Vişnap

Sosyete Pazarı...

2
Dünden niyeti kurdum bugünden sosyete pazarına gidip o curcunanın içinde yer almak istedim:) Severim oldum  olası bayılırım pazarlara ister sosyetiği olsun ister semt pazarı hatta 2/3 tezgahlı köy pazarlarını bile çok severim:)

Hava pırıl pırıl güneşli içim kıpır kıpır acele ile  bir fincan sallama çay ve  iki galeteyi mideye indirip attım kendimi evden dışarı.Bizim sokağın başı nasıl kalabalık film seti tam kadro yine işbaşındalar.

Pis yedili dizisini çekiyorlar.Maşaallah buralar  film platolarına döndü.Eskiden bayağı rahatsızlık veriyorlardı film ekipleri çevrelerine:( Uyarı ikaz ihtar neyse artık pek eskisi gibi üzmüyorlar semt sakinlerini 
Merkeze  dolmuş ile indim acelem olduğundan yürüyerek vakit kaybetmek istemedim .Oysa çok severim yürümeyi .Merkezde bekle bekle minübüs gelmez Güya acelem var ya,Allahım ya sıkıldım beklemekten acaba vazmı geçsem derken filan bir yarım saat beklemişimdir muhakkak.
Ve sonrasında geldi nihayet minübüs ve pazara geldik nihayet.
İlk girişte  rengarenk mevsim çiçekleri ile  karşılaşmak nasıl mutlu etti beni nasıl sevindim.İyi ki evden çıkmışım dedirten yegane şey belkide  şu yukarıda ki muhteşem çiçekler oldu:)) Attım kendimi pazarın içine Daha yolda karar verdim asla  çok çok beğendiğim aklımın kalacağı bir şey olmadıkca giysi filan almamaya kararlıydım.

İnşAllah dediğimi uygularım .Daha kolumu sokmadığım kıyafetlerim beni bekliyor dolaplarda al al al nereye kadar bu iş deyip bu kararla ve azimle girdim o büyük pazar kapısından içeri .Offf off şallara bakın hele  acaba alsam mı bir iki tane ?!!! 

Yok almayacağım yürü vişnap'ım  bir başka tezgaha dedim hemen ayrıldım oradan:)Aneyyyy pabuçlara bakın nasıl da güzeller acaba yok daha havalar ısnmadı ki tam olarak ısınsın bir.Aşağıdaki pabuçlar muhteşemdiler:)
Bir sürü bir sürü fotoğraflar çektim pazarda tam baktım da 68 tane  çekmişim.Başladım mı kendimi tutamıyorum, nedense çok seviyorum fotoğraf çekmeyi:)

Bir baktım  bir tezgah Allah'ım mıh gibi çivilendim önünde,nasıl kilit olmam.Vallahi sizde benim gibi mutfağa,bıçaklara,mutfak aletlerine meraklıysanız aynısından olursunuz:)

Yeni gördüm ben bilemem belki de daha öncesinden vardır da haberim olmayabilir:)Bir sebze soyucu ki kırmızı lahanıyı,havucu,kabağı,salatalığı biberleri incecik jülyen doğruyor hem de jülyen doğramanın en kibar hali ile ip incecik bayıldım öyle seyrediyordum ki aaaa  o da ne  bıçağın öte tarafı ile de kuru soğanı piyazlık doğramıyor mu. !!

Bayıldım hemen o an da kararımı verdim bu benim olmalı.Kaç lira dedim 10 lira deyince içimden aman sanki 5 lira olsa fenamı olurdu ama aslında laf aramızda değil 10 lira 20 lira  bile dese  verip parayı alacaktım.Aldım çantama attım.Bir de bonusu mutlu oldum:)

Komiğim vallahi komiğim alt tarafı bir jülyen doğrayıcı sanki pırlanta almış gibisin deyip belirgin bir gülümse yüzüme yayıldı hissediyorum bunu:)Tam tezgahtan ayrılacaktım ki aaaa inanmıyorum şu aleti az  aramamıştık arkadaşlarım için de bulamamıştık şu hale bakın ibadullah yaymışlar tezgaha tanesi 5  lira .

Yıllar önce Kıbrıs'tan getirmişlerdi de almıştım ben . Taaaa o zamanlardan belliymiş mutfağa ve yardımcı aletlerine düşkün olacağım:)) 
Tezgahta bayanlar aaa  bu ne nasıl birşey  aay ne hoş kesiyor alalım mı,yok almayalım aman napcağız filan konuşuyorlar.Ben dayanamayıp aaa alın alın ne kadar şık şekilli  patatesler kızartırsınız deyince  bana lafları aynen şu oldu;aman hepsi mideye  gitmiyor mu? ne gereği var?deyince ben  üzüldüm ya  iki de laf sokayım bunlara istedim.

Haklısınız zaten sizin gibilere değil benim gibi mutfağı seven değişik mutfak aletlerine meraklı olanlar için imal ediyorlar bunları.Siz kasap bıçağı ile doğrayın patateslerinizi deyip uzaklaştım yanlarından:) 

Sonrasında düşündüm neden laf sokma gereği duydum herkes benim sevdiğimi sevmek zorunda değil ki niye böyle davrandım derken  evet çok kullanışlı bir alet ya istedim herkesler sahip olsunlar:)
Artık epey dolaştığımdan sıkılmaya başladım.Gideyim döneyim  düşüncelerine giriverdim birden doğru çıkış kapısına yollandım ki aaa o da ne  atlamışım şu Bey pazarı ürünlerini satan  tezgahı hemen yanaştım.

Erişteleri görünce eşim geldi gözümün önüne. Çok sever cevizli olsun,şekerli olsun .Alsam mı almasam mı bocalaması içindeyken,alıverdim bir paket.Yarım kilosu 5 lira sanmam uyduruktan olsun lezzeti:)

Ben aslında bu tür yerlerden bu tür bilmediğim ürünleri hiç almam da bu sefer beğenmezsem atarız kediler yer düşüncesi ile aldım ki tam tersi de olabilir.Satıcı bayanın dediği gibi çok memnun kalıp devamlı müşterisi de olabilirim:)
Ovmaç çorbası içinde çorbalık kesmelerden ve bir de kurutulmuş sebzelerden de aldım.Makarna sosunda kullanacağım sebzeleri:)

                         
Şimdi doğru cafeye gidip çay içme zamanı indim durağa minübüs hazırdı beklemedi kalktı hemen 2 durak sonrası indim zaten.Karnımda acıkmış benim hiç farkına varmamışım.Geçtim deniz kenarındaki sarı örtülü masaya hamburger ve patates kızartması ve bir sürü çay ardından eşimden kalan elmalı nargileye de ben devam edeyim dedim.

 Bir iyi geldi dumanlarını denize doğru savurmak:)Ve sonrasında yine eve dönüş zamanı.Yarın da büyük ihtimal Üsküdar'da ki cuma pazarına ve oradan da kanatçı adı neydi yahuuu?Tühh unuttum.

İşte o salaş tavukcu da ızgara tavuk yemeğe gidelim diyorum bu sefer ki cümbür cemaat olacak.Arkadaşlarımı da  kandırıp,ayarladım:)


Bir pazar gezisi bu kadar mı uzun yazılır?Ki bu kısaltılmış,kırpılmış hali özet özet özeti bu:)Doymadım doyamadım yazmalara ben:)Seven vakti olan okur.Yok aksi ise bakınır geçer gider.Gönlüm okunmasından yanadır.

Sevgilerimi burada bıraktım gelenler alabilir birer tutam:)