Vişnap

Düştüm.Yıkılmadım Yataktayım:))

19

Dün cafede kalabalıkla pek güzel  neşeli keyifli iftarımızı yaptık.Çok şükür Allah kabul etsin cümlemizin ibadetlerini.İftar sonrası içilen çayın tadı da hiç bir şey de yok.

Teravih  başlamadan eve gideyim diye cafeden çıktım. Güya erken eve gelmek istedim .Ahh nasıl da görmedim kör gibi o tretuvardaki belediyenin koyduğu simsiyah kocaman blok gibi taşı :( 

Göremezdim çünkü tam paralelinde siyah araba park etmiş.Fon siyah taş siyah olunca,ben de kuş gibi uçtum düşerekten taşa ayağım takılınca .Hani utandım çok filan diyemeyeceğim .Çünkü öyle çok canım yandı ki yerden kalkmayacağımı hissettim ki bir el uzandı bana doğru.

Genç bir delikanlı hanımefendi aman geçmiş olsun deyip beni yerden kaldırmaya çalıştıkca ıhhh yok anam babam ben acıdan öyle bir bıraktım ki kendimi ayyy vinç gelse beni ancak kaldırır bu düştüğüm yerden diye hayıflanırken ,delikanlı bütün kuvveti ile ben de son bir gayretimle yapıştığım yerden kalktım şükür.

Hemen park etmiş  olan arabanın tamponuna yaslandım acıdan gözlerimden yaş geliyor.Birde basiretim bağlandı ki o halde taksiye bindim . Doğru eve geldim..Eşimi arayacağım .belki geçer diye telaşlandırmayım dedim .

Bir de camiiden çıkmasını bekledim ama benim ayak anında şişko oldu sol  ayağım daha da bir şiştikçe şişiyor mosmor oldu eve geleceğime keşke hastaneye gideydim diye bin bir pişmanlıklar içindeyim.

Bir yandan acıdan öyle çok canım yanıyor ki:( Terliğimin içine de sığmaz oldu sol  ayağım.Ha dizler her ikisi de yaralanmış berelenmiş kanamış ama hiç duymuyorum dizlerimin acısını sol ayak baskın çıkıyor. 

Eşimi aradım hemen geldi doğru hastaneye gittik.Tekerlekli araba diyeceğine eşim öyle çok telaşlandı ki hani el arabası nerede dedikçe ya sussana ne el arabası ben kendimi çimento torbası gibi hisseder oldum .

Öyle de telaş olmaz ki aaa canım benim ha şuna tekerlekli araba desene dememe kalmadı görevli hemen getirdi beni bir oturttular ki. Aman Allah'ım ne zor yerleştim oturdum kıpraştırmayın beni daha da diyesim geldi.

Gözlerimden yaşlar iniyor usul usul.Hemen film çektiler .En çok korktuğum rabbime yalvardığım dua ettiğim ne olur kırık olmasın rabbim diye yakarıyorum .Başıma gelecekleri senaryo gibi kafamda tasarlıyorum.Aman Allahım bir başkasına bağımlı yaşarsam bu ne zor bir geçiş süresi olur diye öyle çok üzülüyorum ki .

Taa ki filme bakan doktorun kırık yok demesine kadar sürdü tedirginliğim.Kırık yok fena dönmüş ayağın deyip kalçadan bir iğne geceyi rahat geçirmem için yaptılar bandaj ve jel verdiler.

 Ben ki iğneden  aklı çıkan vişnap gıkımı bile çıkarmadan  oldum kuzu kuzu iğnemi.Ve eve geldik bin bir tantana ile yatağıma kadar getirdiler beni

 .Şimdi mecbur kalmadıkça çıkmıyorum yataktan lohusalar gibi hisseder oldum kendimi.Ve canım da çok sıkılıyor:(( Ve böyle zorunlu yatarken bol bol düşünme fırsatı da oluyor insanın .

Şu bir gerçek ki sağlığımız her şeylerden  çok çok değerliymiş.Ne zaman bir yerimiz acıyor ya da zedeleniyor işte o zaman kıymetini anlıyoruz o organımızın .Ben de karar verdim en kısa zamanda iyileşsin sol ayağımı çok şımartacağım tabii sağ ayağımı da unutmadan her ikisine de eşit davranıp onları çok seveceğim...

Sevgi ile ve en önemlisi sağlıkla kalın...