Vişnap

Ağustos .

Şu ağustos ayını bu kadar kolay geçireceğimi hiç tahmin etmediydim.Sıkıntısını,stresini aylar önceden çektiydim .Ben ramazan ayında çok gergin olurdum hep korkum bir başkalarının kalbini kıracağım diye hislerime ,sinirlerime hep baskı yapardım.

Uykusuzluğum ayrı bir problem olurdu ki geçen yıllar içinde evde olduğum için öğlene kadar veya gün içinde bir iki saat uyuma şansım oluyordu.Maalesef bu yıl çalıştığımdan böyle bir şansım olmadı:( Yani çok ta umduğum gibi olmadı aslında güzel ve kolay da geçti şükürler olsun .

Her akşam soframız kalabalıktı kalabalık sofralar da yemek yemeleri özlemişim çok özleyeceğim .Şu kalan 2 gün ve bayramda geçsin gitsin hayat normale dönsün istiyorum.Sevmiyorum bayramları ve özel günleri bayram benim neyime ki:(Kaldı 2 ayım tatilim için inzivam için tam 2 ayım var günleri günlere ekleyeceğim ve Kasım ayı gelecek ve ben ardıma bile bakmadan Karadeniz'e gideceğim.Hiç kimseleri düşünmeden sırf kendim için kendimi yaşayacağım yaşasın düşüncesi bile enerji veriyor bana .
Not:Görsel de neden denizin fotoğrafı kullandın derseniz,deniz bana her zaman huzur verir çok sevdiğimden dolayı derim...

Bildiklerim..


Kırıldığı noktalarını bilirim yaşamın,
Elini kanatırcasına tırnaklamayı bilirim.
Köşeye kısıldığında saldırmayı,
Çocuk masumluğunda sevmeyi,
Çığlıklarla ağlamayı,
Duvarları yumruklamayı
Sevişirken cama çarpan sesleri bilirim.
Çıkıp gitmeyi bilirim hayatlardan,
En iyi acılarını,
En az kahkahasını bilirim aşkın.
Dostun için direnmeyi,
Paranı ve canını vermeyi,
Başkaldırmayı bilirim en çok
Ve özgürlük için dökülen teri.
Kirletilmiş yüreklerin aklanmadığını,
Çatlamış arın uslanmadığını bilirim.
Gecenin ortasında yalnızlığı,
Uykusunda bile adımı sayıklayanları bilirim.
Heyecanın mideni acıttığı bekleyişleri,
Hiç gelmeyen ayak seslerini,
Sadakatin öldüğünü sessizce,
Suskun dudakları, nefret saçan gözleri bilirim.
Ben yaşamı bilirim.
Ben sende bilmediklerimi arıyorum,
Ben sende özlediklerimi arıyorum,
Ben sende unuttuklarımı arıyorum.

                                                           Candan Ünal...


                

Düne niyet ,bugüne kısmet.

Dünü yazacaktım gece FF 'ye bir takıldım ki kendime geldiğim de vakit çok geç olmuştu.Bugünü yazayım istedim.Her zamanki gibi sabah yarı canım yatakta kalaraktan kendimi yataktan nasıl fırlattım ahhh haaa azcık daha desem akşama kadar uyurum öylesine hasret kaldım uyumaya.

Kalk elini yüzünü yıka saçını başını tara giyin ve kapıyı aç git.Bu her gün böyle bakalım bugün nelerle karşılacağım merağı içinde yollara attım kendimi.Ağustos ayından sonra içinden geçtiğim parkta bir sigara molası vereceğim ant içtim.Bir de perşembe günü kurulan o meşhur sosyete pazarında alacağım soluğu.Orada deli gibi dolaşıp bir yorgunluk çayı içeceğim .Yanında da gözlemelerim olacak.Bilirim ki içi peyniri peynir değildir lor dur ucuzundan lezzetsizindendir.Olsun yine de yicem işte:)

Bu hayallerle durağa vardım.Bugün güneş tepemde yakıyor hah kocaman yaşlı kestane ağacının gölgesi az da olsa gölgesi kaldırıma inmiş deyip o gölgede pusuya yataraktan dolmuşu bekledim.Oyyy gelin be anam gelin gelsenize varlığınıza yokluğunuza kıran mı girdi derken söylenirken gelmez mi?

Ohhh içi nasıl serindi açık camı doğal klimaydı:) Geldim iş yerime her günkü rutin işler işte gelenlerin bazıları çok ilginç oluyorlar bazılarınla çok hoş sohbetim bazılarına da eh lütfen bir iki laf ediyorum aaaa o da ne? Nedret hanım yine gelmiş ayyy canım benim ya beni sanırım ölen kızına benzetiyor bir seviyor ki beni sormayın ben mi ehh sanmam sevmiyorum da üzülüyorum durumuna .

Allah kimseyi yalnız bırakmasın hele de ömrünün son demlerinde çok zor olduğunu tahmin edebiliyorumNedret hanım şair bir hanım bana bir kaç şiirler yazdı.Rastıklı kaşları simsiyah beyaz saçlarına inat .Tatlı şeker şey.Offf offf yine o dunkof etrafımda tembel yaratık seni bir gün bir benzeteceğim ama kendimi tutuyorum sebebin ben olmayım istiyorum sinsi hitler kılıklı seni bakalım nereye kadar işten güçten kaytaracaksın ?

 Sen ise şirinlik muskası dört gözlüm arı gibi çalışkansın maşaallah.İşte dünyanın kaderi bu kimileri ezilir kimileri padişah torunu gibi saltanat sürerler.O saltanatı elbet bitecek o dunkofun dört gözlüm.sen üzülme.yarın sana söz çikolata getirip o görmeden gizlice vereceğim.Sen hakediyorsun da kaç günlerdir ben unutuyordum almağa notumu aldım bile geceden:)

Offff Allahım bayram sabahını görebilecekmiyim ben şu deniz kenarındaki sağdaki masada mükemmel kahvaltımızı yapabilecekmiyiz diyorum da bu neyin sabırsızlığı ki?Personel eşimi sorup duruyor akşam oldu yok acaba nerede biliyormusun yooo bilmiyorum telefonla da ulaşamadım deyip bir güzel yalan söylüyorum.Oysa biliyorum nerede ne işle meşgul olduğunu .

Öğleden sonra eşim geldi.Ben o esnada özenerek salata hazırlıyordum. Aklımdan da geçirdim şimdi gelir meydana çıkar kokuyu alır diye.Öff yaa hepsi değişik istekliler kimi salata da soğan maydanoz istemez kimi yok bilmem ne ne varsa hepsini yıkadım doğradım hazır ettim.Yiyen yer yemeyen yemez bana ne ya:)

Günün en güzel anı yemek masasının hazırlanması ne kadar keyifli bu duyguyu çok seviyorum hele bir de o masa etrafında kalabalık olursak mükemmel oluyor .Bir baktım yavaş yavaş iftara yakın sevdiklerimiz gelmeğe başladılar bugün kü menümüz domates çorbası tavuklu patates ve pilav salata karpuz tatlı ooo masa ziyafet sofrasına dönüştü birden.

Her akşam böyle oluyor gerçekten bereketi var bu ayın son dakikada fırından sıcacık özel sipariş ettiğimiz bol susamlı yumurtalı pidelerimizi de dört gözlüm bi koşu alıp geldi mi her şey tamamdır.Artık o ulvi ezan sesindedir bütün kulaklar aaaa nasıl olur da unuturum bol naneli limonatımı ben bir koşu alıvereyim dolaptan derken amanınnnn canım yan komşum bir tanecik arkadaşım girmezmi kapıdan içeri ohhh masamız soframız daha da şenlendi deyip bir koca bardak naneli limonata da ona hazırlayıp sofrada yerimi aldım. 

İlk çorbamı içtim .Ya bu ahçımızın gerçekten elinin lezzeti mükemmel.Hani nerede benim dünden kalan bezelye yemeğim ben ondan yicem deyip uzattım tabağı e be anam bol kepçe lokantası gibi doldurdun tabağı bak dahada başka bir şey yiyemedim işte:)Yemek bitti ayyy işin fenası dağınık bir sofra ahhh haa ben burada biraz kaytarıp arkadaşımla yan masaya geçtim.Çaylarımız da geldi sohbetlerimiz başladı ne zamandır görmemişim özlemişim  kendisini . Dunkofa kaldı bulaşıkları yıkamak yıka koca tembel oh olsun sana hiç acımıyorum yeminle:)

Kendime geldim ilk sigaradan sonra canım arkadaşım al sen gazeteleri oku ben de gidip kasayı teslim edim hesap kitap işlerimi bitirip bu gece erken gidelim seninle dedim.Giderken de Sema'ya uğrar bir çay faslı da orada yaparız .dedim bu dedim dedi kelimelerini de kullanmaktan oldum olası nefret etmişimdir ama mecbur kullanıyorum .

Hadi sizlere iyi geceler deyip çalışanları iş yoğunlu ile başbaşa bırakıp eve doğru yola çıktık Sema'cım da çayımızı içtik içtik ama ben hiç beğenmedim vallahi köstre suyu gibiydi çay.Sema beni duymasın demiycem yüzüne de söyledim zaten kahkaha attı o da böylesine samimiyizdir arkadaşlarım ama çok eski arkadaşlarım akrabalarımdan ileridirler.Çok severiz birbirimizi. yeter bu kadar günün özeti eve geldim üstümü başımı değiştirip en rahat elbisemi gidim elimi yüzümü yıkayıp geçtim pc nin başına  .

Kibar sürücü.

Bir dolmuş şöförü kibar mı kibar Allahım ben ne kadar kibar diye şaşkın şaşkın baka kaldım .Para üstünü uzatıp almamı beklerken bile sabırlı öyle bekliyor alayım diye. Kendimi topladım paramı cebime attım her zamanki gibi .

Bu yankesiciler dört bir yanımızı sardığından beri çantada cüzdan taşımayı rafa kaldırdık. 15 dakikalık yol bana 5 dakika gibi geldi hemen sonuna geldik yolun.İstediğim yerde indirebileceğini filan söyledi.Ha yalnız bana karşı değil di ,bütün yolculara kibar davranıyordu.

İnerken de yolun karşısına dikkatli geçmemi tembihlemesi filan ayyyy bayıldım inanın ki.Keşke böyle kibar ve nazik insanlar daha da çok olsa da bizlerin de sinir stresleri azalsa .Yolun açık olsun sevgili kibar sürücü:)

Akrabalar

Akrabalar bir sürüler dolular sürüsüne bereketler de nedense bizler de hiç bağlılık kavramı yoktur. Bayramlar da seyranlar da dahi aramayız birbirimizi dargınlıkta öyle pek yoktur bağlılıkta yoktur.Bir bakıma iyi bir bakıma kötü bir durum:(Annemler 4'ü kız biri erkek olmak üzere tam 5 kardeştiler.Hepsini uğurladık gittiler uzun uykularını uyuyorlar.Bir tek kalan dayım o da kim bilir nereler de ? İstanbul'da yaşıyor  iki tane kızı var ve evliler ve ben onları hiç görmedim:(

 Ne kadar üzücü bir durum değil mi? Amcam ise bir tane ve onunda iki oğlu var ben onları da görmedim büyük olanı bir iki kere gördüm de o da bundan tam 18 yıl önce kim bilir ne kadar değişmiştir siması yolda görsem yan yana olsak asla tanımam ki:( Teyzelerim hep birbirleri ile hep çekişme içindeydiler ama bizler onlar hakkında laf söyledik mi buna asla izin vermezlerdi laf söyletmezlerdi de.Peki sizler ne diye birbirilerinizin kalplerini kırıyorsunuz dediğimiz de sizlere ne, ne ilgilendiriyor bizim ilişkilerimiz sizleri diye bir güzel ağzımızın payını verirlerdi :)

İçlerin de ilk giden büyük teyzem oldu sonrasında da annem peşinden gitti.Kaldı iki teyzem geriye.Bir gün evdeyim çalan telefon açtım karşımda kuzenim teyzen vefat etti.Aaaa tamam hemen geliyoruz dedim ki aaa o da ne bir hafta olmuş ve defin etmişler hem de Didim'de .Eeeee yani dedim hepiniz çatlaksınız kafadan ,tabii içimden dedim bunları yüzlerine karşı söylemek ne mümkün ölene kadar bitirmezler bıdı bıdı kafamı yer bitirirler her gördüklerin de. 

Aradan bir iki sene geçti hop öbür teyzem vefat etmiş ki bu ikisi birbirlerini hiç sevmezlerdi hatta dargın öldüler diye biliyorum.Bak Allah'ın takdirine ki o da Didim de vefat etmiş ve şimdi mezarları ayrı da olsa aynı mezarlıkta kuzu kuzu uyuyorlar . Bizler kuzenler eh işte kırk yılın başı arada arar sorarız birbirimizi öylesine laf olsun diye asla  içten gelen  aramalar değildir bunlar .

Fakat amcamın küçük oğlu değil de büyük oğlu ile bir kere de olsa görüşmek istiyorum .Belki kısmet olursa görüşürüm yok olmadı pekte üstün de duracak değilim .Bir günde eşimin akrabalık ilişkilerini anlatırım müthiş bir bağlılık var aralarında hele bayramlarda düğünlerde ve cenazelerde nasıl kalabalık oluyorlar anlatamam .

Küslük...

Bu gece ki akşam yemeğimiz de küs olduklarım ile aynı masayı paylaşmak.Bilemeyeceğim de hiç hoş değildi benim açımdan .Barışmayı düşünürmüyüm diye kendimi sorguladım ıııhhhh böyle halimden memnunum .Bir kere kırıldım mı daha da ardıma dönmeden çekip gitme huylarım var.Buna inatlarımı da ilave edersem  çok zor.

Bir kuru merhaba dudaklarda donan tebessüm bunlar o kadar yapmacık ki sevmiyorum yalan davranışları rol yapmaları .Ve  ben de kendimi o rollerin için de bulunca hayat çok keyifsiz geliyor bana :( Ve bu durumdan eşimde rahatsız istiyor ki uzatmayım barışayım.Bir kaç kere konuştuk ama sonuca ulaşamadan hep çıkmazlar da kalıyor konuşmalar.

Canım  biliyorsun da huyumu daha ne diye üsteliyorsun ki sen mutlu ol diye ben kendimi mi mutsuz edeceğim .Varsın benim de bir kaç konuşmadıklarım olsun .Onlarla barışıp konuşsam ne olur konuşmasam ne olur ki ? Demek ki birbirimize değerli olaydık zaten kırmazdık ki karşılıklı birbirimizi :( 

Sen  eşine uyup eşin ile konuşmuyorum diye ne diye bana tavır alırsın ki sonradan beni gördüğünde  konuşmak için can atarsın .!Kal  öyle karşımda soğuk donuk tebessümün ile asla benden  içten bir davranışta bekleme :(