Vişnap

Geçmişten Bir Sayfa...

2
Geçen sene bu vakitlerde gitmiştik en son.Az ilerimiz de tahmini bir kilo metre ilerimiz de deniz manzaralı harika çam ağaçları ile kaplı korumuza. Eskiden  hıdrelezlerimizi orada kutlardık,pikniklerimizi yapardık.Sıcak havalarda oksijenimizdi biz mahalle sakinlerinin.Az ötesinde de Victoria'nın bahçesinden denize girerdik.Victoria'nın oğlu Atilla 'da sınıf arkadaşımdı.Sıcak günlerde kurtarıcımız olurdu o serin yeşil koru ve buz gibi Boğaziçi'nin serin suları.

Tabii ben o zamanlar yüzme bilmezdim. Küçücük,minicik çelimsizdim.Ben de benim gibi olanlarla cıbıl cıbıl kıyıda sularla haşır neşir olurduk.Uzaklardan  koca koca geçen şilepleri,gemileri seyrederdik kimi Karadeniz'e açılırdı kiminin de Marmara'ya doğruydu rotaları.Bazen de kenarda ki o keskin minik taşlar ayaklarımızı keserdi kanardı ayaklarımız.O yüzden oldum olası denizde ayağımın yere temasını hiç sevemedim.Hep böyle derinlerde  denize gireyim hiç değmeyim o yerlere bu kum da olsa öyle işte huylanıyorum.

Hani yengeç filan ya ısırırsa ayağımı diye:))Bir de deniz analarıdır aklımı başımdan alanlar.Yosunları hiç söylememe gerek yok sanırım.Karşı denizin ortasında bir büyük sal vardı hep derdim büyüyünce  ilk yüzme öğrenip o sala gideceğim diye.Veee yıllar sonra bu hayalimi gerçekleştirmiştim.Gerçekten  o sala yüzüp yüzüp te çıkmak öyle keyifliydi ki.
Korudan girdim konuya,denizi hayal edince denize doğru çeviriverdim yazımın rotasını ah ben deniz aşığı benden başka ne beklenir ki?:))Gelelim koruya .Sonraları bu koru yanında bulunan fabrikanın lojmanı olarak tahsis edilince bizler bu güzelliklerden mahrum kaldık .Her ne kadar gelip gitmelerimiz olsa da sonuçta eski tadı vermezdi.Victoria'nın evinin olduğu arsada gemi yapım alanı olmuştu.Onlar da arsalarını,evlerini satıp gitmişlerdi uzaklara:(Bir iki üç derken gidişlerimizin arası uzadı açıldı  gün geldi gitmez olduk.
Bir gün Fabrika satıldı,kapandı .Korunun içinde ki lojmandaki evler boşaldı atıl bir şekilde evler de ne kapı ne cam çerçeve kalmıştı.Duyduklarımız  bizleri çok üzmüştü .Orada çok hatıralarımız vardı.Bundan epey bir süre  önce  yaz başlarıydı hadi gidelim mi bir bakarız,tam çimlerin ortasında ki bankta masalı olan bankta  oturur anılarımızı yad ederiz dedik.

Gittiğimiz de durum bir öncesine göre daha da acıydı o canım çimleri yabani otlar bürümüştü oradaki masa da yok olmuştu sadece tahta parçalarından bir ikisi yerlerdeydi.Her yerler çalı dikenlerle  kapanmış vahşi terkedilmişliğin hüznüydü gözlerimizin gördükleri:((Bir  geçmişin sayfasını daha kapadım o gün sadece anılarımda yaşayacak o günün güzellikleri.Sonrasında ise gördüklerim atıllıkları ve çirkinlikleri ise unutmak istiyorum.