Vişnap

Gezmeler....

0





Gün güzel,güneş güzel olunca bugün bende kıpır kıpırdım .Dün geceden arkadaşla kararımızı verdik gezeceğiz ,turlayacağız sahil boyunca yürüyeceğiz.Karar verildi gece yatıldı uyundu uyanıldı.Mini bir kahvaltı evde,maksat çabucak dışarı çıkmak.

Dışarılar bir kalabalık bir kalabalık semt dışından bu taraflara gelenler  ,semt pazarının kurulma günü,yeni bir büyük market açılışı filan hepsi aynı güne denk gelince adım atmak neredeyse imkansız.Hele arabalardan karşıdan karşıya geçmek araba sürücülerinin insafına kalmış bir şey.

Ki o sürücüler nasıl aldılarsa o ehliyetlerini yaya geçidinde hakkım olan geçiş üstünlüğünü kaptırmamak adına yavaşlayacağı yerde gaza basmaları filan ne kadar ayıp ne kadar görgüsüzlük .Kınıyorum o tür saygısız sürücüleri:((

Neyse arkadaşla önce bir pazara uğradık baktık değişik bir şey yok.Vakit kaybetmeden pazarın dışına çıktık .Tam o büyük meydanda sıralı sokak köftecileri dizi dizi.Nasıl güzel kokuyor  köfteleri,miss miss Allahtan karnımız tok.Karar aldık haftaya cumartesi aç karına gelip köfte  yemesekte ki aklım tükürük köftelerinde ama muhakkak tavuk ızgara yiyeceğiz.

Sahiller cıvıl cıvıl banklarda oturanlar seyyar satıcılar tam bir curcuna.Yaz gibisi varmı dedirtiyor havanın güzelliği.Çoluğunu çocuğunu alan bizim gibi kendilerini atmışlar dışarılara.Konuşaraktan sohbet ederekten sahili yarıladık bile.

Tam yeni açılan büyük marketin önüne geldik .Baktım koca bir tavuk dönerini takmışlar  arkasında upuzun bir kuyruk .Bu ne böyle?Meğer ilk gün açılış şerefine  gelene gidene promosyon bedava döner ekmek ikramı var:)

Buralarda böyle büyük marketlerin açılmasını her zaman destekliyorum .Hiç olmazsa diğer  pahalı satan marketlerde kendilerine gelirlerde uçuk olan fiyatlarını aşağılara çekerler .Rekabet güzeldir.Nedeni yaşadığım semt o kadar pahalı ki sanırsınız Paris.Ne özelliği varsa her yere uzaktayız ya Ondan biliyorlar onlardan alışveriş yapmaya mecburuz.

Bundan böyle uçurunda görelim fiyatları,oh olsun sizlere dedik bizde bir iki bir şeyler alalım diye girdik marketten içeri.Alacaklarımızı aldık.Ayyy o ne kuyruk kasalarda sanki bedava veriyorlar ürünleri:)Arkadaşa ben asla bu kuyrukta beklemem aldıklarımı geri bırakıyorum ,O da ben de asla beklemem deyip bırakıverdik elimizdekileri ama olduğumuz yere değil aldıklarımızı aldığımız yerlere götürdük iade ettik .

Sevmem orada burada bırakmayı.Bazılarımız da oldukları yere geri bırakıyorlar aldıklarını ayıp vallahi. Müziğin sesini de bir açmışlar kafamı şişirdiler fena çok fena bu kadar müzik açınca noluyor ki insan ne alacağını şaşırıyor .

Hadi gel deniz kenarında banklarda biraz oturalım, dinlenelim tekrardan yürüyüşe devam dedik.Şaka bir yana az değil ki yürüdüğümüz yol.Birde kıştan yeni çıkıyoruz bedenler ham idmansız bu bile yetti canımıza ama bir kere  inat ettik yürüyeceğiz diye.Yaklaşık 6 veya 7 km  vardır varacağımız yer toplamı.

Yollarda renk renk laleler,erguvan ağaçları muhteşemdi görünüm.Sonunda gideceğimiz olan cafeye vardık öyle yorulmuşuz ki garsona dedim deniz kenarında yer boşaldımı hemen bizi oraya transfer ederseniz sizlere helalinden simitler alacağım dedim gülüştük eğlendik.Ama oturanlar bir oturmuşlar kalkacakları yok ki:(

Bizim gözler hep orada oturanların üzerindeydi ki aaa bir masa kalkıyor  hop zıpla arkadaşa dedim bir  hamlede kaptık denizin kenarındaki masayı oh keyfini çıkarmalı şimdi deyip demli çaylarımızı keyifle yudumlamaya başladık.Gözler karşı sahillerde denizin üzerindeki martılarda.

Ya gelen geçen gemiler,şilepler,ya İstanbul ile  özdeşleştirdiğim vapurlara ne demeli seyretmelerine doyum olmuyor.Baktık karnımız açıkmış ne yesek dedim hep hamburger  tost yiyoruz bugün değişik yiyelim deyip birer adana kebap ve tavuk şiş söyledik .Bir de  ortaya salata .

Oyy çabuk getirselerde yesek açık hava deniz  nasıl iştah açıyor sanki benim çok ihtiyacım varmış gibi .Olsun ekmeğimi çavdar olarak tercih ettim kâr kârdır değil mi ama yeaa?:)))Ahh haa haaa  o ne  o kim birden  irkiliyorum dizlerime zıplayan bu varlıkta ne, neyin nesi diye minicik çığlık attım boş bulununca korkuyor  insan öyle demeyin ne var yani.

Nereden bilebilirdim ki Kibar Feyzom'un beni görüpte soluğu dizlerimde alacağını .O bir kedi sonuçta ben geldim vişnapım diyecek hali yok ya:)) Kedimle aramızda çok kuvvetli bir  sevgi var  böyle sarılıp mıncıklayasım geliyor .Hatta dayanamayıp bir gün kaptığım gibi eve getireceğim.

Öyle zor tutuyorum ki kendimi. Ahhh o kılları,tüylerinden frenliyorum kendimi .Haspam geçen gittiğimde aldığım kuru mamayı beğenmemiş yememiş .Verdim biraz  bir tekini yedi kaldırdı o güzel minnoş kafasını yüzüme bakıyor  yemeyecekmiş oyy ben sana kıyabilirmiyim hiç deyip doğru pet shopa gidip sevdiği  kuru mamadan aldım.

Nasıl severek büyük iştahla yiyor.Kedi deyip geçmemeli onlarında ağız tadı var .Birde sucuk ve kaşar peynirleri ile  ziyafetini zenginleştiriyorum ki beni sevmezmi bayılıyor bana .Ben nereye  o da arkamdan koşarak geliyor.Çok kötü aklımı çeliyorsun seni seni canımm canımmm  kedim benim.

Haydi arkadaşım birer kahve içip artık eve dönelim mi dedim okey denince birer  damla sakızlı Türk kahvelerimizi sipariş ettik. Bekliyoruz.Bu ara bugün bir  çenem düşük neredeyse herkeslere laf atıp konuşasım var. Yan masaya bir iki laf atıp başladım mı sohbete  arkadaşım bana aman ya sende üfff üfflememelere başlayınca kısa kestim konuşmaları .

Neden  dedim nedeni kanı ısınmamış.Üffff  sanki arkadaşmı edineceksin kendine  ,bir daha ne zaman göreceksinki?Bu ne böyle ne kadar uzatmışım yazımı bugün .Vallahi ben dedim bugün çok konuşmalar yazmalar  ihtiyacları içinde  olduğumu, nasılda belli oluyor:)

Neyse  bugünlük bu kadar yetsin .Zaten sonrasında eve gittik akşam yemeği için yemeği ocağa koydum pişe duruyor .Ne mi pişiyor?Karalahana sarması.

 Sevgiler...

Kibar Feyzo'm da aşağıdaki karede:))