yeteri kadar koyup kapatalım.
Tepsiye dizelim ve hamur bitene kadar bu işleme devam edelim.
Üzerlerine yumurta sarısı sürelim ve çatal ile çizikler atalım..

180 - 190 derece ısıya ayarlayıp ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atalım.
Alt üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.
Çay meyve suyu vs eşliğinde servise sunalım.Afiyetle..
Sevgiler Sevgiler..





Merhabalar..
Yarına misafirlerim gelecek akşam üzeri çayına.
Menü kalabalık olduğundan patlıcan salatasında kolaya kaçıp hazır aldım köz patlıcanı.
Gayet güzel ve en önemlisi o sevdiğim köz tadı ve lezzeti var.
Sanırım bundan sonra genellikle hazır kullanırım diye geçti aklımdan salatayı hazırlar iken.
Malzemeler:
1 Kavanoz közlenmiş patlıcan
4-5 Diş sarımsak
1 Orta boy kase koyu yoğurt
1-2 Yemek kaşığı mayonez
Yarım çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Çay bardağı iri kıyım ceviz içi
2 Tatlı kaşığı toz vegeta "baharatlı sebzeli çeşni"
Tarif:
Köz patlıcan kavanozunu açalım ve tel süzgeçe alalım ki fazla suyu süzülsün.
Servis yapacağımız kaseye yoğurdu,mayonezi ve sızma zeytinyağını katalım.

Vegeta toz çeşni kullanacağımız için ekstradan tuza gerek yok.

İçine toz vegetayı katalım ve sarımsakları rendeleyip hepsini kaşık ile alt üst ederek karıştıralım.
Üzerine süzdürdüğümüz köz patlıcanları ilave edelim ve ceviz içlerini katıp hepsini harmanlayalım.

Üzerlerini ceviz içi cips parçaları ve hafif sızma zeytinyağ gezdirerek süsleyip servise sunalım...Afiyetle..






Merhabalar..
Kaç zamandır pazarlarda boncuk ayşe fasulyesi arayıp duruyordum.
Onca taze fasulye cinsleri arasında tek olmayan boncuk ayşeydi.
Benim de en çok sevdiğim cins ve bulup gördüğüm yerde illa ki aldığım fasulyedir de bu yıl ne oldu da kendini naza çekip arz-endam etmemişti pazarcı tezgahlarında.?

Sanırım etkenlerden biri fiyatının daha da yüksek olması olabilir.
Diğer etkenler ise boncuk ayşenin unutulmaya başlanıp yeni nesil olarak çoğunluğun bilmediği bir cins fasulye de olabilir.
İşte hiç ummadığım bir an semt pazarında karşıma çıkınca o gün hemen aldım 2 kg.
1 kilosunu kavurdum diğer kısmını da dondurucuya attım en kısa zaman da bekletmeden pişirip yenmek üzere.
Velhasıl bilen bilir alır bilmeyen de mutlaka alsın der ve artık tarifime geçeyim derim..
Malzemeler:
1 Kg taze fasulye "boncuk ayşe"
1 Çay bardağı fındık yağı
4-5 Adet orta boy kuru soğan
5-6 Diş sarımsak
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı kara biber
Tarif:
Taze fasulyeleri ayıklayıp yıkayalım ve süzgeçe alalım.
Büyükçe tencere de suyu kaynatalım ve kaynayan suya taze fasulyeleri atıp fazla yumuşatmadan çok az hafif diri kalacak kıvamda haşlayalım.
Taze fasulyelerin rengini koruması için haşlanırken tencerenin kapağı açık olsun.

Kuru soğanları kabaca yemeklik doğrayalım.
Bir kuşaneye bir çay bardağı fındık yağını alıp doğradığımız kuru soğanları içine atıp karamelize olana kadar kavurup soteleyelim.
Kırmızı pul biberini ve tuzunu ilave edip soğanlar ile harmanlayalım.

Üzerine haşlanıp süzülmüş taze fasulyeleri ilave edip arada alt üst ederek kavurmaya devam edelim.
Pişmesine yakın rendelediğimiz sarımsakları ve kara biberini ilave edip harmanlayıp bütünleştirelim malzemeleri.
Taze fasulye kavurmamız pişip yağına kaldığında ateşin altını kapatalım.
Tercihe göre hemen sıcak olarak veya soğuk olarak servise sunalım.Afiyetle..