Vişnap

Minik Kız Çocuğu Tavuk Haşlarsa.

15
   
Küçük minik bir kız çocuğuyum .Yıllar önceydi annem,babam kuzenim ve ben bir aradaydık,ölüm gelip sevdiklerimi alıp gitmemişti.O günler güzel günlerdi. Özlemle ansam da aslında pek aklıma getirmek istemiyorum o günleri. Baktım hasretlikleri  ruhuma düştü düşüyor hemen bir odadan bir diğer odaya atıyorum kendimi. 

Ardımdan da kapıları gümmm çarparaktan tedbili mekanda gerçekten ferahlık oluyor. Canımı acıtıyor onlarsızlık:(Benim aklıma ne geldiydi ne anlatacaktım tuttum ne anlatıyorum? Hani anneyle ilgili ya ondandır.

Her neyse bir gün annem evde yok ,evde yemekte yok belki de var bilemiyorum ki geçmiş zaman.Belki de benim ve tavuğun başına gelecekler vardı. Buzdolabında bir bütün tavuk ki o zamanlar tavuklar zaten bütündü sonradan ne olduysa tavukları kollarından bacaklarından tuttuk ayırdık parçaladık.

Ahhhaa haaa yaaaa konuyu  dağıtmakta da üstüme yoktur:)
Tamam sağa sola sapmadan konudan ayrılmayacağım söz veriyorum.
Hemen  buzdolabından tavuğu aldım çok iri görünüyordu tavuk yada benim ellerim minicikti bilemedim.

Aldım odanın  ışık alan yanına ne kadar kılı tüyü  varsa tek tek temizledim. İçime de darallar gelmişti.Hiç unutmuyorum o zamanın tavukları da çok kıllı  tüylüydü :)İçine tıktıkları ciğer di,taşlıktı onları da çıkardım tavuğun içinden bir de ocakta tütsüledim .

 Yıkadım yuğdum su dolu tencereye koydum.Başladı su ısınmaya ve kaynamaya tuzunu da ilave ettim.Ooohhh annem gelince ne kadar sevinecek süpriz yapmış minik kızım bana diyecek diye hayaller kuruyorum.

Bir baktım tencereye piştikçe suyu yeşilimsi gibi bir renk almış Allah Allah n'oluyor ki filan derken  bir şeyler yanlış gidiyor  ama ne bilemiyorum ki.Hemen tencereden tavuğu kurtarmalıyım deyip iki elimde iki çatal,kaşık geçmiş gün ne olduğunu da pek hatırlamıyorum.Bacağına saplıyorum bacak ayrılıyor gövdeden.Kanadına doğru usulca elleşiyorum haşlanmış olduğundan pek nazenin olmuş bizim tavuk.

Eee sıcak olduğundan elimle de tutup çekemiyorum ki o yeşil suyun  içinden tavuk bana  ben  tavuğa bakışıyoruz.Görünce ne bilim daha ben  miniciğim  ki:)Yokkk kurtarma operasyonu başarısız geçtiğinden şimdi delilleri ortadan yok etmeli annem gelince görmesin tavuğun başına gelenleri.

Tanınmayacak haldeydi zavallım birde benden aldığı çatal darbelerinden vahimdi durumu parça pinçik etmişim.Tuttum yatak odasının kapısının arkasında ki dikiş makinesinin üstüne kondurdum sıcak tencereyi.Mobilyası pek fena olduydu sıcağı görünce.

Annem geldi yemek yedik oturduk falan  filan  yatacağız,yatak odasından bir ses bu neeeee bu  neee ben unutmuşum gitmişim tavuğu.Hay Allahım ya tam da yatacakken  şimdi azarlanma mı olur ki belki dayakta vardır işin ucunda diye hemen babamın arkasında aldıydım soluğu.

Hiç kıyamazdı bana hayatımda bir defa dövmüştü onda da haklıydı.Onu da bir başka zaman anlatırım.Annem kızım  bu ne bu tavuğa ne  olmuş böyle  ben anne bilmiyorum ki :(

Kızım sen bunu ödüyle mi pişirdin? Anne  öd ne ki?  O ödün  ne olduğunu öyle güzel öğrendiydim ki asla unutmadım.Bir daha ne zaman  tavuk   haşlayacak olsam önce içinden ödünü çıkartıyordum.Şimdiler de Allah'tan  tavukları temizleyip satıyorlar .Şimdikiler çok şanslılar:))

 Bende  şanslıydım dayak yiyeceğim derken  başımı okşayıp olsun  kızım öğrenmiş oldun dediydi annem :)  O zaman ki anneler de tokatı ne zaman atacaklar  hiç belli etmezler di :)