Vişnap

Güneş Doğarken Eleleydiler...

4



İçinde bir huzursuzluk vardı kadının geceden beri.
Uyudu uyandı,uyudu uyandı.
İki saat uyku bilemedin üç saat uykudan almış oldu nasibini.
Baktı olmuyor uyuyamıyor kalktı yatağın içinde oturdu düşündü düşündü.
Yeter yeterlidir deyip kanaat etti bu geceki uykusunun azlığına.
Aklına Nuri Sesigüzel'den Aynaya baktım saç beyaz olmuş türküsünü dinlemek geldi.
Hemen videodan buldu çıkardı dinlemeye başladı bütün dikkati ile.
Önce türkünün sözlerine odaklandı.
Sonrada ritmine.
Ooo dedi kendi kendine  iyi ki istemişim iyi ki dinliyorum türküyü  diye iç sesiyle konuştu.
O iç sesi hadi yeni baştan bıkana doyana kadar ard arda dinle dedi.
Sayısını unuttu kaç kere dinledi acaba?
Camdan dışarı baktı daha güneş doğmamıştı.
O sırada eşi de uyandı.Saate baktı ki saat sabahın 4 ü daha .
Telaşlandı adam sevdiceğim can özüm hayırdır  hastamısın?
 Diye endişe ile yanına geliyordu ki kadın yok gelme iyiyim.
Beraber terasa çıkalım aşkım.
 Güneşin doğuşunu izleyelim.
Bir gıdımda sohbet ederiz,deyince elele tutuşup çıktılar terasa .
Terasta sabah daha güneş doğmamış etraflar sessiz derin uykuda sanki sadece ikisi varmışcasına anın tadını sohbet ederek çıkartmaya başladılar.
O esnada kadının içine bir ürperti geldi üşümüştü.
İçeriden hırka alıp gelirmisin dedi eşine.
Elinde adam kendi gömleği ile geldi.
Kadın gülümsedi,bulamadın mı hırkayı?
Omuzlarından doğru kadının üstüne koydu gömleğini.
Kadın başını omuzuna doğru eğdi kokladı gömleğe sinen aşkının kokusunu.
Aklı gitti bir an,öldüklerinde  tıpkı şimdi yaptığı gibi birbirlerinin giysilerini koklayıp hasretlerini nasıl dindirecekleriydi aklına gelen.
Sustu söylemedi içinden geçen düşüncelerini .
Bilirdi ki çok üzülürdü sevdiceği.
Bir yandan da sohbet ediyorlar geçmişlerinde bıraktıkları hatıraların ucundan tutup çıkartıp yad ederlerken o an  güneşte parlak ışığı ile kendilerini selamlamıştı bile.
 işte güneşimiz de doğdu dediler.
Tıpkı eski günlerimizde ki gibi deyince adam ,bir an ikisi de göz göze geldiler. Bunu yapmayalı kimbilir kaç zaman olmuştu? 
Aynı an da ikisi birden gülümsediler birbirlerine .
Sahi ya  hayat mücadelesi içinde şu yarım saatlik sohbet dahi kendilerine ne kadar lüks olmuştu.
Bunu kendilerine yapmaya hakları yoktu:(
Karar verdiler bunu sık sık yapacaklarına.
Tabii hayat mücadelesi göz açtırırsa.
İşte bir işe gidiş saati daha gelip çatmıştı bile.
Öptü yanaklarından dua ile  uğurladı sevdiğini kadın.
Ardından içeri giren kadın şu kısacık şiiri okudu defalarca.
Bitiyor yine yeniden derken ezberine almıştı bile şiiiri


Yaşamak yaşlanmaktır sarmaşıp sevenle
Yağmurda iki sevgili ıslanır ya işte öyle

Paylaştığımız kadarsak ne kadar da azız
Saysak belki deniz de bir damla kadarız...

                                                     Mehmet  Orta...