Vişnap

Gün Güzeldi,Dostlar Günden Güzeldi

Merhabalar Sevgili Arkadaşlarım.

Dün güzel başlayan gün yerini güzel bir akşam üzerine ve geceye bıraktı.Güzel dostlarım geldiler hep beraber çok neşeli bir sohbeti paylaştık,hepinizin ayaklarına sağlık olsun .

Canım Hilal'im ve eşi,canım Funda'm ve eşi.Sevgili Mesut ve taaaa Kars'tan ziyaretime gelen canım arkadaşım Elet'im hepinize  kocaman  kocaman  teşekkürler ediyorum.

İyi ki varsınız,iyi ki sizleri tanımışım.Çok mutluyum sizlerle.Hiloş'um gelirken getirdiğin o muhteşem lezzetteki patates salatasının tadı damağımızda kaldı.Yeniden  tekrarını isterim derken oyy ben ne yüzsüzüm diye  muzip muzip gülümsedim bir de, yaparsın değil mi Hiloşum:)

Yoksa rahat vermem başının etini çok güzel afiyetle yerim ki:)Sevgili Mesut akşamki organik yumurtalar  ve nefis dutlar için çok teşekkür ediyoruz.Sabah kahvaltıda bol bol kulaklarını çınlattık.En  ufak bir fırsatta  hep beraber yanınıza gelmeyi düşünüyoruz .

Organizasyon işi Hiloş'um sende haberin olsun,topla hepimizi canım.Elet'im yaptığın keteler nefisti .Kars'a gitmezden önce yine isterim ben anlamam:))

Ahh haa hadi bakalım şimdi ben iskele cafenin efil efil çaylarının nefasetini  methetmem mi yoksa eşim beni denize atar :)).Gerçekten  her içtiğimizde tap tazecik demli çaylarınız var canım eşim sağolun sen  ve çalışan personelimiz hepinize çok teşekkürler.. 


Kibar Feyzom seni unuttuğumu sanma sakın, yoksa bir daha gelişimde bilirim ki ellerimi tırmıklarsın sen ne kıskançsındır bilirim. Herkesleri gördün çok şımardın .Ben sana böyle mi tembihlemiştim?Eletimin kucağından  inmedin yüzüme bile bakmadın.

Elet gittiğinde bana kalacaksın bak sana neler edeceğim ben:))Her güzel şeyin çabucak bitmesi gibi bu güzel gecemizde  çok çabuk bitti. Tekrarını en kısa zamanda yapmak dileği ile sizlere siz güzel dost yüreklilerime ben ve eşim çok teşekkür ediyoruz Sevgilerimizle.. 
Gönül ne kahve ister ne kahvehane .Gönül sohbet ister kahve bahane dedikleri bu olsa gerek.
Hilal'ciğimin nefis patates salatası ufff ufff vallahi nefis bir lezzetti çok güzel olmuş canım ellerine sağlık olsun..
Bunlar da Elet'imin yaptığı nefis keteler.On parmağında on değil inanın ki on bir marifet  var canım arkadaşımın ellerine sağlık olsun.Bugün de bana erişte kesme makarna yoğurdu ,açtı,kesti elleri dert görmesin.
Yukarıda ki organik yumurtaları da sevgili arkadaşımız Mesut sağ olsun onca uzak yoldan getirmiş .Uzun zamandır böylesine lezzetli sapsarı yumurta yememiştik.Kahvaltı soframız şenlendi bu sabah ve bilmem kulakların çınladı mı Mesut ? Çok andık adını ve en kısa zamanda yanına gelmek istiyoruz . Hilalciğim hadi canım sen biz tembelleri bir toparlayıversen  diyorum .

Sevgili Pakizeciğim de Elet'ime nefis kırma zeytin vermiş güzel hediyen kahvaltı masamızı şenlendirdi canım.Yapanların ,getirenlerin ellerine sağlık olsun  çok güzeldi.
Elet'im yarın sabahta böyle kahvaltı yapalım mı? Yalnız bu sefer umarım lafa dalıp yumurtaların kıvamını kaçırmazsın :) Rafadan istemiştin  katıydı:)) 

Bugünlük benden bu kadar bir başka blog yazısında buluşmak üzere sevgi ile kalın hepiniz.

Kuru Fasulye Salatası...

Merhabalar.
Kuru fasulye salatasının tarifini vermek istiyorum bazılarımız piyazla salatanın aynı olduğunu söyleseler de ben bunu kabul etmiyorum.

Piyazda sadece maydanoz,taze soğan ve piyazlık doğranmış kuru soğan olur.Salatasında ise ne arzu ederseniz  içine ilave edebilirsiniz sizin arzunuza kalmış.Geçen piyaz yapayım derken  piyazı hep yapıyorum hadi bir iki ilavelerle  güzel bir  fasulye salatası yapayım dedim.

Bir gün öncesinden ıslatıp ertesi günü haşladığım kuru fasulyelerimi buz dolabından çıkartıp büyükçe bir borcama  dökerek başladım işe.

Hadi aşağıda yapılışına geçelim hep beraber kahvelerimizi de yanımıza alalım,bizlere eşlik etsinler.
Malzemeleri:
Bir su bardağı Kuru fasulye ( 200 gram )
Bir adet iri domates
Bir adet salatalık
 İki adet sivri biber
Yarım atom salata
3/4 Sap taze soğan 
Bir  adet iri kuru soğan
Sızma zeytinyağı
Limon suyu
Nar ekşisi 
Tuz
Tarifi:
Akşamdan ıslatıp haşladığımız kuru fasulyelerimizi  derin bir karıştırma kabına alalım.Kesme tahtasında yıkadığımız domateslerimizi,salatalıkları,sivri biberleri,atom salatamızı,taze soğanlarımızı soyup minik küpler halinde kuru soğanımızı da piyazlık doğrayıp kuru fasulyelerimize katalım harmanlayalım.

Diğer yanda bir sos kabında sızma zeytinyağını,limon suyumuzu,nar ekşimizi ve  tuzumuzu da ilave edip mini çırpıcı ile güzelce çırpıp malzemelerimize ilave edelim.Kaşıkla iyice harmanlayıp büyükce borcama alalım servise hazırdır.Afiyetle yiyelim ve yedirelim bize  konuk olanlara da. 
Sevgilerimle.


Cezam...


Sen
Şimdi benden çok uzaktasın.
Bir sahil kasabasında,
Rüzgarın senfonisini dinleyip,
Denizin koynunda,
Martılarla kadeh tokuşturarak,
Günlerini bensiz geçiriyorsun.
Ben ise
Cezamın bitmesini bekliyorum.
Suçum sana olan aşkım.
Cezam,
Yalnızlık ve sensizlik.
Yüreğimin gardiyanı,
Yine bırakmadı
Zincirledi beni.
Şimdi
Ben kendimin esiriyim.
Zincirlerimin her halkası,
Sana hasretim olup,
Yüreğime dolandı.
Gel
Zaman sonsuzluğunda
Seni beklerken,
Günler düşmanım,
Kadehler dostum oldu.
Sev
İlk kez aşık olurcasına.
Hesapsız,çıkarsız,
Her şeyi göze alarak,
Kalbinin derinliklerinde,
Duyumsa beni.
Eğer
Sesimi duyup seversen,
Sevginle
Zincirlerim kırılarak,
Yüreğim özgürlüğüne
Ben de sana kavuşurum.
Böylece
Son bulur sensizlik.
İçime aşkının güneşi
Doğar.
Yalnızlık kaybolurken,
Cezam da
Geçmişin derinliğinde
Boğulur.
                                                                     Feride Serin.



                                                      visnap.blogspot.com

Kıymalı Pide...

Ben kim hamur yoğurmak kim? Vallahi elim de yakışmıyor.Bir geriliyorum böyle kalın bir değnek gibi,sopa gibiyim unların karşısında.Ne yoğurabiliyorum ne de onları açabiliyorum.

Ellerimde ki bütün parmaklarıma yapıştıkca hamurlar ben  kurtulmak istedikçe onlar daha da bir yapışıyorlardı zıvanadan çıkardım hep.İyi ki şu ekmek yapma makineleri çıktı da benim gibi hamur işi özürlülere  gün doğdu.

Allah razı olsun bizlere  bu rahatlığı yaşatanlardan.Artık hamur mayalama gibi bir derdim yok bilumum mayalı hamurları makinemde mayalıyorum birde güzel öğünüyor ve de seviniyorum ki.Şımarıklık diz boyu:)

Geçen böyle otururken arkadaşıma süpriz olsun diye kıymalı pide yapmak geçti içimden baktım başaramazsam arkadaşa söylerim o pide şeklini verir diye birazda ona kastım kendimi.Makineme istediklerini koydum mayalamaya bıraktım unlarımı .

Ben de o arada pidemizin  içini hazırlamak için geçtim mutfakta ki meşhur tezgahımın başına .Hadi gidelim başlayalım yapmaya.Bu sefer gerçekten çok ihtiyacım var kolay gelsin demelerinize.Bakalım hamurlarımı merdanelere  yapıştırmadan açabilecekmiyim.
Malzemeleri:
Bir kap ölçek ılık su (su bardağı )
1 + 1/2  küçük kaşık ölçek tuz ( çay kaşığı )
1 büyük kaşık ölçek toz şeker  (tatlı kaşığı)
1 +1/2  büyük kaşık ölçek sıvı yağ
1 +1/2 büyük kaşık ölçek süt
Üç kap ölçek un 
İki küçük kaşık ölçek aktif kuru maya
İç malzemesi:
350 Gram kıyma
 Bir büyük kuru soğan
Kara biber
Kırmızı pul biber
Tuz
İki çorba kaşığı su
Tarifi:
Önce makinemizin istediği bütün hamur malzemelerini koyup mayalamaya ayarlayalım  programını.Biz de bu arada kuru soğanımızı soyup rendeleyelim Kıymamızı,baharatlarımızı da ilave edip  su ile de harcımızın sertliğini yumuşatalım.

Ve bir kenarda bekletelim hamurumuz  mayalanana kadar takribi  2 saati buluyor bu süre.Süre sonunda kuru tezgahımızın başına geçelim ve ellerimizi unlayalım öncesinde  arkadaşım verdi bu tüyoyu da.

Mayalı hamurumuzdan pidelerimizi yapacağımız büyüklüğe göre parçalar  koparalm .Ben  iri bir portakal ebatında kopardım ve unlanmış tezgahta hamurumuzun da üzerine hafifce  un serperekten  hiç merdanem hamura yapışmadan  pide şeklinde açtım.

Öyle bir sevindim ki döndüm diğer bezelerime de baktım Allah'ım  keşke daha daha da çok olsaydı bezelerim de onları da hep açaydım.Zor başarılınca insanın içini büyük bir neşe kaplıyor.İç malzememi düzgünce her tarafına yaydım boşluk bırakmamacasına .Kenarlarını da içe yukarı doğru kıvırdım .

Ve bütün pidelerime bu işlemi yaptım.Üzerlerine  yumurta sarısı sürüp bol da çörek otu ve susamı karışık olarak serpip 2oo derecede ısıtılmış sıcak fırında üzerleri nar gibi kızarana kadar pişirelim.Bitiş sonunda arkadaşım dönüp bana dedi ki ilk yapmalara göre gayette başarılı oldun .

Sen  tembelliğinden yapmıyordun dedi bana ya aferin ona hem süpriz yap hem de sana tembel desin:) Napsam acaba vermeyip bütün pideleri ben mi yesem:)
Hepinize hepimize afiyetler olsun diyorum sevgiler.

Tavuk Haşlama..



Bugün  yemeğimiz hem hafif ,hem de tembel işi olsun deyip geçtim mutfağa Haydı bakalım 2 dakika da hazırlayalım  bir çırpıda:)Önce her zaman ki gibi malzemeleri yazalım.

Malzemeleri:

Kişi başı 2 tavuk baget
Yeterince patates
Havuç
Bir kuru soğan 
Bir yemek kaşığı tereyağı
Kırmızı pul biber
Kekik
Kara biber
Tuz 
Su

Tarifi:

Derince bir tencereye  yıkayıp soyduğumuz ve  iri kuş başı doğradığımız patateslerimizi ardından kabuklarını soyduğumuz havuçlarımızı da iri kuşbaşı formatında doğrayıp koyalım .Daha sonra yıkadığımız tavuk bagetlerimizi ve kabuklarını soyduğumuz kuru soğanlarımızı da iri yan yan piyazlık şekli ile doğrayalım.Üzerlerini geçecek kadar su ilave edelim.Tereyağını ve baharatlarını da katalım .Tuzunu da koyalım ve ocağa alıp orta ateşte  sebzeler yumuşayıp tavuk bagetler de kemiklerinden ayrılana kadar pişirelim.Biz de bu arada soframızı kuralım bir yandan.Hepsi bu kadar göz açıp kapayıncaya kadar pişti bile.Ağzınızın tadı hep bal damlası gibi olsun.
Afiyetler olsun...


Ayrılırken....



Dinle sevdiğim bu ayrılık saatidir.

Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk.

Ergeç içeceğimiz bir ilaç gibi.

Tadı dudaklarımızda acımsı,buruk.

Bu saatte gözyaşları,yeminler.
Boş bir tesellidir inandığımız.
Perde kapanıyor,film bitiyor işte.
O hiç bitmeyecek sandığımız.

Görüyorsun konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
Sadece bakışlarımızda hüzün.
İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz.
O ikiz kardeşi ölümün.

Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz.
Bu son buluşmamızdır seninle.
Yeni bir hayata başlayacaksın artık.
Onunla,o yeni sevgilinle.

Anlıyorum artık o öpecek ellerini.
Kulağına aşkı o fısıldayacak.
İçinde bir pişmanlıktan başka.
Benden eser kalmayacak.

Sigaranı söndür,kalkabiliriz.
On adım sonra yollarımız ayrılmalı.
Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana.
İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.
                                                                Ümit Yaşar Oğuzcan



                                     

Çilek Reçeli..


Malzemeleri:

Bir kilo kokulu çilek 
Bir kilo toz şeker
Bir limonun suyu

Tarifi:

Çilek  çok nazik bir meyve olduğundan yıkarken çok dikkatli yıkayalım ve saplarını da çıkartıp süzgü de bekletelim çileklerimizi. Benim çileklerim fazla büyük olmadığından bütün bıraktım.Tam ağıza atmalık lokum  gibi lokma lokma oldular reçelleşince.

Büyükçe bir tencereye çileklerimizi koyup üzerine de toz şekerle kaplayalım ve bir gece bu şekilde bekletelim ki hiç su koymadan pişirebilelim çileklerimizi.Kendi saldıkları su yeterli oluyor.

Ertesi gün kalktığımızda kahvaltımızı da yapalım ve ocağa koyalım  çilekli şekerli tenceremizi .Orta ateşte arada nazikçe karıştırarak pişmeye başlasınlar.Kaynamaya başlayınca ocağımızın altını kısalım .

Ve üzerinde biriken  köpüklerini bir kevgirle  alıp atalım.Tahmini 15/20 dakika sonra reçelimiz koyulaşıp kıvam almaya başlayacak bu esna da limon suyunu da ilave edelim.5 dakika daha kaynatalım .Bir minik tabağa kaşığın  ucuyla akıtalım.Eğer ağır akıyorsa ve de  tabakta ki reçelimiz  hafif soğuyunca parmağımızla ortasından açalım eğer reçelde ki aralık yavaşca birleşiyorsa reçelimizin kıvamı olmuş demektir.

Reçellerimizi her zaman ya  çok sıcakken ya da iyice soğuduktan sonra kavanozlara boşaltalım .Bunu da Rahmetli annem söylemişti .Daha uzun süre dayanırmış reçelimiz.Hepsi bu kadar işte  aslında kolay da en zorlanacağımız kısmı kıvamını ayarlarken .

O da bir kaç yapmadan sonra bitiyor gidiyor  ustalaşıyoruz Benden söylemesi.Şimdi sırada ham incir reçelim var yapılmayı bekliyor  .Sanırım yarın yaparım .Yazarım tarifini .En çok sevdiğim reçellerdendir.Kokusuna dahi bayılıyorum.Taaa nerelerden sipariş verip getirtiyorum ham yeşil incirlerimi vallahi.Sevene  hiç bir şey zor gelmiyor:) Sevgi ile muhabbet  ile kalın ve afiyetler olsun...


Sadâmız Hoş Olsun...




Telefon çaldı açtım .Karşımda ki o yumuşacık insanı rahatlatan ses tonu içime huzur dolduruyor.   Konuştukca konuşması uzasın istiyorum.Bir ara sohbetimiz ölmüşlerimizi yad etmeğe gelince canım annem için dudaklarından dökülen her biri benim için bal damlası övgü dolu sözleri beynime nakşedesim geldi. 

.Gururlandım,imrendim,sevindim,mutlandım.Benim annem ne iyi bir kadınmış ne güzel bir anneymiş diye annemi hayallerimde  de olsa  öpüp sevip koklayasım geldi o an .

Allah'ım bizlere de böyle toprakla buluştuktan sonra arkamızdan hayırla,hasenatla konuşacak kullarını nasip et yarabbim diye dualar ettim.Böyle övgüleri haketmemiz için de öncelikle bizlerin de  çok iyi birer kullar olmamız gerekiyor.

 Bizlerden iyi kullar olmamızı esirgeme Rabbim diye bildiğim bütün dualarımı hûşû ile ettim.Öylesine çok imrendim ki arkamdan  böyle güzel duygularla konuşulmasını istedim ki. Allah'ım bu mübarek kandil gecesinin yüzü suyu hürmetine dualarımı kabul eyle.

Sözler bir ara geldi bir yerde takılıverince  geçmişte ki yaşadığımız o günlerimiz aklıma geliverdi.Canım Mukadder'im Gözlerimden yaşlar yanaklarımdan aşağıya işte o anda süzülüverdi. Çok ama pek çok duygulandım telefondaki huzur dolu sesin anneciğime övgüler yağdırman,bu kadar çok sevmiş olmanız  işte bunları duyunca  en sonunda ruhum ,yüreğim dayanamadı bu güzelliklere.

Hatta  çok korktuğum ölüm dahi gözüme  o kadar şirin  öylesine güzel geldi ki o an.Korkacak bir şey  olmadığını düşünmeye  başladım. 
Sevgili arkadaşlarım sevgi ile  muhabbet ile kalın .Sizler de böyle ağzından bal damlayan insanlarla sohbetlere nail olun...

Asortik Patates Kızartması...

Bir öğle vakti yine karınlar acıktı.Mutfakta turlamalar başladı.Haydi en basitinden ne yapalım dedik,patates kızartmasın da karar kıldık.Çayın da suyunu koyduk mu ağır aheste kaynaya dursun ocakta.

Biz elimize alalım bıçak ve patateslerimizi.Haa  bu arada tavamızı da ocağa alalım aşağıda ki dolaptan  çıkarıp:)Bari kolay olsa da pişirilişi,kızartılması ile aaa bu mu?ne kadar  kolay bir tarif denmesin deyip doğraması ile olsun biraz şıklaştıralım istedik patatesimizi.

Aldık elimize tırtıklı bıçağımızı soyup yıkadığımız patateslerimizi tırtık tırtık kesmeye:)Bayılıyoruz patatesin bu şekline.Bir de kıtır oluyor ki çıtır çıtır.Yanında taze sarımsak ve sele zeytini ile yemelik tam.

Masayı terasa kurmaya karar verdik.Karşı sahillere doğru denizden gelip geçen trafikte bugün pek bir yoğun.Çatanalar,tankerler irili ufaklı sandallar.Ya şu tam Kireç burnu sahiline yakın geçen yelkeni bembeyaz olan pupa yelkenliye ne demeli.İçlerimiz gitti bir an deniz için.

Hava da misss gibi Güneş sıcacık.Karşı evin bahçesinde kuşlar cıvıldaşıyorlar cıvıl cıvıl.Tam tabiat ananın koynundayız.Haydi bize kolaylar gele gidelim mutfağımıza:)
Malzemeleri:
 Afyon kızartmalık patates
Fındık yağı
Tuz
Mayonez
Ketçap
Tohumlu hardal
Kapari
Tarifi:
Patateslerimizi soyalım,yıkayalım.Tırtıklı bıçağımızla tırtık tırtık keselim alet işler el öğünür dedikleri bu olsa gerek.Derin tavamız da fındık yağımızı kızdırıp patateslerimizi içine atalım kızartalım .

Narlar gibi olsunlar.Kevgirle yağlarını süzdürerek alalım kızaran patateslerimizi servis tabağına koyup üzerine arzuya kalmış mayonez,ketçap, tohumlu hardal dökelim.Aralarına da kaparilerimizden ilave edelim servise hazırdır.

Acaba yedikten sonra yeşil çay mı yoksa beşi bir arada form çayı mı içsem napsam:)Çok yedim çok,dayanamadım yine.Taze sarımsakla ve sele zeytinle de bir gidiyor,bir yakışıyor ki.Afiyetler olsun sevgi ile kalın.




Ne yapayım Ben Böyleyim

Suskun konuşmalarla doluyum.
Sessiz haykırışlarla
Anlatılmayan duygularla
Hissedilmeyen sevilerle doluyum.

Varlığımla onurluyum
Düşüncelerimle olgun.
Merhametimle sonsuz.
Ruhum arada alabora olsa da.

Ben her zaman doğruyum.
Tozu dumana katmalarım
Kızmalarım,susmalarım
Sessiz isyanlarım.

Beni ben  yapan unsurlarım
Ne yapayım,ben insanım.
Esince eser,fırtınalı tarafım.
Ne yapayım ben böyleyim..

                                                                     Nalan Uzer.





Sıcak Patates Salatası...

Kaç gündür can sıkkın.Kapadım kendimi eve kendi kabuğumla haşır neşirim.İçim şişti sıkıldım.Biraz blogları gezeyim istedim.İyiki de gezmişim.Tesadüf  bu nefis sıcak patates salatasını gördüm.Sunumu beni cezbedince  üşenmedim kalkıp yaptım.Vallahi mutfak ya çok sevdiğimden  ya da neden bilemiyorum terapi gibi geliyor bana.Sıcak patates salatamız öyle nefis oldu ki.Hadi mutfağa geçelim.
Malzemeleri:
3 Orta boy patates
4/5 Sap taze soğan
2 Adet kapya biber
Bir tatlı kaşığı biber salçası
1 Çorba kaşığı fındık yağı
1 Çorba kaşığı tereyağı
Bir tutam taze nane
Bir tatlı kaşığı kırmızı pul biber
 Bir tutam tuz

Tarifi:
Patateslerimizi yıkayıp minik küpler halinde doğrayalım.Ve düdüklü de buharda 10 dakika haşlayalım.Kırmızı kapya biberlerimizi de minik küpler halinde doğrayıp bir tavada fındık yağı ile kavuralım.

Yıkayıp doğradığımız taze soğanlarımızı da kavrulan biberlerimizin yanına katalım ve berabere kavurmaya devam edelim.Tuzunu,kırmızı pul biberini ve salçasını da katalım yarım çay bardağı sıcak suyumuzu da ilave edelim hem salçamız ezilip sulanmış olur hem de biberlerimiz de yumuşak pişmiş olur.

Zaten hemen suyunu çekiyor.Bir kaşık tereyağımızı da koyalım tavamıza alalım eriyince  haşlanmış minik küp patateslerimizi ilave edip hepsini birden güzelce kavuralım.Diğer  tarafta taze nanelerimizi yıkayıp süzüp minicik kıyalım.

Ocağımızı kapatalım ve içine ince kıyılmış nanelerimizi katıp kaşıkla bir iki karıştırıp servis tabağına alalım.İster etlerin,köftelerin yanın da,istersek balık yemeklerinin yanında servis edebiliriz.Hatta bir ikindi çayında çayın yanında da tüketebiliriz.Afiyetler olsun.

Yabani İncir Reçeli...

Merhabalar Sevgili Arkadaşlarım.
Öylesine çok severim ki incir reçelini taa ne zamanlardır hep tetikteydim kadınların poşet poşet satmalarını gözlüyordum.Nasıl ki başladılar hemen Kurtuluş'ta oturan arkadaşıma siparişimi verdim .

Bizim buralarda satılmaz o tür güzellikler.Eğer çok istiyorsan ağaçlarından git topla soy yap .Ooooo çok zor ve de zahmetli bir iş .Kim uğraşacak onunla.Hazırını alsam kavanozunun içinde  4/5 tane tanesi geri kalanı sırf  reçelin suyu.

Onu da ben sevmiyorum.İlla o incir tanelerini şekerleme  gibi ağzıma atıp yemeleri çok seviyorum.Lokum gibi minik bir lokma ekmeğin üzerine halis ev tereyağı veya halis kaymağı koyup bir tane de incir reçelini koyup hafifte seyredip ağzına atacaksın bir yudum da sıcacık çayından hüpleteceksin.

İşte  ben  hiç bir reçele  bu kadar methiyeler sıralamamıştım.Bir de neye seviniyorum ev de benden başkasının bu caaanımmm reçeli sevmemesi amanın  ne şahane ne harika bir şey sevmemeleri.Yaptıklarımın hepsi bana kalıyor:)Farkını farkettiriyor bana.Neyse artık tarifimize geçelim mi?

Malzemeleri:
Bir poşet yabani incir  ( 200 tane ) minik olanlarını tercih ederseniz onlar daha da lezzetli oluyor çekirdeklenmediklerinden  
İki kilo toz şeker
Bir iri nohut tanesi kadar göztaşı
Bir limonun suyu
Tarifi:
İncirleri yıkayalım .Ve bir tası suyla dolduralım ve  içine  göz taşımızı atıp iyice suyu karıştıralım .İçine yıkadığımız incirleri ilave edip göz taşlı suda yaklaşık 2 saat bekletelim.

Süre bitiminde incirleri süzüp beş altı defa bol su ile yıkayalım ki göz taşının tesiri gitsin.Bir derin tencerede suyu kaynatıp yıkadığımız  incirleri içine atıp çatal hafif batacak kıvamda yarı diri olsunlar haşlayalım ve süzgüye alalım.

Soğuyunca iki avucumuzla  incirlerimizi zedelemeden  iyicene sularını sıkalım ki içine attığımız  şerbeti sulandırmasınlar.Diğer yanda iki kilo toz şekeri derince tencereye alalım ve üzerini iki parmak geçecek kadar su ilave edip şurubu  yüksek ateşte karıştırarak şekerin eriyip kıvam bulmasını sağlayalım.

İçine sıktığımız büzüşüp buruşmuş  incirlerimizi ( onlar şurubun içinde şişip tombul tombul olacaklar büzüşükler diye  üzülmeyin:)) atıp bir iki taşım kaynayınca sıktığımız bir limonun suyunu da ilave edelim .Berabere  bir  10 veya 15 dakika daha orta dereceli ocakta kaynaya dursunlar.

Kıvamının olup olmadığını anlamak için bir minik çay tabağına su koyalım ve kaşığın ucu ile suya damlatalım.Eğer  reçelimizin suyu suyun içinde top şeklinde kalırsa olmuştur.Hemen altını kapatalım.

Reçellerimizi her zaman ya çok sıcakken,ya da çok soğukken kuru kavanozlara boşaltalım.Ben  bu sefer tenceresinde soğutup taa ertesi günü kavanozlara boşalttım.Bitti hepsi bu kadar.İnanın yazması yapmasından zor geldi bu defa bana.Biraz canım sıkkın olduğundan da olabilir diyorum.
Afiyetler olsun.
 Sevgi ve muhabbet ile kalın.





Mısır Yarmalı Pancar Sarması...

Merhabalar..
Bugün de benim çok sevdiğim mısır yarmalı pancar tarifimi yazayım istedim.
Geçen gün işlerim nasıl başımdan aşkın nefes dahi almaya vaktim yok.
Bu iş yoğunluğumu artık sorgulamaya başladım neden niçin diye?
Ahhh mı aldım ne aldımsa artık:)

Öğlen vakti köyden gelen harika kara lahanaları görünce olan biten işlerimi kenara ittim.
Hemen onların saplarını kopardım yıkadım.
Bu arada ocağa suyu koydum kaynadı ve hemen yarı diri kıvamda haşladım kara lahanaları. 
"Bu arada Görele ve civarda kara lahanaya pancar diyorlar."

İç malzemesini de hazırladım ve geçtim tv karşısına bir yandan sardım bir yandan tv de saçma sapan bir kanalı izledim vakit sıkıcı olmaktan çıktı o an sevmediğim tv sayesinde.

Akşam yemeği için ocağa koydum ve bir gün öncesi pişirdiğim yeşil mercimek yemeğimin yüzüne bu akşam bakmazlar biliyorum.
Ama yarın akşam yemeğin de ilk önce yeşil mercimek konacak o tabaklara ve itiraz edenin halini düşünemiyorum:)
Malzemeleri:
İki  bağ pancar ( Kara lahana )
500 gram kıyma
1+1/2 su bardağı mısır yarması
Yarım demet maydanoz
İki adet büyük kuru soğan
Bir yemek kaşığı biber salçası
2 Yemek kaşığı tereyağ
Yarım çay bardağı su
Birer çay kaşığı dolusu kırmızı pul biber,kara biber,kuru nane
1 Tatlı kaşığı tuz
Bir parça iç yağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı "kıyma yağsızsa"
Tarif:
Pancarların saplarını kopartalım ve güzelce yıkayalım.Bir tencereye  su koyup kaynatalım.Kaynar suya pancar yapraklarımızı içine bölüm bölüm atıp hafif diriliği gidecek şekilde haşlayalım.

Süzgüye alıp üzerlerinden soğuk su gezdirelim ki o canım yeşil rengini muhafaza etsin pancarlarımız.

Sonrasında hepsi haşlanıp bitince süzgüde bekletelim.

Öte tarafta  mısır yarmalarını bol suyla bir kaç defa yıkayalım.
Üzerlerine hafifçe sıcak su gezdirelim ağzını kapatalım.

Kuru soğanları rendeleyelim.
Maydanozları yıkayıp kurulayıp incecik kıyıp ilave edelim.
Kıymayı,fındık yağını,suyu,biber salçasını,baharatları ve tuzu ilave edip mısır yarmalarını da koyalım hep beraber  harmanlayalım.

Benim pancar yaprakları büyük olduğundan yaprakların damarlı kısımlarını çıkarıp ikiye üçe dörde böldüm sararken.

İçlerine mısır yarmalı harçtan koyup çok sıkmadan hafifçe hafif gevşekçe saralım.

Pişireceğimiz  tencerenin dibine varsa kemikli et yoksa pancarın saplarından koyalım.
Üzerlerine sardığımız karalahanaları düzgün olarak sıralayalım.
Hepsi bitince üzerlerine parça parça tereyağını ve ufak bir parça  isteğe göre iç yağı koyalım.
Tencerenin üzerini bir düz porselen tabak ile kapayalım.
"Bu arada hiç sevmem bu tabak kapama olayını."
Mecburen koyuyoruz sarmalarımız açılmasın diye.

Üzerine salçalı sıcak su ilave edip"sarmaların üzerini hafif geçsin su"önce bir taşım hızlı ateşte kaynasın sonrasında en kısık ateşte ağır ağır pişmeye bırakalım.

Yanında sade yoğurt veya kuru naneli yoğurt ile servis edelim.
SEVGİLERİMLE..


Dilim Mandalina Reçeli.

Merhabalar.
Bugün günlerden 15.11.2014 aradan geçmiş koskoca 2 yıl,6 ay ve bunca zaman aradan sonra ben dün yeniden dilim mandalina reçeli yaptım.Bu postta ki dilim mandalina reçelim bayağı bir olmuştu yapalı,fotoğraflarını pek beğenmiyordum.Hep aklımdaydı yeniden yaptığım da fotoğraflarını yeniden güncellemek.Bugüne nasip oldu nihayet.Tarif aynı olunca yeniden post yazmaya gerek yoktu.
Malzemeleri:
Bir kilo mandalina
Bir kilo toz şeker
Bir su bardağı mandalina suyu
Yarım limonun suyu
Tarifi:
Mandalinalarımızın kabuklarını soyalım ve dilimleyelim.Beyaz ipçikleri üzerinde kalsın en faydalı kısmı diyorlar.Ne kadar sevmesekte yemede fayda var demek.Zaten  nerede sevmediklerimiz varsa hep onlar faydalıdır ya da zayıflatır ya da tatları kötüdür.
Mandalinalarımızı dilimledikten sonra bir derin tencereye bir sıra mandalina bir sıra toz şekerini dizelim bitene kadar.En üstüne de  bir bardak mandalina suyunu dökelim.Bir gece bu şekilde beklesin meyve kendi suyunu salsın.

Ertesi günü orta hararetli ocağa koyup kaynatmaya başlayalım reçelimizi.Kıvam almaya yakın limon suyunu da ilave edip bir  10 dakika daha kaynatıp kapatalım altını.
Kıvamını da daha önce söylediğim gibi bir mini tabak içine su koyup reçelimizden bir kaç damla damlatalım eğer reçel damlamız suyun içinde yayılmadan dağılmadan hemen top şeklinde duruyorsa kıvamı olmuştur.

Bu arada üzerinde biriken köpükleri de kevgirle alıp atalım.
Not:Bir daha ki mandalina reçelimi yaparken 3 aşamada yapmayı düşünüyorum.En azından deneme de fayda var.Ben düz bir aşamada yaptım pişirdim çokta güzel oldu .

İşte mandalina reçeli de  mutlaka yapın diye tavsiye edeceklerim arasında,pişman olmazsınız.Hatta yaptığınız reçel bitmeye yakın ahh ahh der üzüntü bile duyarsınız.O derece şahane bir reçel oluyor.Yapacak olanlara şimdiden afiyetler olsun.
Sevgiler sevgiler ve de bir sürü sevgiler ve muhabbetler ile geçsin güzel ömrünüz.


Hayat Ne Menemsin :(





Hava güzel güneş pırıl pırıl.Ağaçlar yapraklanmış etraf zümrüt yeşili,Özlemişiz bu güzellikleri.Arkadaşla hadi gidelim hem biraz alışveriş yaparız ,hem de dönüşte Dalyan'da birer kahve içer Deniz'i seyrederiz dedik.

Uzun zamandır evler de tıkılı kalmıştık.Hava şartlarından dolayı.Bize  bir  iyi geldi açık havada yürümek.Miss gibi envai çeşit çiçek kokularını içlerimize çekip ciğerlerimizi de nasiplendirdik miss gibi Hanım ellerin,Güllerin,Sümbüllerin,Petunyaların kokuları ile .

Adeta koku sarhoşu olduk.Niyetimiz hem alışveriş yapmak ,hem de dediğim gibi Dalyan'da oturup birer kahve eşliğin de sohbet edip Deniz'i seyretmekti.

Gel gel canım ben  bu parkı çok seviyorum içinden geçelim.Hatta banklarında biraz da oturup etrafın güzelliğini seyredelim deyince arkadaşımda tamam ben de sana aynı şeyi söyleyecektim deyince,yolumuzun  üzerinde ki parka girdik.

Ortak noktada buluşmanın hazzı ile. Ohh içim canım ruhum açıldı inanın ki.Hele o tarihi çınar ağaçlarını seyrederken kim bilir kimler  ekti bu ağaçları ve  kimler altında oturup gölgesinden  faydalandı diye aklımdan geçirdim. Ve her  kimlerse hepsi nurlar  içinde yatsınlar son mekanlarında..Taa  kii aşağıda ki  minik kuzucuğu görene kadar:( Var olan neşem yerini hüzne bıraktı.Derin derin düşündüm.Neden niçin diye?

Çok üzüldüm ,çok düşündüm. Bu eşitsizlik hiç olmazsa çoçukların arasında olmasın.Bütün çoçuklarımz eşit şartlara sahip olsalar.Onların ebeveynleri bunu  başaramıyorsa,Devletimiz bu açığı kapasa da bütün kuzularımız eşit şartlarda yaşasalar ya..




Minicik bacaklar dışarıda,okşanası kafası ise  çöp bidonun içinde ta yarı beline kadar sokulu.Belli minicik olduğu yetmiyor ki kollarının boyu çöp bidonunun içini yıkamaya .

Üzüldüm sabah bu manzarayı görünce :(İçim burkuldu.Kaderin karşısında ki eşitsizliği şimdiden tadıyor minik bedeni.Oysa o da arkadaşları gibi koşmalı oynamalı anne babasının nimetlerinden faydalanmalı da gel gelelim durumu ortada .

Belki de  kazandığı parayla o ailesinin ekmeğini akşamları koltuğunun altına sıkıştırıp götürüyor.Bu  olay beni üzdü, keyfim kaçtı.Ne doğan güneş ne zümrüt yeşili doğa gözümde şu an .Varsa yoksa bu ve buna benzer  çoçuklarımızın bu şartlarda yaşamamalarını görmek en büyük arzum ,dileğim bu.

Dualarım minik kadersizlerimle .Onlarda gülsün oynasınlar .Minicik elleri çöp bidonlarını temizlemeyip ekmek parası için küçüçükten savaş vermesin. Top tutsun,çiçek tutsun o eller..