Vişnap

Kışın Dışarıda Yaşayanlar...

14

 Malum havalar soğudu .Öncesi yapraklar sarardı tutundukları dalları birer birer terk ettiler hüzünle aşağılara süzülerekten.Acaba canları yanıyormuydu sarı yaprakların diye  onları da ayrı düşünürüm hep..Bizler hemen kombilerimizi,sobalarımızı yaktık kış gelmiş dayanmıştı kapıya artık.Kışın tadı sıcacık evlerde ne de güzel çıkıyor.Hele de o gün ev de bir de pişirilecek mis gibi  kuzu kestanelerimiz varsa ki bizler eskiden  o kestaneleri sobaların üzerinde kebap yapardık miss gibi oda kokardı.

Ne de lezzetli olurdu.Ha bir de mandalinaların, portakalların kabuklarından bir kaçı da sobanın üzerine  konurdu yandıkça missler gibi koksun diye,en çok ta annem  yapardı..


Oysa günümüz de kestaneleri şimdiler de ya fırınlarda ya da teflon tavalarda yapıyoruz .Tadı vasat deyip idare ediyoruz işte.Hangimiz bir ekmek kızartmak,bir kestane  kebap yapmak için soba kurar da o sobanın kahrını çeker ki.Rahatlığa  alışmak  çok güzel.


Unuttum sobanın üzerinde pişirilen yemeğin tadını söylemeyi .O yemek ki yiyen bir tabak daha isterdi evin annesinden .Gerçi benim annem hiç pişirmezdi sobanın üzerin de yemek.Odanın içi yemek kokarmış.Koksun yahu açarsın camları havalanır gider kokular der öyle düşünürdük.


Ama  şimdi ki aklımla hak veriyorum belki de cam acacak kadar sıcağı hovarda dağıtamadığındandı sıkı sıkı sıcağı muhafaza etme gayretleri.Eskiler anlatırlardı çektikleri yokluğu sıkıntıları. Zor günlermiş o günler..

 
Ben aslında bugün yolda giderken  ayaklarıma dolanan sarı sarman mırnav kediyi anlatacaktım.Onu ve diğer kedileri,köpekleri,kuşları.Her kış geldiğinde hep içim buruk olur .

Dışarıda ki hayvanlar aklıma gelir üşürler sabahı kimbilir hangi kuytu köşede binbir tehlike içinde geçirirler.Aç oldukları olur.Şansları yaver giderse bir vicdan sahibi insan  kalan yemeği çöpe atmayıp onlara verdiyse ne mutlu o geceyi soğuk olsa da karnı tok geçirmiş olurlar


.Sarı sarman kedi peşimi bırakmıyor .Ben gidiyorum o da benimle beraber tin tin gidiyoruz.Yoldayım karnı açtır ne versem de yer acaba derken bakkalın önüne gelince bisküvi alayımda vereyim dedim.


Açtım paketi kenara döktüm bisküvileri haspam bir iki kokladı kokladı burun kıvırdı yemedi.Bana baktı çabuk ye onları dedim baktı daha iyi bir yiyecek yok anladı vallahi zeki oluyor bu hayvanlar:))Bir kaç tanesini yedi.döndü gitti .Bir teşekkür miyavı ataydın ortaya be sarmanım kedim:)


Artanları da maşaAllah eskiden bu kadar  kargalar olmazdı yaşanılan yerlerde  şimdilerde kargalar nerdeyse  camlardan içeri evlerimize girecekler.Onların içimize karışmalarının yegane sebebi de biz insanlarız.


Çöplerimizi o kadar sağa sola gelişi güzel atıyoruz ki yaşadığımız alanları çöplüğe döndürünce  ee hali ile kargalarla içli dışlı samimi bir şekilde yaşar  olduk.Öyle bir zaman gelecek ki yolda yürürken bir karga gelipte yanağımıza bir öpücük kondurursa şaşırmayalım.İyice evcilleştiler vallahi:))


Bunlar  o kadar  alışmışlar ki bizlere geçenler de terasımızda ki kartonu ile duran yumurtalarımızı talan etmişler .Fındıkları hiç söylemiyorum bile  :((Masanın üzeri sarısı beyazı kırılmış yumurta kabukları ile tam bir yumurta panayırıydı:)) 


Yani şimdi böyle güldüğüme bakmayın o an da yeminle beynimden ateşler çıktıydı hırsımdan.Iyyyk ne kötüdür dökülen kırılan yumurtayı temizlemek yıvış yıvış!!


İşte o kalan bisküvileri de ya kargalar  ya da diğer kediler,köpekler yemişlerdir.Afiyet olsun. Bu kışı sağsalim karınları hep tok olarak bir de sıcacık üşümeden geçirsinler istiyorum.


Sağlıkla  ,muhabbet ile kalın hayırlı kışlar hepinize..