Vişnap

Fırında Baharatlı Patates...

Hopp hoop patates kumpir kartopu ve bildiğimiz yaygın adı ile patates.Şakasına adı pattisler ne çok seveni ve de ne çok çeşidi yapılır.Adeta bütün mutfakların demirbaşıdır.Olmazsa olmazıdır eksikliği mutfaklarda her an hissedilir.Fırında az yağ ile bir de sağlıklı olur ki.Haydi bugün de sağlıklı beslenelim deyip soymaya başlayalım pattislerimizi:/^^
Malzemeleri:
Bir kiloya yakın patates
Yarım çay bardağı fındık yağı (Çotanak)
Kırmızı pul biber
Kekik
Kimyon
Karabiber
Tuz

Tarifi:
Patatesleri soyup yıkayıp kalın kalın dilimleyelim. Geniş çukur bir karıştırma kabına koyalım.Üzerine  baharatlarını ve tuzunu da ilave edelim ve fındık yağını da dökelim.Güzelce harmanlayalım eğer  vaktimiz varsa bir yarım saat bekletirsek baharatların aromasını içine çeksin patatesler , yok benim gibi aklınıza vurup hemen  yapmak isterseniz  bekletmeseniz de  çok güzel oluyor:)

Fırın tepsimizi yağlayıp dizelim patateslerimizi. Önceden ısıttığımız 175/180 derecelik fırında pişip üzerleri kızarıncaya kadar yaklaşık yarım saat kadar pişirelim .

İster etlerin ,tavukların isterseniz sade olarak çayın yanında da yiyebilirsiniz .Ya da benim gibi balıkla,patatesi birlikte yemeği seviyorsanız  mükemmel yakışıyor uyumlarına ben bayılıyorum.Sizleri bilemem:)

 Afiyetler Olsunn...


Patlıcan Oturtma...


Patlıcan Oturtma:

Malzemeleri:

Üç orta boy bostan patlıcanı
2 orta boy kuru soğan
300 gram kıyma
İki sivri biber
Maydanoz
Bir yemek kaşığı biber,domates karışık salça
Tuz
Karabiber
Kırmızı pul biber
Patlıcanları kızartmak için fındık yağı (Çotanak)

Yapılışı:

Patlıcanları uzunlamasına bölüp üzerlerini bol tuzlayıp bekletelim ki kızartırken çok yağ çekmesinler.Ben tuzlu su yapmıyorum. Her bir patlıcan mantar gibi suyun üstüne  çıkınca hoşuma gitmiyor batsınlar diye üzerlerine ağırlık filan koymak ooo uzun iş :))

Bolca tuzlayıp bir yarım saat  bekletmeye aldığım patlıcanlarım köşelerinde dururken zaten acı siyah sularını bırakıyorlar.Bu tarafta yemeklik doğradığımız soğanları ve tohumlarını saplarını çıkardığımı biberlerimizi de ufak doğrayarak tencereye alıp kavuralım karamelize olunca kıymamızı ilave edip kavuralım sulandırılmış salçamızı tuzunu karabiberini ,kırmızı pul biberimizi de katıp hafifce sıcak su katalım pişince altını kapatalım .

Bekleyen patlıcanlarımızın tuzu gitsin diye bolca yıkayıp süzdürüp kuruladıktan sonra bol kızdırılmış fındık yağında hafif pembeleştirip tencereye alalım.Üzerlerine de kıymalı harcımızı ve doğradığımız  bol maydanozlarımızı katıp suyu az ise  hafif yemeğimizin üzerini geçecek kadar sıcak su ilave edip bir iki taşım kaynatalım . 

İstersek bu yemeğimizi fırında da  pişiririz  ve  çok daha lezzetli olur da ,ben üşendim nedense bugün çok tembelliğim üstümde :)

Afiyet olsun...


Soğan Yahnisi...

Malzemeleri:
Yarım kilo arpacık soğan
Yarım kilo iri kuşbaşı dana eti
Bir çorba kaşığı karışık salça( biber ve domatesi ) harmanlayalım.
Bir çay kaşığı tuz
Bir  yemek kaşığı margarin
Bir tutam kırmızı pul biber 
Bir tutam karabiber

Tarifi:
Yemeğimi  düdüklüde pişirmeyi tercih ettim her ne kadar korksam da çabuk bitsin yemek işim diye:))Tencereye margarinimizi alıp eritelim etlerimizi ilave edip yüksek ateşte  önce devamlı çevirerek kavuralım.Şeflerin deyimi ile  mühürlensin etler .Gerçekten suyunu içinde tuttuğundan çok lezzetli oluyor .
Sonrasında üzerlerini hafif kapatacak kadar sıcak suyunuda ekleyelim ve  kapağını kapatıp 15 dakikaya  kuralım düdüklüyü.Bu süre bana yeterli oluyor etlerin pişmesi açısından. Süre bitiminde devamlı akan soğuk suyun altında havasını çıkartıp açalım kapağını.

Sıcak su ile açtığımız salçamızı ve soyup yıkadığımız arpacık soğanlarımızı kırmızı pul biberimizi karabiberimizi ve tuzumuzuda ekleyip kapağını tekrardan kapatıp beş dakikaya kurduk mu düdüklü tenceremizi,bu süre yetiyor minnacık arpacık soğanlarının pişiceğinden  ne olur ki :)
En kolayıma gelen bir tarif hiç yormuyor  çabucak oluyor ve yüz ağartıyor daha ne olsun ? 
Afiyet Olsun..



Değiştirdim ...Yine Değiştireceğim......


Geçenlerde canım sıkıldı hiç adetim değildir odalarda eşyaların yerlerini değiştirmek dedim ya sıkılmalardan dolayı kalktım oturduğumuz odanın şeklini değiştirdim Kanape camın önünde ne kadar hoş durdu böyle bayıldım.

Gel gelelim uzun abajura yer bulamadım sağa  koy sola koy yok yok uymuyor sırıtıyordu.Aman deyip indirdim alt kata salona  dur  orada ne halin varsa gör diyerekten ,adeta abajurla konuşuyorum  sanki beni duyuyor duysada çok umurunda:)

N'olur du sanki yakışsaydın bir yere  inat şey.Çok severim Abajurları.Aslında  camın önünde kanapeye  oturuyorsun  o deniz  manzarasına sırtını dönerek oturmakta hiç güzel değil ki olsun  bana ne  deyip devam oturmaya.Bayağı bir zaman oldu ilk başlar öyle hoşuma gitti ki sanki bir başka eve gezmeye gitmişim intibası veriyordu oda.

Baktım sonra sonra olumsuz taraflarını görür oldum ha ne  onlar dersen.? Oturduğunda kafanı döndürüp denizi karşı sahilleri izliyorsun zor,bir şey silkelemen gerekiyor iki kanatlı camı tek kanata  indirdim kanapeyi dayadım camın önüne açılmıyor camın diğer kanadı.

Bir de canım yapma minicik çiçeklerim kanapenin arkasında kaldılar minicik miniciktiler mermere sıralamıştım onları,öyle çok severim ki yıllardır bıkmadık bırakmadık birbirimizi .Şimdi göremiyorum kanepeden dolayı gizlendiler  gizledi benden  kıskandı mı desem  sanmam. 

Çok uslular hiç naz niyazları yok arada tozlandıkça yıkayıp kurutuyorum  minicik yapma  çiçeklerimi:)Napim sahici çiçeklerin dilini bir türlü çözemedim ki bakıyorum  da kuşkonmaz çiceğim gözümün önünde kuruyup dururken içlerim acıyor sevmiyor  küsüyor bana  sahici çiçekler:(

Sanırım bu hafta  içi odamızı eski şekline getireceğim camın önü özgürlüğüne kavuşsun bir kanapenin esaretinden  kurtulsun  istiyorum  artık:)

Patates Salatası..


Canım otururken birden patates salatası çekti yeşillik malzemeleri de yok evde acaba sırf kuru soğanla işi kurtarıp lezzetli patates salatam olur mu dedim ?Neden olmasın ki deyip önce patatesleri soyup yıkayıp iri kuş başı doğradım ve  buharda haşladım .
                    

Malzemeleri:
4 orta boy patates
2 orta boy kuru soğan 
Kırmızı pul biber
Sosu:
Limon
Sızma zeytinyağı
Hardal
Sirke

Tarifi:
Patatesleri soyup,yıkayıp kuşbaşı doğradım.Ve buharda haşladım.
Diğer yanda kuru soğanı piyazlık doğrayıp elimle ovdum.Bir kenara kaldırdım soğan tabağını beklesin harmanlanacak zamanını.Limonları sıktım sirkeyi,Sızma zeytinyağını,hardalı ve kırmızı pul biberide ilave edip çırpıcıyla güzelce karıştırdım .

Patatesler sıcakken sosunu ilave ettim soğuyunca da piyazlık soğanları da kattım harmanladım .Merak ettim tadını ufacık tabağa  birazcık aldım yedim işte  ekşili ekşili mayhoş kıvamlı gayette güzel olmuş yeşillikten yana yoksul patates salatam .Ellerime sağlık olsun sizlere de afiyet olsun:)

Bakmayın Yalancı Gülüşlerime....

Bakmayın, yüzümdeki, yalancı gülüşe 
Gerçekte içimde fırtınalar kopuyor 
Onlarca soru var, yanıtsız kalan 
Hepsi içimde, birer duvar örüyor. 

Bakmayın yalancı kahkahalarıma 
İçimde kol gezen bin bir acı var 
Dalarken gecenin sessizliğine 
İçimi acıtan onca, sancı var.

                                                         Orhan ERDOĞAN

Sade Omlet....

Malzemeleri:
3 yumurta
1 Yemek kaşığı tereyağı
Karabiber
Yarım çay bardağı süt veya su
Tuz
Tarifi:
Ne kadar basit bir tarif omlet ve de herkesler tarafından da çok sevilen yenilen  bir lezzet:)
 Çeşitli malzemelerle olduğu gibi klasik sadesi de yapılıp afiyet ile yenir.
Benim omletim de bugün sade ,önce yumurtaları kasede süt,tuz ve karabiber ile  fazla  köpürtmeden  çırpıyoruz .Tereyağımızı da teflon omlet tavasına alıp eritiyoruz renk değiştirmesin yağımız kızarken.
Çırptığımız yumurtalarımızı yavaşca tavaya dökelim ve tavaya yayılması için sağa sola oynatalım eğelim tavamızı ki düzgün eşit incelikte olsun .
Altı pişip üstü de piştimi usulca düz tabağımıza alıp servis edelim.
Afiyet Olsun



Karnabahar Ograten....


Malzemeleri:

Yarım kilo karnabahar
1su bardağı kaşar peyniri rendesi
2 su bardağı süt
2 çorba kaşığı dolusu un
1çorba kaşığı dolusu tereyağ
Muskat
Tuz
Karabiber


Tarifi:

Zaten  pazardan karnabaharları çiçek çiçek ayrılmış aldık. İlk defa böyle  bir şey yaptım ,hep merak ederdim bir de hoşuma giderdi kolaylık diye:)
Ama bir daha almam sizlere de tavsiye etmem  hiç lezzeti yoktu samanımsı bir tat bıraktı damağımda:)

Neyse  tarifimize devam edelim kaldığım yerden :)Karnabaharlarımızı yıkayıp buharda haşlıyoruz fazla yumuşamasınlar ki fırında da pişecekler hamurlaşmasınlar sonra:)

İyicene süzdürüp kenarda beklesinler  Diğer yanda tereyağında unumuzu bir iki çevirip hafif un kokusu çıkana kadar kavurup üzerine sütümüzü ilave edelim ,devamlı karıştırarak beşamel sosumuzu pişirelim .Biraz sulu kıvamda olsun beşamel sosumuz baktık koyu oldu süt ile açıp inceltebiliriz.İçine  minicik rendeye  şöyle bir iki çimdik değecek kadar muskat rendeleyelim.

Kaşar peynirimizin yarısını da ilave edelim beşamel sosumuza tuz ve karabiberini de ilave ettik mi sosumuz tamamdır kapatalım ocağımızı. Bir  fırın tepsisi veya borcamı margarin ile yağlayıp  karnabaharlarımızı dizelim üzerlerine de beşamel sosumuzu dökelim karnabahrlarımızın her tarafı kaplansın sos ile .

  Önceden 200 derecede  ısıtılmış fırında  üzeri hafif pembemsi iken  bu arada fırından  çıkarıp kalan  kaşar peyniri rendesini de  karnabaharlarımızın  üzerine serpip nar gibi kızarmaları için bir 5/10 dakika daha fırında pişirelim ve sıcak  olarak servis edelim.

Afiyet olsun.



Griyiz Bugün..


Bir efkar  bir  hüzün var bugün ben de benden  içerimde yüreğimde ,vefasızlıklar üzüyor beni :(Aman boş ver desem de boş verilmiyor ki.!Hava bulutlu, ben bulutluyuz bugün :( Birimizden biri aydınlık olaydı. !Attım kendimi mutfağa terapi gerek bana .

Bana benden başka kim yardım eder ki ?Hep kendi ayaklarımın üstünde duracak şekilde yetiştirildim rahmetli annem  tarafından .Bir yakın zamanda annemi anlatacağım özlemimi yazılara dökmeliyim birazda olsa hafifletmeliyim  hüzünlerimi.

Çayımı demlemeğe  koydum  hemen en basitinden ne yapayım beni yormayacak üzmeyecek çünkü bu ruh hali ile  aniden  elimdeki işi bırakıp atarım kendimi başka başka yerlere sağım solum belli olmaz ki.Yalancı gözleme var buzlukta çıkarttım ocakta şu an:)

 Ya dinlediğim şarkılar  pöhhhh ahh beni bu şarkılar mahvetti cinsinden her biri .Mesela  şu an dinlediğim Derdimi kimlere desem dinliyorum bak denmiyor ki kimselere derdini de  içinde  yaşamak acıtıyor canımı oysa ben  merhem olunsun istiyorum acılara birileri  tarafından.
Allahım hava da bugün kış havası bulutların gri ve ruhsuzlar,tıpkı benim gibiler (Oysa çok özledim  pırıl pırıl güneşini .

Buğusunda Bir Güruhun....


Gölgeler çarpışıyor
Kimsenin bilmediği ülkede
Bazıları dikkat eder
Gölgesine kimse basmasın diye

Bir insan göz yaşı düşüyor
Buğusundan bir pencerenin
Bütün evler ağlıyor
Bütün evsiz insanlara

Her yoldan cayıyorum
Ne gidecek birisi var
Ne de bekleyecek
Ne kalmak ne gitmek istiyorum

Önündeyim tıklım tıklım bir güruhun
Her yaş benim için düşüyor
Bütün benden saklanan acımı
Bu gece karşım da görüyorum

Ve hala yaşıyor
Bu kahrolası Bana inat
Bu kahrolası Ben
Ve hala yaşıyor
                            Alıntı....

Yine de güzeldi günüm ...


Dünü yani 22.01.2012 'i kara pazar ilan ettim:( uyuduk uyandık rutin işleri yaptık. Kahvaltı faslı mecburi günün ilk yemeğini sevmediğimdendir kahvaltıya soğuk bakarım oldum olası.Yoksa aslında haksızlık olmasın günün öteki saatlerinde olsa çok severim:) 

Birden böyle içime bir mutfaktı işti evdi aşkı geldi kalktım ilk ekmek yapmaktan  işe  bir  özeniyorum makinede aşağı mutfakta tuttum getirdim.Ne kadar çok yer kaplıyorlar bu EYM'ler diye söylendim biraz:)Talimatlar doğrultusunda malzemeler sıvılardan başlayaraktan  içine atıyorum.Unu da koydum sıra kuru mayada  biraz şüpheye düştüm üşendiğimden yok bayatlamamıştır  deyip hoppp attım karışımın içine anında pişman oldum.

 Keşke dedim ama geçti bırbırlanmanın faydası yok diye bakarsın şansıma olur neden olmasın ki ah haaa haaa bir de iyimserim bugün börtü böcekler baharlar sarmış sanki dört bir yanımı:)Buz dolabındaki sütü de yoğurt yapsam  hiç fena olmaz bak eltimin ki gibi yaparım kolaycacık battaniyeydi örtüydü polardı sarmadan.  Bir masa örtüsünü ben de dörde katlar  atıveririm mayalı sütün üstüne  oluverir her zaman yaptığım yoğurdun yapımı. 
Gözüme bir şirin gözüktü ki o an da:) En çokta erindiğim o mayalı sütü yoğurt yaparken sarıp sarmalamalardı beni uzaklaştıran:)Kapakta kapamayacakmışız öyle dedi eltim :) Bu eltiler birbirini sevmezler derdi eskiler acaba mı?:)

Hemen süzgüyü de aldım alt dolaptan Allahım ne şanslıyım bak şu işe  süzgü yoğurt kabının ağzına tam uydu hiii hiiii diyi kikirderken buldum kendimi :)Bu arada makineye de eşimin kazaklarını attım her zamanki yün programı kısa yıkıyor diye program değiştirip uzuna kurdum attım deterjanlarını,yumuşatıcılarını(eskidenmiş o yumuşatıcıların kalıcığı şimdiler de kuruyana kadar sonrasında  esans gibi uçuyor  o miss kokular)

Geldim ki süt fazla kaynamış bu arada soğumak bilmiyor. Allah'ım ya bir bardak sütü ayırmıştım menengiç kahvem için onu katayım da bari soğusun  eee kaba öyle  zınga zıng sığmış ki süt almayacak kabı değiştirdim ah aha başlamış aksilikler de farkında değilim o an :) Katmamla  gereğinden  fazla  soğudu mu süt  aman  olur diye mayaladım mı  hadi içime sinmedi mi bir ufacık kase alıp sütlü yoğurtlu karışımı microda ısatayım dedim ki kapağı örtmemişim.Aslında süt patlayıp çatlamaz ki sanırım içinde ki yoğurt  ayarttı sütü.Micronun  içi yeri göğü süt oldu :((

Olan oldu deyip kattım bak iyi oldu süt ısındı güzel olur  yoğurt şimdi diye bi de sevindim bilemezdim ki o da kazık atacaktı bana :( EYM'nin kapağından bakıyorum hamur da bir gariplik var gibi ama karışmayım işine elbet olur.Daha var vakit deyip  geçtim netin başına tabi FF' de gözüm bir iki sohbet ettim .Aaaa microyu unuttum temizlemeyi :((Sırasıydı hatırlamanın git temizle işin yoksa:)

Makine durdu indim aşağıya kazakları çıkardım ki eneee bunlar neee ? minicik olmuşlar eşimin kocaman kazakları hiiiiii bir daha hiiiiii böyle şaşırdım fena oldum.Yine de nedense yinede astım minikleri kurusunlar diye .Ne işe yarayacaklarsa artık:)) Allahım ya iyi ki en son aldığı kazak yoktu içlerinden onu yeni ya  çok seviyordu  diye yine de şükür arıyorum terslikte.

Ekmeğe baktım 15 dakikası var rengini belli etti o da dümdüz bir ekmek aynı koyduğum gibi tek olanı biteni  kabarmadan pişmesi :(Ya  bir güne  iki olumsuzluk yeter bari yoğurdum olsa taş gibi de yüzüm gülse deyip ben en iyisi bir cafeye gideyim kalan 15 dakikalık sürede de giyinirim gelinceye kadar da yoğurt bakarsın olur.

Deyip hazırlandım  o esna da EYM den bippbip bippp sesleri iyi be bağrıp durma deyip içinden aldım ekmeği zaten hamurumsu bari iyice  şapşırmasın diye  tel ızgaranın üzerine  çıkartım baktım baktım acaba doğrasam da kedilere, köpeklere mi versem diye düşünürken çıktım evden cafeye vardım.Nefis bir orta kahve beni kendime getirdi bir de yanın da yasaklım olaydı (sigara) değmeyin keyfime  püüüü alışmak zor:(

1 saatin sonunda cafede de canım sıkıldı kalktım döndüm eve geldim kapıyı açtım doğruuu yoğurdun yanına gittim  örtüsünü açtım ki allahım  işte bunu tahmin ettiydim de acaba belki diyordum ümitlerim de gitti mi su gibi sütü görünce:((
Aman beee  nasılsa olmadın  bir de böyle seni yola getireyim ben oldun oldu olmadın olmadı dökerim nasılsa dökeceğim.Belki bir ihtimal deyip kabıyla microda ısıttım hafifce:)(http://www.dailymotion.com/video/xc8wcv_selma-hunel-bir-ihtimal-daha-var_music aklıma geldi ve başladım söylemeye.Valla sesi güzel olanlar mı söyleyecekler şarkı türkü:))?

Hırsımdan avaz avaz söylüyorum yarıda deliliğe vurdum işi. Yoğurdu tekrardan sardım sarmaladım bir güzel sıcacık kapağını da kapattım bildiğim usul bıraktım ne halin varsa gör diyerekten :)Akşam yemeğimizi yedik çayımızı içtik yatma uyuma vakti geldi bir bakayım dedim yoğurda.Aaaaa olmuş olmuş tam olmasa da olmuş sulucana bir yoğurdum olmuş.Cacık,ayran yapmaya yarar en olmadık su katmaya gerek yok kendinden sulu yoğurdum:)

Sabah yataktan tersmi kalktım acaba? diye düşündüm gece başımı yastığa koyduğumda:))Ne kadar bugün kara pazar desem de :( her aksiliğe rağmen vardır bir hayır diyerekten yine de tebessümle bitirdim  günü :)

Gelmeyeceğim...

GELMEYECEĞİM...
Yine deniz kenarında mısın ? 
Uzaklara mı bakıyorsun ? 
Yoksa özlüyor musun beni ? 
Ben bir başka şehrin kalabalığındayım. 
Bekleme beni,gelmeyeceğim. 
Sadece,ağlarken 
Beni hissetmen için 
Sana yağmurlarla beraber 
Göz yaşlarımı göndereceğim. 
Saçlarına düşen her damla gözyaşım da 
Seni doyasıya öpeceğim.
                                                      MKÖ

                                     

Şimdi Sis Dağı'nda olmak vardı....


Dün gece konuşuyoruz dedim  şu an nerede olmak istersin deseler hiç düşünmeden Sis Dağında obada olmak isterdim eşim güldü olursun sen  olursun diyerekten:) Yaaa neden olmayım ki ? Oralarda kar 2 metredir şimdiler de nasıl olacaksın ki?Ayyyy deme işte tam  benim de istediğim hava ve şartlar yani ne güzel bembeyaz karlardan başka hiç bir şey görmememiş olurum:) 

Bakarsın Kardelen çiçeklerini de görürdüm.Sahi öyle bir imkan olsa yollar açık olsa ve ben  orada olup bir haftacık yaşasam nefesimi orada alsam Allahım ne büyük bir lütfun olurdu bana  şayet bir izin vereydin duyaydın sesimi.!!Benim ki olmayacak duaya amin demek oldu biraz ,olsun hayalini kurarım ben de gidemezsem de.
Bak Sis Dağ'ına gidemesem de arkadaşla kahve içmeğe gidiyoruz az sonra  olsun ben  kanaatkarımdır buna da şükür :))

Üzümlü Kurabiye...


Merhaba gri gökyüzü,soğuk hava sen de ısınacaksın elbet.Beklerim o günlerini. Külfetin de bir nimettir bana.Bugün nedense tembelliğim üzerimde semt pazarı günü bugün amann boş ver marketler var deyip illa kaytaracağım ya bahanem hazır:)Telefon çalar açarım arkadaşım hadi Kadıköy'e gidelim mi? cıkkk gitmeyelim.

Çay içelim mi cıkkk nescafe içiyorum olmaz.Anladım sonunda ne istediğimi ben bugün yalnız kalıp geçmişteki hatıralarımla olmak istiyorum onları anacağım ,onlarla  konuşacağım.

Cam önünde minik sehpam bir de acı klasik nescafem sıcacık içersi :) Ya soğukla mücadele edenler onlar aklıma gelince hep üzülürüm ben isterim ki herkesler istek duyduklarının hasretini çekmeden yaşasınlar.

Haydi gelin hatıralarım sizi beklerim şu an :)Bilmem hangi yıllardı bildiğim tek şey çocukken bayağı yaramaz olduğumdu.Hani kız çocukları evcilik oyununu çok severler filan vallahi ben  nefret ederdim.Köşe bucak kaçardım evcilik delisi arkadaşlarımdan:)Gezeyim dolaşayım ağaçların dallarına asılıp sallanayım  çok severdim.Bir de  komşu teyzeleri kızdırmak en büyük eğlencemdi:) 

Yaramaz çocuk olunca dayak anılarınız da çok oluyor.Bir gün de onları anlatırım:)Eskiden  pazarımız  sokak aralarına kurulurdu bayırlıktı tırman tırman  bitmezdi yokuşları 3 tane girişi vardı.İlk baş girişte iri yarı siyahımsı derecede esmer bir amca olurdu.Ağzında da dudağının hemen  alt sağ kenarında  kocaman mor denecek koyuluktakocaman bir et parçası sarkardı.

Hep ürperirdim,korkardım ondan bilhassa da gözlerindeki o bakışlardan. Yine de sattığı üzümlü kurabiyelerden alalım diye annemin eteklerini çekiştirirdim.Ahhh ahhh ya bak neler geliyor aklıma birde annemin  arkasına saklanırdım,beni görmesin diye çok korkardım görüntüsünden.

Hala O üzümlü kurabiyelerin tadını unutamam  ya şekillerini böyle verevine verevineydiler.İlk sivri ucundan ısırırdım kocaman hem de ,verevler dümdüz olurdu anında:) Oysa şimdi hatırlıyorum da aslında o gözlerinde ki ifade hüzünmüş .Çocukluk işte minicik yaşlarda ,minik beyinler de hüzün ne arar ki hüznü ne bilir ki çocuklar ?

Sonralarında biz de tanıştık hüzünlerin envai çeşidi ile:(Adam sattığı üzümlü kurabiyelerinin derdin de ben neler kuruyorum  o minicik kafamda sanki kuzguni siyahi wampirmiş te çocukların kanını emmişte o kanlar fazla gelince  dudaklarından dışa sarkan kanlı et parçasına dönüşmüşte mış mışta mış:)

Çocukken hayallerde  müthişmiş az mı perdeler rüzgardan kıpraştıkca arkasında saklananlardan korkmuştum:)Zırrr zırrrırrrrr   hah tam zamanıydı kapı çalıyor şimdiyi buldu gelen gelmek için  oysa daha neler anlatacaktım anılarımla ilgili:(

Hadi az biraz sohbet yapayım gelen ile ilgili oturduk biraz sohbet derken tatlı ikram ettim.Yiyorken su almaya mutfağa gittim dönüşümde bir gördüm ki parkeler şerbetlenmiş . Kadın ne biçim taşıdın o tabağı elinle hep yerlere dökmüşsün  şerbetini ahaan da parlıyorlar yerlerde:((Hem anılarımdan etti beni  hem de  yer silme işi çıkarttı başıma...

Agresif.



Ben ne kadar agresif oldum :(Utanıyorum kendimden :( Bu kadar da değildim ki bu ne Allah'ım yaa sen beni ıslah et üzüyorum beni canından üstün tutan elleri ile el üstünde taşıyanım bir tanemi kırıyor  üzüyor üzüyorum. Ota bota  her bir şeylere  vır vır vırlıyorum ne kadar sevimsiz oluyorum kim bilir karşımdakilere.

Canım diyene neredeyse canın çıksın diyesim geliyor.Derdim ne benim yahu?Sonra da üzdüğüm için daha da üzülüp agresifleşiyorum ben  .Çıkış yolu arıyorum bulamıyorum ki.Bana bir tek sen katlanırsın buna inanıyorum.Çok yakında munis olacağım gayret etmeliyim istiyorum bunu.

Allah kahretsin ki sigaranın intikamları , zalimlikleri bunlar bana :(İnanıyorum ki seninle beraber elele atlatacağız bu benim pis edepsiz günlerimi .Baktım olmuyor geçmiyor  edepsizliklerim ,agresifliklerim devam ediyor yeminle ağzımı bantlarım karşında, tek seni üzmemek kırmamak adına bir tanem.

Ocak 19....



Sabah kalktım gönül yorgun  ruh ise dellenip duruyor.Hadi hem ruhumun hem de gönlümün gönlünü yapim deyip aldım sağıma soluma huysuzlarımı evden attık adımlarımızı .Yerler kar buz adımlarımı sıkıca atacağım diye öyle bir kasmışım ki kendimİ bu saat oldu hala bacaklarım ve sırtım acıyor:( 

O kadar sevindim ki yolda dışarı çıkıp yürüme fikrimi iyi ki iyi ki çıktık .Allahım buz gibi hava ben de  şok etkisi yarattı .Ruhum ile gönlümün ise sesleri kesildi iyi oldu onlara:) Geldim beyaz yalının yanına hemen yandaki denize paralel sokağından denizin fotoğraflarını çekmeliyim.Offf yaa eldivenler de iyi hoş sıcak tutuyorlar da hissedemiyorum ki elimi sürdüklerimi çıkarttım olmayacak onlarla.

Rüzgar saçlarımı gözlerimin önüne savuruyor  ben düzelttikçe sonunda rüzgar kazandı teslim ettim savur savura bildiğin kadar saçlarımı:)Koskocaman bir tanker  tam da Boğaziçi köprüsünün ortasında  dink dink çektim  çektim fotoğraflarını.Karşı sahillerin,  sandalların çekeklerin bir ara da minnacık kedinin .Bir ara öyle üşüdü ellerim parmaklarımın uçları sızlıyordu.

Kaptırmışım kendimi fotoğraf çekmeye  farkında bile değildim.Hemen ellerim hissizleşti makineyi denize filan düşürürüm deyip boynuma astım makineyi  içim rahatladı:)Ya düşüverse içlerime oturur vallahi benim malım  çok kıymetlidir:)

Adamın biri martılara ekmek verdikçe sanki benim ekmeğime tereyağ sürülüyordu.Bu kadar martıyı bir arada görmek nimetti  dink dink  havada yerde  denizde habire çektikçe çektim Adam da işin farkına vardı bak iyi ki ekmek veriyorum da bir sürü çektin fotoğraflarını. 

Bana da ver bir iki tane çektiğin fotoğraflardan diyor ahyyy hııı hııı deyip gülümsedim sadece:) Nerede seni göreceğim ben  bir daha ?

Fırından sıcacık baget ekmeğimi de aldım eve gidince çay ocağa ,yumurtalar sahana  tv açılıp sıcacık evde keyif diye hayal denizine bir adım attıydım ki kendime deli dedim:)Bari kurduğun hayaller zengin olsun:))

Marketten alışveriş,oradan bir milyoncu adları kaldı yadigar bir milyona ne kaldı ki bir milyoncularda?Güzel bir musluk aparatı aldım 2.00 lira.Kaldırımda  ne keyifli yürüyordum ta kiii o araba  yanımdan geçip te yoldaki su çamur karışımı birikintiyi üstlerime sıçratana kadar:( Bir söylendim bir ah ettim ki arkandan Allah seni ve senin gibileri ıslah etsin de yağmurlu havalarda  su birikintilerinin önünden insanlar yanından yürürken yavaş geçin be öküzler:(

Bu yürüyüş gezenti bayağı iyi geldi de  çok üşüdüm dondum adeta . Bir de peynirciye uğrayıp vallahi doğru eve gitmeli yoksa kakırdayacağım sokak ortalarında:) Peynir konusunda  huysuzum kabul ediyorum. İlla koyun ,illa Ezine olacak diye  bizim  kazıkcı peynircinin kazıklamalarına bile katlanıyorum. Her seferinde  istediğim lezzette  peynirler verdiği için:) Az  İzmir tulumu ,az Trakya eski kaşar peyniri ,az Ezine koyun beyaz peyniri

Peynir derken Türkiye turu gibi  oldu alışveriş:),biraz yumurta,biraz salça Evin yolunu sonunda bulduk .Ben ve neredeyse yola atasım geldiği  alışveriş poşetlerim  yürüdükçe ağırlaştılar  :( Kapıdan içeri attım poşetleri doğru Zeynep'ime gittim kaç gündür görmemiştim özlemişiz birbirimizi. O esna da çay içiyoruz telefon eşim hazırlan  da abimlere gidelim gelip seni alayım .

Eeeee iyi ben zaten hazırım ki gel de gidelim Abisi çok üzülüyoruz Prostat kanseri Allah acil şifalar versin .Eltim de çok üzülüyor  çok teselli ettim de ne kadar faydası olur ki?Fazla kalmadık biz yine geliriz deyip ayrıldık yanlarından.

Hadi oradan da cafeye. Vallahi deniz kenarındaki masaya bir oturdum buz kesti sandalyeye değen yerlerim.Bir nescafe içiminde ısındı sandalyem de ben fazla dayanamadım soğuğa kaçtım kapalı mekana.Karşımız da film seti kurulmuş film çekiyorlar bu soğukta gerçekten işleri çok zor. Allah yardımcıları olsun.Biraz da onları uzaktan seyrettim ,hadi gidelim artık eve deyip evin yolunu buldum nihayet.
Bugün bizim leyleğimiz havadan aşağıya hiç inmedi :)

Bir günü daha eksilttik...




Sabah geç denilecek saatte uyandım bir süre yataktan çıkasım gelmedi açtım tv yi seyrettim filan yok canım sıkıldı uyumayınca yatakta da vakit geçmiyor ki:)
El yüz yıkama faslı bile sıkıcı geldi bu sabah.
Var bir anormallik ben de bugün tutar gelir arada bana sanırım öyle günlerden birindeyim.

Hemen çay suyu kondu ocağa içmeli kendime gelmeliyim o demlenene kadar bir fincan acımı acı klasikmi klasik nescafeyi içtim.Uyduruktan bir kahvaltı yapmalıyım çabucak.Nerede o eski özenli ihtimamlı kahvaltı sofralarım?Özlüyorum o masaları.Nedense sevmiyorum artık kahvaltı yapmayı.Üşengeçliğimden olabilir diye kendimden şüphe duyuyorum:)Kahvaltı sevilmez mi ?

Keyif çayımı aldım elime geçtim netin başına özlemişim.Sigara içmediğimden  illa oluşan boşluğu birşeyle doldurmalıyım diye diye aldığım 5 kiloyu şimdi nasıl verecem  diye düşünüp üzüldüm bir an :(

Dışarısı bembeyaz karla  örtüldü bir an da kedi köpekler açtır diye hemen bayat ekmeklere baktım yetersiz geldi gözüme.Arkadaşı aradım varmış bayat ekmekleri getirdi sağolsun doğradım hemen bir  koca tasa  kalan  yemekleri birazda kaynattığım kemikli etlerin kemiklerini de kattım .Gayette lezzetli oldu yemekleri et sulu bulamaçlı filan .

İndim aşağı bahçeye poşetin üstüne döktüm yesinler doysunlar diye.Tam geri eve dönerken karda bir kaydım  iki üç sendeledim ama  ahh haa haa ucuz kurtardım.Bakındım bir tek bile ne kedi ne köpek yok ortalıkta .Allah Allah nereye gitti bunlar deyip girdim içeriye.Camın  önüne de  kuşlar için ekmek kırıntıları koydum.

Bir baktım köpeklerde gelmiş verdiğim yemekleri yiyorlar.Kovada suları zaten her zaman dolu gider içerler yemekten sonra:)Ohh içim rahatladı birkaç karın doyurmanın huzuru ile geçtim mutfağa .Eşim kara lahana  çorbasını mısır ekmeği ile yemek için  istedi mısır ekmeği yapmamı.Yaptım güzel oldu bu arada  birde kuru yufkalardan  tatlı da yaptım.Fındıklı şerbetini yarın vereceğim hakiki inek sütünü kaynattım  kaymağı koyu olsun diye hiç elleşmiyorum süte.

Artık yarın yaparım tatlının sütlü şerbetini tıpkı sütlü nuriye gibi oluyor tadı.Yarına hiç bir işim kalmasın diye bugün hepsini bitircem diye  aht ettim.Ha bu arada  çamaşırları topladım ikinci parti yıkadıklarımı astım. Allah'ım ya ben  keşke erkek olarak gelseydim dünyaya diye derin bir iç geçirdim. Bır bır bırlandım  durdum erkekleri kıskanaraktan  ,sanki faydası mı var söylenmenin :)) yine yorucu geçmişti bir günüm daha..


Ayva Tatlısı...

Merhabalar Sevgili Arkadaşlarım.


Dün sevgili  Tijen ile lezzetibol Twitter üzerinden canlı canlı beraber  pişirdik Ayva Tatlılarımızı.Kendisine buradan çok teşekkür ediyorum .
Malzemeleri:
Bir kilo ayva
Dört su bardağı toz şeker
İki su bardağı su 
Bir iki tane karanfil (isterseniz)
Üzeri için ceviz  ve kaymak
Yapı            lışı:
Tarifi:
Pazardan aldığımız orta boy ayvalarımızı güzelce  yıkayıp ortadan  ikiye keselim.Çekirdek yataklarını oyup temizleyelim.Çekirdeklerini atmıyoruz ayvamıza jölemsi kıvamı verecek onlar.

Teflon bir tepsiye dizelim göbekleri yukarı baksın not: ayvaların kabuklarını soymadım hem  tembelliğimden hem de deneme bakımından  iyi de  oldu. Zaten de  inceciktiler  narindiler.
İki bardak suyunu  ilave ederekten 10 dakika orta ateşte  hafifce pişsinler.Üzerlerine  toz şekerlerini ilave edip kapağını da kapatalım.Ocağın en kısığında yaklaşık 2 saat filan  pişe dursunlar. 

Biz bu arada sevgili Tijen ile Twitter üzerinden hem sohbetimizi ettik hem de ayvaların gidişatını kontrol ettik. Ben bir ara ayvaların huysuz olduğundan bile  şüpheye  düştüydüm .

Arada ayvalarımızı ters yüz edelim iki taraflı eşit pişip kırmızı olsunlar diye dualar ettim.Veee tam istediğim lezzette kırmızılıkta oldular.Asla gıda boyası kullanmayı sevmediğimden doğal olsun istiyorum rengini ve istediğim gibi de oldular.Bir de bazı ayvalarda kumlumsu bir lezzet vardır  bu ayvalar  gerçekten  hem çok sevimliydiler hem de beni hiç üzmediler.

Bu hafta da alıp reçelini yapmayı düşünüyorum :) Hadi servis tabağına alalım ayva tatlılarımızı, üzerlerine de  isteyene  kaymak isteyene ceviz benimkine de hem ceviz hem kaymak ilave edelim..
Afiyet Olsun.
                                                                                                               visnap.blogspot.com

Tom Ve Jerry...


Sen sanıyormusun ki beni fare  kendini kedi yapıp oynadığını he be canımm de bakim? Bilmezsin ki ben  razı olmuş görünürüm avunasın diye  aslında bilirim niyetini madem böyle  mutlusun var  oyna benimle diye izin veririm sana  :)Yalnız uyarayım  bildiğimi bilmeni istemediğimden sesim çıkmaz  çok yakındır seni senin planlarında hapsetmem.!!!
Hadi var  sen  oyalan biraz daha oyna avut gönlünü eğlendir nasılsa  üzüntün büyük olacak bensiz kaldığında.!!Çok yakında sana elveda derim:)

Kara Lahana Kavurması

Dün buranın semt pazarı günüydü.Ben tabii dayanamayıp yine kar da yağsa gittim.Bayılıyorum  o rengarenk sebzelerin ,meyvelerin görünümüne.
Allah'ım kırmızısı,yeşili,turuncusu yiyeceklerin her biri renk cümbüşü dolayısıyla  şunu da alayım  bunu da alayım derken bir bakıyorum bir sürü sebze meyve almışım.

 Meyveler  nasılsa  yeniyor  hazırcacık sebzelerle  dün bütün günüm mutfakta geçti.Yıka ayıkla doğra pişir derken öldüm yaa  yorgunluktan :( Sıra geldi kara lahanaya amanıınnn  ne de  çok almışım.Bari yarısını yemek diğer yarısını da kavurayım dedim.Ve bu gördüğümüz güzel lezzet  çıktı  ortaya.

isterseniz yumurta kırın,böreğinize  iç malzemesi olarak değerlendirin. Bizler sade kavurmasını daha  çok seviyoruz.Hele eşim kara lahanın her bir çeşidine bayılıyor bir Karadeniz'li olaraktan.Ben de biraz  alıştım yemek kültürlerine.Pek hepsini yemesem de.

Mesela kiraz kavurmasını sevemedim.Lakin eşim çok sevdiğinden sevmediğim yemekleri de severekten yapıyorum aşk dedikleri bu olsa gerek.
Haydi başlayalım  kara lahanaları kavurmaya.
Malzemeleri:
Yarım kilo kara lahana 
İki büyük soğan 
Tuz
Karabiber
Pul kırmızı biber
Sıvıyağ
Tarifi:
Karalahanaları önlü arkalı bakıp iyicene yıkayalım ben biraz değil bayağı deliyim bu konuda.Daha 5 veya 6 su yıkanacaklar gariplerim bekleyecekler ılık sirkeli sularda, tertemiz ışıl ışıl olmalılar:)

Güzelce kıyalım,bol kaynamış suda haşlayalım.Süzünce direk buz gibi soğuk suya atarsak yeşil yeşil oluyorlarmış ben de ilk denedim.Pek bir fark görmedim gerçi:) Olsa da olur  olmasa da olur:)

Kuru soğanları irice doğrayıp tuzunu da ilave edip sıvı yağla  iyicene  pembeleştirelim.Diri sevmiyorum ben soğanları  .Kırmızı pul biberini de bayağı bolca tahmini bir çay kaşığı tepeleme  olsun kavrulmuş soğanlara ilave edelim ki renk versin.

İçine haşlayıp soğuk su ile şoklayıp süzdüğümüz kara lahanaları da ilave edip kavurmaya devam edelim inmesine yakın  bol karabiberle tatlandıralım.Oooooo oldu pişti bile anlatırken ne kadar  kolay gerçi kolay çok basit  gerçekten  ya  birde şu bulaşıkları çıkmasa  harika güzel olacak:)

Not:Kara lahananın diğer yarısını da yemek gibi bir şey yaptım sanırım ona da yemek denir sulandırırsam çorbası olur filan  falan  işte :)
Yarın da  onun tarifini yazarım :)
Afiyetle kalın.




Yastık ve Ceset....



Bayağı eski bir tarih tam kesin hatırlamasam da önemli olan  o günün şartları.Yıllar evveldi arkadaşım  Kasımpaşa'dan Anadolu yakasında Bulgurlu'ya taşınmıştı eşinin işi dolayısıyla.5 Dakika ara vereceğim yazıya birden çay istedi canım.

Şu an saatte bayağı geç ama olsun  önce çay demleyim içerken de anılarımı yazarım.Tamam hazırım devam kaldığım yerden :)Ne diyordum hııhh  aklıma geldi.Nagehan ile yakın arkadaş olduğumuzdan yardım etmek şart  yoksa  ipe dizerler beni vallahi dizerler billahi dizerler Kasımpaşalı eli maşalı boşuna dememişler:)

Dedim asla ev temizlemem ,cam silmem  ,toz almam .Mutfağa atın beni size günde 3  öğün yemek tatlısından tuzlusuna bir de ekstradan o da bonusu olsun yorgunluk çaylarınızı yaparım. Benim de yardımım ancak bu şekil olur kabulse geleyim.Beni hava da kaptılar  bir ihtimam  bir üzerime düşmeler :) Deliler halbuki severek isteyerek yapıyorum  yemekleri bilmiyorlar ki :)

Neyse bunlar  bir hafta içinde  yerleştiler.Bir akşam  baktım yoğurt yok bakkal da teeeee iki sokak aşağıda.Nagehan ( evin sahibi  çocukluk arkadaşım )hadi giy kabanını da gidip yoğurt alalım dedim.Asla tek başıma gitmem .Hem  bilmediğim yabancı yerler  hem de öyle ıssız tenha yerler ki adamı kesseler  kimselerin ruhu duymaz.Oysa bir de bugünkü Bulgurlu'ya baksanız  gökdelenler,siteler bloklar dizi dizi bir hareket bir bereket.

Gittik bir sürü yol ne o alt tarafı bir kase yoğurt alacağız:) Git git bitmiyor bakkalın yolu :(Aldık dönüyoruz dedim ki gel şu apartmanın yanındaki boş arsadan gidelim yol kısalmış olur o kadar yol yürümemiş oluruz.Bu yok olmaz geçmeyelim filan dedi ben sapınca aralığa bu da saptı.Ama  korkudan  benim önüme geçti gidiyor,ben de  ona yetişeceğim diye paldır küldür gidiyorum.

Karanlık zifiri derecesinde  nereye basıyorum ne ediyorum belli değil ki .Rast gele atıyorum adımlarımı derken birden ayağımla yumuşak bir şeylere  bastım.Bu ne  ola ki diye ayağımı ileri geri oynatıp hareketlerimle  tahmin etmeğe çalışıyorken, yerde yatan  yumuşaklığın ne olduğunu birden dankk etti kafamda.

Bu olsa olsa bir cesettir diye cıyyakladım avazım  çıktığı kadar imdatttt cesete bastım  Nagehan  koş koş ceset  var burada  kurtar beni diye  tepin tepin tepiniyorum  ben. O da  ne ceseti diye ordan  tepiniyor nasıl koşuyorsam  yanına  ayaklarım sanki hiç yere değmiyor da havada uçuyorum .

Eve girdik ama renk uçmuş bembeyaz suratlarımız un dökülmüşcesine:)) Birbirimize bakıp duruyoruz  sabah hava  ışısın  ilk işim gidip oraya o cesete bakacam Nagehan diyorum.Bu  bana  ne cesedi ya  ceset  olsa  orada  dururmu kokar.Eeee yeni attılarsa  oraya niye koksun ki sonradan çıkar kokusu .filan yattık uyuduk uyandık.İlk işimiz  hemen o apartman boşluğuna gittik ki gördüğüm  karşısında  öyle çok güldümkü hala da aklıma geldikçe gülerim :)

Gördüğümüz upuzun bir yastıktı .Hani eskiden  annelerimizin zamanında ki yatağı boydan boya kaplayan  upuzun yastıklar vardı ya  işte o yastıklardan birini sahipleri atıvermişler O boş  araziye.Nerden mi aklıma geldi bu anım? Ben de bizde ki upuzun yastığı napsam diye düşünüp dururken  işte bu geçmişteki anım geliverdi aklıma:)) Ama ben  asla boş bir araziye atmayacağım yastığımızı :)))