Vişnap

Pilavlar. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pilavlar. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merhabalar.
Geçen cafedeydim bana çok nefis tavuklu pilav ikram ettiler.İçeriğin de ne varsa çok ilgimi çekti ne kattınız nasıl yaptınız baharattı beni pilavı pişirenin peşine düşüren.Suriye'liydi pişiren pilavı,çat pat lisan yüzünden öyle zor anlaştık ki ama sonuçta anlaştık baharatın adı "kepse" Gelirken Suriye'den getirmişler,bana da verdi biraz.Ben de tuttum mezgitli iç pilav yaptım kepse baharatından da kattım öyle çok yakıştı ki.Şimdi gözüm gibi bakıyorum minicik kavanozda ki kepse baharatına.

Bu pilavı bir başka balık fileto ile de yapabiliriz ben de mezgit fileto vardı onu kattım.
Malzemeleri:
300 Gr mezgit fileto
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet küçük havuç
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Türk kahve fincanı kuş üzümü
Yarım çay bardağı ince kıyılmış ceviz
1 Su bardağı pirinç (250 gr)
1,5 Su bardağı sıcak su
1 Tatlı kaşığı bal
1 Çay kaşığı kepse baharatı
1 Çay kaşığı karabiber
1 Çay kaşığı tuz
1 Çay bardağı ince kıyılmış dereotu
Tarifi:
Pirinci ayıklayıp yıkayıp bir tatlı kaşığı tuz kattığımız sıcağa yakın ılık su ile yarım saat kadar dinlendirelim.

Dondurulmuş mezgit balığı yarı çözülme durumunda iken tavla zarından biraz daha büyük olarak doğrayalım.

Pilav tenceresine tereyağını alıp eritelim içine yemeklik doğradığımız kuru soğanları rendelediğimiz havuçları katıp karamelize olana kadar soteleyelim.İçine doğradığımız mezgitleri atıp balıklar pişene kadar arada usulca balıkları zedelemeden karıştırarak kavurup soteleyelim.

Baharatlarını,tuzunu,kuş üzümlerini,1 tatlı kaşığı balı katalım.Dinlenen pirinci yıkayıp tuzundan arındırıp süzüp ilave edelim pirincler şeffaflaşana kadar soğanlarla beraber kavuralım.Bir buçuk su bardağı sıcak suyunu verelim.

Önce bir iki taşım orta ısılı ateşte tutup ateşin altını en kısığa getirip pilavımızı pişirelim.İlk sıcağı geçip demlenince 1 çay bardağı tutarında ki ince kıydığımız dereotlarını ilave edip pilavı alt üst ederek havalandırıp harmanlayalım.Ve servis zamanıdır soğutmadan sevdiklerimize ikram edelim.Yapacak olanlara afiyetler olsun.
İlk defa deneyip yaptığım için sonuçtan tam emin olamadım lezzeti hakkında.Ondan malzeme miktarını az tuttum.Pişipte lezzet onayından tam not ile geçince mezgitli iç pilavım mutlu oldum.Ara vermeden en kısa zamanda yine yeniden yapmak için karar verdim.Tabii bu defa malzeme miktarını daha fazla tutacağım.
Sizlere de mutlaka yapmanızı tavsiye ederim.Şimdi buralar da ve gittiğim yerler de ilk durağım aktarlar olacak.Elde ki "kepse" baharatım bitmeden yerine yenisini almak şart.Pilava olağanüstü lezzet katkısı oldu.SEVGİLERİMLE.







Merhabalar.
Dün gün bayağı telaşlı koşturmalı geçti yine.Bir gün öncesi gündüz öğlen duaya gidip dua sonrası da  arkadaşlarla buluşup cafeye gittik.Eve dönüş saatimiz bayağı geç saat oldu.Ertesi günü de ev de bahar temizliği faaliyetleri olacağı için yemeklerin bir kısmını geceden yapmak zorundaydım.Bir yandan da akşam yemeği telaşları.

Öyle bir koşturma içindeyken elektriklerin aniden gitmesi ile bütün işlerim aksadı ve geç saatlere kadar sürdü.O kadar çok yorulmuşum ki sabah yardım için gelen bayan kapıyı indirmiş ben sanki bir ölü uykusun dayım gibi hiç duymadım.Canım ya baktı duyuramıyor telefonla duyurdu ama:)

Aman Allah'ım o ne temizlikti o nasıl güçlü kuvvetli bir kadındı evi kaldırdı kopardı elinin değmediği tek bir yer kalmadı bir ara taşınıyoruz galiba dedim.Gece saat 21.00'de bitti işler ama bizde bittik vallahi.Bir ara bu kadın delirdi beni de terastan silkelemeye kalkmaz diye aklımdan geçirdim hatta kendisini de söyledim ve güldü,ben de güldüm:)

Çok yorulup öğlen yemeği için ara verdiğimiz de bu nefis tavuklu bulgur pilavını ayran eşliğinde bir yedik ki.Yorulunca insan ne kadar çok yemek yiyor, eee tabii yitip giden enerjilerin geri gelmesi lazım değil mi.
Malzemeleri:
Yarım tavuk 
1 Su bardağı "300 gr"pilavlık bulgur
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Kahve kaşığı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı biber salçası
1,5 Su bardağı tavuk suyu (450/500 ml)
Tuz
Tarifi:
Tavuğu yıkayıp üzerini bir iki parmak geçecek kadar sıcak su ilave edip pişmeye bırakalım.İnmesine yakın tuzunu ilave edelim.Tavuk piştikten sonra ılınınca tencereden alıp etlerini irice didelim.

Tereyağını pilav tenceresine alıp eritelim içine ince yemeklik doğradığımız soğanları atıp karamelize olana kadar soteleyelim.Kırmızı pul biberini ve biber salçasını ilave edip az tuz katalım.Bir iki karıştırıp malzemelerin birbiri ile özleşmesini sağlayalım.

Bir bardak bulguru yıkayıp süzüp kavrulan soğanlara ilave edip bulgurlar şeffaflaşana kadar kavuralım.İçine irice dittiğimiz tavuk etlerini ilave edelim.Bir buçuk su bardağı sıcak tavuk suyunu süzerek verelim.Önce bir iki taşım kaynatıp ateşi en kısığa getirip tavuklu bulgur pilavımızın suyunu çekip üzerinin göz göz olup pişmesini ve demlenmesini sağlayalım.Yapacak olanlara afiyetler olsun.
Ben de şükür bu yıl bahar temizlikleri erkenden bitti,bir ara dolap içlerini yeniden düzeltip tasviye edilecekleri ayıracağım.Bir de yine aklımda Görele'ye gitmek var çok özledim sayıklar oldum oraları yine.SEVGİLERİMLE.



Merhabalar.
Yaz gelsin mi gelsin gelsin vallahi artık iyice sıkıldım istiyorum terasımızı açalım günün bütün saatlerini orada geçireyim.Evin içlerin de darallar geldi iyice.
Aslında bugün hava çok güzel güneşli pırıl pırıldı.Bir ara cafeye gideyim istedim.Ama gidemedim yapacak işlerim vardı.Akşamdan ıslattığım buğdayları pilav yapmam lazım vs vs diğer işler iş iş bitip tükenmeyen işler işte her zaman ki gibi bizi esir alan işler:)

Kısmet olursa yarını bütün gün gezme günü olarak değerlendirmeyi düşünüyorum.
Malzemeleri:
1 Su bardağı buğday (250 gr)
1 Adet büyük kuru soğan
2 Su bardağı et,tavuk veya sade su
2 Yemek kaşığı tereyağ
Tuz
Tarifi:
Mümkünse bir gece önceden buğdayları gözden geçirip ayıklayıp yıkayalım.Üzerine bol su koyup ateşe koyalım buğdayları bir taşım kaynayınca ateşin altını hemen kapatıp tencerenin de ağzı kapalı vaziyette bekletelim.

Buğdaylar iyice açılınca süzgece alıp ertesi güne kadar süzgeçte bekletelim.

Ertesi günü pilav yapacağımız tencereye piyazlık doğradığımız kuru soğanları ve tereyağını alıp soğanlar karamelize olana kadar kavuralım.Üzerine süzgeçte beklettiğimiz buğdayları ilave edip kısık ateşte kavurmaya devam edelim.Üzerine buğdayı ölçtüğümüz bardakla 2 su bardağı sıcak tavuk,et suyu veya sade su (ve isteğe bağlı olarak sade suya 1 adet knorr tablet) ilave edelim.

Önce harlı ateşte bir iki taşım kaynasın sonrası ateşin altını kısalım usul usul arada kontrol ederek pişmeye bırakalım.Şayet su yeterli gelmezse az az sıcak su ilave edelim.Benim buğday pilavıma 2 su bardağı tavuk suyu yeterli geldi.
Tamamen suyunu çekince demlendirelim.Ve yanında turşu ayran vs ile servise sunalım.Yapacak olanlara afiyetler olsun.
Ben dün yapacaktım buğday pilavını nette biraz araştırdım hepsi farklı farklı tariflerdi ki çoğu pirinç pilavı gibi sıcak su ile ıslatıp yarım saat ile bir saat arası bekletme yeterli diyordu.Benim içime sinmedi vazgeçtim o an yapmaktan bekletip ertesi günü yani bugün yaptım.

Bir de nette ki buğday pilavlarının bazıları tane tane görünüyorlardı benim buğday pilavım fotoğraflarımda görüldüğü gibi öyle tane tane olmadı ama lezzeti süper oldu.Şayet keşkek seviyorsanız işte bu pilav da keşkeğin ezilmemiş versiyonu gibi.Ve sizlere de tavsiye eder miyim?evet ederim daha öncesi yapmadıysanız şayet.
                                                           SEVGİLERİMLE.








Merhabalar Sevgili Arkadaşlarım.
Çok çok üzgünüm belki de üzüntüm boşadır:(Bilemiyorum ben hep böyleyimdir her şeyi her olumsuzluğu kafama takar takar kendimi de yer bitiririm.Üzüntüm ne mi?Bloğumda gelen yorumların hiç biri dünden beri görünmüyor:(Dolayısı ile gelen yorumlara cevap verip teşekkür edemiyorum.

Belki çok önemli bir sorun değildir kumanda panelin de belli bir yere bir minik tıklama ile dokununca düzelecek bir sorundur,ama ben blog işinden anlamadığım için kumanda panelinin noktası virgülüne dahi dokunmaya korkuyorum.

Bu bloğumdan önce bir bloğum daha vardı benim acemiliğimden ilk göz ağrımı kendi ellerim ile yanlış bir yere tıklama ile yok etmiştim bloğum bloke edilmişti.Daha da kurtaramamıştım o bloğumu günlerce hasta oldum gözlerim şişmişti ağlamaktan.Sonrası ümitlerim kırılınca bu bloğumu açtım.İşte ondan dolayı bana korku yerleşti kaldı.

Bakalım bir kaç gün bekleyim kendiliğinden düzelir belki.Yok düzelmedi artık bir yardım almam gerekecek.Offf yaaa hala üzgünüm sizlere üzüntümü anlatıp paylaştım ama nedense hala azalmadı üzüntüm:(

İşte böylesi gönülsüz,isteksizken ben yine de güzel bir tarif paylaşımı yapayım istedim.Yoksa bu işleri blogtu,yemekti,tarifti,paylaşımlar filan temelliden bırakıp kalkıp gidesim geliyor blog dünyasından:(
Malzemeleri:
2 Su bardağı baldo pirinç
3 Su bardağı su
1 Paket kestane mantarı (300 gr)
1 Adet küçük kuru soğan
Bir avuç kaju fıstık
2 Yemek kaşığı tereyağı
1 Tutam dereotu
Tuz
Tarifi:
Pirinçimizi sıcağa yakın ılık tuzlu su ile ıslatalım.Su soğuyana kadar yarım saat dinlendirelim.Soğanımızı yemeklik doğrayalım.Pilav tenceremize tereyağımızı alıp eritelim soğanları katıp kavuralım.

Yıkayıp minik doğradığımız kestane mantarlarımızı ve kaju fıstıklarını da katalım berabere mantarlar saldığı suyu çekene kadar kavrulsunlar.Tuzunu ilave edelim.Yıkayıp süzdürdüğümüz pirinçimizi de katıp pirinçler şeffaflaşana kadar kavuralım.

3 bardak sıcak suyunu katalım.Öncesi bir iki taşım harlı ateşte kaynatıp sonrası ateşin altını en kısığa getirip pilavımızın suyunu çekip pişirelim.

Demlendirip sıcak servise sunalım.Yanın da miss gibi ayranı unutmayalım.Ya da olmadı her hangi bir meyve kompostosu.Cola içmemeğe kararlıyım bu sıralar:)Afiyetler olsun.
Bizler bu harika lezzetli pilavı çok seviyoruz, sizlere de tavsiye ederim.
Sevgi ile sorunsuz,dertsiz,üzüntüsüz geçsin günleriniz.Benim de sorunum düzelir inşaAllah.Sevgilerimle.






Merhabalar.
Ben geldim,nihayet İstanbul'a döndüm geldim.Geldim ama benim durumlar vahim tıpkı Nazım Hikmet'in dediği "kızıl elma"gibi kalbim yarısı İstanbul'da yarısı Görele'de.Neden mi böyle serzenişte bulundum.Eee ben geldim gelir gelmez Görele'yi özledim.Olmaz ki böyle de özlenmez ki.Görele'de İstanbul'u,İstanbul'da Görele'yi özlemek durumlarım düşündürücü.Bakarsınız kışın soğuk aylardan birinde mesela kasım,aralık yine giderim:)

Çok güzel fotoğraflar çektim.Hele İstanbul ve Boğaziçi'nin gökyüzünden harika görüntüleri muhteşem.Bu kareler öylesine acele ile çekilen fotoğraflardı ki ben bu kadar güzel çıkacağını hiç ummamıştım.

Uzun ayrılıkların özlemleri güzel oluyor.Bahçede ki asmada üzümleri yeşil bırakmıştım geldim hepsi mor rengin en güzel tonlarına bürünmüşler.Geldim ve bir kaç gün hiç bir iş yapmadan tembellik yapacağım.Sonrası hayat kaldığı yerden devam etsin.

Tembellik desem de illa o mutfağa girilecek.Girdim ve de hemen bir etli bulgur pilavı önden bir çorba salata tamamdır akşamın yemeği.
Pilav demini alırken ben de hemen tarifini yazıp çıkayım netten.Sofrayı terasa kuracağım,özlemişim Boğaziçi'ni.Karşı sahillerin elmas gerdanlık gibi ışıldayan ışıklarının bana göz kırpmalarını.
Haydi tarif gelsin..
Malzemeleri:
1 su bardağı iri bulgur (300 gr)
Yarım kilo kemikli et
2 orta boy kuru soğan
1 çay bardağı arpa şehriyesi
2 yemek kaşığı tereyağı
Bir buçuk su bardağı et suyu
Tuz
Kırmızı pul biber
Tarifi:
Kemikli etimizi yıkayıp düdüklü tencereye alıp pişirmeye bırakalım.Biz de bu arada kuru soğanlarımızın kabuklarını soyup yıkayalım.İnce piyazlık doğrayalım.Kuşanemize tereyağımızı alıp eritelim.İçine kuru soğanlarımızı atalım kavrulsunlar.Yarısın da arpa şehriyelerini de ilave edip berabere kısık ateşte kavuralım.İyice karamelize olunca kırmızı pul biberini ve tuzunu da katalım.

Haşlanıp pişen kemikli etimizi de kemiklerinden ayıralım etlerini.Et suyunu bir başka tencereye süzelim.Kavrulan soğanlarımıza bulguru ölçtüğümüz bardakla bir buçuk su bardağı et suyunu koyalım.Etlerini de içine katalım.Et suyu kaynayınca ayıklayıp,yıkayıp süzdürdüğümüz iri bulgurlarımızı da ilave edelim.

Tencereyi bir iki karıştırıp öncesi harlı ateşte kaynatıp ateşin altını kısıp ağır ağır pişip demlenmesini sağlayalım.
Etli bulgur pilavımız demlenirken biz de sofrayı kuralım o arada.Yanın da ayran veya taze meyve suyu filan artık ne varsa ev de eşlik etsinler.Hiç biri yoksa su da iyi bir alternatiftir bence.
Afiyetler olsun.
Off en kısa zaman da hemen bir mause almam lazım.Şöyle güzel sağlam bir mause.Öldürdü beni delirtti şu tarifi yazana kadar ömrümü yedin mause:))

Sevgi ve muhabbetle kalın.Yanınız da hep özleyip çok sevdiklerinizin olması dileği ile sevgiler sevgiler.
Severim severim çok pek çok severim midye ve midyeli tarifleri:)Ooooo midyeleri aldım geldim coştum coştum:)Hatta fazlaca coştum bir de şarkı tutturdum olmayan sesimle,yetmeyen nesefimle:)Dalgalandım da duruldum   diye diye.Bir de müzik listemden tıkladım fonda Müzeyyen Senar ,mutfakta ben,tezgahta midyeler,kuru soğanlar,pirinçler.Haydi bana kolaylar gelsin.
Malzemeleri:
60/70 adet ayıklanmış temizlenmiş iç midye.
2 su bardağı baldo pirinç
3 su bardağı sıcak su
3 adet orta boy kuru soğan
Yarım su bardağı sızma zeytinyağı
2 yemek kaşığı kuş üzümü
2 yemek kaşığı dolmalık fıstık
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı yenibahar
1 çay kaşığı karabiber
Yarım demet dereotu
2 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz
Tarifi:
Temizlenmiş olarak aldığımız midyelerimizi biz yine tek tek bir gözden geçirip pürtükleri filan varsa(benim midyelerim tertemizdi)temizleyelim.Bol su ile yıkayıp süzgece alalım süzülsünler.Pirinçimizi de ılık tuzlu su ile ıslatalım.

Pilav tenceresine ayıklayıp minik küpler halinde doğradığımız kuru soğanlarımızı,dolmalık fıstıklarımızı ve çok az  kuru soğanlarımızı kavuracak miktarda fındık yağımızı alıp kavuralım.Tuzunu da ilave edelim.Süzgüde ki midyelerimizi de ilave edip hızlı ateşte sık sık çevirerek kavuralım.

Midyeler saldığı suyu çekince yıkayıp süzdüğümüz pirinçlerimizi ilave edip pirinçler şeffaflaşana kadar kavuralım.Üzerine ölçülü sıcak suyunu,sızma zeytinyağını,kuş üzümünü,baharatlarını,toz şekerini de koyalım.Öncesi harlı ateşte bir taşım kaynatıp ocağın altını en kısık konuma getirip üzerinin göz göz olup iç pilavımızın pişmesini demlenmesini sağlayalım.
Pişen midyeli iç pilavımıza incecik kıydığımız dereotlarımızı da ilave edip pilavımızı hafifce alt üst edelim.Tenceremizi kağıt havlu ile kapatalım fazla buharını almasını bu arada da dinlenip demlenmesini sağlayalım bir süre.Bu zaman dilimi içinde biz de soframızı kurmak için hazırlıklarımıza başlayalım.

Ve bu güzel nefis enfes tarifimi yazarken girişi güzel bir şarkı ile yapmıştım bitişi de Orhan Veli Kanık şairimizin çok çok sevdiğim bir dörtlüğü ile bitireyim istiyorum.Sevgilerimle...
Cep delik,cepken delik.
Kol delik,mintan delik.
Yen delik,kaftan delik.
Kevgirmisin be kardeşlik.!



Merhaba merhaba hepinize kucak dolusu sevgilerimle selamlarımı yolluyorum.Ve yazıma başlıyorum.
Nereden aklıma estiyse,hay esmez olaydı yeminle kaldırıp hamsileri bir ara camdan fırlatasım geldi.
Hani canım hamsili pilav istedi.Kendim istedim,başkası istemiş olsaydı kesin dırdırlanır,güzel kafa yerdim:))Eşim de sağolsun hamsileri aldı geldi.Allah'tan balıkçı kafalarını içlerini kopartmıştı.Bana sadece  orta kılçıklarını çıkartmak kaldıydı.
Geceden başladım,ertesi güne işim hafiflesin azalsın diye.Hamsiler nasıl küçükler elimden kayıyorlar tasa düşüyorlar hoop tekrardan al içinden bir minik hamsiye iki işlem işin yoksa uğraş dur:)İnat ettim geceden hepsini ayıkladım defalarca yıka yıka yıkadım.
Çok kirliydiler duru suyu çıkana kadar uğraştım süzdürdüm koydum buzdolabına.Bugün de geçtim hamsili pilavımı yapmak için ocak başına:)Haydi malzemelerine ve tarifine geçelim:)
Malzemeleri:
İki kilo Karadeniz Hamsisi
İki su bardağı baldo pirinç (yarım kilo)
Dört adet büyükce kuru soğan
Yarım çay bardağı dolmalık fıstık
Yarım çay bardağı kuş üzümü
Bir yemek kaşığı toz şekeri
Bir yemek kaşığı yeni bahar
Bir yemek kaşığı tarcın
Bir tatlı kaşığı kara biber
Yarım demet dereotu
Tuz
Üç su bardağı sıcak su
Tereyağı
Tarifi:
Hani geceden ayıkladım orta kılçıklarını çıkardım yıkadım yuğdumdu hamsilerimi ya şimdi hazırcacık geldiler elime.Pilavımız için önce pirincimizi ayıklayıp sıcak su ile ve tuz ilavesi ile ıslatalım.Su soğuyana kadar dinlensinler.
Kuru soğanlarımızı ayıklayıp,yıkayıp yemeklik doğrayalım ve tereyağın da karamelize olana kadar kavuralım.Kavrulma işleminin yarısındayken dolmalık fıstıklarımızı da katalım soğanlarla berabere kavrulsunlar.Kuş üzümlerimizi yıkayıp sıcak su da bekletelim şişsinler.Dinlenen pirinçlerimizi duru su çıkana kadar yani nişastası gidene kadar iyice defalarca  yıkayıp süzelim.
Kavrulan soğanlarımızla beraber pirinçleri de şeffaflaşana kadar kavuralım.Sıcak suyumuzu,baharatlarımızı,kuş üzümümüzü,tuzumuzu,toz şekerimizi de katalım.Öncesi harlı ateşte bir iki taşım kaynasın.Sonrasın da ateşimizi en kısığa getirelim iç pilavımız suyunu çeksin pişsin.İçine incecik kıydığımız dereotunu da ilave edip hafifçe harmanlayıp karıştıralım.

Bir orta boy tepsi veya borcam da olabilir.Tabanını margarinle iyice yağlayıp hamsilerimizin derileri parlak kısımları altta olacak şekilde üstüste dizelim sık sık hiç aralık kalmasınlar.Pişince hamsilerimiz enden boydan çekip küçülüyorlar.Pilavımızın üzeri açık kalıyor pişince.İlk yapmamdan deneyimliyim başıma gelmişti unutmuyorum hiç:))

Kenarlarına da hamsilerin yarısı içe,yarısı dışa olacak şekilde diklemesine dizelim.Derileri,parlak kısımları altta olsunlar.Şimdi iç pilavımızı eşit şekilde tepsimize dökelim.Üzerlerine yanlarda ki hamsilerimizin kenardan sarkan kısımlarını üste içe doğru kapatalım.Üzerine de kalan hamsilerimizle tamamen kapatalım.Parlak derili kısımları üstte olsunlar.Bir kaç parça tereyağını da üzerine koyup 180/190 derece ısıtılmış fırında hamsilerimiz kızarana kadar pişirelim.
Afiyetler olsun.
Merhabalar.
Akşama miss gibi bezelye pişirmek için mutfağa gittim ki aklıma etli pilav düştü.Acaba  kavurmalı pilav mı yapsam ne diye aklımdan geçirirken buzlukta et var mı  diye şöyle bir düşündüm.Düşünmek ne alaka git bak dondurucuya matematik sorusu mu bu düşününce aklına gelsin ki:) 
Bakarsın varsa var yoksa yoktur yani.

Vee evet varmış varmış oraya yana sıkışmış kalmış kuşbaşı etler.Hemen çıkartıp suya koydum hem kanı gitsin,hem de çözülsün diye.Ben de  bu arada pirinçlerimi ayıklayıp ıslattım sıcak tuzlu suya.Vee bence bir tek etli pilav yeter akşam yemeği için.Yanında da miss gibi ayran oldu mu bezelye beklesin sırasını .Belki yarın uğrarım yanına bir ara.Haydi doğru mutfağa gidiyoruz.Biliyorsunuz mutfak alt katta hadi bakalım kolay gelsin hepimize.

Malzemeleri:
750 gram kuşbaşı et ( dana veya kuzu )
2 su bardağı pirinç
3 su bardağı et suyu
 1 yemek kaşığı fındık yağı
1 yemek kaşığı tereyağı
Tuz
Tarifi:

Etimizi tencereye koyalım.İlkin hızlı ateşte etlerimizi mühürleyelim .
Sonrasında ateşin altını iyice kısalım.Etler kendi saldıkları suyu çekene kadar kısık ateşte pişsinler.Şayet pişmediyseler biraz sıcak su ilave edebiliriz.Ekseri pişiyorlar.İnmesine yakın tuzunu da ilave edelim.
Hafif cızırdamaya başlayınca etlerimizin altını kapatalım.

Diğer yanda pilavımız için pirinçlerimizi bol su  ile yıkayalım.Duru suyu çıkana kadar.Pilav tenceremize  yağlarımızı alalım ve cızırdarken et suyunu koyalım.Kaynamaya başlayınca pirinçlerimizi içine salalım.Tuzunu da ilave edelim.İlkin harlı ateşte bir taşım kaynatıp sonrasın da ateşin altını iyice kısalım.Kahve ocağında pişip üzeri göz göz olana kadar.

Tenceremizin üzerini kağıt havlu ile kapatalım demlene dursun pilavımız.
Bir kasenin en altına etlerimizi koyalım bastıraraktan sonrasında da pilavımızla  dolduralım kaseyi.Ve bir servis tabağına alt üst edelim etli pilavımızı .

Yanına da ister ayran ister  komposto  ile ikram edelim sevdiklerimize.Biz akşam yemeği olaraktan önden bir çorba içip etli pilav ile akşam yemeğimizi tamamladık .Sizlere de afiyetler olsun.

Kalın sağlıcak ile sevgilerimi yolluyorum kucaklar dolusu.


Geçen yaptım patlıcanlı pirinç pilavını.Hem de  o kadar methini duyup  dururken ilk defa geçen güne nasipmiş yapmak.Çok sevdiğim arkadaşımda yemiştim .Çok beğenmiştim.

Bir tek zeytinyağlı olmasının dışında bana ağır gelmişti.Oysa çok sever çokta tüketiriz zeytinyağını.Ama patlıcanlı pirinç  pilavında ağır geldiğinden  ben fındık yağı kullanmayı tercih ettim.

Çokta iyi yaptığıma yerken karar verdim.Yine de tercih sizlerin .Nasıl isterseniz o yağla pişirin diyorum ve tarifime geçiyorum.
Malzemeleri:
Bir su bardağı pirinç ( 300 gram )
Bire bir buçuk ölçü su
İki adet kemer patlıcanı
Bir orta boy kuru soğan
Fındık yağı
Yeni bahar
Karabiber
Tarçın
Tuz
Toz şeker
Tarifi:
Patlıcanlarımızın kabuklarını  pijama deseni gibi yol yol soyalım ve  minik küpler halinde doğrayalım.Tuzlu suda yarım saat kadar bekletelim ki kızartırken fazla yağ çekmesinler.Pirinçlerimizi de tuzlu sıcak suda bekletelim dinlensinler.

Kızartma tavasına bol fındık yağını koyalım iyice kızınca yıkayıp kuruladığımız patlıcanlarımızı kızartalım.Kağıt havlu üzerine alalım kızarttıklarımızı.

Bizler de bu arada kuru soğanlarımızı soyup yemeklik  doğrayalım.Ve iyice karamelize olana kadar kavuralım.Hazır  dursunlar bir kenarda beklesinler pirinçlere ve patlıcanlara kavuşacakları anı:)Dinlenen pirinçlerimizi duru suyu çıkana kadar yıkayalım ve süzelim.

Kavrulmuş soğanlarımıza ilave edip berabere kavuralım şeffaflaşana kadar pirinçleri.Tuzunu,toz şekerini ve baharatlarını da ilave edelim ve sıcak suyunu  koyalım.İlk başında harlı ateşte sonrasında en kısık ateşte pişmeye bırakalım.

Pirinçler suyunu çekip üzeri göz göz olunca kızarttığımız patlıcanlarımızı da üzerlerine dökelim.Pirinçler ile patlıcanlarımızı nazikçe alt üst edip harmanlayalım birbirleri ile.

Tenceremizin üzerini kağıt havlu ile örtelim demini alana kadar.Soğuk yenmesi gerektiği için soğuduktan sonra servise sunalım patlıcanlı pirinç pilavımızı.

Afiyet olsun.MUHABBETLERİN EN GÜZELİ SİZLERİN OLSUN...







Hani geçen sizleri mutfağa gelsenize diye çağırmıştım ya.Hah işte bu tarifim de o gün yaptıklarımdan.Sırası ile tarifleri yazıyorum şimdi.Ohhh maşallahlar bana o gün ne de çok yemekler yapmışım .

Daha sıra da Hünkar Beğendi tarifimiz var.Şimdi iç pilavlı bulgurumuzun tarifini vereyim.Haydi çok sevdiğim mutfağıma gidiyoruz.Önden sizler buyrun ben de arkanızdan geliyorum...
Malzemeleri:
Bir büyük bardak bulgur( 300 gram )
Bir buçuk büyük bardak sıcak su
İki yemek kaşığı dolmalık fıstık
İki yemek kaşığı kuş üzümü
Üç yemek kaşığı tereyağı
İki büyük kuru soğan
Bir tatlı kaşığı toz tarçın
Bir tatlı kaşığı yeni bahar
Yarım tatlı kaşığı kara biber
Yarım tatlı kaşığı kırmızı pul biber
300 Gram ciğer(tavuk,kuzu)
Tarifi:
Önce  kuru soğanlarımızı yemeklik doğrayalım.Pilav tenceremiz de yağımızı eritip soğanları içine atalım .Bir iki döndürüp soğanların rengi hafiften değişmeye başlayınca dolmalık fıstıklarımızı da içine ilave edelim renkleri pembeleşene kadar soteleyelim.

Sonrasında  yıkayıp minik küpler halinde doğradığımız ciğerlerimizi katalım.Berabere kavrulsunlar.Tuzunu,baharatlarını da ilave edelim.
İyice karıştıralım.Diğer yanda kuş üzümlerimizi yıkayıp sıcak suyun içinde bekletmeyi unutmayalım.Ben bir an  unutuvermiştim .Aklıma gelince hemen ıslattım üzümlerimi..

Bulgurumuzu yıkayıp süzgece alalım.Ve soğanlı ,fıstıklı,ciğerli harcımıza bulgurlarımızı  da  ilave edip şeffaflaşıncaya kadar kavuralım .Sıcak suyunu  ilave edelim.Amanın yine unuttum kuş üzümlerimi koymaya .Var bunda da bir hikmet .Hemen aldım süzdüm ilave ettim.

Öncesi harlı ateşte bir iki taşım kaynatıp ocağı en kısık konuma getirelim usul usul pişsin.Üzerleri göz göz olunca altını kapatalım ve 10/15 dakika demlenmesini bekleyelim.Yanın da ister ayran isterseniz komposto ile harika gidiyor.Afiyetler olsun.

Şimdi de bahçeye gidip kokulu laz üzümlerimizden  toplayıp kompostosunu yapmayı düşünüyorum.Yaptığımda hemen akabinde tarifi ve de  fotoğrafı da gelecek.Sevgilerimle.



Malzemeleri:
İki tavuk but
İki su bardağı baldo pirinç
Üç su bardağı tavuk suyu
İki yemek kaşığı tereyağı
Tuz
Karabiber
Tarifi:
İki su bardağı pirincimizi sıcağa yakın su ile ıslatalım.
İçine de bir tatlı kaşığı tuzumuzu da atıp karıştırıp bırakalım.
Pirinçler soğuyana kadar.
Tavuk butlarını yıkayıp üzerlerini örtecek kadar sıcak su ile ocağa alalım.
Tuzunu da ilave edelim, kaynasınlar pişsinler.
Süzerek tabağa aldığımız tavukları kemiklerinden,kıkırdaklarından ayıralım.
İri iri didelim tavuklarımızı.
Bir kenarda bekletelim.
Biz de bu arada pirinçlerimizi duru suyu çıkana kadar yıkayalım süzelim
Bol su ile  yıkarsak pilavımız lapa olmaz .
Pilav tenceremize tereyağımızı alıp eritelim.
İyice kızınca üç bardak tavuk suyumuzu ilave edelim.
Kaynamaya başlayınca içine süzdüğümüz pirinçlerimizi atalım.
Önce harlı ateşte bir taşım kaynatalım.
Sonrasında ateşin altını kahve ocağı kısmında en kısığa getirelim.
Usul ağır üzeri göz göz olana kadar pişe dursun pilavımız .
Bu aşamada hiç karıştırmayalım. 
Tenceremizin ağzını kağıt havlu ile kapatalım.
Demlenip buharını çeksin diye.

Servis edeceğimiz zaman derin bir kaseye önce dittiğimiz tavuk etlerimizi sıkıca bastırarak koyalım.
Ardından pilavımızı da hafif bastırarak koyup düz servis tabağına alt üst edelim.
Tavuklu pilavımız servise hazırdır ,isterseniz üzerine bol karabiber ekebilirsiniz çok yakışıyor. 
Bir de yanın da bir bardakta buz gibi ayran oldu mu .
Değmeyin tavuklu pilav keyfinize.
Afiyet bal şeker olsun.

Merhabalar.
Bugünün menü listesin de bu harika tereyağlı nohutlu cous cous var.Çok seviyoruz da acaba neden uzun aralar verip pişirip yiyoruz onu da anlamış değilim.Bir pirinç pilavının ya da diğer makarna çeşitlerinin yerini alamadı cous cous.Yani diyeceğim şu ki mutfaklarımız da hak ettiği yer de değil canım cous couslar:/
Malzemeleri:
Yarım paket  cous cous 
Bir dolu dolu çorba kaşığı tereyağı
Bir su bardağı haşlanmış nohut
Su
Tuz

Tarifi:
Pasta villa sevdim seni zaten severdim kuskus makarnanın adına "cous cous" demişsin ya daha da fazla sevdim.Çok sevdiğimiz şu ismini her kim koyduysa kuskus makarnası  nasıl bir isimdir bu ? Hiç hak etmiyorsun böyle acımasız ismi canım cous cous.

Neyse cous cous yapmak için mutfağa girdim nohutlu nohutlu tereyağlı missler gibi olsun istiyordum.Oldu da istediğimden ala oldu.Buzluktan geçen haşladığım nohutlarımı çıkarttım bir tencerede tereyağımı kızdırdım ve nohutlarımı da içine atıp başladım ufaktan ufaktan sotelemeye.Bir yandan fon da Ebru Gündeş var  pek te hazinli hazinli söylüyor bir daha bu yolları aynı hevesle yürürmüyüm şarkısını taa yüreğimin ucu sızladı:)

Bir başka büyükçe tencereye de sıcak su koyup acelem olduğundan su kaynarken cous couslarımı içine atıp haşlamaya bıraktım.Tuzunu ve bir kaç damlada çiçek yağı ilave ettim ki yapışmasın cous couslarımız  diye.

Şarkıya öyle kaptırmışım ki kendimi cous couslar taşıyor ben farkında bile değilim.Ah ah bu şarkıların gözü kör olmasın:)

Hafif diri kalsınlar .Süzelim süzgüde bekletelim.Tereyağı ile sotelediğimiz nohutlarımızın  olduğu tencereye cous cous makarnalarımızı alıp güzelce kısık ateşte harmanlayalım ve demlenmesini sağlayalım.
Hepsi bu kadar. Yanında da bir bardak vişne suyu ya da ayran içmeyi unutmayalım. Afiyetler olsun...
Sevgilerimle,huzurlu geçsin günleriniz.