Vişnap

Yaban Mersinli Zeytinyağlı Pırasa

0
Merhabalar..
Bugün biraz yazmak istiyorum içimden ne geliyorsa hiç düzeltmeden kesmeden silmeden düşüncelerimi sesli olarak burada yansıtacağım.Madem blog gibi sesimi duyuracağım bir imkanım var blogların sessizliğine ses olayım istiyorum.

Sosyal medyanın evet bizlere bloglarımıza yaptığı olumlu katkıları kabul ediyorum ama bloğun önüne geçip ilk sırada yer almasına yer verilmesine itiraz ediyorum.Ne olursa olsun bloglar bizlerin öz evladıdır.!

Bazı geceler sevdiğim takip ettiğim blogları okumak için ziyaret ediyorum kimi zaman vakit darlığından pek yorum yazamasam da neler yazmışlar neler paylaşmışlar bizlerle diye büyük keyif alarak okuyorum.

Kimileri ki "bunlar çok çok azınlıktalar"sık sık güncelleniyor görüyorum okuyor ve çok seviniyorum.

Hele bazı çok değerli paylaşımları olan bloglar vardı ki inanın içim acıyor üzülüyorum üzerinden yıl hatta bazıların da yıllar geçmiş ve güncelleme bir yana unutulmuş üzgün öylece terk edilmiş bekliyor yazılarını yazan adminini merakla bekliyor özlemle hasretle.!

Her geçen gün blogların durumları geri gidiyor eski alakalar eski coşkular bana göre artık yok.Kişiler de blog okuma yazma istekleri kalmamış sanırım ki aksi olsa yine o kaybedilen heyecan ile bloglar güncellenir şenlenir renklenir sayfalar.!

Ben kendi şahsıma o eski neşeli güncellenen bir yürek bir el bloğunun üzerinde olan biz blogerlerin neden bloglarını atıl duruma düşürdüklerine pek anlam veremiyor bu duruma üzülüyorum.

Hani tamam instagram çılgınlık hepimiz kendimizi kaptırdık kaptırıyoruz sosyal medyanın dişli çarkı olan instagrama hırs ile hurra peşinde ardındayız.Bir elimiz beğeni tık diğer elimiz aman tarif yazayım buraya da beğeni takip olsun düşüncelerinde olunca kişiler de "BEN ŞAHSIM ADINA O DERECE KENDİMİ KAPTIRMADIM BENİM İÇİN ÖNCELİK BLOĞUM VE UMARIM HEP ÖYLE DE OLACAK OLMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM."Tabii bu durumda bloglar da ikinci plana düşüyor haliyle.Ve bu durum bana göre çok üzücü.

Ne olursa olsun ben bloglarımla nefesim ruhum yetene kadar hep ilgileneceğim.Bunca işlerimin arasında her iki bloğumu birbirlerinden ayırmadan yazıyor yazıyorum.

Bazen sıkılıyor kapatıyorum pc imi günlerce açmıyorum.İşte o an bende bir endişe hasıl oluyor yoksa bende mi blogtan soğudum diye.Ertesi günü uyanıp işlerimi bitirip bir geçeyim diyorum ki bloğa Allah'ıma binlerce şükürler olsun aynı heyecanım isteğim devam ediyor.

Lütfen bloglarınıza bloglarımıza üvey evlat muamelesi yapmayalım onları daha da çok sevelim diyorum ve bugünün tarifini yazayım artık değil mi,bayağı bir dolmuş içim yazdım da yazdım.
Malzemeleri:
700 Gr Pırasa
2 Adet orta boy havuç
1 Çay bardağı kuru yaban mersini
Çeyrek çay bardağı pirinç
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı nar ekşisi
Tarifi:
Pırasaların ve havuçların dış kabuklarını soyup atalım.Yıkayıp pırasaları verevine 3 cm genişliğinde havuçları ince yuvarlaklar halinde keselim yıkayalım.

Kuşaneye havuç dilimlerini alalım bir yemek kaşığı fındık yağı ile hafif soteleyelim bir iki yemek kaşığı sıcak su ilave edelim.Havuçlar hafifçe yumuşasınlar.

Üzerine pırasaları,yaban mersinlerini,pirinçi,tuzu,toz şekeri ve nar ekşisi ile sızma zeytinyağını ilave edip bir iki dakika soteleyelim.Üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak suyunu verip kapağını kapatarak orta ateşte pişmeye bırakalım.Pırasalar yumuşayıp pirinçler uzadığında ateşi kapatalım.
Kendi tenceresinde soğutup dinlendirelim.
Ve borcama alıp isteğe göre yerken üzerine limon suyu ilave ederek servise sunalım.
Yaban mersini ve nar ekşisi zeytinyağlı pırasa yemeğimizin biraz rengini değiştirip boyasa da inanın o ekşi mayhoş lezzeti için mutlaka denenmeli diyorum. Sevgilerimle..