Vişnap

Zeytinyağlı Bakla...


Malzemeleri:
Yarım kilo taze yeşil bakla
3/4 sap taze yeşil soğan
Bir orta boy kuru soğan
Yarım çay bardağı zeytin yağı
Bir tatlı kaşığı toz şeker
Bir çay kaşığı tuz
Bir tutam un
Yarım demet dereotu
Sarımsaklı yoğurt

Tarifi:
Baklaları ayıklamazdan önce bir tasa  bir çorba kaşığı un ve yarım limonun suyunu koyup bol su koyup çırpalım.Ayıklayıp,doğradığımız baklalarımızı bu limonlu,unlu suya koyalım ki pişirene kadar ki zaman diliminde kararmasınlar. 

Yeşil renklerini muhafaza etsinler.Kuru soğanımızı piyazlık doğrayalım.Taze soğanlarımızı da ayıklayıp yıkayıp verevine birer parmak eninde doğrayalım.

Kuşanemize baklalarımızı ,soğanlarımızı,yıkadığımız ve incecik doğradığımız dereotlarımızın yarısını tuzunu,toz şekerini zeytin yağını koyalım .Üzerine de bir tutam elimizle un serpelim.Ve üzerini bir parmak geçecek kadar su koyalım.tenceremizin kapağını kapatıp kısık ateşte baklalarımız yumuşayana kadar pişirelim.

Soğuyunca borcama alalım ve bol dereotunu serpelim.Arzu ederseniz ki esası yoğurtlu sarımsakla servis edilir.Lakin bazılarımız sevmediğinden sade yemeği tercih ederler.Hatta bazılarımız bu mükemmel lezzetteki baklayı dahi sevmiyorlar :( Şaşıyorum onlara...

Sevipte yiyenlere afiyet olsun.Sevmeyenler de biran önce sevmeye başlasınlar diyorum:)) 
Afiyetle ve sevgi ile kalın 




Hüzün Mevsiminde Demlenir Çayım...





Hüzün demli çayımı yudumluyorken sensiz.

Semaver sinesini kavuran ateş benim.
Olmadığın demlerde çayım renksiz desensiz.
Gamzenle tütsülensin veda vakti kefenim.

Sanki bir şiir sözü çay desenli gülüşün.
Renk ahenk harmanına gül usaresi sızar.
İçini dolduransın vuslata dair düşün.
Yüreğime saklan ki değmesin sana nazar.

Baharı müjdelerken erguvan kokan dallar.
Benim baharım öksüz ve çayım hüzün demli.
Hasret iklimlerinde sana değgin masallar.
Demliğimin nefesi buğu buğu elemli.

Çayın nağme olduğu bestenin billûr sesi,
Emsali bulunmayan gamzenden ilham alır.
Dudaklara değince ince belli busesi,
Sel gider de hayalde gamzenin izi kalır.

Hazan zamanı düşer dalların hayalleri.
Hüznüme ortak olur üşüyen kuru dallar.
Ve baharı beklerken Nedim’in nihalleri.
Seni içinde gizler çay suretli masallar.

Çayımın rengi hüzün hasretken ellerine.
Ellerin ki her zaman yüreğimin üstünde.
Karıştın taptazeyken hazan mesellerine,
Bayram sandığım demde ellerime küstün de…
                                                                                 Zakir.....

Düğün Çorbası...

Ve inandım artık eminim mutfak işini seviyorum ben .Hele de yemekti filan bayılıyorum yapmalara Zeytinyağlılar,mezeler,salatalar ile muhabbetimiz  çook çok fevkalade:)Bir başka kıskanır bizi böyle içli dışlı gördümü bilumum hamur işleri:))

 Dün gece otururken düğün çorbası vurdu aklıma ya  onu mutlaka yapmalıyım o an da hemen buzluktaki kemikli eti çıkardım kanı gitsin diye suya koydum beklettim bir müddet: Sonrasında düdüklü tencereye suyu koy eti kemiği içine at kur saati yarım saate  haşlansınlar diye beklerken ben de FF'e bakındım bu arada.

Saat çaldı bekledim soğusun  düdüğü tencerenin her zaman  çok korkmuşumdur  şu düdüklü tencerelerden  O yüzden gittim bir dünya paraya Tefal'in düdüklüsünü aldıydım ilk çıktığında hani böyle emniyetli patlamaz,çatlamaz diye  çok fena kanmıştım .

Değil o para  o verdiğim paranın iki katı bile olsa o anda verirdim .Bir de hani bi dünya para verdim ya  sanki kuş kondurması gerekiyormuş gibi hep neden  diğer düdüklü tencerelerden daha kısa sürede pişirmez ki bu meret yiyecekleri diye her kullandığımda  diklenir tencereyle kavga ederim:)

Al işte yine  yarım saatte  pişirmemiş eti :( Yok asla bir daha böyle pahalı ürünleri sırf marka diye almayacağım.Dolabımın en altında duran ucuz markasız düdüklümle aynı işi yapıyorsun  Tefal  hııhh:) Neyse yeter bu kadar  sızlanmam ,söylenmelerim geçelim tarife:) 
Malzemeleri:
Bol etli kemik (koyun gerdanı da olabilir)
Bir yumurta
İki çorba kaşığı dolu dolu un
Yarım limonun suyu
Bir çorba kaşığı tereyağı
Kırmızı pul biber
Tuz
Tarifi:
Etimizi düdüklü tencereye alalım.Üzerini kapatacak kadar su ilave edelim.Yaklaşık bir saat pişirelim .Piştikten sonra eti kemiklerinden iri parçalar olarak didelim et suyunu da süzelim bir başka tencereye hepsini koyalım .

Diğer tarafta sosunu hazırlayalım.Ununu ,limon suyunu ve  yumurtasını iyice çırpalım kaynamakta olan çorbamızdan da kepçe kepçe alıp sosa ilave edelim çırparaktan karışsınlar ılınsınlar sosumuz.Tek bir yönde devamlı karıştırarak  azar azar ilave edelim.

T uzunu en son katalım.Bir iki taşım kaynadımı altını kapatalım.Bir minik sahanda tereyağını yakalım kırmızı pul biberlerini ilave edip çorbamızın içine dökelim .Not: sizde benim gibi sirke sarımsak seviyorsanız bu çorbaya çok yakışıyor tıpkı paça gibi.Tavsiye ederim.
Afiyet olsun.



Güzel Geçen Gün...

Hani dünden demiştim bugünüm için lati lokum tadında geçsin diye.Evet gerçekten bugünüm Lati lokum tadında geçti.Sabah çayımı içtim.Evden çıktım durağa kadar önce 7 Ayet-El-Kürsuları okuyarak gittim.Ne bilim öyle denmiş öyle öğretilmiş.Öğrettikleri gibi aynısını yapıyorum hep.

Ne derece doğru bilemem de,doğru mu derken hani şey için dedim,illa 7 lemek şart mı acaba?Bu üç olur,beş olur veya on beş Ayet el kürsu olabilir. Sağıma,soluma,önüme,arkama,yukarıya,aşağıya,birde son 7nciyi içime nefesime çekiyor içe doğru üflüyorum.

Bir de neden okuyup üflüyorum söylemeye unuttum.Çünkü hiç sevmem Vergi Dairelerini illa bir aksilik olur diye huzursuzlandığımdan.Ne kadar bildiğim dualarım varsa hepsini arka arkaya  okurum varana gidene kadar.

Allah'ım indim gideceğim yerin durağında.Aaaa gittim ki yaa  inanmıyorum Maliye hala  gelmemiş Kavacık'tan  ne zıkkımsa?Hatta artık bundan böyle Kavacık'ta kalacak dediler:(Tekrardan  durağa git  bin dolmuşa,bir yandan da söyleniyorum vırr vııırr:)

Gittim doğru cafeye eşimin yanına ben hayatta  zor bulurum Rüzgarlı Bahçelerde maliye binasını .Tuttum eşimin kolundan seninle acil bir yere gitmemiz gerekiyor diye .Koşa koşa gittik .Oraya bir gittik ki aamanın amanın kocayı iyi ki almışım yanı başıma :) iyi bir masrafa girdi cancağızım:) .

Oy seviyorum da böyle anlar da daha da  çok seviyorum sevgilimi,bir tanemi. Ha bu arada bu kira gelir vergisini neden devlet yakaladığından alıyor da benim karşı binam vermezken ben neden veriyorum diye biraz kendimi enayi gibi de hissetmiyor değilim:(Dilerim bir gün onlar da benim gibi mükellef olurlar.

Dönüşte cafeden içeri adımımı atmamla Kibar Feyzo'm yanımda bitti oysa ben onu sevecektim baktım o beni seviyor okşuyor,sürünüyor bir şımarıklıklar aman Allah'ım delirdi kedicim beni bu kadar mı çok özledin sen  kuzum deyip dayanamadım kucağıma bir aldım bunu,aman yarabbim üstüm başım sıvama kedi kılı oldu:(

Olsun napim bugünde böyle olsun çok sevdiğimden kılına tüyüne katlanacağım artık.Birde  çocuğu yolladım bir sürü sevdiği kuru mamalardan aldırdım.Dolaptan da sucuk,kaşar peyniri ne varsa yığdım önüne yesin diye:)

Nefes bile almadan yedi bitirdi hepsini.Deli kuru mamalarından da yedi çatlayacak haberi yok:)İkindileri yapılan kahvaltıları sevdiğimi beni tanıyanlar bilirler denizin yanında ki masaya hazırladılar kahvaltıyı bir de melemen acılısından  ohh hayat hep böyle geçse dedim içimden:) 

Sonrasında bir orta şekerli kahve ve sevgilinin nargilesinden çekilip martılara doğru savurduğum nargile dumanları ile pek hoş pek güzel geçti bugünüm:)

Kuru Yufka Böreği...

Harika güzel bir börek olduğunu belirteyim .Dün yaptım bugüne gramı kalmadı dersem anlayın ne derece lezzetli olduğunu:)
Şimdi dayanamadım tarifini vereyim istedim.Yalnız çok acelem var hemen gitmem gerekiyor.

Artık eve dönüşte tarifi,malzemesi, yapılışı .Her bir şeyi eve dönüşte.Bekleyin Çabucak geleceğim ben.:))Nerede kalmıştım ben?Bahsettiğim lafımdan:)
Hemen gelmem saatleri buldu .Evden bir çıktım mı nedense eve dönmelerim dediğim saatlerden hep geç oluyor:) 

Şu kuru sac yufkasına her zaman bayılmışımdır tadına lezzetine  .Hem tatlısı hem böreği oluyor .Her zaman elinin altında mutfağının bir köşesinde olması inanın ki büyük kurtarıcı .Dün baktım ,bakındım ne var ne yok mutfakta diye.

  Kuru yufkalarımı gördüm .Sevindim hemen bir tepsi pişireyim dedim ama bir tepsilik kalmamış ki yufkalarım ben de  ufak tavada yaparım deyip sıvadım kollarımı:) Haydi başlayalım mı  işe malzemelerden :)


Malzemeleri:

7-8 Kuru yufka
250 gram kıyma
2 orta boy kuru soğan
Karabiber
Tuz
Kırmızı pul biber
1 litre et suyu, yoksa et su tablette olabilir  ama  lütfen  knorr olsun.


Tarifi:

Önce işe kuru soğanlardan başladım onları piyazlık doğradım ve tavaya alıp kavurmaya başladım.İyice karamelize olunca kıymasını da ilave ettim kırmızı pul biberi ve tuzunu da kattım güzelce kavurdum inmesine yakın karabiberini  koydum hem de bayağı bir  bol koydum karabiberi çok severim de .

Diğer tarafta aniden bu böreği yapmaya karar verdiğimden elimde hazır et suyum yoktu. Medet knorr et su tablette deyip kaynattığım suya 2 paket atıverdim çakma et suyumu elde etmek için.

Diğer tarafta bir tepsiye sıcak suyu koydum et su tabletimi de attım içine fokur fokur kaynayınca kapatıp ocağın altını.Doğru tezgahın yanındaki kuru yufkaların yanıbaşına .Böreğimi pişireceğim dönderme tavamda hazır yanıbaşımızda.

Margarinle her tarafını yağlayalım.) Eee hadi bakalım başlayalım et suyu ile ıslatıp döşeyerek böreğimizi yapmaya..Teker teker yufkalarımızı ister bütün istersek ortadan ikiye üçe hatta dörde kırarak et suyunun olduğu tepsiye batırıp batırıp tavamıza döşeyelim.

Tam yarıya geldik mi kıymalı iç harcımızı düzgün ve eşit yayalım her yanına .Ve kalan yufkalarımızıda aynı şekilde döşeyerek bitirelim .Ve tavamızı ocakta çevirerekten  pişirelim .Altı pişip kızarınca kapağı ile alt üst edip diğer kısmınıda pişirip kızartalım. 

Tavanın kapağı ile  böreğimizi servis tabağımıza alıp dilimleyelim servise hazırdır . Ve  elimdeki son kuru yufkalarımıda bu şekilde bitirdim .Şimdi satın almak için adres araştırıp bulmam gerekiyor.Varsa bildiğiniz yer çok makbule geçer...

Afiyet olsun şimdiden ...





Lati Lokum Tadında Olsun Yarınım...

Uyuyacağım uyanacağım.Çayımı içeceğim.Ve hiç sevmediğim en nefret ettiğim yere gitmek işlerimi halletmek için yarın erkenden evden  çıkacağım.Adımlarım bir ileri iki geri gidecekler:(Ertele ertele vakit kalmadı yumurta geldi kapıya dayandı.Umarım sıra yoktur yarın...Vallahi hayatı bizlere zehrediyorlar,diyecek bir şey yok ki tıpış tıpış uyacağız istediklerini yapıp.!Bir de hastanelerdir  en  çok sevmediğim mekanlar .Bu iki kapalı mekandan içeri adımı atar atmaz değil yahu farkettimde  bir gece öncesinde başlıyor bende siniri,stresii:((


Tek avuntum işler bittikten sonra böylesi güzel bir denizin kıyısın da oturup çay ve bir de belki bir ikindi kahvaltısı yapabilirim düşüncesi birazcık stresimi alıyor.Bir de  nargile içesim var Karşı avrupa yakasını seyrederek,dumanlarını püüfff püfff savurtaraktan  denizdeki martıların üzerlerine doğru. .Acaba eşime desem ne der? Şansımı deneyeceğim.Ola ki peki dedi  oleyy çifte kavrulmuş lati lokum tadında geçmiş olur  yarın ki günüm:)Oldu olacak bir de denizde ki kuğular da gelsinler yanıma doğru :)





Bir tanem...

"Bir sabah bakacaksın ki bir tanem ben yokum.
Dünyayı sana bırakıyorum bir tanem.

Söz aldım saatlerden sana  koşacaklar.
Söz aldım gecelerden seni uyutacaklar.

Şarkılardan söz aldım hatırlatacaklar
Gözlerimde ki son yağmurlar pencerende
Beni anlatır sana bir bir ileride

Buğday misâli düştüğüm yerde
Çaresiz kim bilir nerelerde?

Bir sabah bakacaksın bir tanem ben yokum.
Dünyayı sana bırakıyorum bir tanem."
                                                                                                Alıntı.
                                                                                                             visnap.blogspot.com.









Alafranga Tavuk Sote..

Merhabalar.
Daha öncesi yaptığım bu nefis harika lezzeti dün yine yeniden yapınca daha önce ki fotoğralarını kaldırıp bugün çektiğim fotoğrafları koyup bir fotoğraf güncellemesi yaptım.

Bir gün akrabamızın nikah sonrası yemek davetindeydik.Menü mükemmel harika güzeldi.En güzeli de şu yaptığım Alafranga tavuk adını da taktığım ana yemek tavuktu.

Neden Alafranga tavuk derseniz ne bileyim tavuğun içinde kuru kayısılar,kuş üzümleri,kornişonlar,kapariler filan açıkcası biraz şüpheliydim lezzet konusunda o restaurantta ki ahçılar gibi yapamam sandıydım.
Yaptım hem de aynısı olunca çok mutlu oldum o sevinçle adını Alafranga Tavuk koyuverdim işte.Masada ki bütün akrabalara sordum herkesler çok beğenmişti tavuğu.

En önemlisi de eşimin beğenmesiydi.O beğensin gerisi teferruat.Yapsam da olur yapmasam da olur diye düşündüğümden  ilk onun gözlerindeki cevabı aldım.Ve okey bu iş tamamdır diye ertesi günü marketin yolunu tuttum.Tavuk göğüs etlerini almak için.

Bugün güneş göz kırpmaktan usanmadı da yine de beni kandıramadı.Dışarılara çıkıp gezmem için.Keyfim yok olmayınca da mutfağım terapi gibi gelir diye sıvadım  kollarımı girdim mutfağa bu güzelliği yapmak için.
Hadi  bana kolaylar gele.Geçelim tarifine yapılışına,malzemelerimizi sıralayalım tezgahımıza.
Malzemeleri:
Yarım kilo tavuk göğüs fileto
İki orta boy kuru soğan
İki çorba kaşığı fındık yağı
8-10 adet kuru kayısı jülyen dilimleyip  beş dakika sıcak suda bekletelim
Yarım su bardağı kuş  üzümü sıcak suda bekletelim
8-10 adet kornişonlar jülyen dilimlenmiş.
2 orta boy havuç jülyen dilimlenmiş
8-10 adet  kapari
Yarım çay bardağı soya sosu
Bir tutam zerdaçal
Bir tutam tuz
Bir çay kaşığı köri
4-5 çorba kaşığı krema( ben de krema yoktu kaymak kullandım )
Tarifi:
Tavuk göğüs filetolarımızı kalın ızgaralık dilimleyelim.Kalınca olsun enine jülyen doğrayalım tavuklarımızı ve yıkayalım.Süzgüye alalım.Onlar süzülürken biz iki orta boy kuru soğanımızı piyazlık doğrayalım.Kuşanede fındık yağında kavuralım.

Havuçlarımızı da ilave edelim beraberce kavrulsunlar.Sonrasında tavuklarımızı,tuzumuzu,zerdaçalimizi de ilave edelim kavrulsunlar.Kuru kayısılarımızı,kuş üzümlerimizi kaparilerimizi ve kornişonlarımızı da ilave
edelim,soya sosumuzu da ilave edelim.

Hep beraber pişsinler.İnmesine yakın kremamızı( kaymağımızı)da koyalım berabere harmanlanıp tavuklarımız güzelce içlerine çeksinler rayihaları lezzetleri.Hepsi bu bu kadar kolay bir tarif ama muhteşem bir lezzet çıkıyor ortaya Mutlaka yapmanızı tavsiye ederim.
Not:Kuru kayısıları ve kuru üzümleri bir saat öncesinden sıcak suya koyarsak yumuşayıp şişmelerini sağlamış oluyoruz.

Afiyetler Olsun Sevgi İle Kalın..


Hüzün Limanı...





         Hüzün Limanı

Bitmek üzereydi bir gün daha.
Gün geceye dönüyordu.
Ve ben  mutluluğu ararken,
Hüzün limanına demirlemiş,
Buluyordum kendimi.

Çoktan gözden kaybolmuş çocukluğum.
Gülümsemelerim,masumluğum...
Şimdi fark ediyorum ,bunca zaman.
Yalnızlığa çekmişim küreklerimi,
Meğer...

                             Alıntı...

Fava...

Merhabalar çok sevdiğim baklanın fava şekli ile geldim bugün.
Malzemeleri:
250 gram  kuru bakla
1 Adet orta boy kuru soğan
Bir tatlı kaşığı toz şeker 
Bir çay kaşığı tuz
Yarım su bardağı sızma zeytinyağı
Dere otu
Limon
Tarifi:
Kuru baklaları akşamdan soğuk suya ıslatalım.Ertesi sabah  ıslattığımız baklaları yıkayıp süzelim ve Favayı pişireceğimiz düdüklü tencereye koyalım.Soğanlarımızı da iri parçalar halinde  ilave edelim.Tuzunu,toz şekerini ve zeytinyağını da koyalım.Yaklaşık üzerlerini iki parmak geçecek kadar su ilave edelim.Kapağını kapatalım. ateşe koyalım.

Buharı çıktıktan sonra ateşin hızını kısalım  ve takriben 20 dakika da pişmiş oluyor.Sıcakken  blendırlayalım ve incecik kıydığımız dereotlarını da hafif  ılıyınca favamıza ilave edip karıştıralım..Bir borcamı suyla ıslatalım  ve favamızı boşaltalım  spatula ile düzleştirelim .

Servis ederken  üzerine limon ve zeytinyağı ile yaptığımız sostan dökelim.Bir de üzerine  incecik kıydığımız dereotlarını serpelim.Not:yine bu sefer de kıydığım dereotlarını favanın içine ilave etmeyi unuttum.T aki borcama döktükten sonra fark ettiğimden  unuttuğumu ,ben de üzerlerine serptim dereotlarını.Çok güzel olmuştu yine de:)
Afiyet olsun..



Yeşil Zeytin Salatası...

Dün peynirciye gittik kahvaltılık almak için baktım yan tezgahta  kapalı şeffaf kutularda sıra sıra bir sürü bir şeyler.Bunlar ne dedim zeytin salatasıymışlar.Aaaaa  bunu da salata yapıp satıyorsunuz haa haa deyip ufak çaplı bir kahkaha attım.Güldük gülüştük peynirci de .

Dedi verelim ben cık istemem.Ben alasını yaparım ki.Dedim ve oradan biberli yeşil zeytinlerden aldım.Oldum olası da hiç sevmem yeşil zeytinin ne biberlisini ne de  kırmasını bilmem nesini,hiç bir türünü sevmem işte:)

Ama bu salataya kafamı taktım ya mutlaka yapmalıyım.Eve geldik hemen  mutfağa attım kendimi.Bir yandan da müzik dinliyorum bir yandan kesim tahtası önümde ve nihayetinde ev halkının çok beğendiği bu muhteşem zeytin salatamız çıktı meydana:)

Bu kadar baş ağrıttığım yeter deyip anlatayım.Bu çok zor tarifi:)))
Haydi malzemeleri alalım önümüze :)Bir ,iki, üç,kolay gele:)
Malzemeleri:
300 gram biberli yeşil zeytin
Kekik
Kırmızı pul biber
Kimyon
Nane(kuru)
Biberiye
Sızma zeytinyağı
Limon 
Mısır taneleri
Közlenmiş kırmızı biber ( ev de varsa illada olsun şartı yok)
Kapari
Kornişon
Tarifi:
Zeytinleri ince dilimler halinde dilimleyelim.Bir kaseye kekik,kırmızı pul biber,kimyon, biberiye nane.zeytin yağı ve limonu koyup iyice  çırpıcı ile çırpalım  .Diğer yanda kornişonları da ince  dilimleyelim .

Köz kırmızı biberleri de dilimleyelim ve hepsini harmanlayalım  ve  sos malzemesi olan geniş kasemize alıp karıştıralım güzelce ,nazikçe Ve sonrasında servis tabağımıza alıp ikram edelim. Çok güzel nefis oldu.Ev halkı da çok severek yedi beğendi.Ama gel gelelim bal'a da bulasam  ııhhh yine de sevmediğim lezzetler arasında yeşil zeytin:)
Yiyenlere afiyet olsun.  


Paça Çorbası...

Malzemeleri:
6 adet koyun (keçi bacağı )
Su yeterince
Tuz
Sirke
Sarımsak
Bir dolu çorba kaşığı un

Tarifi:
Paçanın dış yüzeyindeki olan  tüyler ateşte tütsülenir patilerinin arasındaki kıl keseleri de gözden geçirilir. Olanlar  kesilip atılır .Ve  musluk altında güzelce yıkanır.Bir tencereye  yeteri kadar su konur ve paçalar da içine atılır.

Tuzunu ve bir çorba kaşığı ununu da ilave edip düdüklüde 45 dakika pişirilir.Süre sonunda bakılır eğer  yeteri kadar pişmediyse paçalarımız bir 15 dakika daha pişirelim.(Bazı paçalar inatçı oluyor  benim paçalar keçi bacağıydı ,belki de ondan inatları tuttu 45 dakika da pişmediler:))

Bir 15 dakika daha ocak üzerinde ateş keyfi yaptılar.Ve sonunda ilik gibi piştiler:))Her  pişirdiğimde  illa kemiklerini temizler çıkartırdım .Bu sefer tabakta böyle kemiği ile olsun  istediğimden bütün halde bıraktım paçaları.

Diğer yanda sarımsaklarımızı dövelim üzüm sirkesi ile  karıştıralım .Servis ederken  bir paça ve bol suyundan koyup sirkeli sarımsaklarımızı da ilave edelim  .Arzu ederseniz kırmızı pul biberde serpebilirsiniz.Yapılışı ne kadar kolay bir çorba:))
Afiyet Olsun.


Bisküvi Pastası..

Haydi güzel,pratik tadı tıpkı hazır pastalar gibi olan,az da tembel işi olan bu güzel pastamızı yapalım bugün de.Ne zaman canım pasta istese  bunu yapıyorum.Buralar da öyle kreması,kendi güzel taze pasta ha deyince bulmak biraz zor olduğundan iş başa düşüyor.Kendi pastamızı kendimiz yapıyoruz canımız istedikçe:))
Malzemeleri:
8/9 Çorba kaşığı toz şeker
3 Su bardağı su
2 Çorba kaşığı nişasta
1 Çorba kaşığı margarin
2 Çorba kaşığı kakao
1 Paket kakaolu pötibör bisküvi
1 Paket sade  pötibör bisküvi
1 Çay bardağı süt
1 Paket krem şanti

Tarifi:


Bir çay bardağı süt ile bir paket toz krem şantiyi çırpalım ve buzdolabında soğutalım.Sonrasında .şeker,su nişasta,kakaoyu 3 su bardağı su ile karıştırarak pişirelim muhallebimizin  inmesine yakın bir kaşık margarini de  içine atalım .

Ve sıcakken  bisküvileri en alt sırasını sade olarak kakaolu muhallebimize batırarak düz borcama sıralayalım.

ikinci katını kakaolu bisküvileri de muhallebimize batırarak dizelim.Son üçüncü katımız yine sade bisküvilerimizi muhallebimize batırarak kakaolu bisküvilerimizin üzerine dizelim.Bisküvilerin hepsi 3 sıra olacak .

Kalan  kakaolu muhallebimizi de bisküvilerin üzerine dökelim.İyice soğuyunca krem şantisini de üzerine sürelim.Üzerini arzu ettiğiniz şekilde süsleyebilirsiniz.Ben  bol kakao ve toz antep fıstığı ile süsledim.

Not: yemezden 3-4 gün önce yapın buzdolabında dursun durdukça lezzetini içine çektikçe tadı çok daha  muhteşem nefis oluyor.

Afiyet olsun...












Sıcacık Sarılasım Geldi...

Akşam güneşi nasıl gözümün içine içine geliyor,  oturduğum yerde gözlerim kamaştı.Bakamıyorum  tam karşımda nasılda sıcacık veda ediyor yavaştan usuldan.Gözlerimi alamıyorum hayran hayran seyrederken birden neden  fotoğrafını çekmiyorum ki diye bir hamlede fırladım yerimden .

Hemen fotoğraf makinemi alıp terasa çıkana kadar bir heyecan yaptım elim ayağıma dolandı.Nasıl bakışıp dururken demin beri bir fotoğrafını çekmeyi akıl edememek.Hay Allah'ım ya aklımı baştan aldı Güneş'inin haşmetli görünüşü.

İşte son an da olsa da yakaladım gözümün önünde kaybolmazdan önce.Hep başka fotoğraflarda imrenerek bakmıştım güneşin grup hallerine.Bir güneş ki yaylada başka,şehirde başka,köyde başka batıyor elveda derken acaba yarın da aynı güneşin batışını görebilecekmiyim diye aklımdan geçirdim bir yandan da sanki son kez görüyormuşcasına .

Böyle karmaşık duyguları yaşattı bana.Yazın batarken o kavurucu sıcaklarda ardından akşam serinliği geleceği müjdecisi böyle bir bahar günü akşam üzeri batışında ise ardından üşümelere gark olacağız diye bütün gün açık olan camları kapatmamız gerektiğini düşünüp birer birer kapadım camlarımızı.

Bugün de akşam oldu .Güzel geçen bir güne daha  şükürler olsun.













Beyin Salatası...

Beyni aldım geldim.Hatta ben hayatımda ilk defa beyin aldım.İlk defa elimi sürdüm çok yumuşaktı içim gıcıklandı.Aslında koyun beyni alacaktım, sakatatcı da koyun beyinlerinin ebatlarını bir gördüm aaa aaa dedim şaşırdım minnacıklardı hepsi boy boy camekanda sıralı dizililerdi.

Bir yemek kaşığı boyutunda görünce ee bir de pişecekler enden,boydan çeker bu beyinler minicik olurlar ceviz kadar diye.Döndüm dana beyinlerine  heh işte bunlar iyi büyük deyip aldım 2 tane dana beynini.Ertesi günü verdikleri tarif üzerine yaptım çokta güzel oldu.

En çok zorlandığım yanı zarlarını soyarken çektim.Hatta bir an belki eşim soyabilir diye onu çağırdım mutfağa ııhhh eşimde soyamadı.Yani ihalesi yine bana kaldı.Sanki beyin zarı soymuyordum da kendimi mayın tarlasında karşı vadiye geçeceğim sandım o ne beter bir şey zarını soymak yaa:(

Var mı arkadaşlar kolay bir yolu yöntemi ?Varsa bir deyiverseniz bana:)
Hadi geçelim beyin salatamızın tarifine.Kolay gele:)
Malzemeleri:
Bir dana beyni
Limon
Maydanoz
Sızma zeytinyağı
Tuz

Tarifi:
Beyni aldık geldik ertesi günü salatası için  hadi bakalım deyip mutfak başı yaptım:)İlkin dediği gibi derin bir kaba tuz atıp suyla doldurdum onlar demese de ben birazda sirke ilave ettim suya kokusunu alsın diye.

Yarım saat beyni bu su da beklettim.Sonrasında işin en zor yanı zarının soyma kısmına geldim illallah ettim yeminle.Ya ben acemisiyim ya da bilemedim.Ya da gerçekten zor bu zar soyma işi:)Ama  zoru başardım tamamladım bembeyaz ettim kan damarlarını da çıkardım.

Sonrasın da bir tencereye su koyup kaynatalım içine aynı zaman da tuz ve  yarım limon suyunu da ilave edip su kaynarken beyinleri yavaşça suya salalım.10-15 dakika pişsinler yeterli oluyor.

Suyunu süzüp hafif ılıkken dilim dilim keselim yağını ve limonunu tuzunu da ilave edelim .Maydanoz ile süsleyip lezzetine lezzet katıp servise sunalım.:)

İsterseniz hafif karabiberde  çok yakışıyor tercih sizin.Ha bu kadar zorlandım ama zarlarını soyarken, şimdi aklımda un paneli yumurtalı kızarmış  beyin lokmalarında.
En kısa zamanda onuda yapacağım.Yaptığımda paylaşırım:)
Afiyetler olsun.

Patates Oturtma...

Merhabalar Sevgili Arkadaşlarım.
Malzemeleri:
4 orta boy patates
250 gram kıyma
Bir orta boy kuru soğan
Bir  orta boy domates
İki tane sivri biber
Bir tatlı kaşığı biber salçası
Bir tutam kırmızı pul biber,karabiber ve tuz
Yarım demet maydanoz
Sıvı yağ

Tarifi:
Patatesleri soyup yıkayıp kuruladıktan sonra bir  parmak kalınlığında halka halka doğrayalım .Bir tavaya  sıvıyağını koyalım,kızınca patateslerimizi tek sıra halinde hafifce kızartalım.

Kıymayı bir başka tencerede sıvıyağı ile  kavuralım.Küp doğradığımız kuru soğanları ,baharatları ve  minik doğradığımız sivri biberlerimizi de  kavrulan kıymaya ilave edelim.Pembeleşip kavrulduktan sonra minik küp doğradığımız domateslerimizi de ilave edelim.

Pişmesine yakın yarım  çay bardağı sıcak su ilave edelim bir taşım kaynayınca ocağın altını kapatalım .Harcımız ılınınca ince kıydığımız maydanozlarımızı da içine  koyalım.Bir fırın kabına bir sıra patates  ve üzerlerine bol kıymalı harcımızdan koyalım .

Kızarmış patateslerimiz ve kıymamız bitene kadar döşeyelim .Bir su bardağı sıcak su da salcamızı açalım ve fırın tepsimize dökelim.180 derecelik fırında yaklaşık 20 dakika pişirelim.Servis ederken  üzerlerini maydanozla süsleyelim.Umarım benim gibi siz de unutmazsınız maydanozla süslemeyi:)

Afiyet olsun.




Bir Afilli Demlenmiş Çay'a Tav Olmak :))



Uykusuz geçen bir gecenin sabahında mışıl mışıl uykuya dalarsa insan tabii ki de öğlene doğru yarı aklı gönlü kalbi uykuda yatakta kalaraktan kalkar. Gece boyunca zalim diken olup batan yatak ve bilumum yastıklar uyku gelince de yumoş yumoş oluvermiyorlarmı çok şaşırıyorum.

Yatak aynı,yastık aynı .Ruh var ya ruh o bana oyun eden o. Suçluyu bulsakta yapcak bir şey yok ki:)Vakit kalmadı iki gün sonrasına misafirimiz gelecek kaç  zamanlardır tembelliğimin tavan yapan duvarlarında eyleşmek  pek güzeldi de artık kollar dirseklere kadar sıvanmalı deyip giriştim işlere.

Yani bir nevi ücretsiz hizmetçilik desek adını koysak bizim evin amme işleri için:))Süpürgeyi açtım süpürürken temizliğin kokularını almak şevklere geliyorum yeminlen .Tam o sırada bahçeden  kütt gümm sesleri gelince hayırdır deyip,bir iki sesleri dinledim.

Kesilince seslerin sesi devam ettim süpürge işlerine.Kapıları,camları açtım o mis bahar havasının kokuları içerilere doldu da ah zalim güneş vurma,yansıtma acımasızca o ışığını sehpaların,aynaların,masaların üzerine bütün ayıbım olanca kepazeliği ile  çıkıyor gün ışığına. 

Katmerlenmiş bizim evin tozları :)Sokak kapısını açtım minik halıyı silkelemek için de aaa  o ne olamaz deyip kanın beynime  çıktığını hissettim resmen.Mahallenin fırlamaları bunlar çocuk olamazlar fırlama bunlar koca saksıyı al yerinden  ters yüz et kır içindeki çiceği ile beraber:((

Nasıl içim acıdı,nasıl üzüldüm nasıl böyle çocuklar yetiştiriyorlar bu anne ve babalar  diye söyleniyorum.O hırsla  çıktım evden görürsem geberteceğim onları laflarımla sözlerimle.Ta öbür sokaktan  çıktım diğer sokağın başına .Bir baktım ooo bizim komşular sırtlarında hırkalar şallar  oyhh baharın tadını başlamışlar çıkartmaya.

 Türk Kahveleri ve suları süslemiş bahçedeki masalarını bir minik tabakta da lati lokumları görünce anam babam  olan çıldıran duman attıran hırsım öfkem  nasıl da yelkenleri indiriverdi .Özlemişim komşularımı baharı,bahçelerde oturup kahve içmeleri.Ne güzel ne keyifli bir yarım saat geçirdim yanlarında .

Ahhh kahrolası işler nankör işlerim olmasaydı  daha da otururdum da işlerin sorumluluğundan kös kös döndüm eve  ve kaldığım yerden devam ha gayret az kaldı bitmelerine sırada akşam yemeği telaşı var daha.Bir şey diyesim var.

Sevemedim,alışamadım bunca yıllardır ev kadınlığına hatta bıktım çok bıktım yaa:((Babasını sattığımın dünyasına erkek olarak gelmek varmış:) Anasını satmam yeter artık isyanlardayım hep bizleri ezmelerine ,sömürmelerine şu erkek milletinin :))

Bir afilli afilli demlenmiş çayı haketmişimdir değil mi?:))Kendimi şımartma zamanıdır şimdi:))Sonrasında akşam yemeği faslı,yatana kadar devam çalışmaya .Mesaisi yok izini yok:) Bu ev kadınlığında bizleri müebbete mahkum edenler kimler?? Bir bilebilsem:))

Özlem...




Bir anne ve kızı ikisi de balık.Ne güzel bir tesadüftü.Tam arasında olan bir gün de kutlama yaparlardı berabere yerlerdi doğum günü pastalarını.Bu yıllardır hep böyle sürdüydü.Taa ki o acı bir 4 eylül günü balık olan kızını bir başına bırakıp derin denizlere yüzdü gitti,dönmemecesine:(

Şimdi orada bekler durur senelerdir balık kızının gelmesini .Evet geçen gün 14 mart benim doğum günümdü.Bugün 18 mart ta canım annemin doğum günü.Olsun annem olmasa da yanımda ben onun doğum gününü yine kutladım yanımdaymışcasına hep onu anarak,hatıralarımı yad ederekten.

Yanına gittim.Ziyaret ettim.Çok özlediğimi ,burnumda tüttüğünü belli etmemeğe çalıştım ama anne yüreği , ruhu mutlaka hissetmiştir özlem dolu olduğumu..3 kuluvhalllah,bir elham okuyaraktan ruhuna hediye ettim.Allah kabul etsin nurlar içinde huzurla uyusun .

Elbet ben de bir gün yanına gideceğim .GittiğimdeAllah'ım nasip et annem ve babamla beraber olmamı Amin. En başta  Çanakkale Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Canım anneme,babama,kardeşlerime ve bütün cümle ölmüşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum,mekanları cennet olsun.Amin....

Kırık Canlar...

Kırık Canlar

Hayata tutunamamak kenarından
Belki de kabullenememek olanları
Hangimiz küsmedik hayata zaman zaman.
Hangimiz bozdurmadık ümitleri.
Yiten yaşam da kimimiz yalnız.
Kimimiz kayıp bu garip deryada.
Çoğumuz eksik kaldı
Bu  uçurumun kenarında
Terk edilmek gibi bir diyarda
Az mı sustuk,az mı susturulduk?
Çift dikiş hayatta
Karneler kırık,
Kalpler kırık,
Canlar kırık....
                                                 Serdar Akçer..




Taze Fasulye Döndermesi..( Kızartması )

Malzemeleri:
Yarım kilo taze fasulye
Bir miktar mısır unu
Tereyağı
Tuz
Yumurta
Su

Tarifi:
Taze fasulyelerimizin uçlarını ayıklayıp yıkayalım.İster bütün,ister ortadan ikiye keselim.Bol tuzlu su da hafif diri kalacak kıvamda haşlayalım.Güzelce süzelim.Bir tepsi de mısır unu ile tuzu karıştırıp haşlanmış taze fasulyelerimizi bu mısır unlu karışımla  bulayalım her taraflarını.

Dönderme tavasına bir miktar tavayı yağlayacak kadar tereyağ koyalım.Kızınca tereyağımız mısır unlu taze fasulyelerimizi sıralayalım kapağını da kapatıp pişirmeye başlayalım.Altı pişince kapak vasıtasıyla öbür tarafını alt üst edelim bir miktar daha tereyağı koyalım.

İsterseniz çiçek yağıda olur da tereyağı gibi lezzetli olmaz.Size kalmış tercihinizi yaparsınız artık.Ve bu aşamada eğer istenirse yumurta kıralım.Yumurta sayısı o da size kalmış biz iki tane kırdık.Yumurtaları da pişince servis tabağına kapak vasıtasıyla alıp sıcak servis edelim.

 Aşağıda tavamın  fotoğrafını da sizlerle paylaştım bilmeyenler,görmeyenler için.Fikir vermesi açısından.Dönderme  tavası dedikleri mutfağımın olmazsa olmazlarından.Bir adı da balık tavası .
Afiyet bal olsun yapacak olanlara.Sevgilerimle.