Vişnap

Bugunüm.

Dün birden keyifsizleştim ,hastalandım sanırım ayların getirdiği yoğun yorgunluktan vücudum zayıf düştü :( Dün dünde kaldı bugüne bakmalı :)Ertesi yani bugüne ise gayet neşeli girdim. Sabah aylardan sonra ilk defa biraz uyku keyfi yapayım dedim demez olaydım .Neyi çok istersem illaki olmaz :(
İşyerinden gelen telefonla fırladım yataktan bir yandan da gözüm yastık yatakta ,nasıl giyindim nasıl gittim bilemiyorum.Hahh iyimi tam bugünü anlatacaktım uykum geldi uyumalıyım bu yazım burada beni beklesin yarın kaldığım yerden devam ederim:) 

Geldik bugüne yine bu saati yaptım yine uykusuzum ben .Verdiğim sözü yerine getirmeliyim.Bakayım nerede kalmıştım oradan başlayım hemen :)
İşe gittim her zamanki gibi önce doğru deniz kenarındaki boş masayı kaptım genelde erken saatlerde yer olur deniz kıyısında .Bir bardak çayım sigaram ve poğacam .

Vallahi tembelliğimden poğaca yiyorum aslında özledim peynirli zeytinli domatesli kahvaltı sofralarını geç kaldığımdan tek başıma da sevmediğimden poğaca kurtarıcım oluyor:)
Çay harika bir kesmez ikinci bardağı da içip işimin başına geçtim.Kasayı sayarak teslim aldım.

Pc açık müzikler güzel çalıyoruz dinliyoruz da ta akşamlara kadar kafam bir dünya oluyor.Gelenler gidenler hoş geldiniz,iyi günler afiyet olsun bilmm ne bazen off yeter yahu diyesim geliyor.Iıhhh devam güler yüzlülüğe onlar bizlerin ekmek parası velinimetimiz.

Ama bazen içlerinden öyle gıcıklar çıkıyor ki git ve bir daha da buraya gelme diyesim geliyor. Hatta denize atasım geliyor.Bazıları da şeker gibiler kibarlar güler yüzlüler . Kocam yanımda karşımda o da koşturmaca içinde.Biz bir arada olduğumuz halde iki lafı kesintisiz konuşamıyoruz. Pat biri geliyor hayda yarım kalıyor özel konuşmamız:( 

Bazen sevdiklerim özlediklerim arkadaşlarım geliyorlar beni görmeğe onlarla dahi iki kelimeyi rahat konuşamıyorum.Masalarına gidipte bir bardak çayımı soğutmadan sıcacık içemiyorum ki. Burası öyle bir yer ki birden hepsi birden geliyorlar.Kalkıp giderlerken de hepsi birden gidiyorlar.Birbirlerinden mi özeniyorlar ne? 

Biri patates kızartmasımı sipariş etti yan masada hop siparişini veriyor o onu o bunu görüp talep ediyorlar haahaahhaaa bu çok güzel yesinler ,içsinler değil mi, ama:)Çalışanları denetlemek işten kaytaranları uyarmak çalışmaları için teşvik etmek şımartmadan ezmeden aradaki mesafeyi ayrlamak öyle zor ki :(
Bugün biraz erken çıkayım desem de her zaman bu mümkün olmuyor ki .Neyse gece olupta eve dönüş saatim yaklaştığında kasayı sayıp teslim ettim fazlası var eksiği yok şükürler olsun bir iki defa açık vermiştim kendimi salak gibi hissetmiştim.

Sessizliği özlüyorum..


Sessizliği dinlerken
Tam gecenin ortasında
Sabah olsun istemiyorum
Biliyorum ki sessizliği bozacak
Yine düşüncelerim.


Yine her zaman ki gibi
Delip geçecek yüreğimi kelimeler
Bu sefer eskisi gibi olmayacak.
Anlatmaya çalışmayacağım kendimi
Gözlerim baksa da görmeyecek
Kulaklarım duymayacak hiç bir şeyi


Her zamanki gibi sessizliği dinleyerek
Gecelerimi uğurlayacağım sabaha
Güneş doğmaya başladığında
Kendimle kalacağım baş başa


Hiç sesini duymadığım
Sessizliğin sesini duymak istiyorum
Duymak istemiyorum kafamdaki sesleri
Sessizliği özlüyorum
Yoksa odamı bozmuş sessizliğini


Peki siz duydunuz mu sessizliğin sesini
Var mı böyle bir ses
Varsa eğer o sessizliğin içine gömün beni
Huzura öyle ihtiyacım var ki


Sessizliği özlüyorum
Sessizliği dinliyorum gözlerim kapalı
Hiçbir şey duymuyorum
Bu gürültülerin içinde
Benimle birlikte kaybolup gidiyor zaman…


                                                                                    Selma Doğan

Babaanneymiş :(

Seni çok severdim ta ki aklım erip te senin beni sevmediğini  anlayana kada. Annem söylerdi de ne çok kızardım ona.Sana sen çok sevdiğime laf söylüyor diye canım anneme kızardım.Bana ne ben onu,o beni çok seviyor der seni korurdum minicik çocuk aklımla .

Sen ne kadar hainmişsin gerçekten içinde hiç bırak torun sevgisini insan sevgisi yokmuş.İnsan torununu sevmez mi yahu ne biçim insandın sen?Öldün gittin sana olan kırgınlığım nefrete dönüştü yıllar içinde.Etrafımda ninelerinden sevgi gören çocukları gördükçe hep seni sorguladım minicik kalbimde.Ben de çocuktum benim de ninem beni sevsin isterdim .

Büyüdüm kazık kadar oldum hep sordum neden diye hala neden diyorum ya neden neden ? Benden başka tek bir torunun yoktu ki bir tek bendim kızı erkeği hepsi bendim:( Allah'ım senin gibilere neden çocuk nasip eder ki ve de torun nasip eder ki? 

Size geldiğimde o meymenetsiz suratın asılırdı o gülmeyen suratın var ya şahken şahbaza dönerdi:/Elini öpmek isterdim de zor uzatırdın o elini. Yanaklarımı uzatırdım da lütfen bir öperdin dudakların yanaklarıma değmezdi bile .Ispanakları ayıklarken gel yardım et gel öğren derdin yapmazdım.Anneme bir ton laf söylerdin  niye beni bu kadar şımartıyormuş diye.

Sana ne sana ne be .!Yok örgü örecekmişim yok bilmem ne oh olsun ki senin isteklerini yapmazdım.Zaten ben senin o samanlarla dolu yastıklarını da sevmezdim ki o yastıklar ki örtü üstüne örtüler ile örtülürdü sen örterdin o örtüleri.Ne kadar kıymetliydi çaputların.

Senin kocanı büyüyene kadar hep öz dedem sandıydım.Ne zaman ki büyüdüm gerçekler bana söylendi o senin  ikinci kocanmış şaştıydım.Bir insan bu kadar mı iyi olur diye,beni çok severdi.Her çarşıya gittiğinde mutlaka ya şeker ya çikolata alırdı bana .Yüzü gülerdi rahmetli dedemin ben onu hiç üvey olarak görmedim ki o benim öz dedem sayılırdı.

Acaba üvey olan senmiydin diye düşünürdüm ama kahrolsun ki özdün sen. Sen öldüğün de kırkın çıktı dedem evlendi iyi oldu sana.Adam hiç olmazsa ömrünün son günlerinde şeker mi şeker bal gibi eşiyle çok mutlu olmuştur. Ben ona  babaanne dediğimde üvey olduğunu bile aklıma getirmezdim ki.

 Nasıl muhabbetliydiler senin evinde senin sandalyelerinde keyif çaylarını içerlerdi oh olsun sana .Senin doğurduğun oğlun olan amcamı da sevmiyorum .Babam öldüğünden beri sayılıydı arayıp sormaları o da ne zaman maddi bakımdan sıkışsa o zamanlardı.N'oldu şimdi sıkıntılar içinde debeleniyor iyi oluyor.

Benim babam çok merhametliydi sanırım  ölen öz dedeme senin ilk kocana çekmiş huyu suyu.Herkeslerden öz dedemin çok mükemmel olduğunu duyardım ben .O minicik kolonya şişelerin vardı ya ben onları öyle  çok severdim ki bana ver derdim vermezdin be :(  

Ben de bir keresinde senden gizli alıp mantomun ceplerine koyduydum babam beni almağa geldiğinde . Yolda giderken o minicik ellerimi mantomun cebine soktum ki yoktu o kolonya şişeleri.Hele bir tanesi keman şeklindeydi.  En çokta onu  sevmiştim keşke bir tek onu bıraksaydın :(,Demek babaanne sen cepleri de karıştırıyormuşsun.  Ne kadar ayıp bir şey.Huysuzların huysuzuydun sen.Geç öğrendim ne yazık ki.


Kuzu !

Geldim eve üstümü başımı değiştirip en rahat kıyafetlerimi giydim .Hava geceleri artık hafiften serin olduğundan terasta üşürmüyüm üşümezmiyim  derken attım kendimi terasa.

Yan komşuların kahkahası kışkırtsa da yorgun olduğumdan vallahi gidip katılmayı gözüm yemedi .Bana nispet yaparcasına fasıllar şarkılar yan komşular da şenlik var.Allahım yoksa gitsem mi filan derken en iyisi ben Nesrin 'imi anlatayım,yazayım deyip geçtim bloğumun başına. 

Bizim buralar cennet gibi komşularla ilişkiler akrabalık derecesindedir. hepimiz birbirimizi bilir tanırız.Şanslıyız bizler.Ayyyy çamaşırları makineye atmayı unuttum ben yazımı yazarken onlar döne döne yıkansınlar bi koşu gidip geliyorum.

Ahhhh Nesrin ahhhhh  o ne muhteşem sessss öyle canım çocukluk arkadaşım seni az daha kaybediyordum geçen sene bu zamanlar:( O melun hastalığı yenip bizlere ,hayata dönmen harika ve ben seni kaybetme korkusuyla daha da kıymetini bilir oldum canım benim.

 Şimdi o şen kahkahalarını duyuyorum ya  çok mutlu oluyorum az mı mücadele verdin .Hadi oraya gelemiyorum deyip terastan bir istek şarkı yolladım da kırmadın beni kuzucum .Bilirsin hangi şarkıyı çok çok sevdiğimi deyip seçimi sana bıraktım ve sen başladın muhteşem sesin ile sevdiğim şarkımı söylemeye :) 
Bir gün de sizlere gerçek bembeyaz yünlü,kara gözlü kuzumu anlatacağım...

Hep böyle neşe dolu,sağlıklı ve gülen gözlerle bak acımasız hayatı tatlı yaşanır kıl çocukluğumun anılarını paylaştığım arkadaşım .Az daha biraz daha tutmasam üşenmesem yanınıza geleceğim de tutuyorum kendimi sandalyeye uzattığım ayaklarım otur oturduğun yerde gitme bizi daha da fazla yorma diyorlar:) Bugünlük bu kadar .Oysa ben kuzuyu yazacaktım bunlar geldi aklıma bir başka zaman da kuzumu anlatacağım :)

Hazan yapraklarına sarılı.


Bir sokak aldı beni.
Bu ne lanet!
Camlara düşmüş kıyamet,
Kirli bir kadın,soyka bir cennet.

Loş gece aldı gözlerimi.
Bu ne lanet!
Çıplak bir şeytan sardı bedeni katrana.
Günahsız bir ruh,
Zamansız bir düşe varana.

Açtı kapılarını bir meyhane.
Meymenetsiz bir kadeh!
Çığlıklarla toprağa düşmüş bir tohum.
Hazanın ilk saatlerinde..

Efendiler! size selam olsun.
Ömrümü hazan yapraklarına sarsam,
Dağlara yaslanmış  kayıp sevdam.
Doldursam şarabı gece karanlığın da.
Sorgular mı beni bu zaman?

                          Turan KOCA

Gecenin bir yarısı.

Derin depderin düşüncelerdeyim tıpkı dipsiz kuyular gibi .Herkesler uyumuş,etraf tam istediğim sessizlikte.Hava miss gibi ben de miss gibiyim keyfim yerin de.Peki büyük bir istekle açtığım bloğumu neden öksüz bir başına bırakıyorum ki?Bugünler de çok ihmal ettiğimin farkına vardım.Zaten aceminin tekiyim .

Devamlı blogla meşgul olsam da kendimi geliştirsem ya diye kendime söylenirken buldum kendimi.Hani derin düşüncelerdeyim demiştim ya .Demek ki her yere birden yetişemiyorum.Nerelerden kısabilirim kendimi de bloğuma daha çok vakit ayırabilirim ? İlk aklıma gelen çok sevdiğim Freind Feed.Evet biraz kendimi oradan çekmeliyim bir süreliğine de olsa.Kafam da bir sürü ,bi dünya dolusu yazmak istediklerim var.

Eeee ben başlayım artık yavaş yavaş yazmaya Kendime söz verdim .Yarından itibaren ne gelirse aklıma yazıyorum bundan böyle .Kimi deli saçması,kimi hüzünlü,kimi de komik o an ki ruh dünyam ne derse o olacak:)